Kitap Künyesi

Yazar: Beth Revis

Yayın Evi: Olimpos Yayınları

İSBN: 9786059609302

Sayfa Sayısı: 384

--reklam--

Edgar Casey Akademisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bo, Sofía’nın olmadığı bir dünyada yaşayabilir mi?

Bo, kız arkadaşı Sofía’nın olmadığı bir dünyayı hayal bile edemiyordu. Neyse ki bunu yapmasına gerek yoktu. Onu kazara geçmişte mahsur bırakmış olsa da, zaman yolculuğu yeteneklerini daha iyi kontrol etmesine ve onu kurtarmasına yardım etmesi için özel güçleri olan öğrencilerden oluşan elit bir okula gidiyordu. Fakat bu okuldaki meraklı hükümet yetkilileri bazı sorunlara yol açabilirdi.

Phoebe, erkek kardeşi Bo’nun olmadığı bir dünyayı

kolaylıkla hayal edebilirdi. O olmadan, annesi kendi endişelerine gömülmezdi. Babası kendini ofisine kilitlemez ve Bo’nun bir sorunu yokmuş gibi davranmazdı. Ve paranoid sanrıları yüzünden özel güçleri olduğunu ve zamanda yolculuk yapabildiğini düşünen birinin kız kardeşi olmak yerine normal bir kız olma şansı olurdu.

Phoebe, sorunları görmezden gelmek için sessizliği kullanan bir ailede içinden geçenleri söylemeyi öğrenirken, Bo süper güçlerinin ve Sofía’yı kurtarma şansının gerçek olup olmadığı ile yüzleşmek zorundadır.

Evrenin Ötesi Üçlemesi ile NY Times en çok satan yazarı olan Beth Revis, tutunma ve bırakma ile ilgili yürekleri burkan bu kitabında kontrol ve kaos, sevgi ve aile hakkında bir hikâye yaratmak için kurgu türü ile gerçek yaşamı harmanlıyor.

--reklam--

Edgar Casey Akademisi Alıntıları - Sözleri

  • "Büyük anlar sadece kafanızdaki fotoğraflardır; küçük şeyler ise anılardır."
  • "Bir kişiyi asla her şeyiyle tanıyamazdınız; onları sadece belirli bir zaman döneminde tanırdınız."
  • '' İçimde karanlığı hissediyorum, göğsümde kıvrılmış Duman ve Ateş soluyan bir yaratık gibi. Her zaman orada Üzerimde bir yük. Kendi tenim dışında başka bir şeyin içinde kapalı değil. Bazen uyuyor bazen uyumuyor ''
  • '' Hayat zaman akışı gibiydi düğümleri doluydu, çarpıktı ve karmakarışıktı. Ve belki hepimiz, kaderimizin iplerinin tam olarak nereye gittiğini görebilseydik her zaman doğru seçimleri yapabilirdik ama yapamıyorduk... ''
  • "Kendime normallik içinde sığınılacak bir liman yapmıştım ama burada son derece yalnızdım."
  • Burada hepimiz boğuluyorduk ve hiçkimse, hiçvir kahrolası şeyi fark etmiyordu.
  • "Sanırım biri yaşamınızdan bir süre için gittiğinde, tek düşünebildiğiniz, büyük şeyler olur. Büyük pişmanlıklar, olabilseydiler, olmalıydılar."
  • "Çevremdeki herkesin kim olduğuma dair bir fikri vardı. Kendimi kendi koşullarıma göre tanımlamak istiyordum."
  • Gerçekten ne istiyorum biliyor musun? İşleri berbat etme özgürlüğü istiyorum.
  • Buz ve sis kaplı bir dağ yolunda direksiyon başına geçmiş gibiydim. Sürekli yoldan çıkıyor ve ağaçlara çarpıyordum...
  • "Aşık olduğunuzda, ilk öpücükle aşka kapılmazsınız, ondan sonraki her öpücükte aşık olursunuz."
  • Ama ilkler ve sonlar ve aradaki büyük anlar bir yaşam değildir. Bir kişi değillerdir. Sevdiğiniz şey değillerdir. Aşık olduğunuzda,ilk öpücükle aşka kapılmazsınız,ondan sonraki her öpücükte aşık olursunuz. Büyük anlar harikadır ve onları hatırlama nedenimiz bellidir ama bir insanı gerçek yapan küçük şeylerdir. Büyük anlar sadece kafanızdaki fotoğraflardır;küçük şeyler ise anılardır.
  • Güven bir kez yitirildiğinde onu geri kazanmak zordur.
  • "Şüphesiz, evren olması gerektiği gibi işlemektedir " Max Ehrmann,Desiderata
  • Kendime normallik içinde sığınacak bir liman yapmıştım ama burada son derece yalnızdım

--reklam--

Edgar Casey Akademisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Nooldugunu anlayamadim acayip degisikti ama guzeldi sondaki küpe olayindan dolayi cidden guclerinin oldugunu dusunuyorum ama sanirim yazarinda kafasi o kadar karisikti ki yazarken kitabada bunu yansitmis okumasi ilginc ve zevkliydi (Ahsen B)

herkesin kendinden bir parça bulup tüm ihtimalleri düşündürmesini sağlayacak gerçek ve gerçek olmayan arasındaki bağlantıyı farketmekte güçlük çekeceğiniz bir kitap. Aşırı akıcı, çoğu zaman dramatik ve sonunu merak ettiriyor. Psikolojik desteğe ihtiyacı olan bir insanın hissettiklerini hissetmemizi sağlıyor. Kontrol dışı bir bedene ve zihne sahip olmanın zorlukları ve daha kötüsü bunun farkında olmamanın verdiği hayat karışıklığı.. (beyza Turgut)

""Çevremdeki herkesin kim olduğuma dair bir fikri vardı. Kendimi kendi koşullarıma göre tanımlamak istiyorum.." *SPOİ Sanırım reading slump gireceğim. Elime kitap almak istemiyorum ama boş zamanlarım o kadar çok ki.. elimde olan güzel kitapları harcamak istemedim bu yüzden içimden gelmeyen kitaplarla başlamak istedim. O kitabımız da 1. Sırada bulunan Edgar Casey akd. Kitabın acaip basit bir konusu var ve nedense aşırı sarmıyor beni umarım elimde çok fazla sürünmez. Kitap hakkında merak ettiğim tek şey sonu, okuyucular baya şaşırmış ve hangisi gerçek hangisi yanlış anlayamamışlar bu durumu merak ediyorum. Şuan tüm olaylar net normal şekilde ilerliyor. Şimdi konuya geçebiliriz. Bo diye bir ana karakterimiz var. Çoğu fantastik kitap karakteri gibi Bo ' da kendini sevmiyor, kendini yetersiz görüyor, ailesi tarafından sevilmiyor, zorbalığa uğramış ve gerçek lisede çok fazla arkisi olmayan bir karakter ha birde çoğu fantastik kitap karakteri gibi o da çok iyi gücünü kullanamıyor. Bo özel çocukların olduğu bir akademide ve bu özel güçler artık hiçte özel değil. Yazarı eleştirmek için diyorum bence fantastik kitap yazacaksanız artık görünmez olmayı, uçmayı , ateş yakabilmeyi, telepatiyi, ölülerle konuşmayı özel güç olarak vermeyin. Kitaba geri dönecek olursak iki farklı karakter tarafından okuyoruz Bo ve Phoebe. Bu karakterlerimiz kardeş. Phoebe'de evden kurtulmak isteyen ( aslında mukkemmel bir ailesi ve dostları var ) bir karakter. Evdeki durumlarını okuyoruz genel olarak. Bo'da zaman yolculuğu sırasında sevgilisini kaybeder ve onu geri kazanma çabasını okuyoruz. İki karakterde bana aşırı ergensi tavırlar sergiliyor. Elim çok fazla kitaba gitmiyor ama umarım bitireceğim. S: 104 Kitap beni bayıltacak düzeye yavaş ilerliyor. Hiç ama hiç bir şey olmuyor. Sürekli Sofie'yi nasıl kurtaracağını düşünüyor karakter. Bo'nun hikayelerinde çok fazla düşünce yer alıyor. Olay örgüsü çok az. Phoebe'yi okumak biraz daha eglenceli. Genel olarak zaman yolculuklarını ele alan konuları hiç sevmem burda da ha bire geçmişe gidip duruyoruz ve hiç bişey olmuyor. Baya sıkılıyorummm eğer bir 100 sayfa da bu şekilde geçerse bırakacağım. °° Maalesef kitaba devam edemedim. Bu tarz konular bana çok sıradan geliyor artık. Okurken de çok fazla zevk alamıyordum ve kendime işkence ettirmek istemedim. (Ethnq)

--reklam--

Edgar Casey Akademisi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Beth Revis - Edgar Casey Akademisi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Edgar Casey Akademisi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Beth Revis Kimdir?

--reklam--

Beth Revis Kitapları - Eserleri

  • Evrenin Ötesi
  • Bir Milyon Güneş
  • Dünyanın Gölgesi
  • Yapay Düş
  • Edgar Casey Akademisi

--reklam--

Beth Revis Alıntıları - Sözleri

  • "Bana geri gel." dedi. "Ne gerekiyorsa yap ve bana geri gel." ".. sevdiğim her şeyi kaybettim. Seni de kaybedemem." (Dünyanın Gölgesi)
  • Gerçekle düş arasındaki çizgi çok bulanıktı. (Yapay Düş)
  • firtinadaki simsekleri animsatiyordu. gok gurultusu cok yuksek ve korkutucuydu fakat gokyuzunu yararak sessiz simsek geliyordu. (Dünyanın Gölgesi)
  • "Kendime normallik içinde sığınılacak bir liman yapmıştım ama burada son derece yalnızdım." (Edgar Casey Akademisi)
  • İçimde ne varsa büzüşmüş ve pörsümüş gibi geliyordu bana. Her şey suskun ve sakindi. (Yapay Düş)
  • Burada, senden çok uzaklarda çakılıp kalmaktan nefret ediyorum! (Yapay Düş)
  • “Ve gülüşünde yıldızlardan daha güzel bir şey gördüm” (Evrenin Ötesi)
  • 'Bizi bu gezegende cehaletimiz öldürecekti.' (Dünyanın Gölgesi)
  • Ama ilkler ve sonlar ve aradaki büyük anlar bir yaşam değildir. Bir kişi değillerdir. Sevdiğiniz şey değillerdir. Aşık olduğunuzda,ilk öpücükle aşka kapılmazsınız,ondan sonraki her öpücükte aşık olursunuz. Büyük anlar harikadır ve onları hatırlama nedenimiz bellidir ama bir insanı gerçek yapan küçük şeylerdir. Büyük anlar sadece kafanızdaki fotoğraflardır;küçük şeyler ise anılardır. (Edgar Casey Akademisi)
  • '' Hayat zaman akışı gibiydi düğümleri doluydu, çarpıktı ve karmakarışıktı. Ve belki hepimiz, kaderimizin iplerinin tam olarak nereye gittiğini görebilseydik her zaman doğru seçimleri yapabilirdik ama yapamıyorduk... '' (Edgar Casey Akademisi)
  • “Eğer yapabilseydim, artık umursamamayı isterdim.” (Bir Milyon Güneş)
  • Kendi hatıralarınıza bile güvenemiyorsanız, kime güvenebilirsiniz? (Yapay Düş)
  • "... Bir seçim yapmam gerekseydi.. O zaman da onu sever miydim? O beni sever miydi? Seçim şansı olmadan aşk, aşk değildi." (Bir Milyon Güneş)
  • Herkese güvenmeyi göze alamayacağımı keşfettim. Beni paranoyak yapan da budur muhtemelen. (Yapay Düş)
  • Yalnızca aniden öyle hissettikleri için insanlar kendilerinin ve birbirlerinin canını yakıyorlardı ve bir sonuç aldıkları müddetçe ne hissettiklerini umursamıyorlardı (Bir Milyon Güneş)
  • '' İçimde karanlığı hissediyorum, göğsümde kıvrılmış Duman ve Ateş soluyan bir yaratık gibi. Her zaman orada Üzerimde bir yük. Kendi tenim dışında başka bir şeyin içinde kapalı değil. Bazen uyuyor bazen uyumuyor '' (Edgar Casey Akademisi)
  • Deniz, tehlikeli bir yerdi çünkü sizi sonsuzluğa inandırırdı. (Yapay Düş)
  • '' Bana geri gel'' dedi. '' Ne gerekiyorsa yap ve bana geri gel. '' (Dünyanın Gölgesi)
  • Artık sahip olmadığım tek bir şey varsa, o da umuttu. (Bir Milyon Güneş)
  • Onun yanındayken kendimi kontrol edemiyordum, olan buydu. Onu o kadar istiyordum ki, bu her şeyin, kafamdaki diğer tüm düşünce, içgüdü ve sınırlamanın önüne geçiyordu. (Bir Milyon Güneş)