Kitap Künyesi

Yazar: İmam Gazali

Çevirmen: A. Kamil Cihan

Orijinal Adı: El-Me'arifu'l-Akliyye

Yayın Evi: İnsan Yayınları

İSBN: 9755743170

Sayfa Sayısı: 95

--reklam--

Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Gazali'nin bu eseri dilimizee ilk kez çevrilmektedir. Felsefe araştırmaları yaptığı sırada kaleme alınan bu eser, fikri düzeyde birçok sorunlara ve tartışmalara ışık tutmaktadırlar. Gazali bu eserinde, felsefi bir tavır ve yöntemle, genel olarak düşünme, konuşma, söz ve yazı arasındaki içsel ilişkiyi, gözler önüne sermektedir. Eserin Arapça başlığına göre, bunlar, aklın başarıları marfetleri olarak anlaşılmaktadır.

Konusuyla ilgili ilk deneme kabul edilebilecek olan bu eser; varlık, insan ve dil üzerine önemli yaklaşımları içerdiği gibi, Tanrı ve sözü, Peygamberlik ve vahiy konularında farklı bakışlar sunmaktadır. Bununla birlikte Gazali bu bakışları ve yaklaşımları, kendisine yakın gördüğü anlayışla uyumlu bulur, kimi ayetleri de bu çerçevede yoruma tabi tutar.

--reklam--

Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine Alıntıları - Sözleri

  • Düşünen insan, Allah'ın kitabını kendine örnek alan ve Allah'ın kelimelerinin içeriklerini tasavvur eden kişidir.
  • Yüce Allah geçmiş ve gelecek zamanla meşgul olmadan, ara vermeden, ezelî ve ebedî olarak konuşandır.
  • Şeriat dışardan gelen bir akıldır. Akıl da içerden gelen bir şeriattır. Şeriat ve akıl iç içe, omuz omuza olup bu ikisine bir demek mümkündür.
  • Yüce Allah'ın sıfatı, ne O'nun özünü tanımlar ne de O'nu tasvir eder. Öyleyse O'nun sıfatı, yüce Allah'ın hüviyetinin hakikati olan ilme ilave bir şey değildir. Kim Allah'ın sıfatlarını saymak isterse hata eder. Zira sayan sayılana dahil olmaz. O'nun sıfatlarının insanların sıfatlarına benzediğini zanneden kimse, şirk koşmuş olur. Çünkü yaratan yaratılana benzemez.
  • Yüce Allah "De ki, deniz Rabbimin kelimelerini yazmak için mürekkep olsa, destek olarak bir o kadarı daha getirseydik, Rabbimin kelimeleri bitmeden önce deniz biterdi." buyurmuştur. Kehf Suresi, 18 / 109
  • Öyleyse güzel söz; bilgide uzman, oturaklı kişilerin göğüslerinde korunan, müminlerin gönüllerinde bilinen ve müttekîler için sağlam bir kılavuz olan, her türlü eksiklikten münezzeh ve kadîm olan Allah'ın konuşmasıdır.
  • Şânı Yüce Allah'ın sözünü beyan eden her kelimenin altında ayrıntılarını bu kitabın almayacağı pek çok sır vardır. Senin görevin şeriât eğitimiyle tabîat kirlerinden nefsini temizlemek ve gaflet uykusundan onu uyandırmaktır. Ondan sonra sen sessiz sözü duyar, ölümsüz hayata ve kaybolmayacak lezzete erersin.

--reklam--

Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Gazali, sen İslam dünyasının değerli bir alimisin, veli nimetimizsin. Allah senden razı olsun, Rabbimizin ilmini çok güzel açıkladığın için. Mekânın cennet, kabrin nurla dolsun. Amin. Allah rahmetini sana daim kılsın, amin. Kitap, Dini ve Felsefi yapıda bir türe sahip. Nasıl düşünmemiz gerektiğini, nasıl cümlelere yer vermemiz gerektiğini ve nefsimizi hakikat yolunda tutmayı anlatıyor. Sağlık ve ilim ile kalın inşallah. Leyl (Fatma Arslan)

Es-Selam Dostlar! Hüccetül İslam olan Gazali, alim, filozof, mutasavvıf ve müderristir. Taklitten hoşlanmayan bir karaktere sahip olan üstadımız, kariyerininin zirve noktasında entelektüel bir krize girer. İmam Gazali kendisini hakikati arama sürecine iten bu buhranlı süreçte duyulara deney ve akla dayanan bilgilerin gerçekliği konusunda derin bir şüpheye düşer. “Hakikati araştıranların kelamcılar, batıniler, filozoflar ve sufilerden oluşan dört gruptan ibaret olduğunu ifade ederek adı geçen düşünce sistemlerini bu konularda telif eser yazacak şekilde derinlemesine incelemeye başlar. Kelam ilmi denilince ilk akla gelen İmam Gazalidir. Hepimizin bildiği gibi kelam; kesin deliller getirmek ve ileri sürülecek karşı fikirleri çürütmek suretiyle dinî inançları kanıtlama gücü kazandıran bir ilimdir. Gazalinin Mütekaddimun ve Muteehhirun olmak üzere iki dönemi vardır. Mütekaddimun dönemi ilim yönünden zirvede olduğu zaman dilimi, müteahhirun dönemi ise, en makbul hayat tarzına ve en güzel ahlaka sahip olabilmek için sufilerin yolunda karar kıldığı ve bu yol ile hakikate ulaşılacağını beyan ettiği dönemdir. Bir nev’i “kâl”den ziyade “hâl”e geçiştir der. Gazalinin düşünce sistemine dair derinlemesine yazdığı eserlerden biri de El-Me’arifül Akliyye ( Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine ) dir. Eserinde Gazali aklın işlev ve ürünleri olan bazı kavramları incelemekle beraber, söz konusu kavramların ilki olan düşünmenin öneminden bahsetmektedir. Gazaliye göre düşünmeden sonra hem Allaha hem de insana nispetle kelamı, sonrasında bu kavramlarla bağlantılı sözü alır. Eserin kısaca yazılma amacı; Düşünme, konuşma ve söz arasındaki farka işaret etmektir. Satırlar arasında anlıyoruz ki Gazali ontolojik olarak görüşleri ile varlık felsefesi çizgisinde… Felsefi anlamda düşünme var mıdır gibi bir soru ile karşılaşmıyoruz Gazali'de. Ona göre insanlığı ayakta tutan zati anlam, düşünmedir ve bu sebeble böyle bir soru manasızdır. Şu halde; Düşünen, Rabbini duyabilendir. Düşünen, hayatını anlamlandırandır. Düşünen, sağır, dilsiz ve kör değildir. Düşünmenin zirvesi ise Tümel Akıldır… Tümel akıl, yaratıcısının özünü bilen, kelimesiyle tamamlanan, eşsiz mutlak bir cevherdir. Ve anlıyoruz ki; Kur’ân-ı Kerîm’in çeşitli kelimelerle ifade ettiği ve çok sayıda âyette teşvikte bulunduğu düşünme eylemi, İslâm kültür tarihindeki entelektüel geleneklere hayat veren ve bu gelenekler içinde çeşitli açıklamaların konusunu teşkil eden deruni ve insanî bir çabadır. Sözlerime düşünmeye dair bir ayet ile son vermek istiyorum; De ki: "Kör olanla, gören bir olur mu? Yine de düşünmeyecek misiniz?" En’am ; 50 Ne dersiniz hala düşünmeyecekmiyiz? (Slh)

Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine: Düşünce tarihimizde belli kavramlar üzerine yapılan analiz çalışmalarından biri de incelemesini yapmış olduğumuz Ebu Hamid Muhammed el-Gazali’nin ‘el-Me’arifu’l-Akliyye (terc. Düşünme,Konuşma Ve Söz Üzerine )adlı eseridir. Bu eserinde İmam Gazali, aklın işlev ve türevleri olan bazı kavramları incelemekte ve o kavramlar arasındaki farkları tespit etmektedir. Eser, 5 bölümden oluşmaktadır. İlk olarak, düşünme ve düşünmeyle ilgili konular ele alınmaktadır. İkinci olarak, Konuşma ve konuşan hakkında mevzulara değinmektedir. Üçüncü olarak, söz hakkında olup sözün mahiyeti, amacı, hakikati ve son olarak Allah’ın kelamı hakkında durmaktadır. Dördüncü olarak, yazma hakkında olup, yaratıkların yazması ve Allah’a nisbet edilen yazı ve O’nun yazma halleri üzerinde durmaktadır.Ve son olarak, aranan hedef üzerinde başlığı altında harfler üzerine,insanların ihtilafı, mizaç ve anlayış farklılıkları, söz-düşünme-konuşmayı açıklamanın amacı, kadim ve kıdemin anlamı üzerinde durup ve en sonda sonuca bağlayıp bitirmektedir. Şimdi sıra ile bu bölümlerden bahsedelim.Gazali, ilk bölümde ilk olarak düşünme ve mahiyeti mevzusunu ele alır.Şöyle ki;Gazali,düşünmeyi tarif ederken onu ‘insan nefsinin,bilgisine yerleşmiş,aklına girmiş,şekilsiz ve cisimsiz soyut biçimi ifade edebilmesidir’diye tarif eder ve ekler ‘insan nefsi,ne vakit kalp aynasında fertleri ve özleriyle nesnelerin hakikatlerini tasavvur eder,nefs onları dile getirebilir,zihin onları düşünebilir,akıl ise onların içini ve dışını kuşatırsa, işte o zaman nefse,düşünen adı verilir.Açıklama yapmasa ve dille söylemese de o adamı düşünendir.’ Anladığımıza göre burada esas olan ilk husus,insanın zihninde bulunan soyut bir biçimi bir başkasına iletebilmesi,onun bu imkan ve yetenekle donanmış olmasıdır. Düşünmenin mahiyetine gelecek olursak, Gazali şöyle der: 'düşünmenin mahiyeti,nefsin,bilinecek şeylerin biçimlerini tasavvur etmesi ve hangi dilden ve hangi ifadeyle olursa olsun,nefsin, akılda geçen şeyleri başkasına duyurabilmesi' olup ve son olarak ‘Şu halde düşünen kimse,Rabbini duyabilir ve başkasını duyabilir.Düşünme,insanlık şerefinin sonu ve meleklerin halidir.Çünkü onlar düşünme ile nitelenmişlerdir.Oysa insan bilkuvve melektir.’ der ve bu kısmı bitirir. Ondan sonra insan küçük bir alemdir başlığı altında,düşünmenin insan için şerefini ve Allahın yüceliğinin bilinmesi için düşünmenin ne kadar yüce olduğunu anlatır ve  düşünmenin yetkinliğinin belirtisi olarak da iman rütbesi olduğunu belirtir.Ondan sonra düşünmenin niteliğine geçer Gazali.Öncelikle düşünmenin niteliği hususunda, yaratıcının değil,yaradılanın niteliğini olduğunu belirtir.Zira O’na göre düşünme ameliyesi ne kadar yüce, şerefli olursa olsun yine de o insan nefsinin ve aklının bir niteliği olup, ‘bilen, yapan, algılayan, bilici, diri ‘bir cevherdir.Keza, nefsin mahiyeti hususunda nefsin bedene yerleşik olmayıp, tersine nefsin bakıcısı ve yöneticisi olduğunu belirtir. En son olarak da, Yaradıcı’ya akıllı denilemeyeceği hakkındadır ve bunu şöyle açıklar:"Zira nefs bir cevherdir yani yaratılmıştır, düşünme de onun niteliklerindendir. İşte bundan ötürü yüce Allaha düşünen (natık) verilmez…Yüce Allah cevher değildir." Gelelim bu bölümün en son kısmı olan düşünmenin derecelerine..İmam Gazali, bu kısmı açıklarken, zişuur varlıkların düşünmelerinin olduğunu ve birbirlerine benzerliklerinden söz eder.Örneğin; Müminlerin düşünmesi ,feleklerin düşünmesine benzer; bilginlerin düşünmesi, meleklerin düşünmesine benzer olduğunu söyler ve tüm bunların Yüce Allahtan beri olduğu ve O’nun cisimlilikten,cevherlikten münezzehtir olduğunu söyleyip , bu kısmı nihayete erdirir ve ikinci bölüme geçer. İkinci bölüm yukarıda belirttiğimiz üzere konuşma ve konuşan hakkındadır.Bu bölümde iki kısım vardır.Birinci kısım, konuşmanın mahiyeti ve hakikati. İkinci kısım,Allah’ın konuşmasıdır.Birinci kısımda Gazali hazretleri, konuşmayı ikiye ayırır. 1.Yüce Yaratıcıya ait olan konuşmadır. 2.İnsana ait olan konuşmadır. Gazali’ye göre," Yaratıcıya nisbet edilen konuşma, Rab-oluş(Rububiyet)* sıfatlarından bir sıfattır ve insanların sıfatları arasında hiçbir benzeşme yoktur(…) Zira,Yaratan,yaradılana benzemez ve şöyle der: ‘Yüce Allah’ın konuşması, ikram etmek istediği kuluna ilminin gizli olanlarını aktarmasıdır.(…)O’nun konuşması, nitelik altına girmez. Yani var mıdır-yok mudur sorusuna gerek görmez, nelik-nicelikle nitelenmez-" olduğunu belirtip, insanların konuşması mevzusuna gelir. O’na göre konuşma,'kendisine söz denilmeden önceki nutkı düşünce ve akli sezgiden doğan ve onların düzenli bileşkesi olan ifadeye' denir.Ve böylece düşünmenin vasıtalara(iletme,söz,hareket,organ,işitme gibi)muhtaç olduğunu açıklayıp ve sonunda Allahın konuşmasının bundan farklı olduğunu belirtir.Zira Gazali’nin ifadesiyle' O her şeyi bilmektedir.O’nun ilmi, değişmez, değiştirilemez, tanımlanmaz ve sayıya sığmazdır.' Ve bu kısımda böylelikle sona erer. İkinci kısım ise belirttiğimiz üzere Allah’ın konuşması hakkındadır.Gazali’ye göre Allah’ın konuşması, insan gibi nitelenmeyeceğinden dolayı O’nun hakkında bir vasıta(organ,düşünme vs) söz konusu olamaz.Zira 'O’nun bilgisinin/ilminin içiyle, konuşmasının dışı birdir, aynıdır'.Yani anladığım kadarıyla demek istiyor ki Gazali hazretleri,o özce bir olduğu gibi, tüm yönlerden, sıfatları itibariyle de birdir.Değişme, eksilme, çokluk gibi kelimeleri O’nun hakkında ifade edilemez.Zatı tanımsız, yani nasıllığı bilinmez ve kelimeleri salt organsız bir gerçektir(Hakk).Dolayısıyla der Gazali ‘gerçek anlamda konuşan yalnızca Hak Tealadır.’O’ndan başkasına konuşan denildiği zaman bu ancak mecaz itibariyledir ve ekler ‘Ne var ki, yüce yaratıcının konuşmasına uyan, tefsir ve teviline inanan, tenzilinin emirlerini yerine getiren ve hakkını vererek okuyan kimse, ancak o zaman ve şartlar dahilinde konuşan olur.’ Ve son olarak şöyle bitirir: ’’Ey bilgi arayıcısı! Bilesin ki, Allah’tan başka şeyler boştur(batıl);O’nun konuşması dışındaki konuşma, boş laftır; Allah’ın sıfatları Allah’tandır; Peygamberinin verdiği haberler, Kur’an’ın sırlarındandır.Bu Kur’an’a inanmayan, Allah’ın yardımından yoksun ve yardımından mahrum kalmayı hak eder.Çünkü o bozgunculuk ve nankörlükle nitelenir...’’ Üçüncü bölüme gelince, yine başlarda belirttiğimiz üzere Söz hakkındadır. İlk olarak sözün nasıl oluştuğunu açıklar ve sözün tanımına geçer.O’na göre "söz, dillerde dolaşan tam konuşmadır. Dinleyicilerin kulakları alacak şekilde ortaya çıkmadıkça, tam konuşmadan söz edilemez.(…)Söz ancak dışardan hitap edilen bir dinleyici ile birlikte olur."Ve bunları açıkladıktan sonra her bölümde olduğu gibi Yüce Allah’ın konuşmasına götürür ve Allah’ın tüm bunlardan münezzeh olduğunu açıklar ve böylelikle bu  kısımda sona ermiş  olur.İkinci kısım da ise sözün amacı ve hakikatidir. Gazali,ilk olarak ‘gerçekte insanın cevheri, akleden, düşünen, algılayan, eyleyen nefs’tir.’ ifadesiyle insanın cevherinin nefs olduğunu söyler. Ve ondan sonra söz’ün anlamına ifade etmek maksadıyla nefsin işlevlerinden bahseder ve sözün anlamına şöyle bağlar:’’Nefs konuşmanın anlamını, ifade edilenin faydasını gösterir bir ifadeyle bir başkasına ifade ettiği vakit ona söz denir; her ne kadar bazı dinleyiciler, bir adet, bir kusur, bir taksir nedeniyle onu anlamasa da. Şu halde, nefsin anlamı ifadesi iki yoldan biriyle, yani ya sözle veya yazıyla olur.’’Ondan sonra Gazali hazretleri,sözün oluşmasını açıklar ve sonunda sözün hakikatine ulaşmasıyla bu kısımda nihayete erer. Üçüncü kısma geldiğimizde Yüce Allah’ın sözünden bahseder Gazali.Bu kısımda Allah’ın sözünün, ‘’bir cimrilik,bir engelleme ve bir eğilim olmadan, akıllara yetilerine göre ve güçleri oranında, anlamları aktarmadan ibarettir.’’ İfadesiyle Yüce Allah’ın haksızlıktan, müşriklerin kendisi hakkında söylediklerinden münezzeh olduğunu söyler ve her bir kelimesinin bir takım sırlarından bahseder ve ekler: "Yüce Allah bu kitabın almayacağı pek çok sır vardır. Senin görevin, şeriat eğitimiyle tabiat kirlerinden nefsini temizlemek ve gaflet uykusundan onu uyandırmaktır.(..)" der ve bu bölümü de nihayete erdirmiş olur. Dördüncü bölüm yazma üzerinedir.İlk olarak yaratıkların yazması üzerinde durur. Bu kısım da Gazali, Yüce Allahın insanı yaratmasından bahsedip, onu şerefli kıldığı ve onu öteki yaratıklardan üstün tuttuğu için, insan türünü sadece yardımlaşarak, dayanışma yaparak hayatlarını sürdürecek biçimde birbirine bağlı, birbirleriyle ilişkili ve koruyucu yapmasından bahseder.Ve tüm bunların devamlılığı hususunda  insanın alemin bayındır haline getirmekle olur. Bunlar çeşitli meslek ve sanatlarla olduğunu söyler. Ve ondan sonra Gazali, sanatların kısımlarından bahseder ve sanatkarın kendisinde olması gereken bir takım hususiyetlerinden bahseder. O’na göre sanatlar; 1.ilmi 2. Ameli sanatlar olmak üzere ikiye ayrılır. Mevzubahis olan yazı sanatı ise 1.kısma girer.Bu mevzuda Gazali, yazının neliğinden, nasıl oluştuğundan ve şerefli oluşundan bahseder ve bu kısmı bitirir. İkinci kısma gelince; Gazali, bu kısımda  Allah’ nisbet edilen yazı ve O’nun yazma hallerinden bahseder. Öncelikle Allah’ın yazmasını, cismani kalemle olmadığı gibi levha üzerinde yazma olmadığını belirtir ve O’nun yazmasının 3 mertebesinden bahseder: 1.mertebe:Doğrudan yaratma. 2.mertebe:hikmetin  latifelerini ve kelimenin anlamlarını peygamberlerin kalplerine vahiyle, evliyanın kalplerine ilhamla bırakmasıdır(ilka) 3.mertebede ise: Müminlerin günahlarını bağışlaması ve Müslümanlara rahmetini göstermesidir. Gazali, yazmanın bu 3 mertebesinin her birini açıklar.Yazı çok uzayacağından -ki uzamış da:)- o yüzden girmeyeceğiz.Son sözlerinden bahsedip bu bölümü de nihayete erdirmiş olacağız. Gazali şöyle der:’’Bilesin ki, Allah’ın yazması; doğrudan yaratması, müminlere vahiy ve ilhamı bırakması, Hz.Muhammed’in göndermesi, ödül ve ceza gününe kadar şeriatını koruması demektir.(…)’’ Gelelim en son bölüm olan 5.bölüme.Bahsettiğimiz gibi bu bu bölüm  ‘Aranan Hedef Üzerinde’ başlığı üzerinde olup, ilk kısım olarak harflerden bahseder Gazali. Bu kısımda Gazali, harflerin neliğinden ve hakkındaki insanların ihtilaflarını söz konusu eder ve açıklar. İkinci kısımda ise Gazali, insanların ihtilaflarından bahseder.O’na göre insanların ihtilaf etmesinin,  insanların mizaç ve anlayışlarının farklı olduğunun göstergesidir. Şöyle der: ’Ve her şahıs, mizacı ve yeteneği oranında nefsi kabul eder. Mizacı, ölçülülüğüne ne kadar yakınsa yeteneği de o kadar güçlü olur. Yeteneği ne kadar artarsa nefis o kadar güçlü olur. Nefsin gücünden akıl gücü doğar. Akıl gücünden yönetim(tedbir) iyiliği doğar. Yönetim iyiliğinden de alemin düzeni meydana gelir.’ Bunları bahsettikten sonra her insanın bir mertebede olmayacağından, her birinin belli bir mizacı ve bünyesi olduğundan bahseder ve misal vererek açıklar ve dolayısıyla İhtilaf meselesini de bu yönden açıklar Gazali. Kiminin basiretinden, kiminin nefsinden, düşüncesi ve hakeza. Ve bu kısımda böylece biter. Gelelim üçüncü kısma. Üçüncü kısımda Gazali, söz, düşünme ve konuşmayı açıklamanın amacı üzerinde durur. Ve bu amaçtan maksadı, ‘Yüce Allah’ın konuşması ve kuşku duyulmayan, takva sahiplerine kılavuz olan kitabı hakkında şüphe duyan gafillere hatırlatmada bulunma’olduğunu söyler. Dördüncü kısımdan da söz edip  nihayete erdirelim. Dördüncü kısımda kadim ve kıdemin anlamı üzerinde durur Gazali. Öncelikle kıdemi açıklayalım ve sonra Gazali’nin kıdem hakkında çeşitlerinden bahsedelim:Kıdem:Varlığının öncesi olmama anlamlarına gelmektedir.Şöyle ki:Varlıkların sebep-sonuç ilişkisine bağlı olarak bir ilk sebebe dayanması, mantıki açıdan bir zorunluluktur.Öyle bir sebebe dayanmalıdır ki, var edilmeye muhtaç olmayan ve bizzat var etmeye muktedir olmalıdır. İşte bu sebep Yüce Allah’tır. Onun başlangıcı olmadığı gibi sonu da yoktur.O kadim ve ezelidir.Şimdi kıdemin çeşitlerine geçelim.Gazali hz. Kıdemi şu çeşitlere ayırır: Zaman itibariyle kıdem, şeref itibariyle kıdem, mertebe itibariyle kıdem, mekan itibariyle kıdem ve son olarak zat itibariyle kıdemdir.Gazali, bunların her birini açıklar ve bundan sonrası sonuç kısmına geçer. Ve bizim de  yazımız sona ermiş olur. Gayret bizden Tevfik Allahtan.Kusur,hata bizden.Doğrular Allahtan.. ------- *Burada rububiyet sıfatını açıklayalım.Şöyle ki:Rububiyet Allah’ın her zaman ve her yerde her mahluka,muhtaç olduğu şeyleri vermesi ve onları terbiye ve tedbir etmesidir.Kısaca malikiyet ve besleyicilik keyfiyetini ifade eden bir terimdir. (Muhammed Ali)

--reklam--

Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine PDF indirme linki var mı?

--reklam--

İmam Gazali - Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı İmam Gazali Kimdir?

Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır.

Hayatı ve yaşadığı dönem

Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti.

Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü.

Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi.

İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu.

Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.

--reklam--

İmam Gazali Kitapları - Eserleri

  • Ahiret Hayatı: Ölüm, Kabir, Kıyamet
  • Ahlak Kitabı
  • Kudsi Hadisler
  • Ölüm ve Ötesi
  • Kalplerin Keşfi
  • El-Münkız Mine'd-Dalal Dalaletten Hidayete
  • İhyâ-u Ulumi'd-Din
  • Kimyâ-i Saâdet
  • Yöneticilere Altın Öğütler
  • Aldananlar
  • İlahi Nizam
  • Abidler Yolu
  • Namazın Sırları ve Fazileti
  • Tevhid ve Ledün Risaleleri
  • Helaller ve Haramlar
  • Bana Arkadaşını Söyle
  • İbadetlerin Ruhu
  • Mişkatu'l Envar Nurlar Alemi
  • Kıyamet ve Ahiret
  • Kalp Risalesi
  • Filozofların Tutarsızlığı
  • Fatihatü'l- Ulum
  • Tefekkür
  • Müslümanca Bir Hayat
  • Dünyanın Aldatmasından Korunmak
  • Evlenme Adabı ve Şehvetin Kırılması
  • Ahiret Aleminin Sırları
  • Gıybet
  • İslam'da Dostluk ve Kardeşlik Adabı
  • Oruç / Sırları ve Fazileti
  • Mülkün Sultanlarına / Nasihatül'l-Mülük
  • Uzlet - Yalnızlığın Faziletleri
  • Mü'minler İçin Yükselme Basamakları
  • Yaratılış Hikmetleri
  • İlme Teşvik
  • Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine
  • Minhacü'l Arifin - Ariflerin Yolu (Cep boy)
  • Meva'ız-i Kudsiyye
  • Hak Yolunun Esasları
  • Afetler Kitabı
  • Hakikatler Kitabı
  • Kalbin İlacı
  • Kendini Bulmak
  • Müslümanlığın Rükunları
  • Nefis Terbiyesi
  • Niyet ve İhlas
  • Tevekkül ve Tevhid
  • Gerçeği Arayanların Yolu
  • Ledün Risalesi
  • Öğrencinin Rehberi / Minhacü'l Müteallim
  • Dil Belası
  • Adab Kitabı
  • Her Durumda Adaletli Olma
  • Cehennem ve Cehennemlikler
  • İnançların Esasları / Kavâidi'l Akâid
  • Cennet ve Cennetlikler
  • Arayışlar Kitabı
  • İnsanın Aldanışı
  • İlmin Fazileti
  • İslam'da Müsamaha
  • İmam-ı Gazali'den Kulluğun Haritası
  • Tevbe Risalesi
  • El-Mürşidü'l Emin 'ila Mev'izeti'l-Mü'minin
  • İlim Kapısı
  • Sabredenler ve Şükredenler
  • Tevbe Kitabı
  • İman Kitabı
  • Akaid Esasları
  • Tevhid Akidesinin Esasları
  • Hikmetler Kitabı
  • İnançta Hassas Ölçüler İlcamü'l Avam An İlmi'l-Kelam
  • Zâdü'l-Âhire - Yolculuk Azığı
  • Kur'an Okumanın Adâbı ve Fazileti
  • Adaletin Esasları
  • Öğütler Kitabı
  • Belalar ve Musibetler
  • İslam Ahlakı
  • Felsefenin Temel İlkeleri
  • Nefsimi Nasıl Dizginleyebilirim?
  • Batınilerin Belini Kıran Deliller / Te'vilin Temel İlkeleri
  • Cimrilik ve Mal Tutkusundan Korunmak
  • Hakikat Bilgisine Yükseliş
  • Müslümanlık Bilgileri
  • İslam'da Evlilik ve Aile Hayatı
  • Arayanların Bahçesi
  • Müslümanın Edepleri
  • İlâhî Muhabbet
  • Dinde Kırk Prensip
  • Ey Oğul
  • Alemlerin Sırrı
  • İhya Dersleri İbadetlerimiz
  • Gazali'den Vaazlar
  • Yol, Bilgi ve Varlık
  • İki Risale
  • Temizlik Usulleri
  • Vasiyetname
  • İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 1
  • İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 2
  • İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 3
  • İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 4
  • İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 5
  • İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 6
  • İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 7
  • İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 8
  • İtikadda Orta Yol
  • El-Kıstasü'l-Müstakim
  • İlahi Saadet
  • Faziletler Kitabı
  • Kavaidü`l Akaid (Akidenin Esasları)
  • Cömertliğin Fazileti ve Cimrilik
  • Hıristiyanlık Üzerine Değerlendirmeler
  • Salihler Bahçesi
  • Câh ve Riya - İnsanı Helâka Götüren Hâl ve Davranışlar
  • İlahi Sır
  • Nasıl İyi Bir Kul Olunur?
  • Dua'nın Edepleri
  • Dua ve Zikir
  • Gündüzlerin ve Gecelerin İhyasının Fazileti
  • Marifetullah
  • Esmaül Hüsna Şerhi
  • Kur'an'ın Cevherleri
  • Muhabbet Kitabı
  • İyiliği Emretmek ve Kötülükten Menetmek
  • Hüccetü'l İslam
  • Haccın Sırları
  • Yeme İçme Adabı
  • Zekat Sırları ve Fazileti
  • Tevhid Risalesi
  • İhyau Ulûm'id-Di'den Seçmeler
  • Hakikat Yolcusuna Notlar
  • Evliliğin Hüküm ve Hikmetleri
  • Kurtuluş Vesilesi
  • Misbahü’l Necah: Terbiye
  • Halkların Dostluk ve Kardeşliği
  • Ey Nefsim
  • Kazanç Yolları
  • İtikatta Sözün Özü
  • Tasavvufun Esasları
  • Batıniliğin İçyüzü
  • Günahtan Korunmak
  • Mustasfa
  • Günlük Vazifeler
  • Gazali Külliyatı
  • Tasavvuf Külliyatı
  • Kur'an'ı Okumak ve Anlamak
  • Cahillikten Nasıl Korunabilirim 1
  • Minhacül Abidin ilal Cenneti Rabbil Alemin 1. Cilt
  • Mi'yâru'l-İlm
  • Aşk İle
  • Kelam ve Halk
  • Kırk Kudsi Hadis
  • Parlayan Nurlar
  • Çocuk Nasıl Yetiştirilir
  • Ahiret Halleri
  • İslâm'ın Sınırları
  • İman ve Küfür Çizgisi
  • Hakikat Çağrısı
  • Ecel - Kıyamet (Ölüm ve Ötesi)
  • Kardeşlik Hukuku
  • Amellerde İlahi Terazi
  • Kalplere Şifa
  • Selefi Salihinin Mezhebi
  • İbadetle Arınmanın Sırları
  • Kimyâ-yı Saâdet - 2. Cilt
  • Kimyâ-yı Saâdet - 3. Cilt
  • Kimyâ-yı Saâdet - 4. Cilt
  • Mekasıdü’l-Felasife
  • İlahi Nur'lar
  • Müzik Ve Manevi Coşku Kitabı
  • İki Madnun
  • Fakr ve Zühd
  • Uzletin Edepleri
  • Yolculuk Edepleri
  • İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 5
  • İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 6
  • Namazın Faziletleri
  • Aşkın Hâlleri
  • Düşünmede Doğru Yöntem
  • Müslümanın Şahsiyeti
  • İhyâu Ulumi'd-Dîn Tercümesi Cilt - 7
  • Nefs Terbiyesi ve Ahlâkı Güzelleştirme
  • El Afak (Murada Giden Yol)
  • Mizanü'l Amel
  • Ehli İçin
  • Mustasfâ - Cilt 1
  • Mustasfâ - Cilt 2
  • Kalplerin Tesellisi
  • Ölüm ve Sonrası
  • Açıklamalı Dua Mecmuası
  • Ölüm Korkusu ve Şiddeti
  • Kabir Azabı ve Şiddeti
  • Kendini Bilmek
  • Tasavvufun Prensipleri
  • İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 8
  • Allah Teala'nın Yarattıklarında Tefekkür Etmek
  • Evlilik ve Nikah Adabı
  • İmam-ı Gazzalî’den Üç Risale Güzel Ahlakın Ölçüsü - Dostluk ve Muhabbet Terazisi - Zafer Meşalesi
  • Korku ve Ümit
  • Tevhid ve Tevekkül
  • Cevahirul Kuran (Kuran Cevherleri)
  • Namazın Önemi ve Sırları
  • İyilik Erleri
  • Nefs ve Gurur
  • İslam Kardeşliği
  • İslam'da Eğitim
  • Kur'an'ın Cevherleri ve İncileri
  • Müslümanın Günlük Edepleri
  • Yalan Dünya - Dünyanın Zemmi
  • Peygamberimizin (Sav) Edeb ve Ahlakı
  • Esâsü'l-Kıyâs
  • Kalbin Halleri
  • İlim Kitabı
  • İrfan Ordusu
  • Helaller Ve Haramlar
  • İyiliği Emretme Ve Kötülükten Alıkoyma
  • Tefekkür Kitabı
  • İki Şehveti Dizginlemek - Mide ve Cinsellik
  • Ölüm ve Ötesi
  • Filozofların Maksatları
  • Nefsin Hileleri ve Terbiye Yolları
  • Niyet ve İhlas
  • Kalbin Sırları
  • Allah İçin Sevmek

--reklam--

İmam Gazali Alıntıları - Sözleri

  • Uykudan sonraki uyanıklık gibi, uyanıkken öyle bir hâle geçiverirsin ki uyanıklığın da o hâle nispetle uyku gibi olur ve o hâle geçtiğinde aklınla kurguladığın şeylerin tamamen hayal ürünü olduğunu anlarsın. (Arayışlar Kitabı)
  • "Yüceliklere ucuza ermek istersin, Hiç arı olmadan bal olur mu? Sen cahilken, benim senden razı olmamı istersin, O cahil halinle sevgililer senden hoşnut olur mu?." (Alemlerin Sırrı)
  • "Kişi, dostunun dini (yolu ve gidişatı) üzeredir; öyleyse sizden biri kiminle dostluk yaptığına baksın." (Uzletin Edepleri)
  • Nikâhta beş türlü fayda vardır: Çocuk sahibi olmak, Şehvetin teskin edilmesi, Ev işlerinin yönetilmesi, Sülâlenin çoğalması, Nefis mücâdelesinin yapılması. (Evlenme Adabı ve Şehvetin Kırılması)
  • "Akıl, insanın bir sıkıntıya düştüğü zaman ondan nasıl güzellikle kurtulurum diye gayret etmesi değildir; gerçek akıl, kurtuluş arayacağı bir tehlike ve sıkıntıya düşmemektir." (Yöneticilere Altın Öğütler)
  • Zira sebebe vâkıf olmak, kaderin sırrına vâkif olmak demektir. (Korku ve Ümit)
  • "Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir. Onlar namazlarında huşû içindedirler" (Mü'minûn 23/1-2). (Namazın Sırları ve Fazileti)
  • قال صلى الله ... : وهل ينفع القرآن إلا بالعلم؟ ... (İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn - Cilt 1)
  • Ey oğul, diğer aylarda da oruç tut. Çünkü Resûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: Kim ki, ayların perşembe, pazartesi günleri oruç tutarsa Allah Teâlâ ona yediyüz yıllık sevap ihsan eder. (Hüccetü'l İslam)
  • Hazreti Enes'in bir hizmetçisi vardı; son günlerinde Enes ona öğretti. Dua "Bismillahirrahmanirrahim. şudur: Bismillahillezi lâ yedurru mea ismihi şey'ün filarzı hüvessemîul alîm." Sabah akşam bu duayı okursan bütün belalardan emin olursun. (Hüccetü'l İslam)
  • Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Cennet bahçelerinden geçtiğiniz zaman, oralardan faydalanın!” buyurdu. Kendisine “Ey Allah'ın Rasûlü! Cennet bahçeleri ile neyi murad ediyorsunuz?” diye sorulduğunda cevaben: « “Zikir meclisleri...” » buyurdu... (İlme Teşvik)
  • "Amelsiz, cenneti istemek, günahlardan bir günahtır." (Hüccetü'l İslam)
  • Bilmiş ol ki seni bugün günahlardan uzaklaştırmayan ve ibadete yönlendirmeyen ilim, yarın da cehennem ateşinden korumayacaktır. Bugün ilminle amel etmez, geçmiş günleri telafi etmezsen yarın kıyamet gününde: "Bizi (dünyaya) geri gönder de salih ameller işleyelim" dersin; sana şöyle cevap ve rirler: "Ey akılsız! Zaten oradan geliyorsun!" (Hakikat Çağrısı)
  • Bakara Sûresi'nin son iki âyeti'ni (Âmenerresûlü) okumak, geceyi ihyâ etmeye ve kötülüklerden korunmaya kâfi (yeterli)'dir. İmâm-ı Nevevi . (İbadetlerin Ruhu)
  • Sizlerden biriniz dünyâda bildiğiniz bir ölmüş kimsenin kabrine uğrayıp da, selâm verince, o mü'min sizi tanır ve selâmınıza cevâb verir. (Kıyamet ve Ahiret)
  • "Biz müslümanlar, nedense kendimizi aciz ve çaresiz konumunda görüp kötü gelişmeler karşısında tepki olarak yalnızca sizlanmak ve şikayette bulunmaktan zevk alırız ." (İtikadda Orta Yol)
  • Efendimiz Aleyhisselâm şöyle buyurdu: "Sizden sonra öyle insanlar gelecek ki, türlü ve zevkli yemekler yiyecek renkli ve rahat binitlere binecek, rengârenk ve güzel kadınlarla evlenecek, kat kat ve nefis kumaşlar giyecektir. Onların bir mîdeleri var ki az ile doymaz, onların bir istekleri var ki çoğa da kanaat etmez. Dünyaya bağlanmışlar. Akşam-sabah düşündükleri ve taptıkları dünyaları. Onu Allahu Teâlâ'nın dışında ilâh ve Rablerinden başka rab kabul ederler. Bütün çabaları dünya içindir. Yalnız hevâ ve heveslerinin peşinde koşarlar. Abdullah'’ın oğlu Muhammed'in katî sözü şudur ki, sizin veyâ onların peşinden, sizden sonra veyâ onlardan da sonra gelenlerden o güne yetişenler, bunlara selâm vermesin, nastatarını ziyaret etmesin, cenâzelerine gitmesin ve büyüklerine hürmet göstermesinler. Zira bunları yapanlar, İslamiyet'in yıkılmasına yedim etmiş olurlar." (İhyau Ulumi'd-Din Tercümesi Cilt - 6)
  • 'Müziğin,kalbin berraklaşmasını sağlayan bir etkisi vardır.' (Müzik Ve Manevi Coşku Kitabı)
  • Beden kalbin ülkesidir. Bu ülkede kalbin birçok askerleri vardır. Kalp, ahiret için yaratılmıştır. Allah'ı tanımak ise onun yarattıklarını bilmekten geçer. (Kalp Risalesi)
  • Oku Rabbin en büyük lütuf sahibidir. (Tevhid ve Tevekkül)