Kitap Künyesi
Yazar: Reha Çamuroğlu
Yayın Evi: Kapı Yayınları
İSBN: 9758950703
Sayfa Sayısı: 90
--reklam--
Dönüyordu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tüm dinsel düşünce ve inançlar, iyiler ve kötüler üzerinde durur. İyileri ve kötüleri biriktirenler, sabit kılanlar, envanterini tutan ve ömürlük muhasebelerini yapanlar bir yanda dururlar, iyiyle kötünün dönüşücülüğünü, geçiciliğini, sabit anahtarları olmadığını, her yeni iyi ve kötünün kendine göre anahtarı olması gerektiğini bilenler ise öte yanda. Tüm yıldız ve gezegenlerin dünyanın etrafında dönmedikjleri ileri sürüldüğünde Ortodoks Hırıstiyan’ı onca sişnirlendiren, her şeyin kendi etrafında dönmüyor olabileceğinin ima edilmiş olmasıydı. Tüm öteki’ler onun yüce Ben’i etrafında dönmek zorunda değişler miydi? Ben ve öteki’nin başka bir bilgisi mümkün müydü? Dünyayı tutmak, ona tutunmak ile kazık kakmak arasındaki fark da burada başlayacaktır. Ne demiştik? "Dönüyordu...." hâlâ da öyle.
--reklam--
Dönüyordu Alıntıları - Sözleri
- "Zaman zamanda iken, kalbur samanda iken, sucu tellal, keçi berber iken, tavşan bize çırak iken, ben onbeş yaşında çocuk iken, samanlık tepesinde çelik çomak oynardım. Öteden doğru dedem geldi: 'Oğlum müjde, baban dünyaya geldi' dedi"... İgnacz Kunos, Türk Masalları, s.5
- "Eğer zaman da, tanrısallığın bir dışavurumuysa, zaman içinde yaşamak bizatihi 'kötü bir eylem' değildir; kötü eylem, zamanın dışında hiçbir şeyin olmadığına inanmaktır." Mircea Eliade (1907-1986)
- "Bir şeyin zahirine varılmadan batınına varılamaz." yada "Zahir batına varan köprüdür."
- Ahlak için sabit bir gerekçe olmalıdır. Bu gerekçe öncesiz ve sonrasız olmalıdır. Tarih dışı olmalıdır. Koşullara göre değişmemelidir. Örneğin çocukların çalıştırılmaları her zaman ve her yerde kötü olmalıdır. Kölelik de öyle, cinayet de öyle, katliam da öyle, şiddet de...
- İnsan somutluğu geçmiş ile gelecek arasındaki bu yerde yani şimdi'de bulunur. Bu nedenle olacak, tüm ortodoks/dogmatik sistemlerin en lanetli kavramlarından biridir "şimdi". Tüm cihatlar, tüm devrimler şimdi'ye karşı yapılacaktır. Bu cihat ya da devrimlerin esin kaynağının geçmiş ya da gelecek olması çok önemli değildir, sonuçta hepsinin hedefi şimdi'dir. Gelecek ancak geçmişin kışkırtıcılığı ve şimdi'nin verili, kurumlaşmış gerçekliğinin dıştalanması sayesinde kurulabilir.
- "Hüküm yalnız Allah'ındır" sözünün herhalde akla en son gelebilecek anlamı, belirli dünyevi iktidarların 'Allah adına' hüküm sürmeleri olacaktır...
- O gün başka işin yokmuş ki, yetmiş iki millet çıkarmış komuşun ortaya, bir sürü soy sop çıkarmış komuşun. Bense, aşk soyuna bağlı doğmuşum sımsıkı. Bu ayrılık gayrılık neden diye sormuş durmuşum, bu Müslümanlık, bu gavurluk neden, aşk içinde erimek varken ?.. Ömer Hayyam (1048-1131)
- Gâh çıkarım, gökyüzüne Seyrederim âlemi Gâh inerim yeryüzüne Seyreder âlem beni Kul Nesîmî (17. yy)
- Tam yatmasın aklın hiçbir şeye Neler çıkar karşına kim bilir yarın Bu karanlıktan başka bir karanlık Bu sabahtan başka bir sabah... Ömer Hayyam (1048-1131)
- Musevilikten Marksizm'e ve 19. yüzyıl anarşizmine kadar uzanan koskoca bir yelpaze her zaman bir son savaş umudu körüklemiş ve onu hep ufukta görmüştür. Mistik ya da gnostikler ise sanki bir zamanlar var olan tarihsel mekânlılığa da itibar etmemişler, kendilerini adeta gelmekte olan mekânsızlığa hazırlamak istermişçesine insanın tek asli makamına yöneltmişlerdir: "Kendini bil!"
- Aşk özgürlük getirecektir. ..
- Gâh çıkarım gökyüzüne Seyrederim âlemi Gâh inerim yeryüzüne Seyreder âlem beni
- Zıtları tamamlayıcılığa sokan tevhittir. Tevhidi harekete geçiren aşktır. Tevhid bir aşk ilkesidir.
- "Tanrı buyruğu, onun özü gereğidir, sözle, harflerle, Arapça ya da başka bir dille açıklanacak türden değildir."
- ... Piyasa ekonomisi, uluslararası siyaset ve silahlanmayla başa çıkamayan bir İslami rejim bir yerde iktidardan alaşağı edildiğinde iktidardan düşen Allah mı olacaktır ?..
--reklam--
Dönüyordu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sorulara cevap bulursunuz. Yeni sorular karşınıza gelir cevaplarını ararsınız. Bektaşilik zaman kavramının anlatımını okurken aynı zamanda karşılaştırmalı incelemeler yapılarak diğer dinlerde neler söylenmişler merakımızın yanıtlarını alabiliyorsunuz... (Uğur Erol)
Teslim Noktalarında, Kargonuz Sizi Bekler!: (Kitapyurdu.com)
Yeni baskısını bulamadım. Sufilik te zaman anlayışı konusunu kitaplı kitaplar zamanından başlayarak, ortadoks anlayışla kıyaslayarak güzel anlatmış. Tasavvufta mantıksız anlamsız gibi görünen bir çok durum ve kavrama açıklama olmuş.. Bence kitap bir boşluğu dolduruyor.. Mudili de yok bildiğim kadarıyla.. Beklentimi tamamen karşılaşmadı. Yüzden 8 puan veriyorum.. Zaman kavramı üzerine merakı olanlar okuyabilir.. (B.Nihat KILIÇ)
--reklam--
Dönüyordu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Reha Çamuroğlu - Dönüyordu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dönüyordu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Reha Çamuroğlu Kimdir?
Reha Çamuroğlu, 20 Ağustos 1958'de İstanbul'da doğdu. Babasının adı Yaşar İhsan, annesinin adı Gülen'dir. Tarihçi-Yazar; Boğaziçi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi. Büyük Larousse ve Ana Britannica ansiklopedilerinde tarih yazarlığı ve redaktörlük, Cem ve Nefes dergilerinin ise yazı işleri müdürlüklerini yaptı. Almanya'da bir dizi üniversitede konuk olarak ders ve konferanslar verdi. 12 telif ve 2 tercüme eseri yayımlandı. TYB tarafından "2001'in En İyi Romanı Ödülü"ne layık görüldü. Aynı yıl "Hacı Bektaş Barış ve Dostluk Ödülü"nü aldı. Çok iyi düzeyde İngilizce bilen Çamuroğlu, evli ve 1 çocuk babasıdır.
--reklam--
Reha Çamuroğlu Kitapları - Eserleri
- Son Yeniçeri
- İsmail
- Sultan Selahaddin El Kürdi
- Nazar
- Bir Anlık Gecikme
- Kalem Efendisi
- İkiilebir
- Dönüyordu
- Cemil Reloaded
- Yeniçerilerin Bektaşiliği ve Vaka-i Şerriye
- Tarih, Heterodoksi ve Babailer
- Değişen Koşullarda Alevilik
- Sabah Rüzgarı ''Enelhak'' Demişti Nesimi
- Günümüz Aleviliğinin Sorunları
- Geçen Zaman Geçmiş Zaman
- Tarihi ve Kültürel Boyutları İle Alevilik
--reklam--
Reha Çamuroğlu Alıntıları - Sözleri
- Cüneyd bütün bu karşılıklı tutum ve düşünceleri biliyordu. (İsmail)
- Cengin, şeytan hilesini aratmayacak hilelerle dolu olduğunu burada öğrendim. Cenk pazı kuvveti kadar, fikir işiydi. (Son Yeniçeri)
- Kendi kendine söyleniyor, bir yandan da arabasına doğru hızlı adımlarla ilerliyordu. Sitenin etrafını kuşatan yüksek ve "estetik kaygılarla " kaliteli taşlardan yapılmış duvarın üzerindeki kameralara gözleri takıldığında, sevinsin mi üzülsün mü bir an kararsızlık kaldı. Sinsi mahlûk gözleri gibi yavaşça sağa sola dönen kameralar, insana güven dışında her şeyi ilham ediyordu. Kocaman kocaman, özellikle görülsün denilerek yerleştirilmiş bu koruma kafesli beyaz nesneler, Cemil Ilkan'in bütün saldırganlık güdülerine davetiye çıkarır gibiydi. Yerden büyücek bir taş mı alıp atsaydı ? Hemen güldü bu düşünceye. (Cemil Reloaded)
- Bilmezler gündüz ehli olanlar, gecenin en azından sabah kadar taze olduğunu. (Nazar)
- İmadeddin; dinin direği demek. (Sultan Selahaddin El Kürdi)
- "Aynaya niye bakarsınız? Üstünüzü başınızı düzeltmek için. Hor görmeden, dikkatle ve eksik bulmak, güzeli görmek için bakarsınız. Mümin, müminin aynasıdır. Öyleyse birbirinize öyle bakın. Birbirinizi kızıl serpuştan tanıyın. Teferruata değil, öze bakın. Öze giden yol gözden geçer, göze bakın." (İsmail)
--reklam--
- Eski Romalıların bir sözü var, bilir misin? “Yenilmiş, ezilmiş bir düşmanı, katledilmekten çok, ezikliğine terk edilmek yaralayacaktır.” (Bir Anlık Gecikme)
- Artık kan ve vücut parçaları bir yağmur gibi yağıyordu. Haydar bir an tanıdık bir yüz gördü. Bu , Akkoyunlu Sarayı'nda birçok kez gördüğü yeğeninin kapıcısı Ali Aka'ydi. Ve Ali Aka onun başını kesti. (İsmail)
- Cadılıkla suçlanan kadın, çırılçıplak soyulur, elleri bileklerinden ayak bileklerine iplerle bağlanır, bu vaziyette bir ırmak veya göle atılırdı. Eğer kadın batmaz da suyun üzerinde kalırsa suyun onun kirli varlığını reddettiği düşünülür ve bu cadılığının kanıtı sayılırdı. Kadın batarsa, bu bir tür kutsamaydı, vaftiz ritüelinin bir benzeriydi ve masumiyet işaretiydi. Ama elbette bu durumda da, birinin, kadının sudan çıkmasını sağlaması gerekirdi. Yoksa bir masum olarak boğulurdu. (Nazar)
- Sabıra zaman verirsen taşı bile eritir. (İsmail)
- Görmüyor, duymuyor musun? (Sultan Selahaddin El Kürdi)
- Kılıncı elina alıp cenk meydanina çıktıysan tereddüte yer yoktur. Cenk meydanında tereddüt ölümün kardeşidir. Öldürmezsen ölürsün. Cengin kuralı budur. Hakli, haksız, yiğit, zavallı düşünmeyeceksin. (Son Yeniçeri)
- Şimdi, Gece ve ben, ikimiz, birlikte,eskisinden daha da yalnızdık. (Nazar)
--reklam--
- "Zaman zamanda iken, kalbur samanda iken, sucu tellal, keçi berber iken, tavşan bize çırak iken, ben onbeş yaşında çocuk iken, samanlık tepesinde çelik çomak oynardım. Öteden doğru dedem geldi: 'Oğlum müjde, baban dünyaya geldi' dedi"... İgnacz Kunos, Türk Masalları, s.5 (Dönüyordu)
- Güldü bana ve "Ben senin bütün aptallıklarındım," deyiverdi. "Bu nedenle gitmeliydim." (Nazar)
- "Tanrı buyruğu, onun özü gereğidir, sözle, harflerle, Arapça ya da başka bir dille açıklanacak türden değildir." (Dönüyordu)
- "Trabzonlular yine biliyorlardı ki, hepsi elbirliğiyle yıllardır devasa büyüklükte bir tek atmacayı daha beslemekteydiler. Bu atmaca, yıllardır buraya tünemişti ve buradan, yani dünyanın tepesinden aşağıda olup bitenleri gözlüyordu. Elbirliğiyle besledikleri bu atmaca, Osmanlı şehzadesi ve Trabzon Sancakbeyi Selim`den başkası değildi." (İsmail)
- Parçasını hoş göremeyenin bütünle işi ne?Gözünü sevme,kendini sev,olacak iş mi bu? Ormana bayıl,ağacı kes,oldu mu şimdi?Bütünü gör,ne olduysa artık göstersin kendini,gözlerin kamaşsın,"Sen bendensin," desin sana.Sonra dön,parçada onu göreceğine parçayı küçümse,"Bu da mı ondan?" diye sor.Gördüğünden bütün öğrendiğin gurur,kibir midir? 99 isimden sonra sana kalan ey Barak "Mütekebbir'midir?" (İkiilebir)
- Ahlak için sabit bir gerekçe olmalıdır. Bu gerekçe öncesiz ve sonrasız olmalıdır. Tarih dışı olmalıdır. Koşullara göre değişmemelidir. Örneğin çocukların çalıştırılmaları her zaman ve her yerde kötü olmalıdır. Kölelik de öyle, cinayet de öyle, katliam da öyle, şiddet de... (Dönüyordu)
- Bu nedenle biz, yeniçerilerin 16. yüzyıldan başlayarak bektaşileşme sürecine girmiş olabileceklerini, fakat özdeşleşmenin büyük ölçüde 18. yüzyılla birlikte olduğunu ileri sürüyoruz. (Yeniçerilerin Bektaşiliği ve Vaka-i Şerriye)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin