Kitap Künyesi
Yazar: Siraceddin Önlüer
Yayın Evi: Semerkand
İSBN: 978-605-5455-88-0
Sayfa Sayısı: 108
--reklam--
Ehlibeyt Imamları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Seyyidler ve şerifler tarih boyunca ehl-i sünnete bağlı mezheplerin ve tarikatların yayılmasında hizmet etmişlerdir. Hatta bunlar içerisinde öyleleri vardır ki, tesirleri bütün ümmet üzerinde etkili olmuş, getirdikleri usuller sistemleşmiştir. Bu büyük zatlara, manevi önderlikleri sebebiyle "imam'' denilmiştir. Sünnet-i Resulullah'ın doğru bir şekilde sonraki nesillere aktarılmasını sağlayan selef-i salihinin büyükleri arasında yer alan on iki imam, Nakşibendî yolunun büyüğü Şah-ı Nakşibend, Kadiri yolunun büyüğü Abdülkadir Geylani, Rifaî yolunun büyüğü Ahmed Rifaî (kuddise esrarahüm) ve daha niceleri Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) temiz neslinden çıkan büyük yol göstericilerdir.
Siraceddin Önlüer'in yazdığı eseri, hadis-i şeriflerin tahriçleri yapılmış, gerekli dipnotlar eklenmiş bir şekilde okurlarımıza sunuyoruz.
Kitabımızda on iki imamın hayatını ve faziletini anlattıktan sonra ehl-i beytin önemli imamlarından Şah-ı Nakşibend'in, Abdülkadir Geylani'nin, Ahmed Rifaî'nin, İbrahim Desûkî'nin, Ahmed-i Bedevî'nin, Ebu'l-Hasan Şazelî'nin (kuddise esrarahüm) de hayatlarına ve faziletlerine yer verdik. Ayrıca ehl-i beyt sevgisinin önemini anlatan ve ehl-i beyt imamlarını nasıl tanımamız gerektiğini açıklayan bir giriş bölümü hazırladık.
--reklam--
Ehlibeyt Imamları Alıntıları - Sözleri
- "İlminin fazla, amelinin çok olması ile gurura kapılan kimse, marifet sahibi değildir. Çünkü şeytan da pek fazla bilgiye sahipti. Mantık yürütmek suretiyle, ateşin topraktan daha hayırlı olduğunu iddia etti. Halbuki meleklere hocalık yapıyordu. Sonunda kendi nefsinin üstün olduğunu iddia etti, kibirlendi. Böylece Allah Teala'nın gazabına uğradı ve lanete müstahak oldu. Ebedi olarak rahmet dergahından kovuldu." Ahmet Er-Rifai (k.s.)
- "En yüksek irfan, kendi kendini tanımaktır." Muhammed Bâkır (rah)
- " Sıkıntıda olan bir kimse beni vesile edip Allah'a yalvarsa derhal sıkıntısı gider. Şiddet anında her kim benim ismimi ansa derhal rahata kavuşur. Her kim Abdulkadir-i Geylani'nin yüzü suyu hürmetine diyerek, Allah'tan dilek'te bulunursa derhal işi görülür." Abdulkadir Geylani (k.s.)
- " Bir kimse, rızkı azaldığı zaman çok tövbe ve istiğfar etsin! Zira Allah Teala Nuh suresinde tövbe ve istiğfar edenlerin günahlarını bağışlayacağını ve rızıklarını arttıracağını vaat ediyor." Cafer-i Sadık (rah)
- " Bütün evliyalık yollarından geçirildim. Fakat fakirlik, başkaları gözünde hakir olmak ve hastalık gibi Allah Teâlâ'ya yakın ve uygun yol göremedim." Ahmet Er-Rifai (k.s.)
- Hz.Ali (kv) Kâbe'de doğan ilk ve tek kişidir.Rivayete göre annesi Fatıma (r. anhâ) doğumu yaklaştığı bir zamanda Kâbe'ye gitti.Doğum sancılarının verdiği ıstıraplardan dolayı Kâbe'den çıkamadı ve çocuğunu Kâbe'de doğurdu.
- “Ey âdemoğlu! Allah’ın haram kıldığı şeyleri terket, âbid olursun. Allah’ın sana taksim ettiği rızka razı ol, zengin olursun. Komşularına ihsanda bulun iyi bir müslüman olursun. İnsanların sana nasıl davranmasını istiyorsan onlara öyle davran, âdil olursun. Elinde bulunan malı geleceğin için harca. Çünkü yolcu olan bir mümin, yol için azık hazırlarlar. Kâfir ise keyfi için savurur, ahireti için hazırlık yapmaz. ~Hz. Hasan
- Ehl-i beyt’in hiçbirinde baş olma sevdası, riyaset sevgisi,saltanat muhabbeti yoktu. Onların tek bir derdi olmuştu. Hakk’a kulluk, halka hizmet... Çünkü onlar insanlığa acımakta, onlara karşı şefkat etmekte dedelerini örnek almışlardı.
- Allah o mümine rahmet etsin ki dilini tutar da kötü söz söylemez. Çünkü bu, Cenâb-ı Hakk’ın kendisine verdiği sadakadır. Dilini tutmadıkça hiç kimse günahlardan kurtulamaz. ~Muhammed Bâkır
- Cahiller çoğaldığı için âlimler garip kaldı.
- Gıybet, yalancıların meyvesi, fâsıkların ziyafeti, kadınların sakızıdır.
- "Allah Teâlâ kullarının kalbine nazar eder. O halde kalplerinizi temiz tutunuz! İçinde yalniz ihlâs ve doğruluk bulunsun!"
- Bir köpek cüzzâm hastalığına yakalanmıştı. Hiç kimse köpeği bu iğrenç halinden dolayı kapısına koymadı. En sonunda Ahmed Rifâî hazretlerinin kapısına geldi. Dermansız, yara bere içindeydi. Köpeğin bu halini görünce, onu alıp şehrin dışına götürdü ve bir gölgelik yaptı. Köpeği orada tedavi etti. Temizledi, yarasına merhem sürdü, karnını doyurdu. Kırk gün içinde sıhhate kavuştu, hastalıktan eser kalmadı. Sonra köpeği güzelce yıkadı ve şehre getirdi. Kendisine; - Efendim! Bu köpeğe çok ilgi gösterdiniz, hikmeti nedir, diye soruldu. - Kıyamet günü Rabbim'in bana, bu köpeğe niçin acımadın? Onu uğrattığım bu beladan niçin kurtarmadın? Aynı belâya seni de düşürmem ihtimalini niçin düşünmedin, diye sormasından korktum.
- "Kötü arkadaşları terket. Onlara sevgi duyma, salihleri sev. Yakının bile olsa, kötü arkadaştan uzak dur. Uzak bile olsa, iyi arkadaşlarla beraber ol. Kimi seversen, seninle onun arasında bir yakınlık hâsıl olur. Bu bakımdan, sevgi beslediğin kimsenin kim olduğuna iyi bak."
- Behlül, bu küçük çocuğun sözlerine ve hareketlerine hayret etti. Ondan, kendisine nasihat etmesini istedi. Hasan Askerî (rah.), bazı beyitler okuyarak nasihatte bulundu. Fakat o sırada âniden fenalaştı ve düşüp bayıldı. Bir müddet sonra ayılıp, kendine geldi. Behlül ona, - Sana ne oldu. Sen küçük ve günahsızsın, dedi. Hasan Askerî (rah.], - Ey Behlül! Annemi ateş yakarken gördüm. Büyük odunları tutuşturmak için küçük odunları yakıyordu. Ben de cehennemin küçük odunlarından olmaktan korkuyorum, diye cevap verdi.
--reklam--
Ehlibeyt Imamları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Her kitabın beni götürdüğü bir yer ve bana kazandırdığı bir şey var dolayısıyla kitap incelemeyi kendim için uygun bulmuyorum. Her kitabı okurum. Saygılar. (D)
--reklam--
Ehlibeyt Imamları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Siraceddin Önlüer - Ehlibeyt Imamları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ehlibeyt Imamları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Siraceddin Önlüer Kimdir?
1972 yılında Adıyaman’da dünyaya geldi. İlköğretim ve lise eğitimini Adıyaman'da tamamladı. Küçük yaştan itibaren ilimle meşgul olan yazar, klasik usulde Arap dili ve edebiyatı, hadis, tefsir, fıkıh gibi İslâmî ilimleri tahsil ederek 1994 yılında icazet aldı.
Daha sonra Anadolu Üniversitesi, İlahiyat (Önlisans) programını bitirdi. Yaklaşık 6 yıl çeşitli İslâmî ilim dallarında eğitimler verdi. Yazar, Semerkand Yayınları Araştırma Merkezi’nde telif ve tercüme çalışmalarına devam etmektedir.
--reklam--
Siraceddin Önlüer Kitapları - Eserleri
- Kırk Hadiste Müslüman Şahsiyeti
- Edep Ya Hu! - Allah Dostlarının Örnek Ahlakı 1
- O'nu Selamlamak
- Efendimiz Soruyor
- Kalbin Hastalıkları - 1
- Edep Ya Hu! - Allah Dostlarının Örnek Ahlakı 2
- Ben Pişmanım
- Şefaat ya Resulallah (sav) Delilleri ve Hikmetleriyle Şefaat
- Kalbin Hastalıkları - 2
- Rahmet Kapısı
- Kalbin Hastalıkları - 3
- Yürü Huzura
- Kalp Alemi - Kalbin Salih Amelleri - 1
- Ehlibeyt Imamları
- Receb
- Kalbin Hastalıkları - 4
- Helal Kazanç
- Hicri Aylar Şaban
- Kalp Alemi - Kalbin Salih Amelleri - 2
- Temel Şafii İlmihali
- Hicri Aylar Ramazan
- Hicri Aylar Ribîülevvel
- Asr-ı Saadet Şehidleri
- Cemaziyelahir
- Safer
- Hicri Aylar Muharrem
- Hicri Aylar Rebiülahir
- Zilhicce
- Zilkade Hicri Aylar
- Şafii Mezhebine Göre Dinimi Öğreniyorum
- Şevval
- Hicri Aylar
- Ramazan
--reklam--
Siraceddin Önlüer Alıntıları - Sözleri
- Şu dünyada Allah'a gönül verenlerin çilesi hiç tükenmemiştir (Kalp Alemi - Kalbin Salih Amelleri - 2)
- Sonra da Allah'ı tesbih et, Hz. Peygamber'in s.a.v tavsiye ettiği tesbihati oku. Bunu mümkün mertebe ihmal etme!.. Öğle ve ikindi iş sebebiyle, akşam ve yatsı yorgunluk nedeniyle, sabah da uykusuzluk bahanesiyle terketme!.. Şeytanın vesvesesine kapilma! Resûl-i Ekrem'in (sallallahu aleyhi vesellem) Şu ikazini unutma "Şeytan, namazda iken her birinize gelir 'Şunu şunu hatırla!' der ve namazdan çıkıncaya kada devam eder. (Bu hatırlatmaların neticesi olarak) kişi bu tesbihati terkeder." (Yürü Huzura)
- Şefaat, sevenlerin sevdikleri için aracı olup naz makamında niyaz etmeleri, dostları adına göz yaşı dökmeleridir. (Şefaat ya Resulallah (sav) Delilleri ve Hikmetleriyle Şefaat)
- Hak Teala, her canlının rızkını ayrı ayrı ve farklı farklı ihsan etmiştir. Ancak bu farklılık, cemiyet nizamının mükemmel bir surette tesis ve düzeni içindir. Nitekim Yüce Allah, “...Onların(insanların) dünya hayatındaki maişetlerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için de kiminin(maişetini) derecelerle ötekine üstün(fazla) kıldık”(Zuhruf 43/32) buyurmuştur. Yani kimi zengin kimi fakir; kimi işci kimi işveren; kimi amir kimi memur olur. İnsanların iş bakımından rızık yollarının farklı olması, birbirleriyle daha yakın ilişki ve alaka içerisinde bulunmaları içindir. Şayet hayat nizamı, insanların aciz idraklerine, birbirine uymayan istek ve yeteneklerine ve her an değişen düşüncelerine kalsaydı, kainatta isyandan başka bir şey görülmezdi. Nitekim Allah Teala, “Bilmiyorlar mı ki Allah, rızkı dilediğine bol verir, dilediğinden kısar. Şüphesiz bunda şuurlu müminler için ibret vardır” (Zümer 39/52) buyurmaktadır. Kuran-ı Kerim’de, gerek dünya gerekse ahiret nimetleri bakımından Allah’ın lütfunun sınırsızlığı ifade edilmektedir.(İsra 17/21) Şu halde servet, mevki, sağlık ve yaşayış güzelliği bakımından insanlar arasındaki farklar ilahi takdirin bir gereğidir. Bu da bu dünya da mutlak eşitliğin imkansızlığını orataya koymaktadır. Farklı farklı istidat ve kabiliyetlerde yaratılmış bulunan insanların eşit imkanlara sahip olmaları, eşyanın tabiatına uygun düşmemektedir. Ayrıca servet ve refah yönünden herkesin eşit olması, ideal manada dahi, insanlara bir fayda sağlamayacaktır. Her şeyden önce insanlar eşit beceri ve kabiliyetlere sahip olmadıkları gibi, eşit derecede mala mülke sahip olmaları da mümkün değildir. Aynı şekilde, farklı farklı iş ve mesleklerde çalışan kimselerin eşit imkanlara sahip olmaları da beklenemez. (Helal Kazanç)
- "Her kim günde bana yüz salavat getirirse, Allah onun yüz ihtiyacını giderir. Bunun yetmişi ahireti içindir, otuzu da dünyası içindir. " . Ali el Muttaki, Kenzul Ummal, nr 2132 (O'nu Selamlamak)
- "Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki kıldıkları namazdan gafildirler" (Mâûn 107/4-5) (Yürü Huzura)
- Kamerî yılın ramazandan sonra ve zilkadeden önce gelen onuncu ayının adı olan şevval, "yukarı kalkmak, yükselmek, kaldırmak, taşımak ve götürmek" anlamlarındaki şevl kökünden türemiştir. (Şevval)
- MUHARREM AYININ BİRİNCİ GÜNÜNDE NE YAPILIR? Muharrem ayının birinci gününde, her birinde besmele çekerek, bir defada 1000 İhlâs-ı Şerîf okuyanları Cenâb-ı Hak lütfuyla, keremiyle bu âlemden kul borcu ile huzûruna getirmeyecek, dünyada ödemeye muvaffak kılacaktır. Muharrem ayının birinden onuna kadar 10 gün oruç tutmak fazîletli ibâdetlerdendir. Bu on günlük orucu tutamayanlar, mümkünse 8, 9 ve 10. günlerde oruç tutmalıdırlar. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) 9. günü seferde bulunduğundan yalnız 10. günü oruç tutmuşlar ve “Sağ olursak gelecek sene 9. günü de tutarız.” buyurmuşlardır. Bu ayın perşembe, cuma, cumartesi günlerinde peş peşe oruç tutulursa 900 senelik nâfile oruç sevâbı verilir. (Hicri Aylar Muharrem)
- İslam ümmeti, insanlık için en hayırlı topluluktur. Çünkü fertleri birbirinin bütün dertleri ile ilgilenen kişilerden meydana gelir. Oysa diğer toplumlarda iyilik ve kötülük her ferdin kendi sorunu ve kendi meselesidir. Bu sebeple bu şerefli görev Hz peygamber'in (sav) ümmetine verilmiştir. Şu ayet de bu hususu teyit etmektedir; “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırsınız." Al-i İmran 3/110 (Kırk Hadiste Müslüman Şahsiyeti)
- " Bir kimse, rızkı azaldığı zaman çok tövbe ve istiğfar etsin! Zira Allah Teala Nuh suresinde tövbe ve istiğfar edenlerin günahlarını bağışlayacağını ve rızıklarını arttıracağını vaat ediyor." Cafer-i Sadık (rah) (Ehlibeyt Imamları)
- Hz.Peygamber (sas),huzurunda birbirine söven iki kişiden birinin yüzünde öfke hali belirince şöyle buyurmuştur: "Ben bir kelime biliyorum,eğer şu adam bunu söylerse öfkesi geçer.Bu kelime,eûzü billahi mineşşeytanirracim (kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım) cümlesidir." Hz.Peygamber (sas),Cenabı Hakk'a sığınmayı öfkenin ilacı olarak tavsiye etmiş,insanın kendi kendine ulaşacağı irade sağlamlığının onu öfkelenmekten kurtaracağına işaret etmiştir. (Kalbin Hastalıkları - 2)
- "Tevekkül, vekil olarak Allah Teâla'dan razı olmak, rızık için endişe duymamak, ömrünü, bugün içinde olduğu günden ibaret kabul etmek. Tul-i emel sahibi olmamak, vakitlerini ibadet ve taatle geçirmeye gayret etmektir." (Kalp Alemi - Kalbin Salih Amelleri - 1)
- İnsanlar zâhire, yüce Allah kalbe bakar. (Kalbin Hastalıkları - 3)
- Hz. Musa, yüce Allah'a, "Yâ Rab! Dünya ile ilgili ihtiyaçlarım oluyor ama bunları önemsiz bulduğum için sana arz edemiyor, utanıyorum" deyince, Hak Teâlâ şöyle vahyetti: " Yâ Musa! Benden hamuruna koyacağın tuza, sürüne vereceğin ota kadar her ihtiyacını isteyebilirsin." (Edep Ya Hu! - Allah Dostlarının Örnek Ahlakı 2)
- Medine Kur’an’la fethedildi. Gönüller imanla doldu. Artık Medine, İslâm’ın merkezi olmaya hazırdı. (Zilhicce)
- "İslâm'da teşe'üm (uğursuz sayma, kötüye yorma) yoktur; en iyisi tefe'ül (iyiye yorma)dır" (Şevval)
- * Hz. Mus'ab Umeyr r.a * yüz güzelliği ile peygamberimize benziyordu. İslam tarihinin ilk muallimi idi. Abdullah b. Kamie adındaki müşrik onu Resulullah sanarak şehid etti. Üzerinde alaca yünlü kaftandan başka bir şeyi yoktu. Başını örttükleri zaman ayakları, ayaklarını örttükleri zamanda başı dışarda kalıyordu. Bunun üzerine Resulullah s.a.v ; "Başını örtüp, ayaklarının üzerine izhir otunu koyunuz buyurdu" * Hz. Mihca r.a * Şehitlerin seyidi idi. Hz. Ömer in azatlı kölesiydi. İlk Müslümanlar dan ve ilk muhacirler dendi. Bedir Savaşı nın ilk şehidi oldu. (Asr-ı Saadet Şehidleri)
- "Allah Teâlâ kullarının kalbine nazar eder. O halde kalplerinizi temiz tutunuz! İçinde yalniz ihlâs ve doğruluk bulunsun!" (Ehlibeyt Imamları)
- Hz.Peygamberin (sav) mümtaz ashabı Namazı kendilerine göz aydınlığı,gönül mutluluğu ve beden rahatlığı kılmışlardı.Müezzin daha Allahuekber der demez bütün işlerini bırakıp namaza koşarlardı.Çarşı ve pazar yerlerini boşaltırlardı.Onlardan herhangi biri çekicini demire indirmek üzere yukarı kaldırır ve tam bu durumda iken ezan sesini işitir,yukarıda kalan çekici demire indirmezdi,derhal elindekini atar ve namaza koşardı.Onlar,namaz vakitlerini dikkatle izler ve namazlarını ihmal etmeksizin eda ederlerdi.Ticaret ve alışveriş onları Allahı anmaktan,namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymazdı. (Bk Nûr 24/37) Bunun için cemaatte olamayan kimseleri merak ederlerdi.Acaba başına bir iş mi geldi,yoksa vefat mı etti,diye endişelenip ziyaretine giderlerdi."Evimde kılarım"demiş olabileceği kimsenin aklına bile gelmezdi. (Yürü Huzura)
- Resulullah sevgisiyle yanıp tutuştu.Hiçbir sevgi onu bu çizgiden ayıramadı. (Asr-ı Saadet Şehidleri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin