Kitap Künyesi
Yazar: James Joyce
Çevirmen: Fuat Sevimay
Yayın Evi: Aylak Adam Yayınları
İSBN: 9786054849123
Sayfa Sayısı: 290
--reklam--
Eleştiri ve Deneme Yazıları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dâhi bir yazarın, ilk gençliğinden olgunluk dönemine kadar kaleme aldığı ve Ulysses, Dublinliler, Finnegans Wake gibi eserlerinin kilometre taşları olarak görebileceğimiz deneme, makale ve eleştirilerle karşı karşıyayız. Edebiyattan resme, tiyatrodan heykele kadar James Joyce'un düşünce ikliminde bir gezintiye davet ediyor sizi bu kitap. Yanı sıra büyük yazarın, dönemin İrlanda bağımsızlık hareketiyle ilgili birinci elden değerlendirmeleri ışığında, yüzyıl öncesi ile günümüz Türkiye'sinin benzerliğine şaşkınlıkla şahit olacak, iktidar, felsefe, şiir ve sair konulardaki denemelerini keyifle okuyacaksınız. Joyce'un, Yeats'ten Shakespeare'e, Bernard Shaw'dan Bruno'ya, Defoe'dan Ibsen'e ve daha pek çok yazar hakkındaki eleştirilerinde, kendi edebiyatını nasıl oluşturduğunu göreceksiniz. Bambaşka bir bakış açısı ve farklı bir ufuk sizleri bekliyor. Üstelik yine, dilin tüm imkânlarının zorlandığı, lezzetli kelimelerle.
"Milletlerin de bireyler gibi kendi egoları vardır."
"İyi, sahip olunduğunda lezzet bırakan şeydir: Arzu edilen. Gerçek (doğru) ve güzel, arzunun yönlendirmesi sonucu ulaşılmaya çalışılan en inatçı olgulardır. Gerçek, anlaşılabilir ilişkiler sonucu tatmin edilen ve dindirilen entelektüel lezzet sonucu arzulanır. Güzellik ise estetik lezzet sonucu arzu edilir ve duygusal ilişkiler sonucu tatmin edilip, dindirilir. Doğruya ve güzelliğe ruhen sahip olunur. Doğru zihinsel gelişim sonucu, güzel kavrayış sonucu… Ve onlara sahip olmayı arzulayan lezzetler; zihinsel ve estetik lezzetler, bu nedenle ruhani lezzetlerdir."
--reklam--
Eleştiri ve Deneme Yazıları Alıntıları - Sözleri
- ''Felsefi akıl her zaman detaylı bir hayata eğilimlidir.''
- "Bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamak"
- "Popüler şeytan, müptezel* şeytandan daha tehlikelidir." *Saygınlığını yitirmiş, değersiz.
- Kendine gel uyan! Tepeden aşağı yuvarladığın kaya, olduğun yeri değiştirmezsen seni ezecek.
- Bana, tiyatronun fırsat mı gereklilik mi olduğunu soracak olursanız kesinlikle "gereklilik" olduğunu söylerim. Hayvani içgüdünün insan zihnine en keskin biçimde uyarlanmış halidir hatta. İnsanoğlunun, dünyanın varoluşu kadar eski, mazgallardan fırlatılan ateş topları gibi görülür olma arzusunun da ötesinde yapıcı ve biçimlendirici olma isteği vardır. Tüm sanat dallarının gerekliliği buradan kaynaklanır.
- ''İkiyüzlülük en büyük kötülüktür, öyle ki erdemli görünüşün altında ahlaksızlığı gizler.''
- "Dünyada onunla kıyaslanabilecek bir güzellik yok."
- "Bugünlerde insanlar çocukluğu, orta yaşı ve yaşlılığı birbirine karıştırır oldular; medeniyetimizin dayattığı zorluklara rağmen yaşlılığa ulaşanlarda bilgeliğin gitgide azaldığını görüyoruz ve yürümeye, konuşmaya başlar başlamaz bir işe sürülen çocuklarda ise 'ortak hissiyatın' arttığına şahit oluyoruz. Belki de yakın gelecekte sakallı küçük çocuklar kenarda alkışlarken, kısa şortlar giyinmiş yaşlılar sokakta top koşturuyor olacak. "
- "Kendine Gel! Uyan! Tepeden aşağı yuvarladığın kaya, Olduğun yeri değiştirmezsen seni ezecek."
- Suyun gücü, ticari bir faydaya dönüştürülmüştür ve artık şiirsel coşkusunu kaybetmiş olsa da aç insanların sofrasına un ve ekmek gelmesine yardımcı olmuştur.
- Edebiyatın hayal mahsulü olması ve hayallerle ilgilenmesi, gerçeklere dayanmaması ve fikirleri de kesin bir şekilde ele almaması nedeniyle hor görülmesi gerektiği yönünde bir beyan, düpedüz deli saçmasıdır.
- Sizin de başınıza gelir mi bilmem, insanlar heyecanlandığında dil sanki onlara sırtını döner, kelimeler abuk subuk, laf kalabalığı yaparak kuru bir şekilde, kendilerini tekrarlayarak söylenirler. Etrafınıza bir bakın, birçoklarının en basit duygularını dahi, doğru bir İngilizce ile ifade etmekte zorlandığını göreceksiniz.
--reklam--
Eleştiri ve Deneme Yazıları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Eleştiri ve Deneme Yazıları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
James Joyce - Eleştiri ve Deneme Yazıları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Eleştiri ve Deneme Yazıları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı James Joyce Kimdir?
James Augustine Aloysius Joyce (1882 - 1941) İrlandalı yazar.
Katolik bir ailedendi. Dublin Üniversitesinde çağdaş dilleri öğrendi (1902). Özellikle karşılaştırmalı dil bilgisiyle ilgilenerek sağlam bir kültüre sahip oldu. Tıp öğrenimi için Paris'e gitti, bir yıl sonra Dublin'e döndü. Bir müddet ders verdi. 1904'te tekrar Avrupa'ya geçti. Bir süre Paris'te kaldıktan sonra İtalya'nın Trieste şehrine yerleşti (1906). Trieste'de İngilizce dersleri vererek geçimini sağladı. 1907'de şiirleri yayınlandı: Chamber Music (Oda müziği). 1914'da hikayelerini topladığı Dublinliler'i Londra'da çıkardı. Asıl ününü romanlarıyla sağladı. Şair Ezra Paund'un yardımıyla ilk romanı Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi, The Egoist dergisinde tefrika edildi, 1916'da da kitaplaştırıldı. Ulysses'i de tefrika edilmeye başladıktan sonra 1922'de tamamladı. Joyce'un bu eseri dizgi yanlışlarıyla doluydu. Aslına uygun yeni baskısı ancak 1984'te yapıldı.
Hemen bütün eserlerinde doğup büyüdüğü Dublin'i merkez alır. Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi'inde kendi hayatını konu edinen yazar, altmış kadar dilden aldığı unsurları birleştirerek yazdığı son romanı Finnegan Akşamları'nda (1939) aile fertlerinin bir gecede gördükleri rüyaları anlatır. Joyce, zor anlaşılan bir yazar olarak bilinir.
--reklam--
James Joyce Kitapları - Eserleri
- Ulysses
- Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi
- Ölüler
- Kedi ile Şeytan
- Eleştiri ve Deneme Yazıları
- Oda Müziği
- Dublinliler
- Gözünü Kapat ve Gör
- Sanatçının Mektupları
- Bırak Seni Seveyim
- Giacomo Joyce
- Finnegan Uyanması
- Sürgünler
- Kahraman Stephen
- Bir Küçük Bulut
- Nora'ya Mektuplar
- Finneganın Vahı 1
- Finneganın Vahı 2
- Epiphanies / Anıklıklar
- Kardeşler
- Araby
- Clay
--reklam--
James Joyce Alıntıları - Sözleri
- Melankolinin mizacı içindeki en baskın nota olduğunu düşündü ama bu melankoli, inanç, vazgeçiş ve basit zevkin nüksetmesiyle şekillenen bir melankoliydi. (Dublinliler)
- Gözlerim çok zaman yaşla doluyor (neden bilmiyordum) ve zaman zaman yüreğimden bir sel göğsüme taşıyordu. Gelecek üstüne pek düşünmüyordum. Onunla konuşup konuşmayacağımı, konuşursam da, bu karmakarışık hayranlığımı ona nasıl anlatacağımı bilmiyordum. Ama bedenim bir arp ve onun sözleri ve jestleri teller arasında gezinen parmaklar gibiydi. (Araby)
- "Bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamak" (Eleştiri ve Deneme Yazıları)
- Gözleri düşüncelerimi içti... seller gibi taşırdı.. (Giacomo Joyce)
- Kaçtığını düşünürken kendinle karşılaştın. eve giden en kısa yol, en uzun olandır. (Gözünü Kapat ve Gör)
- Aşk, güçsüzlüğün başka bir adı zaten. (Ulysses)
- “Kör olabilirim. Uzun bir süre kızıl-kahverengi bir saça baktım ve onun sen olmadığına karar verdim. Eve oldukça mahzun gittim. Bir randevu vermek isterdim ama sana uygun olmayabilir. Umarım sen bana randevu verebilecek kadar iyi olursun, eğer beni unutmadıysan.” (Sanatçının Mektupları)
- Öğlenin çarptığı günün korkusu, her gecenin gelincisinin gizliçiziği. Ama, bozuk cennetlisanı ile söylenecek olursa, öyle mi o? Kim o? Kimin o? Neden o? Nekadar o? Hangisi o? Ne zaman o? Nerede o? Nasıl o? Ve de ne şeytantüyüdür ondaki öyle, ... rahat dur, telaşını yatıştır! Yaklaş, önümüze düşüp yol göster! (Finneganın Vahı 2)
- Senden gelen tek bir övgü sözü beni neşeye boğuyor, gül narinliğinde bir neşeye. (Nora'ya Mektuplar)
- Bu yürekli yaralı ve üzgün. Sevda ile çıkmazda mı ? Sarkık, şehvetle sırıtan dudaklar: morumsu yumuşakçalar. (Giacomo Joyce)
- Rahmine sokulabilirim, senin canından kanından doğan bir çocuk gibi, kanınla beslenip bedeninin, sıcak gizli kasvetinde uyuyabilirim. (Nora'ya Mektuplar)
- Çünkü cocuğun yaradılışında fazlasıyla var ana sevgisi. (Sürgünler)
- Edebiyatın hayal mahsulü olması ve hayallerle ilgilenmesi, gerçeklere dayanmaması ve fikirleri de kesin bir şekilde ele almaması nedeniyle hor görülmesi gerektiği yönünde bir beyan, düpedüz deli saçmasıdır. (Eleştiri ve Deneme Yazıları)
- Kitapsız, şarkısız duruyor kibiri. Orada bitiyor gözünün akında kırmızı şeytan yok artık. Sığların sakini düşüp çarpıyor! (Finneganın Vahı 2)
- "...Benden uzun mektup yazmamı istedin ama yazmaktan nefret ediyorum gerçekten,bir şey söylemenin öyle tatminsiz bir yolu ki yazmak!.." (Nora'ya Mektuplar)
- Ulysses edebiyatın "denklembilgisiyse", Finneganın Vahı da onun kısmi diferansiyel denklemidir. (Finneganın Vahı 1)
- Bu düşmangeberten ingiliss, bu bir ekose grisi, bu bir galli devyisi, eğilen. (Finneganın Vahı 1)
- My body was like a harp and her words and gestures were like fingers running upon the wires. (Araby)
- Sen yanımdayken kibirli, şüpheci yanımı bir yana bırakıyorum. Şimdi başını omzumda hissetmek isterdim. (Bırak Seni Seveyim)
- Onu bunu bırak sen, en güzel kadında bile en çekici şey nedir? (Sürgünler)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin