Kitap Künyesi
Yazar: Matt Ridley
Çevirmen: Erhun Yücesoy
Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları
İSBN: 9750819827
Sayfa Sayısı: 328
--reklam--
Erdemin Kökenleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Şayet Bencil Gen başlıklı kitabımın insanlara ayrılmış ikinci bir cildi olsaydı, sanırım aşağı yukarı Erdemin Kökenleri’ne benzer bir eser ortaya çıkardı.”
Richard Dawkins.
İnsanlar neden topluluklar halinde yaşar? Toplumlar nasıl ortaya çıkmıştır? Peki, insanlar arasındaki işbirliğinin kökeninde ne vardır? Yoksa bizi özveri ve işbirliğine yönelten şey aklımız ya da vicdanımız değil de aslında milyonlarca yıllık genetik programımız mı aslında? Her yıl aynı göç yolunu izleyen kırlangıçlardan bir farkımız yok mu bu açıdan? Matt Ridley bu soruları, antropoloji ve zoolojiden ekonomi ve oyun kuramına kadar uzanan çok geniş bir yelpazede, evrimsel biyolojinin bulgularına dayanarak ele alıyor ve tartışma yaratacak, kışkırtıcı yanıtlara ulaşıyor.
--reklam--
Erdemin Kökenleri Alıntıları - Sözleri
- Kazdığı termit yuvası benzeri oyuk ya da çukurlarda yaşayan bir memeli olan Doğu Afrika'nın tüysüz köstebek faresi özellikle tuhaf bir vakadır. Bu hayvanlar yetmiş, seksen nüfuslu yeraltı kolonilerinde yaşarlar ve aralarından sadece bir tanesi devasa bir kraliçedir, diğerleri ise bekar ve çalışkan işçilerdir. Köstebek fareleri, örneğin yuvalarını istila etmek üzere olan bir yılanı engellemek üzere koşup deliği kendi vücutlarıyla tıkayarak, termitler ya da arılar gibi, kolonileri için yaşamlarını dahi tehlikeye atarlar.
- Çok özel aile meseleleri dışında, toplumun diğer üyelerine karşı kendi akrabalarınızı kayırmak, herhangi bir toplumda her zaman bir yozlaşma işareti olarak görülür.
- Çıkar sağlayacağına inandığı zaman, sağduyu gereği her organizmanın türdeşlerine yardım etmesi beklenir. Başka bir seçeneği kalmadığı takdirde, organizma müşterek yaşamın koşullarına boyun eğerek, rıza gösterir. Fakat tümüyle kendi çıkarları doğrultusunda hareket etme fırsatı verildiğinde, kardeşine, eşine, ebeveynine ya da çocuğuna merhametsizce davranmaktan, onları sakatlamak ve hatta öldürmekten onu alıkoyan yalnızca menfaat beklentisidir. ❝Fedakâr❞ bir insanı kazırsanız, altından çıkan ❝ikiyüzlü❞nün akan kanını görürsünüz. Michael Ghiselin, 1974, The Economy o f Nature and the Evolution of Sex (Doğanın Yöntemleri ve Cinselliğin Evrimi University of California Press, Berkeley.
- Bir Rus komününün bir otlağı biçmesini izlemek -erkekler, tırpanı kim daha hızlı kullanacak diye birbirleriyle yarışırken, kadınlar da otları çevirip, yığın haline getirirler - en hayranlık uyandıran görüntülerden biridir ve insanın emek ve gayretinin ne olabileceğini ve ne olması gerektiğini ortaya koyar.
- Yaşlı adamın içinde bulunduğu berbat durumu düşününce acı çekiyordum; ve şimdi benim sadakam onu biraz olsun avutuyor ve bana da huzur veriyor.
- Düşmana satıldım!
- Huxley, doğanın, çıkarcı yaratıklar arasında geçen acımasız bir mücadelenin zemini olduğunu ileri sürüyordu. Bu yaklaşım, Huxley'i, Malthus, Hobbes, Machiavelli ve Aziz Augustinus'tan tutun da, Yunan Sofist felsefecilere kadar geriye uzanan ve insan doğasını kültürle ehlileştirilmedikçe, özünde bencil ve bireyci olarak gören bir geleneğin savunucuları arasına yerleştiriyordu.
- Kropotkin ise Godwin, Rousseau, Pelagius ve Plato'dan türeyen ve insanların doğuştan erdemli ve iyiliksever olduğunu fakat toplum tarafından yozlaştırıldığını savunan farklı bir geleneğe yakın durdu.
- Gerçekten de görünen oydu ki, en başarılı hayvanlar en çok yardımlaşanlardı.
- [...] yardımlaşma, hayvani dürtüler kadar eski bir gelenekti ve diğer hayvanlar gibi insana da bahşedilmişti.
- Bizler şehirlerde yaşarız, takımlar halinde çalışırız ve yaşamlarımız örümcek ağları gibi, bizi akrabalarımıza, meslektaşlarımıza, arkadaşlarımıza, üstlerimize, astlarımıza bağlar.
- Bizler türümüzün diğer üyelerine, herhangi bir insansı ya da maymundan çok daha bağımlıyız.
- Toplum, akıl yürüten insanlar tarafından icat edilmemiştir. Toplum, doğamızın bir parçası olarak evrimleşmiştir.
- Amacım sizi, insan kimliğinizden sıyrılıp bütün kusur ve zaaflarıyla türümüzün geçmişine bakmaya ikna etmektir.
- Biz sürekli kendimizi birbirimizle kıyaslarız ki bu iç karatıcı ölçüde dar bir bakış açısıdır.
--reklam--
Erdemin Kökenleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Rousseau'nun veya Hobbs'un entelektüel merhumları mıyız? ve eğer ikisi de değilse, modern bilim bize evrim ve insanın iyiliği hakkında ne öğretti? Erdemin Kökenleri, işbirliği ve erdemin evrimsel yönlerinin pek de teknik ol(a)mayan bir tartışması üzerinedir. konumuz son derece karmaşık bir konudur ve hâlâ aktif bir araştırma alanıdır. bu kitap, konusunun tüm ana yönlerini kapsıyor ve yeni başlayanların bu alanda ilerlemek için ihtiyaç duyacakları temeli ortaya koyuyor. ama sadece temeli ortaya koyuyor. okumanızı yazar/robert-axelrod ‘un kitap/the-evolution-of-cooperation--260045 kitabıyla eş zamanlı yapmanız naçizane tavsiyemdir. Ridley’in basitleştirme pahasına da olsa harika yazmasını ve görüşlerini çok net bir şekilde açıklamasını ne kadar takdir etsem de, aşırı derecede kendinden emin bir vurgusu olması ve çoğu zaman tartışmalı konuları çözülmüşcesine sunmasını desteklemediğim için incelemeyi fikir dünyasını tanıttıktan sonra devam ettireceğim. Ridley evrimsel psikolojiyi büyük ölçüde kabul eden bir yazar. -19. yüzyıl sosyal teorisyenleri Peter Kropotkin ve Adam Smith'e atıfla başlar, ancak çoğunlukla ekonomi ve antropoloji alanındaki 20. yy. çalışmasına gönderme yapar; psikolojik araştırma çok daha az bir kapsamda getirilir.- son notlardaki referanslar, akademik makaleler ve diğer yarısı popüler kitapların bir karışımıdır. Ridley, çeşitli noktalarda "asil vahşet" fikrine karşıdır ve erdemin doğrudan onlara inşa edildiğini ancak erdemli bir toplumda yaşadıklarının farkına varabildikleri için yabancılara güvenmelerini genellikle ‘iyi’ karşılar. ona göre ‘erdemli’ bir canlı, sadece adil anlaşmalar yapar, aynı zamanda daha geniş bir işbirliğine dayalı toplumu teşvik etmek için genel erdemi kullanır: hile dar görüşlüdür, işbirliği daha fazla kâr getirir. fakat ekolojik erdemin olasılığı konusunda ise biraz kötümser, bu toprak sevgisi değil, ileri görüşlülükte çok daha zor bir sorun olduğudur. bununla birlikte, bazı yıkıcı kişisel çıkar sorunlarını çözmek imkansızdır, belki de imkansız değildir. Ridley, konu ne olursa olsun, ister monarşiler ister büyük bürokratik hükümetler, zorlayıcı kurumlara karşı bir argüman olan yinelenen bir temayla siyasete giriyor. bugüne dair okumalarımdan anladığım kadarıyla göstermek istediği asıl şey, bireyler veya küçük kolektifler arasındaki akışkan anlaşmaların herkese fayda sağlama olasılığının çok daha yüksek olduğu. bu aynı zamanda mülk sahipliği için de geçerlidir; insanların kimseye ait olmayan veya çok büyük bir kolektif mülk tarafından tutulan toprak veya kaynaklara gerektiği gibi bakamayacağını savunuyor. kitaba dönüyoruz. alt başlığın da işaret ettiği gibi, Ridley kitapta sürekli olarak "insan içgüdüleri" konusuna tekrar tekrar dönüyor. içgüdülerin doğrudan üreme stratejisi için seçilebileceğinden şüphe duyan veya metodolojik ilgi arayan insanlar bu kitapla tatmin olmayacaktır. ilgilenen olursa alta okuduğum makaleleri/blog yazılarını ve birkaç kitap önerisi bırakacağım. temel düşünce akışını özetlemeye çırpındım, meraklıları sinek gibi üşüşe: gonderi/101261610 fazla meraklısı olmayanlar için: kısaca; kendisinin deyimiyle, kültürel alışkanlıkları ne zaman benimsediğimize ilişkin bazı söylencelerin yanlışlığını ortaya çıkıyor. ahlâkın kiliseden önce, ticaretin devletten önce, alışverişin paradan önce, toplumsal sözleşmelerin Hobbes’den önce, refahın insan haklarından önce, kültürün Babil’den önce, toplumun Antik Yunan’dan önce, kişisel çıkarların Adam Smith’den önce ve açgözlülüğün kapitalizmden önce de var olduğunu ileri sürüyor. kabul edin yahut etmeyin, evrimsel bakış açısının moleküler biyolojiden ekolojiye kadar tüm biyolojiyi aydınlattığı su götürmez bir gerçek. meslektaşlarımın bu bakış açısını hakkıyla kavrayabilmesini diliyorum. keyifli okumalar. (: (Aleyna)
--reklam--
Erdemin Kökenleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Matt Ridley - Erdemin Kökenleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Erdemin Kökenleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Matt Ridley Kimdir?
--reklam--
Matt Ridley Kitapları - Eserleri
- Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi
- Gen Çeviktir
- Erdemin Kökenleri
- Kızıl Kraliçe
- Akılcı İyimser
- The Red Queen
--reklam--
Matt Ridley Alıntıları - Sözleri
- Hayatımın, kararlarımın bana bağlı olmasını dilerim, herhangi bir dış güce değil. Kendi kendimin enstrümanı olmayı dilerim, başka insanların iradelerinin değil. Özne olmayı dilerim, nesne değil. -Isaiah Berlin (Gen Çeviktir)
- Cinsiyet toplumsal kurgusunun ispatı olarak sunulurken, tam tersi cinsiyet tayininde doğanın rol aldığını kanıtlamıştı. Zoolojiden elde edilen kanıtlar daima aynı ilkeye işaret ediyordu: Birçok türde erkek davranışı dişilerinkinden sistematik anlamda farklıydı ve bu farklılık, belli açılardan doğuştandır. Genomun, damgalı genlerin ve cinsiyetle bağlantılı davranışların incelenmesiyle ulaşılan sonuçlar da bizi artık aynı noktaya götürüyor. (Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi)
- Kadınlar çokeşliliğe erkeklerden çok daha az ilgi duyar ve her zaman da daha az ilgi duymuştur. Fakat bu onların cinsel fırsatçılar olmadığı anlamına gelmez. İstekli erkek/cilveli kadın kuramı basit bir soruyu cevaplamakta epey zorluk çeker. Kadınlar neden sadakatsiz olsunlar ki? (Kızıl Kraliçe)
- Moleküler biyolojide Watson-Crick sonrası dönemde biyolojinin sayısal hale gelmiş olması gerçek bir devrimdir... Gen şifreleri esrarengiz bir biçimde bilgisayarlarınki gibidir. (Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi)
- [...] yardımlaşma, hayvani dürtüler kadar eski bir gelenekti ve diğer hayvanlar gibi insana da bahşedilmişti. (Erdemin Kökenleri)
- Xq28 - Genler için teşekkürler anne. 1990’ların ortasında, gey ve lezbiyen kitabevlerinde satılan T-şört. (Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi)
- “Sebep” kelimesi bilinmeyen bir tanrıya adanmış sunak taşıdır. (Gen Çeviktir)
- Düşmana satıldım! (Erdemin Kökenleri)
- Mutlu bir aile ortamı size kişilikten başka şeyler verir, örneğin mutluluk gibi. (Gen Çeviktir)
- Her ebeveynin bildiği gibi çocuklar ebeynlerinden çok, yaş gruplarındaki arkadaşlarını taklit etmeyi tercih ederler. Sosyoloji ve antropoloji gibi, psikoloji de genetik açıklamalara antipati besleyenlerin kontrolü altındaydı. Böyle bir cahilliğin daha fazla sürdürülmesi mümkün değildir. (Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi)
- Toplum, akıl yürüten insanlar tarafından icat edilmemiştir. Toplum, doğamızın bir parçası olarak evrimleşmiştir. (Erdemin Kökenleri)
- Amacım sizi, insan kimliğinizden sıyrılıp bütün kusur ve zaaflarıyla türümüzün geçmişine bakmaya ikna etmektir. (Erdemin Kökenleri)
- Davranışlar için genler olduğu düşüncesi, gelişim için genler olduğu düşüncesinden daha tuhaf değildir. İkisi de kafa karıştırıcıdır, fakat doğa, insanlar yöntemlerini anlamıyor diye onları değiştirme yoluna asla gitmemiştir. (Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi)
- “Eğer Darwin’in ileri sürdüğü şekilde , sığırlar ve yarış güvercinleri gibi türler sistematik seçici çiftleştirilmeyle değiştirilmişlerse o halde insan ırkı da aynı yöntemle geliştirilebilirdi… insan ırkının kötü örneklerinin geliştirilmesine izin verilmesin, sadece en iyilerin çocukları olsun deniyor ve 1885 de öjenizm terimi Galton tarafından yaratılıyor” (Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi)
- Yaşınız büyüdükçe, aile geçmişinizin IQ’nuz üzerindeki etkisi azalır, genlerinizin belirleyiciliği artar. (Gen Çeviktir)
- Sabah nasıl günü gösterirse , insanı da çocukluğu gösterir. -john milton (Gen Çeviktir)
- Çok özel aile meseleleri dışında, toplumun diğer üyelerine karşı kendi akrabalarınızı kayırmak, herhangi bir toplumda her zaman bir yozlaşma işareti olarak görülür. (Erdemin Kökenleri)
- Hatalar, yüzeyde sürüklenen saman parçaları gibidir; İnci tanesi arayan kişi, derinlere inmelidir. John Dryden, Her Şey Aşk İçin (Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi)
- "Eğer kadınlar olmasaydı, dünyadaki bütün malın mülkün anlamı kalmazdı." —Aristotle Onasis "Güç en büyük afrodizyaktır.” —Henry Kissinger (Kızıl Kraliçe)
- Tiresias, Oidipus’a “Bilgi bir şey kazandırmadığında, bilge olmak üzücüdür” demişti. Ya da Wexler’in söylediği gibi, “Ne zaman öleceğini bilmek ister miydin, özellikle sonucu değiştirmek için hiçbir gücün olmadığında?” Huntington hastalığı riski taşıyanların çoğu, 1986 yılından beri mutasyonu belirlemek için test yaptırma imkânları olduğu halde, bilmemeyi tercih ediyorlar. Bunların ancak %20’si test yaptırmayı seçmiştir. Belki anlaşılabilir ama erkeklerin bilmemeyi, kadınlardan üç kat daha fazla tercih etmeleri merak uyandırıyor. Erkekler arkalarından gelecek nesilden çok, kendileri için endişeleniyorlar. (Genom: Bir Türün Yirmi Üç Bölümlük Otobiyografisi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin