Kitap Künyesi

Yazar: Nick Hornby

Çevirmen: Banu Tellioğlu Altuğ

Orijinal Adı: A Long Way Down

Yayın Evi: Sel Yayıncılık

İSBN: 9789755702896

Sayfa Sayısı: 312

--reklam--

Düşerken Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ünlü sabah programı sunucusu Martin Sharp ayyaşlığı ve çapkınlığı yüzünden defalarca gazetelere manşet olmuş, sonunda küçük yaşta bir kızla ilişkiye girdiği için hapse düşmüş, ailesini, dostlarını, saygınlığını, işini, kısacası her şeyini kaybetmiştir. Hapisten çıktıktan sonra onu hayata bağlayan hiçbir şey kalmadığını anladığında yılbaşı gecesi İngiltere’nin en yüksek binalarından biri olan Toppers Binası’nın tepesine çıkıp kendini çatıdan aşağı atmaya karar verir. Ancak bu iş sandığı kadar kolay olmayacaktır; aynı gece aynı yerde intihar etmek isteyen üç kişi daha vardır: 

Hayatını engelli oğluna adamış, yıllardır kilise ile evi arasında mekik dokumaktan başka bir şey yapmamış, ürkek, yalnız bir kadın, Maureen... 

Birkaç yıl önce esrarengiz biçimde ortadan kaybolan kız kardeşini bir türlü aklından çıkaramayan, bürokrat babasından ve onun savunduğu tüm değerlerden nefret eden, çareyi alkolde, uyuşturucuda arayan saldırgan, asi Jess... 

Rock grubu dağılınca kız arkadaşının peşinden İngiltere’ye gelmiş, ilişkisi sona erince de bir pizzacıda çalışmaya başlamış, müzik yapmadan yaşamayacağını düşünen, kitaplara tutkun Amerikalı JJ. 

Nick Hornby, Düşerken’de tek ortak noktaları intihar etme isteği olan dört farklı kişiyi hüzünlü ama bir o kadar da eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.

--reklam--

Düşerken Alıntıları - Sözleri

  • . Dünyadaki sorunların çoğunun iç gözlemden kaynaklandığı iddia edilebilir. ...
  • . Herkes nasıl konuşulacağını biliyor ve kimse ne söyleyeceğini bilmiyor. ...
  • . Zor, talimat kitabı olmadan ve tüm önemli parçaların nereye gitmesi gerektiğine dair hiçbir ipucu olmadan, parça parça kendinizi yeniden inşa etmeye çalışmak... ...

--reklam--

Düşerken İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Düşerken Nick Hornby İlk başlarda Zeki,eğlenceli,komik,diyaloğları sağlam, karakterleri zaman zaman belli kalıplarda klişeleştirilmeye yaklaşsalar da yine de ince çizilmiş, iyi düşünülmüş,keyifle okunuyorken,sayfalar ilerledikçe durağanlaşıyor. "elinde bir kullanma kılavuzu olmadan, en önemli parçaların nereye yerleştirilmesi gerektiğini bilmeden, benliğinin etrafa saçılmış yüzlerce parçasını yeniden bir araya getirmek çok zor." Hollywood filmi duygusu uyandırıyor. sıkmadan, yormadan, eğlenceli bir okuma serüvenini ilk iki bölümde sağlıyor. Güzel, heyecan dolu ve merak uyandırıcı başlangıcından sonraki her sayfa çevirişinizde daha az güldüren, daha az düşündüren ve sonu itibariyle beklentilerinizin hiçbirini karşılamamasıyla sizi hayal kırıklığına uğratmasa klasik olacakmış. Basit bir "hayat ne güzel" teması çok yetersiz kalmış. sonunu getirmek için sabırlı olmanız gereken bir kitap. genelde kitapların başlangıcı sıkıcı devamı sürükleyici olur ya, işte bu kitapta durum tam tersi. karakterlerle okuyucunun tanıştığı ilk bölümler keyifli ancak daha sonra işler sıkıcı hale geliyor. karakterler hep kendilerinden beklendiği gibi davranıyor. Martin Sharp, ünlü bir sabah programı sunucusu. 15 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girdiği için eşini, çocuklarını, işini kaybediyor. Çatıya. Maureen, engelli oğluna yıllardır bakan, kiliseyle ev dışında başka bir yere gitmeyen bir kadın. Rutinden bıkmış. Çatıya. Jess, takıntılı bir genç kızımız. Babası bürokrat, kardeşi kayıp. Zor bir çocukluk geçirmiş, kafayı kırmış biraz. Deli gibi. Chas'in kendisini arayıp sormamasına takmış, çocuğu arayıp bulamamış. Çatıya. JJ, ABD'de iki albüm yapıp dağılmış bir grubun elemanı. Sevgilisinin peşinden İngiltere'ye geliyor, kız bunu terk edince kurye olarak çalışmaya başlıyor. Bir siparişi adrese götürürken motoru yol kenarında bırakıyor. Çatıya. Dördünün karşılaşmalarına kadar hikâyeleri böyle. Karşılaştıktan sonra birbirlerinin hayatlarını toparlamaya çalışacaklar, yapacak başka bir şeyleri yok. Sıkı bir grup da değil bu; her biri çok farklı sebeplerle çatıya çıkmış. Çok farklı insanlar. Bu toparlama mevzusu da haliyle oldukça ilginç oluyor. Filmi yapılmış. İmdb puanı 6.5 olarak belirlenmiş. Farklı bir kitap okumak, edebiyatı ingiliz gözüyle okumak ,amerikalı bakışı atmak isterseniz tam size göre bir kitap. JJ karakteri bir çok kitaba gönderme ve alıntı yapıyor. Amerikalı şarkıcının edebiyat altyapısını ve kurgusunu sevdim. Sağlıcakla ve dostlukla kalın Gürbüz Deniz (Gürbüz Deniz)

Yılbaşı akşamı Toppers Binası’nda birbirleriyle tamamen şans eseri tanışmış, fakat hepsinin de o akşamda tek istekleri intihar etmek olan dört kişinin hikâyesini okuyoruz. Martin, ünlü sabah programı sunucusu; sarhoş olup sokaklarda sabahlamasıyla ve çapkınlıklarıyla defalarca kez gazetelere manşet olmuş, en sonunda da büyük bir hata yüzünden hapse girip çıkmış bir adam. Maureen, hayatını engelli oğlu Matty’e adamış, yalnız, kilise ve evi arasında mekik dokuyan ürkek bir kadın. Yıllar önce kız kardeşinin ortalıktan kayboluşunu kaldıramayan, saldırgan Jess ve rock grubu dağılınca hayatının da çoğu yerinde ipleri elinde kaçırmış JJ. Dördü de o akşam o çatıda intihar etmek için duruyorlar ve aslında ilk kez o zaman tanışıyorlar. Kitabı ablamın önerisiyle okumaya karar vermiştim. Zira kendisi yıllar önce bunu alıp okumuş ve çok beğendiğini söylemişti. Konusu güzel, karakterler ilgi çekici olsa da Nick Hornby’nin kaleminde beni kendisine bağlayamayan bir şeyler vardı. Bazı düşünceleri bana uymuyordu. Kitaptan zaten edebi bir üslup, sonunda bir mesaj beklenmemeli çünkü yoktu. Sanki dört kişi yaşamının belirli bir kısmını, geçmişten bazı detaylar da iliştirirerek bize anlatıyormuş gibiydi. Karakterlerin başına gelenlerin gerçek olmalarının yanı sıra, kitabın biraz komik olan yanları da vardı. Jess ve Martin’in çoğu konuşmasına güldüğüm oluyordu. Okuması keyifli bir kitaptı, altını çizdiğim cümleler de oldu fakat bu kadarından başkasını söyleyemiyorum ne yazık ki. Yine de sizi yormayacak, gerçek bir şeyler okumak isterseniz tavsiyemdir. (augustine)

--reklam--

Düşerken PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Nick Hornby - Düşerken kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Düşerken PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Nick Hornby Kimdir?

Nick Hornby (d. 17 Nisan 1957, Surrey, İngiltere), roman ve deneme yazarı.

Kendisi en çok Ölümüne Sadakat, 1 Erkek Hakkında ve futbol anılarını anlattığı Futbol Ateşi isimli kitaplarıyla tanınmaktadır. Kitaplarında spor, müzik ve karakterlerinin gayesiz hayatları ve takıntılı kişilikleri sık sık öne çıkmaktadır.

Kariyeri

Hornby'nin ilk kitabı Fever Pitch (Futbol Ateşi) 1992 yılında yayınlanmıştır. Kitap, yazarın Arsenal F.C.'ye olan fanatik düşkünlüğünü anlatan otobiyografik bir hikâyedir. Bu kitapla Hornby, William Hill Yılın Spor Kitabı Ödülü'nü almıştır. Kitap 1997 yılında İngiltere'de filme alınmış ve 2005 yılında takımın Boston Red Sox beysbol takımıyla değiştirildiği bir Amerika versiyonu çekilmiştir. Bu ilk kitabından sonra, Hornby İngiltere Sunday Times, Time Out ve Times'ın Edebiyat Eki'ndeki makalelerinin yanı sıra The New Yorker için de müzik eleştirileri yazmaya başlamıştır. İkinci kitabı ve ilk romanı olan High Fidelity (Ölümüne Sadakat), 1995 yılında yayınlanmıştır. Nevrotik bir müzik koleksiyoncusu ve onun başarısız ilişkilerini anlatan roman, 2000 yılında başrollerinde John Cusack'in oynadığı bir filme uyarlanmıştır.

1998 yılında yayınlanan üçüncü romanı About a Boy (1 Erkek Hakkında), aslında iki "erkek" hakkındadır: Biri bekar bir annenin yetiştirdiği tuhaf fakat sevimli ergen genç Marcus, diğeri de Marcus'la olan arkadaşlığıyla kendi toyluğu ve bencilliğinin üstesinden gelen 30lu yaşlarını süren avare Will Freeman'dır. 2002 yapımı filmde Hugh Grant ve Nicholas Hoult rol almıştır. 1999 yılında Hornby, Amerika Sanat ve Edebiyat Akademisi'nin E. M. Forster Ödülü'nü almıştır.

How to Be Good (İyi de Nasıl?) adlı romanı 2001 yılında yayınlanmıştır. Romanın kadın kahramanı Katie Carr, günümüzün ahlak sistemini, evliliği ve ebeveynliği ele almaktadır. 2002 yılında kitap WH Smith Öykü Ödülü'nü almıştır. Speaking with the Angel (Melekle Sohbet) adlı bir sonraki kitabından aldığı paranın bir kısmını otistik çocuklar için kurulan TreeHouse isimli vakfa baışlamıştır. 12 arkadaşının yazdığı kısa hikâyeleri içeren kitabın editörlüğünü Hornby yapmıştır. Hornby, 2003 yılında pop şarkılarını ve ona hissettirdiklerini anlattığı denemeleri içeren 31 Songs (31 Şarkı) adlı bir kitap yayınlamıştır. Hornby aynı yıl yazar meslektaşları tarafından London Edebiyat Ödülü'yle onurlandırılmıştır.

Hornby aynı zamanda popüler kültürden bahseden denemeler de yazmış ve özellikle pop müzik ve karışık kaset severlerinin dikkatini çekmiştir. The Believer isimli aylık dergi için yazdığı Stuff I've Been Reading (Okuduğum Şeyler) isimli köşeden bazı yazılar 2004 yılında Polysyllabic Spree (Hece Cümbüşü) ve 2007 yılında Housekeeping vs. The Dirtkitaplarında derlenmiştir.

A Long Way Down (Düşerken) isimli romanı 2005 yılında yayınlanmıştır. Kitap, Whitbread Roman Ödülü'ne aday gösterilmiştir.

Hornby'nin Slam! (Çat!) isimli en son romanı 2007 yılında yayınlanmıştır ve Hornby'nin gençler için yazdığı ilk kitaptır. Kitap, 15 yaşındaki kaykaycı Sam'in hayatının, kız arkadaşının hamile kalmasıyla değişmesini anlatmaktadır.

Uyarlamalar

Sinema

Hornby'nin bazı kitapları beyazperdeye uyarlanmıştır. Hornby, Fever Pitch'in Colin Firth'ün başrolünde oynadığı 1997 yapımı uyarlamasının senaryosunu yazmıştır. Arkasından 2000 yılında John Cusack'in başrolünde oynadığı High Fidelity (Sensiz Olmaz) gelmiştir; bu filmde hikâyenin geçtiği mekanlar Londra'dan Chicago'ya taşınmıştır. Filmin başarısından sonra 2002 yılında About a Boy (Bir Erkek Hakkında) da filme aktarılmıştır. Jimmy Fallon'ın başrolünde bir Boston Red Sox hayranını oynadığı ve sevgilisi Drew Barrymore'la barışmaya çalıştığı Amerikanlaştırılmış bir Fever Pitch uyarlaması 2005 yılında yapılmıştır. A Long Way Down (Düşerken) isimli kitabının da filme çekileceğine kesin gözüyle bakılmaktadır; Johnny Depp filmin haklarını daha kitap yayınlanmadan almıştır.

Müzik

Hornby'nin hayatında ve eserlerinde geniş yer bulan müziğin önemi, yazarın Dave ve Serge Bielanko tarafından kurulan Marah isimli rock grubu ile yaptığı uzun soluklu ve başarılı çalışmalardan da görülebilir. Hatta Hornby grupla birlikte Amerika ve Avrupa turnesine çıkmış, sahneye çıkıp şahsi müzik geçmişinde onun için önemli anları ve yorumcuları anlattığı denemeleri okumuştur. Yazarın Bob Marley, Rory Gallagher ve The Clash gibi sanatçılar hakkında yazdığı denemelerin ardından grup bu sanatçıların bir şarkısıyla konsere devam eder.

Hornby, ve ufak ama yadsınamayacak hayran kitlesi arasında Stephen King ve Bruce Sprinsteen gibi isimleri barındıran Marah bu projeyi uzun süre yürütmüş ve sonunda tüm denemeleri ve şarkıları içeren bir gösteri hazırlamıştır. Hornby'nin okuduğu son deneme Marah hakkındadır ve bu denemeden itibaren grup kendi şarkılarıyla devam eder.

A Long Way Down (Düşerken) karakterlerinden JJ, kariyeri yolunda gitmediği için Londra'da pizza servisi yapmakta ve 1999'un son gününde intihar etmeyi planlamaktadır. Karakterin Serge Bielanko'nun Londra deneyimleri esas alınarak yazıldığı düşünülmektedir.

(2000) Speaking with the Angel, (Çeviri: Can Kantarcı. Sel Yayıncılık, Temmuz 2006. 9789755702926)

--reklam--

Nick Hornby Kitapları - Eserleri

  • Ölümüne Sadakat
  • Futbol Ateşi
  • 1 Erkek Hakkında
  • Düşerken
  • Juliet Çıplak
  • Çat!
  • Komik Kız
  • Shakespeare Para İçin Yazdı
  • Senin Gibi
  • Hece Cümbüşü
  • About A Boy
  • 31 Şarkı
  • İyi De Nasıl?
  • Melekle Sohbet
  • High Fidelity

--reklam--

Nick Hornby Alıntıları - Sözleri

  • Çünkü herkesin hayatı bir hikâyedir. (Çat!)
  • -"Canı sıkılan bir genç kadının hayatta bir emelinin olması siyasi bir mesele sayılır mı sahiden ?" -"Bana siyasi geldi" (Komik Kız)
  • O hemen uyudu ama Annie'nin gözüne uyku girmedi; horlamasını dinlemiş ve ona sinir olmuştu. Zaman zaman herkes eşine antipati duyar, bunu biliyordu. Ama o karanlıkta öylece yatarken Duncan'ı hiç sevip sevmediğini düşünerek saatler geçirdi. (Juliet Çıplak)
  • ...bir vücuttan çok bir kafa gibiydim, çünkü birisinin söylediğini dinliyorken böylesinizdir, değil mi? Bir kafa. Vücut değil, zihinsinizdir. (Melekle Sohbet)
  • . Midelerinde bıçak olan insanlara onları neyin mutlu edeceğini sormuyorsunuz; mutluluk artık önemli değil. Her şey hayatta kalmakla ilgili; her şey bıçağı çekip kanayıp ölmeyeceğinle ya da içinde tutmanla ilgili... ... (İyi De Nasıl?)
  • . Alay ve şefkat, dünya'daki yaşamı tahammül edilebilir kılan niteliklerden ikisidir. . (31 Şarkı)
  • ... Duncan, Annie ile birbirlerine hic asik olmamalarinin sorun olusturmadigini dusundu. Onlarin ki gorucu usulu evlilikti ve gayet iyi gitmisti: arkadaslar onlarin ilgi alanlarini ve huylarini dikkatle eslestirmis ve hakli cikmislardi. Bir yapbozun birbirine gecen iki parcasi gibi, bir kez olsun uyumsuzluk hissetmemisti denebilir. Bu iddaanin hatrina, yapboz parcalarinin dusunceleri ve duygulari oldugu varsayilacak olursa, o zaman kendilerine, "Burada kalacagim iste. Baska gidecek neresi var ki?" dye sorduklari hayal edilebilir. Ve baska bir yapboz parcasi gelip de ayartici bir sekilde kendi girinti ve cikintilarini parcalardan birinin aklini celmek icin sunarsa, bu ayartmaya direnmek kolaydir. "Sen bir telefon klubesinin parcasisin, bense Iskocta Kralicesi Mary nin yuzuyum. Beraber olamayiz ." Hepsi buydu iste. ... (Juliet Çıplak)
  • Bana inanılmaz gelen şey, yaşamımızın her dakikasında sorunlardan gayet iyi bir şekilde uzak durabiliyorken, belki sadece bir beş saniye bunun dışında kalabiliyor ve o beş saniye sizin başınızı hayatınızın en büyük derdine sokabiliyor. (Çat!)
  • İnsanlar kalpleri kırılınca tuhaf şeyler yapar. (Çat!)
  • "Hiçbir şey hissetmedi. Ya da daha doğrusu, hissizliğinin farkına vardı, ardından da biraz midesi bulandı." (Komik Kız)
  • Belki de gerçekten umutsuz bir durumdayımdır, belki de Arsenal kale arasındakı hayata kırgın ve kızgın insanlar bana nasıl öfkelenileceğini öğrettiler. (Futbol Ateşi)
  • "Bugünden daha iyi görünen bir gelecek hayal etmeye çalışıyorum." (Senin Gibi)
  • "Yaşamın gidişatından ötürü kaygılı ve yalnız. Ve çok yalnız olan insanlar en öfkeli olanlardır." (High Fidelity)
  • . Onunla ne yapıyordu ? Onu nasıl sevebilirdi ki ? Ama yaptı. Ya da en azından onu hasta, üzgün ve dikkati dağılmış hissettirdi. Belki de bu eşsiz ve işe yaramaz duygu kombinasyonunu tanımlamanın başka bir yolu vardı, ama şimdilik 'aşk' yapmak zorunda kalacaktı. ... (Komik Kız)
  • . Yaşamla ilgili gerçek şu ki, siz ölünceye kadar hiçbir şey bitmedi ve o zaman bile arkanızda bir sürü çözülmemiş anlatı bıraktınız. . (Juliet Çıplak)
  • Sevmek ve sevilmek için ancak şans senin yanındaysa riske girmeğe değerdi. Şansın kimsenin yanında olmadığı da aşikardı. (1 Erkek Hakkında)
  • Arsenal, hakiki punk rockçıların ilk örneğidir:bizim orta sahamız, Johnny Routenin sahneye çıkmasından çok daha önce, zararsız kötülük pandomimi için duyulan kamusal ihtiyacı gidermekteydi (Futbol Ateşi)
  • Komedi kulüpleri uçak kazaları gibidir, arkada otururken her zaman daha güvende olursunuz. (Melekle Sohbet)
  • . Zor, talimat kitabı olmadan ve tüm önemli parçaların nereye gitmesi gerektiğine dair hiçbir ipucu olmadan, parça parça kendinizi yeniden inşa etmeye çalışmak... ... (Düşerken)
  • . İlişkilerde çalışmak zorundasın. Bir şeyler ters gittiğinde onları öylece terk edemezsiniz. ... (Ölümüne Sadakat)