Kitap Künyesi
Yazar: Otto Rank
Çevirmen: Gökçe Metin
Yayın Evi: Pinhan Yayıncılık
İSBN: 9786055302986
Sayfa Sayısı: 144
--reklam--
Eş Benlik Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
19. yüzyılın, bugün bildiğimiz anlamıyla bilimin başlangıcına ve ilerleme yönünde gelişimine tanıklık eden eleştirmenleri ve edebiyat tarihçileri, edebiyatta eş benliklerin resmedilmesi üzerine yüzeysel bir yorumun ötesine nüfuz etmeyi başaramadılar. Eş benlik motifini derin psikoloji ve mit bağlamında gözlemlemek ve kullanımını daha net biçimde yazarların kendileriyle ilişkilendirmek (Wilhelm Dilthey'in ardından) hem klinik hem kültürel ilgi alanlarıyla psikanalize kaldı.
Psikoloji tarihinde, deyim yerindeyse edebiyatın arka bahçesiyle psikanalitik bağlamda ilk kez ilgilenen isimlerden biri olan Otto Rank, Freudcu narsizm kuramı üzerinden temellendirdiği görüşleriyle edebiyat tarihinde sıklıkla karşımıza çıkan eş benlik motifine sezgisel, psikanalitik ve kuramsal bir yorum getirmiştir.
Rank'ın, eş benlik motifinin psikolojik, etnolojik, söylencesel ve edebi anlamda ortaya çıkışını açıklamaya odaklandığı bu eseri, eş benliği şiir, tiyatro ve düzyazı edebiyatındaki görünümüyle psikanalitik açıdan değerlendiren yegâne girişimlerden biridir.
--reklam--
Eş Benlik Alıntıları - Sözleri
- EDEBIYATTA ES BENLIĞiN ÖRNEKLERI aşkin anılarını kovamadığında, kendi yansıması olarak söz eder: Ama birdenbire, gecenin kasvetinde, Gürültüsüz bir biçimin hizla yaklaştiğını gördüm Perde tezgahımın üzerinde bir gölge gördüm, Yatağımın üzerinde yerini aldı. Sen de kimsin, bunca solgun ve kederli olan çehre, Kara rengin hüzünlü bir resmi mi? Uçup giden üzgün kuş, neden bir tek bana görünürsün? Benim bu aynanın içinde görünen suretim Boş bir rüya mı?
- Çelişkinin kesinliği zevk duygusunu yoğunlaştırır. Otto Rank
- Freudcu Narsizm kuramına göre eş benlik, mutlu ve dengeli bir kişiliğin oluşumunu engelleyen hastalıklı özsevgi unsurlarını temsil eder.
- Uykuya doğru nereye döndüysem, Ölüme yakın nereyi özlediysem, Yolları aşıp nereye gittiysem, Yolum üzerinde, benimle birlikte Pespaye, siyah giyimli biri oturdu, İçinde bir dost bulduğum. (Musset)
- "Durmaksızın beni takip ediyor. Bu delilik! Ama durum bu. Kim, o mu? Onun var olmadığını, gerçek olmadığını gayet iyi biliyorum. Sadece kaygılarımda, korkularımda, endişemde yaşıyor! - Ama ben biriyle yaşarken, net biçimde, evet oldukça net biçimde, onun artık var olmayacağını hissediyorum. Çünkü o sadece yalnız olduğum için var, sadece yalnız olduğum için!"
- Ben senin düşüncelerinin eylemiyim.
- Hindu inancına göre insan düşmanını resmî yada gölgesini kalbinden bıçaklayarak yok eder.
- “...tek fısıltısı , benimkinin yankısından büyüktü .”
- 1 Turgeniev bir arkadaşına söyle yazar: "Aşk kendi benlerimizi yıkan tutkulardan biridir" (Merezhkovsky'den, a.g.e., s.65). Erkeğin nar- sizminin bu sorunla nasil başa çıkmaya çalıştığı, Legends'ta yer alan, Strindberg'in kadına karşı genel tavrina özgü olan bir pasajla gösterilir: "Bir kadını sevmeye ruhlarımızın tortusunu ona yavaş yavaş bırakarak başlarız;ve öncesinde ilgisiz ve tarafsız olan kadın eş benliğimiz haline gelerek diğer benliğimizin görünümünü almaya başlar. S.293
--reklam--
Eş Benlik İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Eş benlik, kişinin hem kendi benliği hakkındaki yorumları hem de başkalarının kendi benlikleri hakkında yaptıkları yorumlarından esinlenerek ortaya çıkarılan tablonun adıdır. Tabi bu noktada eş benlik, sadece kişisel bir oluş değil, kültürel, toplumsal, edebi, psikolojik ve dinsel alanlarda da oluşuna devam etmiş bir kavramdır. Otto Rank, eş benlik kavramını bir yandan ilkel toplumlarda tabu ve totemler noktasında ele alırken, sanayi toplumlarında ise dinsel noktada çözümlemesini yapmış. Aynı zamanda yazar ve roman karakterleri arasında da eş benlik bağı kurulurken, bir sanat eserinde de sanatçı-eser eş benliği teşhisinde bulunmuş. Günümüz insanı için eş benlik, ''orada'' olan değil bizzat ''ideal'' olarak tasarlanmaktadır. Sonlu insan, eş benliğini sonsuzlaştırmış, kötü insan eş benliğiyle iyi-leşmiş, içine kapanık insan gözler önündeki bir yıldıza dönüştürmüştür eş benliğini. Otto Rank insanın bu eskiz çalışması üzerine çok ama çok başarılı bir kitap ortaya koymuş. Okunmasını önemle tavsiye ederim herekese. (Uğur De Molinari)
Jung, Freud, Nietzsche'de de gördüğümüz bir olayın delillerini sunuyor Rank. İnsan doğası ikidir. Bilinçli bir ben olduğu kadar bilinçsiz bir ben de vardır. Ben olmak istediğim ideallere kavuştukça bilinç dışımda aynalanarak zıt bir ben ideali daha oluşur. Gölge, 'Shadow' kişilik diyebiliriz. İnsan doğasının kötü olduğunu da kabul etmezse, bilinç dışı gerilim artacağından kendini göstermeye başlar. Bu aynada kendimizi görmeye tahammül edememeye kadar gidebilir, evet kimisi bu rahatsızlığa sahiptir. Belki biliyorsunuzdur, Withcer III ek paketi olan Heart of Stone'da bir ayna üstadı vardı. Aynı zamanda Goethe'nin Faust ve Mephistopheles'i ve tabii ki Mısır'ın Heliopolis anlatısında yoğun olan Seth ve Osiris/Horus kavgası. Batman ve Joker. İnsan bilinç dışında bir şeytan saklar. Bu ideal bir kötü benlik imajıdır. Bilinçte de ideal bir tanrı saklar. Bu ideal bir iyi benlik imajıdır. Birinden birine çok odaklanma veya dengesizlik ya da her neyse psikolojik rahatsızlıklara neden olur. Bunun, bunların türlü edebi, sinema, tiyatro örneklerini sunuyor kitap. (Thoth)
Uçup giden üzgün kuş, Neden bir tek bana görünürsün? Benim bu aynanın içinde görünen suretim Boş bir rüya mı? (Alfred de Musset) Korkunç bir görüntü geldi, görüyorum Dehşet içinde Benliğim, masamın yanında Duruyorum (Shelley) Bir yazar hastalığı: "EŞ BENLİK." Yazarları ve şairleri anlamak için onların kaotik dünyasına atılmış bir adımdır bu kitap da. Evet, " bu kitap da " ifadesini kullanıyorum. Çünkü , şairlerin ve yazarların dünyası normal insanın sıradan dünyasından çok ama çok farklıdır. Onlar, insanlık adına bizden daha fazla bedel öderler hayata karşı. Onların dünyasını anlamak için yazılmış onlarca hatta binlerce eser, onların dünyasına girmeye ve o dünyayı anlamaya yazılmış bir ön sözden ibaret kalır. Ama onların yazdığı tek bir eser " ödenmiş bir bedelin armağanı" olduğu için bize bir dünya sunar. İşte yukarıda Alfred de Musset'ten ve Shelley'den alınan satırlar " eş benlik" ile karşı karşıya kalan şairin-yazarın ruhundaki azaptan küçük bir parça sunuyor. Bu kitap o , acılar içinde yanan ruhu anlamaya çalışan okurların elinden tutan çok ama çok değerli bir eser. (Mehmet Dal)
--reklam--
Eş Benlik PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Otto Rank - Eş Benlik kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Eş Benlik PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Otto Rank Kimdir?
Otto Rank, asıl adı Otto Rosenfeld (d. 22 Nisan 1884, Viyana, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu - ö. 31 Ekim 1939, New York kenti, ABD), Avusturyalı psikolog.
Psikanaliz kuramını efsane, mit, sanat ve yaratıcılığın incelenmesini kapsayacak biçimde genişletmiş, bunaltı (anksiyete) nevrozunun temelinde doğum sırasında yaşanan psikolojik travmanın bulunduğunu ileri sürmüştür.
Yoksul bir ailenin oğluydu. Meslek okulunda öğrenimini sürdürürken geceleri yazmaya çalışıyordu. Sigmund Freud'un ilk yandaşlarından biriydi, onun Die Traumdeutung 'undan (1900; Düşlerin Yorumu, 2 cilt, 1991-92) esinlenerek yazdığı Der Künstler 'de (1907; Sanatçı) psikanaliz ilkelerinden yola çıkarak sanatı açıklamaya çalıştı. Bu çalışmayla ilgisini çektiği Freud'un yardımıyla Viyana Üniversitesi'ne girdi ve 1912'de Felsefe doktorasını tamamladı. Öğrenciliği sırasında resmen adını değiştirerek yazarlık adı olan Otto Rank adını aldı. Der Mythus von der Geburt des Helden (1909; Kahramanın Doğuşu Miti) ve Das Inzest-Motiv in Dichtung und Sage (1912; Şiirde ve Efsanede Ensest Motifi) adlı yapıtlarında, Oidipus karmaşasının sayısız şiir ve mite kaynak olduğunu gösterir.
Viyana Psikanaliz Derneği'nin sekreterliğini yapan Rank 1912-24 arasında Internationale Zeitschrift für Psychoanalyse 'yi yayımladı. 1919'da kurduğu ve psikanaliz üzerine yapıtları yayımlamayı amaçlayan yayınevini 1924'e değin yönetti. Sándor Ferenczi ile sıkı bir ilişki kurarak, onunla birlikte psikozların da psikanaliz alanına alınmasına katkıda bulundu.
1924'te, Das Trauma der Geburt und seine Bedeutung für die Psychoanalyse (Doğum Travması ve Psikanalizdeki Anlamı), adlı yapıtını yayımlayarak, freudcu ortodoksluğa karşı ilk kez ayrıldıkları noktaları ortaya koydu. Kitap, Freud ve Viyana Psikanaliz Derneği'nin öbür üyeleriyle ilişkisinin bozulmasına ve dernekten atılmasına yol açtı. Dölyatağından dış dünyaya çıkışın, çocukta ergenlik döneminde bunaltı nevrozu yaratabilecek şiddetli bir korkuya neden olduğu ileri sürülen kitabın psikanalizin temel kavramlarıyla çeliştiği düşünüldü. 1920'lerin ortalarından başlayarak ABD ve Avrupa'nın birçok ülkesinde dersler veren Rank 1936'da New York kentine yerleşti. Yapıtları psikiyatri, psikoterapi, danışmanlık ve eğitim alanlarında, ayrıca günümüzde hümanist psikoloji ve güdümsüz psikoterapide etkili oldu.
1930'larda Rank kişilik gelişmesinde yönlendirici güç olarak istenç kavramını geliştirdi. İstenç, Freud'un insan davranışındaki yönlendirici etkenler olarak gördüğü sezgisel dürtülerin denetlenmesi ve kullanılmasında olumlu bir güç olabilirdi. Buna göre, hastanın psikanaliz sırasında gösterdiği direnç, içsel bir olumsuz etken değil, bu istencin bir dışavurumuydu. Freudcu analistlerin tersine, bu direnci yıkmak yerine, kişinin kendini bulması ve gelişmesini yönlendirmek için kullanmak gerekiyordu.
Rank'a göre insanı bilinçli, amaçlı ve kendine yön verebilen bir varlık durumuna getiren istençtir. Kişilik özelliklerine göre insanlar ortalama, artistik ve nevrotik olarak üç ayrı kategoriye ayrılabilir. Toplumun kurallarına karşı çıkmadan uyan, yaratıcı olmayan, toplum için yararlı, öte yandan kendisine yararsız olan ortalama insan tipine karşılık artistik tip yaratıcı ve üretkendir. Nevrotik insan ise yaratıcılığı engellenmiş olan artistik tiptir.
Rank, Freud'dan koptuktan sonra psikanalizden uzaklaşarak "yeniden doğuş" kuramı adını verdiği bir psikoterapi yöntemi geliştirdi. Temelde kuralsız ve kimilerince bilimsellikten uzak olan bu yöntemde, korku ve suçluluk duyguları azaltılarak yaratıcılğa varan bir varoluşun geliştirilmesi amaçlanır. Terapide yaşam tartışılmamalı, doğrudan yaşanmalıdır. Bu yaklaşım daha sonra güdümsüz ve varoluşçu psikoterapilerin temel ilkesini oluşturdu.
--reklam--
Otto Rank Kitapları - Eserleri
- Kahramanın Doğuş Miti
- Doğum Travması
- Hakikat ve Gerçeklik
- Eş Benlik
--reklam--
Otto Rank Alıntıları - Sözleri
- “...tek fısıltısı , benimkinin yankısından büyüktü .” (Eş Benlik)
- Hindu inancına göre insan düşmanını resmî yada gölgesini kalbinden bıçaklayarak yok eder. (Eş Benlik)
- İlk günahın da ifade ettiği üzere bilmek günahtır, bilmek suç üretir. (Hakikat ve Gerçeklik)
- ''İyileşmiş bir nevrotik kişi, daha önce nevrotik mutsuzken, artık genellikle sıradan bir mutsuzluk sergiler.'' (Doğum Travması)
- ''Cehennem tasavvurundaki bedenle ilgili aşırıya kaçan ayrıntılar, rahim içine bağlanan gökyüzü ve cennet fantezisinin korku dolu karşıtı olarak gösterir kendini. Özellikle Yunan kültüründeki yeraltı dünyası cezalarına karşılık düşen cehennem cezaları, bütün incelikleriyle rahim içi durumunun yeniden üretimini ifade etmektedir. Böyle olunca, ortaçağdaki histerilerin bu hazır malzemeden yararlanarak aynı bilinçdışı eğilimleri ifade etmekten hoşlanmış olmalarına şaşmamak gerek.'' (Doğum Travması)
- "Yalnızca hatanın içinde yaşam vardır; Bilmek ölümdür." Schiller (Hakikat ve Gerçeklik)
- Çelişkinin kesinliği zevk duygusunu yoğunlaştırır. Otto Rank (Eş Benlik)
- Ama sanatçı da aynı şeyi yapar, Prometheus gibi o da kendine benzeyen insanlar yaratır; yani daima yeni ve sürekli tekrarlanan doğum eylemleriyle, yaratılışın kadınsı ağrıları altında eserini ve eseri içinde kendi kendisini doğurur. (Doğum Travması)
- Uykuya doğru nereye döndüysem, Ölüme yakın nereyi özlediysem, Yolları aşıp nereye gittiysem, Yolum üzerinde, benimle birlikte Pespaye, siyah giyimli biri oturdu, İçinde bir dost bulduğum. (Musset) (Eş Benlik)
- Ben senin düşüncelerinin eylemiyim. (Eş Benlik)
- ''Doğmuş olmamızın bedelini önce yaşamla sonra da ölümle ödüyoruz.'' (Doğum Travması)
- Doğmuş olmamızın bedelini önce yaşamla sonra da ölümle ödüyoruz. (Doğum Travması)
- Freudcu Narsizm kuramına göre eş benlik, mutlu ve dengeli bir kişiliğin oluşumunu engelleyen hastalıklı özsevgi unsurlarını temsil eder. (Eş Benlik)
- "Her şeyden önce kendi kendinle doğru ol" (Hakikat ve Gerçeklik)
- - " (...) Hakikatin peşine düşmeye başladığımız ân, gerçekliği ve onun bizimle olan ilişkisini yıkarız..." (Hakikat ve Gerçeklik)
- -Önemli olan, insanın karşısına çıkan her yeni duruma çözüm bulacak esnekliği gösterebilmesidir. Rank'a göre toplum tarafından "başarılı artist" olarak nitelendirilen kişiler, nevrotik ya da ortalama insanlardır. (Doğum Travması)
- Şu açıkça ortadadır ki insanlar, eski zamanlarda ve en saf hayal gücüyle bile, ensesti ve baba katilliğini gökyüzünde görmemiştir. Bu fikirlerin başka bir kaynaktan elde edilmiş olması çok daha muhtemeldir. Bu kaynak da büyük olasılıkla insandır. (Kahramanın Doğuş Miti)
- Küçük çocuklar için ebeveynler en başta tek otorite ve tüm inancın kaynağıdır. (Kahramanın Doğuş Miti)
- ''Bütün pratik buluşlarda esas meselenin libidoyu cömertçe tatmin ederek ilksel duruma olabildiğince yaklaşmayı engelleyen dış etkenleri azaltmak olduğunu görebiliriz.'' (Doğum Travması)
- Tolstoy İnsanın hayatındaki en önemli olay kendi benliğinin bilincine vardığı andır. (Hakikat ve Gerçeklik)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin