Kitap Künyesi
Yazar: Aytunç Altındal
Yayın Evi: Destek Yayınları
İSBN: 9786053113607
Sayfa Sayısı: 224
--reklam--
Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Aytunç Altındal yıllar önce özellikle Ermeni meselesinde Çarlık Rusyası ile Almanya, Fransa ve İngiltere’nin, Osmanlı’ya karşı bir plan hazırladıklarını ve bunun için 1904 yılında gizli bir anlaşma imzaladıklarını “belgeleri” ile ortaya koydu.
Vakıflar sorununa 30 küsur yıl önce işaret etti, sorun bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başını ağrıtan en önemli Avrupa Birliği zorlamalarından biri haline geldi.
“Ermeni şantajı” dedi, çıktı. “Kürt sorunu değil, PKK terörü” dedi, binlerce şehit verdik. “Güneydoğu’ya İspanya modeli” dedi, gündeme geldi. Daha neler neler... Altındal “erken uyarıda” bulundu, “işaret fişekleri” attı. Ancak, uyarılar tarih oldu. Yazılanlar ise gerçek!
--reklam--
Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi Alıntıları - Sözleri
- Türkiye, tarihsizleştirilmiş ve dilsizleştirilmiş bir toplumdur!
- Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, hazindir ki, ilk kez 1983'te gidebildiği bazı Güneydoğu Anadolu köylerine Fransız, İngiliz ve ABD'li ''turistler'' 1960'tan beri gidip geliyorlardı!
- Sorunlardan ''mucizevi'' girişimlerle, olağanüstü şahısların önderliğinde -bir anlamda çağın Mesih'leri aracılığıyla- kurtulmaya şartlandırılmış olan Türkiye toplumunda...
- ''Milli'', Türk Dil Kurumu tarafından ''laikleştirilerek'' ulus haline getirildi. Böylelikle milli kavramı geçmişteki İslami contexinden yalıtlanmış, soyutlanmış oldu. Bunun yerini İslamiyet'in esastan karşı çıktığı ''kavmiyetçilik'' karşılığı olarak milliyetçilik kullanılmaya başlandı.
- Hukuk, ticaret ve ceza yasalarımızla seçim sistemimiz ve parlamenterist yapı hep yabancı modeller esas alınarak tesis edilmişlerdir. Zaten son yüzyılımız hep modellere uymakla ve uymayacak modelleri de kendimize uydurmakla geçti! Sonuçta Müslüman sarığının üstüne Kalvinist ahlakı monte etmeye kalkanlar Türkiye'yi bugünkü kimlik bunalımıyla baş başa bırakmışlardır!
- Gerçekte ''yeni'' ve ''yenileşme'' özgün ve doğal bir ''yenileşme'' olamadı bir türlü. Cumhuriyet dönemini belirleyen ''yeni'' değil ''gelenek'' oldu. Neydi bu gelenek? İki sözcükle özetlenirse tepeden inmecilik ve taklitçiliktir. Cumhuriyet döneminde Avrupa'yı (Batı) taklit etmek, yenileşmek sanıldı.
- Roma'da en güçlü olanlar kendi aralarında bir oylama yaparak, ''emsaller'' arasındaki en güçlüyü kendilerine lider olarak atıyorlardı. Roma'da kadınlar, çocuklar, yaşlılar, dengesizler ve köleler oylamaya ve kuraya aday olamıyorlardı.
- ...Biz Türk'üz oğlum... Bizi kolay dinlemezler...
- Türkiye, Ortadoğu'da ağırlıklı bir dış politikayla o çok özlediği büyük devlet olmak arzusunu suyu kullanarak gerçekleştirebilir.
- Siyonist Charny boşuna ''Siz de Almanya'nın yaptığını yapın, soykırımı kabullenin'' diye yazmamış. Böyle kasıtlı akıl hocalarının isteklerine uyup ''soykırım'' yalanı kabul edilirse ondan sonra yıllar sürecek tazminatlar ve sonrasında da toprak talepleri gelir!
- Müslümanlar sürekli olarak bölünürken, Hristiyanlar bütünleşme çabalarına girmişlerdir. Müslümanlık yaygınlaşırken bölünmelere uğramakta, Hristiyanlık ise yaygınlaşırken özellikle Ortadoğu'da bütünleşmeye yönelmektedir.
- Dünya Müslümanları bir konuda şaşmaz bir istikrara sahipler; ''şaşkınlıkta''. Müslümanlar kadar şaşırmayı seven insanlara az rastlanır doğrusu!
- Avrupa'daki din savaşlarının bitmesinden ve seküler ve laik düzenin yerleşmesinden sonra hazırlanan bu planlara din faktörü artık ''siyasi'' bir taraf olarak katılmıştır. Kiliseler, Batı'nın yeni taktiklerinin belirlenmesinde ''bilgi ve haber kaynağı'' olmak görevini üstlenmişlerdir.
- Filistin'de İsrail Devleti kurulur, Müslümanlar şaşırırlar! İsrail Mısır'a saldırır, topraklarını işgal eder, Mısırlı Müslümanlar şaşkınlıktan gözlerini ovuştururlar. Beyler, artık şaşırmaktan vazgeçin! Bıkmadınız mı? Şaşırmak konusunda gösterdiğiniz sebatlı ve istikrarlı tavra bir son vermezseniz, elinizdeki topraklardan da olacaksınız. Bilesiniz!
- ABD ve İsrail'in somut Türkiye politikaları varken Türkiye'nin gerçekçi bir İsrail politikası yoktur.
--reklam--
Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi: Aytunç Altındal'ın "Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi" adını taşıyan kitabı gazete ve dergilerde çıkan yazıların bir araya getirilmesi sonucu ortaya çıkmış. Bu yazıların bazıları 1974 yılında yayımlanmışken daha yeni tarihli olan (2006 yılı) da var. Tek bir konu değil, birden fazla konunun bir arada bulunmasını içeriyor. Kitap ABD'de vakıfların niçin çoğaldığını basit örneklerle anlatarak başlıyor. Anlattığı vakıfların durumu günümüzde de devam ediyor. Kitap dışından bir örnek vermek gerekirse, Bill Gates'in kurduğu vakıf ve diğer vakıflar sayılabilir. A. Altındal'ın bazı yazıları derin teorik ve aydın sorumluluğuyla düşünce paylaşımı sayılabilir. Bahsettiği bazı konular dönem içinde bile çok uç, aykırı, farklı gözükebiliyor. Örneğin 'egemenlik' konusundaki paylaşımları gibi. Kitabın özellikle bazı yerleri genel okuyucudan çok 'ileri okuma' düzeyinde bir bilgiye sahip kişilere yönelik. O yüzden o kısımlar zorlayabilir, lakin yeni ufuklara açılmak için bazen zoru da zorlamak ya da göğüs germek gerekebiliyor. Burada geçmişten günümüze gelen yazıların bir kısmı o günkü güncel olayların yorumlanmasını da içermektedir. A. Altındal dünün tarihinde yazdığı yazılarla bugünleri de aydınlatırken geleceğe de ışık tutmaya devam ediyor. Ezcümle: Bu kitap herkese yönelik değil. Benim gibi 'külliyat' okuyanlar haricinde, A. Altındal'ı beğenip kitaplarını karıştıranlara yöneliktir. Bu kitabı 11 - 13 Ekim 2020 tarihleri arasında okudum. İnceleme yazısı ise 13 Ekim 2020 tarihinde 1000Kitap sitesine eklendi. (S. Ali)
ZAMANIN ÖNÜNDE OLAN ADAM: Arkadaşlar bu bilgileri şimdi okuduğumuzda Ne varki bunda? Zaten herkes biliyor gibi düşüncelere kapılanabilir Bu devirde her türlü bilgiye bir tık’la ( doğru veya yanlış) ulaşılabilir. Ama onun zamanında bilgi için bedel ödemek gerekiyordu ve maalesef HAYATIYLA ÖDEDİ.. (ERGÜN)
Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi: Aytunç Altındal’ın çeşitli gazete, dergi ve kitaplarında yer alan makalelerin toplandığı bir kitap. Vakıflardan, dönemin ekonomik olaylarından, Kemalizm, PKK sorunu, Ermenistan-Karabağ meselesi ve klasik Altındal uzmanlığı olan teolojik birtakım konular barındırmakta eser. Kitapta her alan makaleler, yayınlandıkları tarihlerde gelişen bir takım ekonomik, siyasi, dini olayların değerlendirmelerinin yanında kitabın sonunda Aytunç Altındal’ın radyo programı konuşmaları ve röportajı yer alıyor. Bu kısım kitabın belki de en samimi yeri. Röportaj metni doğal konuşmalara yakın aktarılmış. Kitabın başlangıcında yer alan konular fazla ilgili değilseniz sıkıcı olabilir fakat devamında kolaylıkla devam edebiliyorsunuz. Genel anlamda dili oldukça sade ve akıcı. Konuya ilgi duyanların alabileceği bir kitap. (Karl Marx’ın İlluminati uzantısının elemanı olduğunu ilk kez bu kitapta öğrendim ) (Serdar YILMAZ)
--reklam--
Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Aytunç Altındal - Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Aytunç Altındal Kimdir?
Aytunç Altındal asıl ismi Aytun Altındal (d. 12 Ocak 1945, Bakırköy, İstanbul), tarih ve politika alanında faaliyet gösteren Çerkez asıllı Türk gazeteci, yazar ve araştırmacı. Dinler, felsefe, gizli örgütler ve sair konularda birçok makale ve kitap yazmıştır.
Öğrenimi
İlkokulu İstanbul'da, ortaokulu Diyarbakır'da (1956) bitirdi. Haydarpaşa, Kabataş ve Pendik liselerinde okuyarak liseyi tamamladı.
Aile Hayatı
Aytunç Altındal'ın babası Cavit Altındal, Beşiktaş kulübünde futbol oynamış aynı zamanda Haysiyet Divanı Başkanlığı yapmıştır. Annesi Fatma hanım ise ev hanımı. Aytunç Altındal, 4 kardeş içinde en küçük olanıdır.
Siyasi Hayatı ve Çalışmaları
Aytunç Altındal 1973 yılında Partizan adlı şiir kitabı nedeniyle 7.5 yıl hapse mahkum oldu ve yurtdışına kaçtı. 1975 yılında İsviçre'de "Marksist Yaklaşımla Türkiye'de Kadın" adlı kitabı çıkardı. 1977'de Havass ve1984'de Süreç yayınlarını kurdu. 1982'ye kadar Süreç dergisini yönetti. Daha sonra 1989'da Zürich'te Modus Vivendi Yayınevi ve Sanat Galerisini yönetti. Yine 1989 yılında Rusya'da Kültür Danışmanlığı görevini yaptı. 1992'de İngiltere Edinburg'da ki International Academy For European and Christian Studies kuruluşunda Project Academic Board (Akademik Proje İdari Heyeti) üyeliğine seçildi. Aynı yıl İngitere'de yayınlanan Three Faces Of Jesus(Üç İsa) adlı kitabı dünya basınında geniş yankı buldu. Daha sonra 1993'de Rusça'ya çevrildi.
1993'te International Society For The Study Of European Ideas (Uluslararası Avrupa Düşünce Çalışmaları Topluluğu) Bilimsel Kuruluna üye oldu. Aynı yıl Avusturya'nın Graz şehrindeki Karl- Franz Üniversitesi tarafından düzenlenen European Seculer Legacy (Avrupa'nın Laik Vasiyeti)adlı uluslararası konferansta Oturum ve Bölüm Başkanlığına seçildi.
1995'te merkezi New York'ta bulunan Carnagie Council On Ethics And International Affairs örgütüne davet edilen, ilk ve tek Türk Konuşmacı oldu.
Aynı sene, New York'ta Birleşmiş Milletler bağlantılı Global Forum Of Spiritual And Parliamentary Leaders Or Human Survival (İnsan Yaşamından Sorumlu Ruhani ve Siyasi Liderler Global Forumu)'nda Uluslararası Danışman üyesi oldu.
Ünlü Fizikçi Isaac Newton'un bugüne kadar hiç bilinmeyen bir kitabını da yayınlayan Altındal, Uğur Mumcu'nun "Sakıncasız" adlı eserinin de yapımcılığını üstlendi.
Şiir dışında deneme ve inceleme türlerinde eserler verdi. 1964'ten başlayarak Haber, Akşam, Cumhuriyet, Yeni Halkçı, Ulus, Yenigün gibi gazetelerde yazılar yazdı. Çeviri yaptı. Dokuz çeviri kitabı yayımlandı. Yedi kitabı yasaklandı. Fransa ve İsviçre'de bazı yazıları yayımlandı. Şiirleri Sanat Edebiyat, Varlık, Süreç, Bilim-Sanat gibi dergilerde yayımlandı. Bazı şiirleri Amerika ve İzlanda dergilerinde yer aldı.
--reklam--
Aytunç Altındal Kitapları - Eserleri
- Bilinmeyen Hitler
- Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri
- Gül ve Haç Kardeşliği
- Bir Türk Casusunun Mektupları
- Üç İsa
- Kehanetler Kitabı
- Hangi İsa
- Yoksul Tanrı Tyanalı Apollonius
- Türkiye'de ve Dünyada Casuslar
- Devlet ve Kimlik
- Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi
- Tanrı Neden Fikir Değiştirdi?
- Bilinmeyen Vatikan
- Türkiye ve Ortodokslar
- Kültür Emperyalizmi
- Papa 16. Benedikt
- Laiklik - Enigma'ya Dönüşen Paradigma
- Türkiye'de Kadın
- Haşhaş ve Emperyalizm
- Elvedasız
- Çağların Sorumluluğu
- Siyasal Kültür ve Yöntem
- Kültür Savaşları - II
- Elvedasız Ayrılık
- Meryem ve Hilal
--reklam--
Aytunç Altındal Alıntıları - Sözleri
- Cizvitler Hitler'den tutun da Kenny'nin öldürülmesine kadar sayısız '' konspirasyon teorisinde '' baş rolü oynamışlar ve oynamaya da devam etmektedirler . (Papa 16. Benedikt)
- Türkiye'de, gerçekte, "Şeriat"a bağlı bir Devlet düzeni kurabilmek hayalden de öte bir halüsinasyondur. Din'i Devlet işlerine alet edebilmek ise, öncekinden daha Zırva bir iddiadır. Siz 1990'lar Türkiyesi'nde, bir yetkilinin örneğin baştan aşağı zemzem suyuyla yıkanmış, namazında niyazında "Tam" Müslüman bir Devlet yetkilisi IMF ile, Dünya Bankasıyla, AET ile, NATO ile islami Şeriat'a uygun anlaşmalar imzalayabileceğini düşünebiliyor musunuz? Sadece Türkiye'de değil, dünyanın hiçbir ülkesinde -İran dahil - taraflardan biri, dinsel esaslara göre hazırlanmış bir "Petrol" ya da "Teknoloji" ya da "Ticaret" anlaşması imzalatmayı isteyemez. Bu koşullar altında "Şeriat Devleti" bir aldatmaca ve umacı işlevini görmektedir, o kadar. (Laiklik - Enigma'ya Dönüşen Paradigma)
- kimi niçin seveceğimi, biliyorum aştım duygusallığı, sıyrıldım düşlerden... (Elvedasız)
- Vatikan’a bağlı olan gizli örgüt OPUS DEİ (Tanrının işleri) gittiği her ülkede ilkin mesleğimde çabuk yükselmek isteyen hırslı, yerleşik, ahlaki değerlere önem vermeyen şahıslarla, kendileri çok önemseyen fakat nedense adlarını duyuramamış aydınları avladı. Özellikle basın ve tv ile bunları destekledi. Sonra bunları kullanarak ülkelerde her istediğini yaptırır hale geldi. (Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri)
- Dünya Müslümanları bir konuda şaşmaz bir istikrara sahipler; ''şaşkınlıkta''. Müslümanlar kadar şaşırmayı seven insanlara az rastlanır doğrusu! (Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi)
- "Öğrenebileceğin kadar öğren,fakat kimliğini hiçbir zaman açıklama..." (Bilinmeyen Hitler)
- Eğer başınıza bir despot geçmişse bunun sorumlusu sizlerisiniz.Yüce Yaradan alnınıza diktatörleri yazmamıştı,bunu sizler kendi kendinize yazıyorsunuz.(23 Ağustos 1974. & Milliyet Sanat (Kültür Emperyalizmi)
- Yüzyıllar boyunca süren bu mezhepler arası kavgalar, Rus Ortodoksluğunun en belirleyici özelliği olmuştur. Birbirlerine amansızca saldıran bu mezheplerin mensupları kanlı kıyımlar yapmışlardır. Örneğin 17.yüzyılda patlak veren bir mezhepler arası savaşta geleneğe bağlı kalmak isteyen "Eski Müminler" tarikatının üyeleri, bizzat Rus Ortodoks kiliseleri tarafından suçlanmışlar ve işkence edilerek öldürülmüşlerdi. (Türkiye ve Ortodokslar)
- İnanç, bilgiyi dışlar. Aslolan inanmaktır. "Credo quia absurdum est."(Saçma olduğunu ben de biliyorum ama içimden inanmak geliyor, yapılacak birşey yok!!!) (Hangi İsa)
- Sözün özü; Türkiye'nin AB'nin tarihinde vardır ama kültüründe yoktur. (Gül ve Haç Kardeşliği)
- 1600 yılına kadar Engizisyon Mahkemesi'nin, ajanlar kullanarak yakılarak öldürttüğü insan sayısı on binlerle sayılmıştır. (Türkiye'de ve Dünyada Casuslar)
- Bu mezhep ve tarikatın üyeleri o günlere kadar alışageldikleri tarzda, yani gelenekleri gereği, Haç işaretini iki parmaklarını kaldırarak yapmaktaydılar. Ama kilise bunun üç parmağın kaldırılmasıyla yapılması gerektiğini öne sürünce, "Eski Müminler" mezhebini üyeleri, işkencede ölmektense topluca intihar etmeyi yeğlemişlerdi. (Türkiye ve Ortodokslar)
- Bir şeyi bilmenin alameti doğru soru sormaktır. (Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri)
- Her insan da doğuştan Kimlik vardır ve sonradan Kişilik oluşur.. (Devlet ve Kimlik)
- Sorunlardan ''mucizevi'' girişimlerle, olağanüstü şahısların önderliğinde -bir anlamda çağın Mesih'leri aracılığıyla- kurtulmaya şartlandırılmış olan Türkiye toplumunda... (Dünün Belgeleriyle Yarının Tarihi)
- 17 temmuz 2000 de New Yorker dergisinde Hitler'in amerika'da yaşayan üvey kardeşinin ailesiyle ilgili bir inceleme yayımlandı. Yazar Timothy W. Ryback , bu aileden adını vermediği bir adamla görüştüğünü ve bu kişinin kendisine " Hitler Ailesin'de yahudi kanı vardır. Hatta bir amcamız şimdi Tel aviv'de yaşıyor dediğini aktarmıştır. (Bilinmeyen Hitler)
- Hem Tevrat hem de Torah Avrupa'da özellikle de ortaçağ boyunca daima lanetlenmiş ve yakılmıştı. Tıpkı Teocide=Tanrı Katili diye tanımlanan Yahudiler gibi! Kilise'nin dilinde Yahudi, Tanrı İsa'yı öldürmüş olan katildi. (Hangi İsa)
- Tarih boyunca kendilerinin toplum tarafından sefil bir yaşama mahkûm edilmiş oldukları duygusuna kapılmış olan birçok fahişe, intikam, nefret, garaz gibi duygularla hareket edebildikleri için düşman ülkelerin istihbarat örgütlerince elde edilebilecek ilk kişiler arasında sayılmışlardır. (Türkiye'de ve Dünyada Casuslar)
- Filistin, İsa'nın yaşadığı dönemde Roma'nın egemenliği altında bir Teokrasiydi. Yahudi Şeriatı acımasız bir şekilde uygulanıyordu, bunu ihlâl en hafifinden ağır hapis veya "Dışlanma" cezasını öngörüyordu. Ve İsa, bunu göze alarak Sinagoga=Havra'ya gitti ve avluda para ticareti ve tefecilik yapan Yahudilerin masalarını devirdi, onlara faizciliğin ve tefeciliğin "Caiz" olmadığını söyledi. Oysa para ticareti ve diğer yollardan Havra her yıl büyük paralar kazanıyordu. Yazar Jim Bishop'un yaptığı hesaba göre, Filistin'deki 3 milyon Yahudi her yıl sadece "Bağış" olarak, 1959 verilerine göre, 420.000 Pound para ödüyordu. Ve bu paraların büyük kısmı da en güçlü Yahudi Ailelerinin ve Cemaat Önderlerinin arasında pay ediliyor ve Sinagog'un avlusundaki tefeciler/aracılar tarafından çoğaltılıyordu. (Hangi İsa)
- İbranice İsrael adı, "Tanrı'yla mücadele eden" anlamına gelmekteydi. (Üç İsa)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin