Kitap Künyesi

Yazar: Mehmed Alagaş

Yayın Evi: İnsan Dergisi Yayınları

İSBN: 9756062012

Sayfa Sayısı: 142

Dünden Bugüne Şeytan ve Dostları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ne garip ne hazindir ki

dünyadaki sömürü çarklarını sömürenler

değil, sömürülenler çevirmektedir.

Çağdaş firavunları güçlü görerek

bu firavunlara itaat eden ve kulluk yapan

bu zavallılar, firavunlarda gördükleri ce

ürktükleri gücün, kendi kulluklarından

kaynaklandığını idrak edemezler.

Halbuki firavunların sahip oldukları güç,

bu kölelerin gücüdür.

Çağdaş firavunlar hükmettikleri bu kölelerin gücü ile ayakta durmakta ve

kölelerden aldıkları bu güç ile kölelere

hükmedebilmektedirler.

Firavunluğu yaşatan ve firavunları

güçlendiren bu kölelerdir.

Sonra,

sonra da kendilerinin verdiği bu güçten

korkarak kulluğa devam edenler,

yüne bunlar,

yine bu şaşkın ve zavallı kölelerdir.

Dünden Bugüne Şeytan ve Dostları Alıntıları - Sözleri

  • Evet, dünyanın birçok ülkesinde sömürü çarkları her gün dönmekte, her gün döndürülmektedir. Fakat ne gariptir ki, dünyada sömürü çarklarını sömürenler değil, bizzat sömürülenler çevirmektedir!.
  • Nitekim yaşadığımız toplumda neye iman ettiğini bilmeyen şaşkınlar ve neyi inkar ettiklerini bilmeyen ateistler bulunmaktadır.
  • Kaldı ki cahili toplumlarda Kur'an-ı Kerim'i okuyanların büyük bir kısmı, sadece okuyucudurlar. Bunlar yaşanmayan bir Kur'an-ı okuyarak, cennete gireceklerini ummaktadırlar. Şeytan ve dostları bu kimselerden neden rahatsız olsun ki!
  • BİLGİ, MAL, MAKAM... VS. GİBİ DEĞER KABUL EDİLEN HER ŞEY, İNSANLARA ALLAH'IN İZNİYLE VE İNSANLARIN DENENMESİ İÇİN VERİLMEKTEDİR
  • Ne garip ve ne hazindir ki dünyadaki sömürü çarklarını sömürenler değil, sömürülenler çevirmektedir.Çağdaş firavunları güçlü görerek bu firavunlara itaat eden ve kulluk yapan bu zavallılar, firavunlarda gördükleri ve ürktükleri gücün, kendi kulluklarından kaynaklandığını idrak etmezler!.Halbuki firavunların sahip oldukları güç, bu kölelerin gücüdür!.Çağdaş firavunlar, hükmettikleri bu kölelerin gücü ile ayakta durmakta ve kölelerden aldıkları bu güç ile kölelere hükmedebilmektedirler!. Firavunluğu yaşatan ve firavunları güçlendiren bu kölelerdir!. Sonra,sonra da kendilerinin verdiği bu güçten korkarak kulluğa devam edenler yine bunlar,yine bu şaşkın ve zavallı kölelerdir!..
  • müstekbirlerin en büyük yardımcıları ve destekcileri belamlardır. cehenneme davet ettikleri halkı, cennet vaadleriyle uyutan bu belamlar, satılmış din adamlarıdır.
  • Mevlana Celaleddin Rumi'ye nispet edilen birçok görüş salih bir müslümana yakışmayacak görüşlerdir. Bu durumda ya Mevlana'yı sapıklıkla itham etmemiz ya da onu salih bir müslüman kabul ederek bu gibi isnatlardan tenzih etmemiz gerekecektir. Şeytan ve dostlarının Hz.İsa gibi peygamberlere dahi batıl isnatlarda bulunduklarını dikkate aldığımız zaman Mevlana Celaleddin Rumi'ye hüsnü zanla yaklaşıyor ve salih bir müslüman kabul ettiğimiz bu zatı, söz konusu batıl isnatlardan tenzih ediyoruz. Şayet itham edilen sapık fiilerin faili ise, bu durumda Allah'a havale ediyoruz.
  • Hoca efendi köyün kenarından geçerken, bir köylünün kerpiç yapmak istediği çamurun içinde zıpladığını görür ve sorar.. “Ey Allah'ın kulu ne yapıyorsun öyle?” “Ne yapayım hocam kerpiç yapıp satacağım da çamuru çiğniyorum. Ne yapacaksın fani dünya bu.” “Sırtına sardığın tutum içindeki şey nedir ki, sen zıpladıkça o da kabarıp iniyor?” “Yoğurttur hocam. Hazır zıplarken o da yayılıp, ayranıyla yağı bir tarafa ayrılsın da satayım dîye düşünmüştüm.” “Ne yapa caksın fani dünya bu.” “Şu elinde eğirdiğin şey nedir?” “Bu çoraplık yündür hocam, elim boş durmasın eğirip satayım diye düşünmüştüm. Ne yapacaksın fani dünya bu.” “Ağzınla da bir şeyler mırıldıyordun galiba, o neydi?” “Bazı kimseler geçmişleri için ücretli Yasin okumamı istediler de, onlar için de Yasin okuyordum. Ne yapalım hocam fani dünya bu!.” Hoca efendi, bunun üzerine şöyle der. “Ayağınla çamur çiğniyorsun, aynı anda sırtındaki yoğurdu da yayıyorsun, bu yetmiyormuş gibi elinle de ip eğiriyorsun ve bununla da kalmayarak aynı anda ağzınla da Yasin okuyorsun. Behey şaşkın, bunun neresi fani dünya? Baki dünya olsaydı nasıl çalışacaktın?”
  • Bizler sadece geçmiş tarihte vuku bulan cahili davranışları bilir ve müşahhas olarak gördüğümüz bu davranislardan sakınmaya çalışırsak aynı şeytani mantıktan kaynaklanan farklı cahili davranışlarla aldanmamız ve aldatılmamız mümkün olacaktır. Nitekim bazı şeytani davranış biçimlerini bilmelerine rağmen bu davranışlara yön veren şeytani mantığı tanımayan kimseler, aynı şeytani mantıktan kaynaklanan farklı davranış biçimleri karşısında gaflete düşmüşler ve neticede helak olmuşlardır.
  • Aptallığın ötesinde, açık bir salaklığı yaşıyordu bu insanlar! İki parmakla tutup rahatça yiyebilecekleri bir lokma et için, yarım saat çatal bıçak gösterisi yapıyorlardı! Öksürmek istedikleri zaman öksüremeyen, kaşınmak istedikleri zaman kaşınamayan, esnemek istedikleri zaman esneyemeyen yani yaşamak istedikleri gibi yaşayamayan bu insanlar, yine de memnundular, yine de memnundular bu tuhaf ve tutsak durumlarından!
  • İnsanlarımız aldatılmaktadır.
  • Bilgi, mal ve makam...vs gibi değer kabul edilen her şey, insanlara Allah’ın izniyle ve insanların denenmesi için verilmektedir.
  • Allah'ın huzuruna durdukları zaman, neleri terketmeleri gerektiğini ve neleri terkettiklerini bilsinler. Yöneldikleri kıbleye, vücudlarıyla, akıllarıyla, kalbleriyle, her şeyleriyle yönelsinler... Rabbim şahiddir, muhtacız böyle namazlara!
  • Veyl olsun, firavunlara uşaklık yapan satılmışlara. Vey olsun, hakkı bilip gizleyen dilsiz şeytanlara.. Ve lanet olsun, Yine lanet olsun, yine lanet olsun şeytan ve dostlarına...

Dünden Bugüne Şeytan ve Dostları İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Dünden bugüne şeytan ve dostları. Sayfa:139: Veyl olsun, firavunlara uşaklık yapan satılmışlara. Veyl olsun, hakkı bilip, hakkı gizleyen dilsiz şeytanlara... Ve lanet olsun, yine lanet olsun, yine lanet olsun şeytan ve dostlarına... (yürek fethi)

Kitabın Yazarı Mehmed Alagaş Kimdir?

Mehmet Alagaş,güzel bir müslüman olmak için nasıl düşünülmesi ve nasıl yaşanılması gerektiği sorusunu Kuran-ı Kerimde arayan ve bulduğu Kurani gerçekleri insanlarla paylaşmaya çalışan Allahın bir kuludur.

Mehmed Alagaş Kitapları - Eserleri

  • Taş
  • Alnımdaki Işık
  • Tapusuz Süleyman
  • Cumali
  • Divane
  • Tevhid ve Şirk

  • Kimlik Tercihi
  • Dünden Bugüne Şeytan ve Dostları
  • Yaşama Fırsatı
  • Tutsak
  • Kadının Onuru
  • Cumaya 5 Kala
  • Aynalar Ve İnsanlar

  • Yoldaki Musibetler
  • Din Gerçeği ve İslam
  • Şafak Mektupları
  • Kişiye Özel
  • İşaret Yazıları
  • Kur'an'a Yönelirken
  • İki Fecr Arasında

  • Şeytanizme Rağmen İslami Uyanış
  • Tartışılan Sorular
  • Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi 1
  • Rahmete Yolculuk
  • Yaşama Fırsatı
  • Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi 2
  • Vahdete 7 Adım

  • Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi 3
  • Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık 4
  • Sona Son Kala
  • 2012 ve İki Deniz Arası
  • Müteşabih Müslümanlar
  • 23 Mesele

Mehmed Alagaş Alıntıları - Sözleri

  • Fakat ne gariptir ki, insanlara rızık verici yani Rezzak olan Allah, insanları açlık ile korkutmazken; kendi rızıkları için dahi Allah'a muhtaç olan yaratıklar, insanları açlık ile korkutabilmektedirler! (Kur'an'a Yönelirken)
  • Size güzel gelen bir kadının , Bacaklarına veya göğüslerine hangi duygularla bakıyorsanız, hiç şüpheniz olmasın ki, Karınızı güzel kabul eden bir erkek de, Karınızın bacaklarına ve göğüslerine aynı duygularla bakacaktır. (Kadının Onuru)
  • Hakim ideolojilere bağlı bir yazar değilseniz ve bunun da ötesinde kaleminizle hakim ideolojilerin çürük tahtalan na dokunuyorsanız, mutlaka ve mutlaka dayanıklı bir yazar olmanız gerekmektedir. Çünkü ne zaman, neyle karşılacağınız pek belli olmaz. Dokunduğunuz çürük tahtalardan ortaya çıkan tahta kurulan "Sen bizim düzenimizi mi yıkmak istiyorsun?" diyerek size hücum edebilirler!. (Aynalar Ve İnsanlar)
  • Şeytan bir tağuttur, meydanlara dikilen ve kendisine saygı gösterilmesi istenen putlar ve putperest davetçiler bir tağuttur,İnsanları, Allah'ın hükümlerini inkara dayanan kanunlara çağıran kişi ve kuruluşlar bir tağuttur,İnsanları Allah'a isyana ve kendilerine kulluğa davet eden bütün kişiler, bütün kuruluşlar, bütün devletler birer tağuttur. İşte tevhid gerçeği, hakkı kabulle birlikte legal veya illegal olan bütün bu tağutları inkar etmekte ve insanları bu inkara davet etmektedir. (Tevhid ve Şirk)
  • Bizler dünyaya 'sahip' olmak için değil, 'şahit' olmak için geldik. (Divane)
  • Netice olarak Allah ile kul arasına giren şeytandan değil de, insanları hakka davet eden salih müslümanlardan rahatsız olan bu çığırtkanlar, böylesi yaklaşımlar ile Allah'ı değil şeytanı memnun etmekte ve şeytanın dostu olmaktadır... (Kimlik Tercihi)

  • Brüt olarak dağlarca ağırlığı olan nice insanın mal, makam ve şöhrete dayalı darasını çıkarırsanız, ne yazık ki geriye net olarak önemli bir şeyin kalmayacağını göreceksiniz! (Cumali)
  • Kur'an'ı Kerim'in hayır olduğuna iman eden bütün Müslümanlara şunu sormak istiyoruz: Başlı başına hayır olan Kur'an'ı Kerim'in, size, sizin yaşantınıza, sizin düşüncelerinize, sizin eylemlerinize şimdiye kadar ne hayrı oldu? İşte bu soruya yeterli ve olumlu cevap veremeyen kimseler, başlı başına hayır olan Kur'an'ı Kerim'in hayrına ulaşamayan, bu hayırdan nasiplenemeyen kimselerdir. (Kur'an'a Yönelirken)
  • Yarınlar uzak gerçekten uzak mıdır ? Oysa uzak olan, yarın değil dündür. Yirmi yıl sonramız değil, yirmi saniye öncemiz uzaktır, uzaklaşmıştır bizden. Yirmi yıl yol gitsek, yirmi saniye öncemize varabilmemiz mümkün değildir. Fakat yarınlar, yarınlar durmak bilmeyen adımlarla üzerimize doğru gelmektedir.Yarınlardan kaçmak, yarınlardan uzaklaşabilmek, durmayan zamandan korkanlar için dermansız bir derttir. (Tevhid ve Şirk)
  • Geçmişteki hıristiyanlar, rahiplerine birkaç kuruş vererek cennet tapusu alıyorlardı. Herkesin yadırgadığı bu durumu, ben pek yadırgamıyorum. Hem neden yadırgayım ki! Birkaç kuruş menfaat için gerçek cennetlerini satan milyonlarca insanla bir arada yaşarken, onları nasıl yadırgayabilirim? Birkaç kuruş karşılığında cennet umudu alanlar mı yadırganmalı, yoksa birkaç kuruş karşılığında gerçek cennetlerini satanlar mı? (Tevhid ve Şirk)
  • Allah için ölmek ne kadar güzel ise Allah için yaşamak da o kadar güzeldir. (Cumali)
  • Camideki cemaatın durumunu tekrar gözden geçirdi. Kelime-i tevhidi açıklarsa, cemaatten itiraz edenler olacaktı. Çünkü kelime-i tevhidin gereği olarak, insanlara ilahlık taslayan bütün politikacıların, insanlara ilahlık taslayan bü­tün İdeolojilerin, bütün sistemlerin, bütün devletlerin red­dedilmesi gerekecekti. Tevhid, sadece ve sadece Allah'a kulluk etmekti. Hakim olarak, hüküm koyucu olarak sadece Allah'ı kabul etmekti. Allah'ın hükmüne rağmen hüküm koyan kişiler, hüküm koyan merciler varsa, Allah'ın hukukuna tecavüz ederek insanlara ilahlık taslayan bu kişilerin, bu mercilerin redde­dilmesi gerekirdi. (Cumaya 5 Kala)
  • Gözyaşı, yaraları yıkar, mikrop kapmasını engeller, gönül yangınını söndürür. (Kimlik Tercihi)

  • Dünyanın artık bekleyen değil, beklenen müslümanlara ihtiyacı var (Beklenen Müslümanlara Yaratılış ve İnsanlık Tarihi 1)
  • "İnsan ölümle karşılaştığı zama geçmişinin bir film şeridi gibi gözünün önünden geçtiği söylenirdi. " (Yaşama Fırsatı)
  • Müslüman bir erkeğin karısının haklarına riayet etmesi ve onun ihtiyaçlarını gidermesi, Müslüman bir kadının kocasının haklarına riayet etmesi ve onun hizmetini görmesi , Allah'ın rızası gözetilerek yapıldığı sürece , Allah'a kulluk içine girmekte ve karşılığı ecir olmaktadır . (Kadının Onuru)
  • “Mü’minin her yaşı güzeldir” buyuruyor. (Cumali)
  • "Sınırlı bir menzili ve keyfiyeti olan gôrme duyumuzdan hareket ederek herşeyi hakkıyla gören "Basir'ı" tanımlayacağımız gibi, şimdiki zamana bağlı sabrımız dan hareketle zamandan ve mekandan münezzeh olan Rabbimizin sabrını tanımlayamayız. Rabbîmizi kendimize göre "tanımlamaktan" sakınmamız ise elbetteki bizleri Rahmân olan Allah'ı âyetlerden hareketle tanımaya- anlamaya çalışmaktan alıkoymamalıdır." 23 MESELE // Mehmed ALAGAŞ, sh,74 - Insan Dergisi Yayınları (23 Mesele)
  • Mesela duyduğu bir rahatsızlıktan dolayı doktora giden ve muayenesi sonucu öleceğini öğrenen insanın durumu ne olur hiç düşündünüz mü? Bu insanın dünyası ve dünyaya bakışı bir anda değişir! Sevdiği bir çok şeye karşı, sevgisini yitiriverir. Anlamlı gördüğü birçok şey anlamsızlaşıverir. Şu an dert edindiği birçok şey, dert olmaktan çıkar. Korktuğu birçok şeyden korkmaz olur. Elli yıl çalışarak biriktirdiği milyarları, elli gün daha fazla yaşamak için vermek ister. Bu insan müslümansa, ne yazık ki bu müslümanda da değişiklikler olur. Ölüm haberine her an hazır olan, bu haberi her an bekleyebilen bir müslümanda olmayacak, olmaması gereken değişiklikler, zamanımızdaki birçok müslümanda oluverir. Ölüm haberini alan bu müslüman bir anda kendisine geliverir. Öldükten sonra hesaba çekileceğini bildiği için, başını arkaya çevirerek hesap vereceği yaşantısına bakar. Sevdiği Rabbi için yapmadığı, ertelediği, geciktirdiği bütün güzel eylemler bir dağ gibi yığılır gözlerinin önüne! Ağlamaya, hüngür hüngür ağlamaya başlar.. Öleceği için değil, amel heybesini, güzel amellerle dolduramadığı için, göğsünü ve gönlünü gere gere "Ey güzel Allah'ım, ey güzel Rabbim, bana lûtfettiğin ömrümle sana bu amellerimi getirdim" diyemeyeceği için ağlar ve ağlar ve ağlar... Tabi ki gecikmiş bir idrak, gecikmiş bir gözyaşlarıdır bunlar. O halde sizler, sizler geç kalmayın canlar, geç kalmayın arkadaşlar! Şimdi gülüp, ölürken ağlayanlardan değil, şimdi ağlayıp,ölürken gülenlerden olun... Vakit öldüren ölülerden değil, dipdiri eylemlerle vakitlerini dirilten, dirilerden olun.. Çünkü sizlere bir doktor, bir profosör, bir kahin değil, sizleri yaratan Allah ve O'nun Rasulü bildiriyor. ÖLECEKSİNİZ...! (Kişiye Özel)
  • Gündüzleri genellikle başkaları için çalışan geceleri televizyon karşısında başkalarının hayatını izleyip başkalarını dinleyen bu insanlar, yaşayamadıkları kendi hayatlarını başkalarına veren kendilerine başkalaşan insanlardı!. (Yaşama Fırsatı)