Kitap Künyesi
Yazar: Jean Rhys
Çevirmen: Pınar Kür
Orijinal Adı: Quartet
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750702303
Sayfa Sayısı: 192
--reklam--
Dörtlü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çağdaş İngiliz edebiyatının en önemli, en ilginç yazarlarından biri olan "Jean Rhys"ın (1894-1979) "Geniş Geniş Bir Deniz" adlı romanını, "Pınar Kür"ün Türkçesiyle daha önce yayımlamıştık. Yurdumuzda ilk bu romanıyla tanınan ve büyük ilgi gören bu ünlü İngiliz kadın yazarının "Dörtlü" adlı ikinci kitabını da yine "Pınar Kür"ün Türkçesiyle sunuyoruz. Yine ayrılıklar, yalnızlıklar var bu romanda. İncecik duyarlıkların büyük bir ustalıkla anlatıldığı bu kitapta "Marya Zelli"yle tanışacaksınız. Kış mevsiminde ıslak Montparnasse sokakları, sigara dumanına boğulmuş kahvelerde içilen içkiler, mor çiçekli duvar kağıtlarıyla kaplı ucuz otel odaları ve "Marya Zelli"; çevresindeki her şeyin gerçekdışılığına karşı koyabilmek için yaşamını gerçek kılmaya çalışan "Marya Zelli."
(Arka Kapak)
--reklam--
Dörtlü Alıntıları - Sözleri
- Mektubu kayıtsızca okudu. O sırada hiçbir şeyin anlamı yoktu. Herhangi bir şeyin, herhangi bir zamanda anlamı olmuş olması olağanüstüydü zaten. Olağanüstü ve İnanılmaz.
- ...İnsan açlık, üşümek ya da yapayalnızlık konusunda tartışabilirdi, ama korkuyla tartışamazdı. Fazla derindeydi çünkü. Gerçekliğinden aşırı esrarlı 1biçimde emindiniz. Ancak çok hızlı yürüyüp onu geride bırakmaya çalışabilirdiniz...
- "Diyeceğim, yaşamın korunmasız kişilere karşı çok gaddar ve korkunç olduğunu kavradım. Bence yaşam çok insafsız. İnsanlar da insafsız."
- ...İstek içinde kıvranırken böyle anlamsız şeyler yapar insan...
- ..."Çirkin demiyorum, ama şık değil. Bu terzi seni dolandırıyor."
- ...Çok önemli, değerli 1an bu. Ziyan etmemek gerek...
- ..."Ne oyunu?" diye bağırdı Marya. "Senin oyunun mu? Lois'in oyunu mu? Ne diye Lois'in oyununu oynayacakmışım? Zaten bütün sorun da burada ya. Benim oynayamayacağım 1oyun bu. Oynamasını bilmediğim 1oyun!"
- ...Hepimiz günahkarız, yeryüzünün süprüntüleriyiz. Ha 1az daha az, ha 1az daha çok, Heidler'in dediği gibi, kirli 1bardakla çok kirli 1bardak arasındaki fark hepsi...
- canlı bir insandı, anlatabiliyor muyum ? hayır! ne aptal bir sözcük bu, doğaldı demek istiyorum. bir hayvan gibi doğal.
- artık ormana gitmeyeceğiz, defneler kesildi artık
- sık sık dikkatimi çekmiştir diye sürdürdü, kadınlar..... şu ya da bu nedenle..... her neyse
- “Herkes rol yapıyor.”
- “Aslında yalnızlığa da bir itirazı yoktu ya, tam tersine. Tanrıya şükür, kitapları vardı. Her türden pek çok kitap.”
- İnsan evriminin kusursuz örneğe doğru yol alışının temelinde ırkların karışması bulunmaktadır.
- İnsan açlık, üşümek ya da yapayalnızlık konusunda tartışabilirdi, ama korkuyla tartışamazdı. Fazla derindeydi çünkü. Gerçekliğinden aşırı esrarlı bir biçimde emindiniz. Ancak çok hızlı yürüyüp onu geride bırakmaya çalışabilirdiniz.
--reklam--
Dörtlü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
#1001kitap~~~: Modern edebiyat yazarlarından Jean Rhys'den, yine kendi hayatından izler olan ilk romanı benim yazardan okuduğum 2.kitap olan "Dörtlü", Paris'in sokaklarından ve kafelerinden kendi otobiyografik öğeler taşıyan sevgiye muhtaç kadının tuhaf 2li ilişkilerden oluşan hikâyesidir, otel odarinda geçen, yalnızlıklarin ve ayrılıkların olduğu bohem hayatın Paris sokaklarında... 1930'larda geçen hikaye, Marya nin kocası Stephan'la kendi kafalarında 1yaşam sürerken, kendini mutlu hissettiği ve sonraki günü hiç düşünmeden yaşayan çiftin hayatı, Stephan'ın 1den hapse atılmasıyla tüm düzen bozulur, parasız pulsuz ortada kalan Marya, kültürlü İngiliz çift olan Heidlerle karşılaşır. Bu çiftin yanına misafir olarak giden, kendini içinden çıkılmaz ilişkiler sarmalinda bulan Maryanin tek istediği sevilmekti her daim... İlginç 1dörtlü içinde kendini her ifade edişindeki sevgiyi arama durumu ve her defasında yaşadığı hayal kırıklığını resmen kendim yaşamış gibi içimi acıtmıştır. Duygu durumlarındaki net ve açık cümleleriyle ve otobiyografik özellikler taşımasıyla yazara başlangıç için ideal 1kitap olduğunu düşünmüyorum. "Dörtlü" ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasında olup, "Günaydın Geceyarısı" yada "Dörtlü" kitabındaki tüm duygu ifadeleri ve kullandığı tüm durumlarla yazarın genel üslubunu yakalamak mümkündür ve tavsiyemdir, herkese mutlu huzurlu keyifli okumalar... (Ayşe...)
rhys demiş ki, yazmak yerine mutlu olmayı tercih ederdim. ona "ben de, ben de" diye haykırmak istiyorum. okuru depresyona sokabilecek kasvetteki bu kitabı okuduğum sürenin çoğunda neyse ki zaten depresyondaydım da suç bulamıyorum yazarına. bir yakınım bana, okuduğu bir eserin güzelliğine onu ileride bir şekilde mutlaka hatırlayacağını anladığında karar verdiğini söylemişti. ben de bu nicelikte ince ama içerikte epey ağır kitabı unutamam herhalde. çünkü okurun zamanı -okurun hayatında olup bitenler- ile kitaptaki zaman -mado'nun hayatında olup bitenler- öyle bir çakıştı ki, mado'nun dediği gibi, "tanrım ne kadar çirkinleştim." "aşık olmanın sonucuydu bu -her şey yetmiyormuş gibi, bir de çirkinleştirmişti onu. aşk buyduysa eğer -bu hiç durmayan sancı, özlem, inatla ve ağır ağır kanayan bu yara. ve insanı kuşatan, kemiren umut. ve korku. en kötüsü oydu. yaşamının bir parçası haline gelen korku -avucundaki azıcık şeyin de elinden alınacağı korkusu. korkunç bir şeydi aşk. zehirliyordun aşkı, sonra hançerliyordun, sonra çamurların içine yuvarlıyordun - iyice itiyordun çamurun içine- gene de ayaklanıyor, her yanına kan ve çamur bulaşmış olarak sendeleye sendeleye bildiği yolda gidiyordu iğrenç görünüşüyle. tıpkı, tıpkı rasputin gibi. marya gülmeye başladı." syf 125,126 (güzin tanyeri)
Yine sadece kadının yaftalandığı, kadının çaresizliği, kadının sevgiye muhtaç hallerinden yararlanılması... İlişkiyi iki kişiyi yaşıyor ama suç her zaman kadında aranıyor. Onu aşağılayan da kadın. Durumu sindiremeyen de kadın. Sonunda kaybeden de tabii ki KADIN... Erkekler ise kapıdan çıktıkları an başka bir hayata başlayıveriyor. Hem de hiç bir suçu yüklenmeden. Klasik bir hikaye ama durumu sadelikle ve çok iyi bir şekilde anlatmış kitap. (HvvMhc)
--reklam--
Dörtlü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jean Rhys - Dörtlü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dörtlü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jean Rhys Kimdir?
Jean Rhys, 1894'te Batı Hint Adaları'nda doğdu. Galli bir hekimle Kreol bir kadının kızıydı. Asıl adı Ella Gwendolen Rees Williams'dı. 16 yaşında gittiği Londra'da bir süre oyunculuk yaptıktan sonra Paris'e taşındı ve İngiliz romancı Ford Madox Ford'un yüreklendirmesiyle yazmaya başladı. Öykülerini topladığı Sol Yaka (1927) adlı kitabını 1929'da ABD'de Dörtlü adıyla yayınlanan Duruşlar (1928), Ayrılıktan Sonra (1931), Karanlıkta Yolculuk (1934), Günaydın Geceyarısı (1939) adlı romanları izledi. Avrupa'daki bohem çevreleri anlattığı bu yapıtlarıyla ün kazandı. Yazmaya otuz yıla yakın zaman ara verdikten sonra, Batı Hint Adaları'nda geçen Geniş, Geniş Bir Deniz (1966) adlı romanıyla yeniden yazarlığa döndü. Rhys'in başyapıtı sayılan bu roman, Charlotte Brontë'nin Jane Eyre' indeki Mr. Rochester'ın akıl hastası olan ilk karısı Antoinette Cosway'in gençlik yıllarını konu alıyordu. Daha sonra iki öykü kitabı yayınladı. 1979'da İngiltere'de, Exeter'de öldü. Tamamlayamadığı biyografisi Gülümseyin Lütfen aynı yıl yayınlandı.
--reklam--
Jean Rhys Kitapları - Eserleri
- Geniş, Geniş Bir Deniz
- Günaydın Geceyarısı
- Dörtlü
- Dalda Duran Kuşlar
- Ayrılıktan Sonra
- Karanlıkta Yolculuk
--reklam--
Jean Rhys Alıntıları - Sözleri
- . Ay ışığında çok mu uyuduğumu düşünüyorsun? ... (Geniş, Geniş Bir Deniz)
- Doğmayı ben istemedim. Bu dünyaya gelmeyi ben istemedim. Kendimi ben yaratmadım, dünyayı bu hale ben getirmedim. Ben suçsuzum, dolayısıyla haklarım var. (Günaydın Geceyarısı)
- İnsan birini neden sevdiğini nerden bilir? Yıldırımın nereye düşeceğini bildiğini iddia etmek gibi bir şey bu. (Günaydın Geceyarısı)
- İnsan evriminin kusursuz örneğe doğru yol alışının temelinde ırkların karışması bulunmaktadır. (Dörtlü)
- İnsanlar bir mutlu yaşam özlemidir tutturmuşlar. Oysa, asıl mutlu yaşama, ölsem de bir, yaşasam da dediğinizde kavuşuyorsunuz. (Günaydın Geceyarısı)
- . Beni dinle. Yazıların tümü koca bir göldür. Tolstoy ve Dostoyevski gibi gölü besleyen büyük nehirler var. Ve Jean Rhys gibi sadece damlalar var. Önemli olan gölü beslemek. Önemli değilim Göl önemli. Gölü beslemeye devam etmelisin. ... (Geniş, Geniş Bir Deniz)
- Her şey sona ermişti işte , ilerleme de, gerileme de, şüpheler de, kararsızlıklar da, hepsi olup bitmişti, iyi günler, kötü günler için ölünceye dek. (Geniş, Geniş Bir Deniz)
- . İki özlemim vardı ve biri diğeriyle savaşıyordu. Sevilmek istedim ve hep yalnız kalmak istedim. ... (Geniş, Geniş Bir Deniz)
- Girdabın kıyısında yüzen bir saman çöpü gibiyim. (Günaydın Geceyarısı)
- "Evet, biliyorum. Onu severim, ona şefkat beslerim. Ama - nasıl desem? - yeterince güçlü bir adam değil." "Evet, ama herkes güçlü olsaydı, dünya nasıl bir yıkım içinde olurdu! Şimdi bile yeterince korkunç değil mi sizce?" (Dalda Duran Kuşlar)
- “Yaşam senin yaşamınsa kesin olmalısın. Ya da uydurduğun bir öyküyse o zaman da onu alıştırdığın gibi sürdürmelisin.” (Ayrılıktan Sonra)
- Bazan ben de aynı sizin kadar mutsuz hissederim kendimi. Ama herkese belli etmek olmaz. (Günaydın Geceyarısı)
- Mektubu kayıtsızca okudu. O sırada hiçbir şeyin anlamı yoktu. Herhangi bir şeyin, herhangi bir zamanda anlamı olmuş olması olağanüstüydü zaten. Olağanüstü ve İnanılmaz. (Dörtlü)
- Bazı şeyler oluyor hep kalıyor insanda... Nedenini, ne zaman olduğunu unutsan bile. (Geniş, Geniş Bir Deniz)
- ‘Görünüşe aldanmamalı,’ demişti. ‘Büyük hata görünüşe aldanmak...’ (Geniş, Geniş Bir Deniz)
- Sonun böyle olması gülünçtü aklı başında insanlar genellikle umursamazdı, işe acısız başlardı. “Benimle bir ilişkisi yok. Benim derdim bana yeter. Bana ne?” deyip geçiştirirlerdi. (Ayrılıktan Sonra)
- "Her zaman - kaç zamandır -? (Karanlıkta Yolculuk)
- “İnsanın bir şey düşünürken bambaşka bir şey söylemesi gülünç.” (Ayrılıktan Sonra)
- Yakında yaşamı değişecekti elbette, haraketlenecek, tümüyle başkalaşacaktı. İnsan bunu ummasa nasıl sürükleyip durabilirdi günlerini? (Dalda Duran Kuşlar)
- Düşünmemek, bir an bile, daha iyi. (Geniş, Geniş Bir Deniz)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin