Kitap Künyesi
Yazar: Abdülkadir İnan
Yayın Evi: Kültür Bakanlığı Yayınları
İSBN: ---
Sayfa Sayısı: 256
--reklam--
Eski Türk Dini Tarihi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
350 kadar ilmî eseri bulunan Prof. Abdulkadir İnan’ın etnografya, Türk Tarihi, Türk Lehçeleri ve Türk Filolojisine,Türklerin Millî Hayatına ve Dış Türklerin Mücadelelerine dair yazıları kadar, onun, Türklerin Dinleri ve inançlarına, Dînî Folklora dair de değerli eserleri vardır.Bu eserde onun şimdiye kadar yayınlanmamış Türk Dinî Tarihi’ne ait uzun bir makalesi ile, mevcudu azalmış Eski Türk Dini
ile ilgili Türk Şamanizmine ve “Hurafeler Ve Menşeleri”ne dair önemli broşürü birlikte sunulmaktadır.
Eski Türk Dini Tarihi Alıntıları - Sözleri
- Milattan önce 121. yılda yapılan Hun-Çin savaşında Çinliler bu Hun beğinin karargâhını ellerine geçirmişlerdi; aldıkları ganimetler arasında bir altın put bulunuyordu. Çin yıllığına göre Hun beyi bu putun karşısında Gök Tanrıya kurban sunardı.
- O ya da bu ormanın heyeti umumiyesi bir kült sayıldığı gibi bazı ağaçları da ayrıca takdir ederlerdi. Şamanistlerin en çok saydıkları ağaç kayın ağacı idi.
- Eski Türklerin "tuğ"larında yaban sığırı ku-tuz'un boncuklarla süslenmiş kuyruğu bulunuyordu. Çok eski çağlarda tuğ ve onun boncukları büyülü sayılır, onda savaş tanrısının bulunduğuna inanılırdı. Moğollar müslüman olup, Türkleştikten sonra bile tuğu takdis âyini yapmışlardır. Dayısı Mahmut Han'ın böyle bir âyin yaptığını Bâbür Şah görmüş ve "Hatıratı'nda" tavsif etmiştir.
- Her davul Şaman'ın ölümünden sonra ormana götürülüp, parçalandıktan sonra bir ağacın dalma asılır; şamanın ölüsü de bu ağacın yanma gömülür. Şamanın defni esnasında hususî âyin ve merasim yapılmaz, ilâhiler de okunmaz. Şamanlar, mümkün olduğu kadar, obadan ve yollardan uzak bir tepeye, hayvan sürülerinin yaklaşamayacağı yere defnedilirler.
- Eski Türkler Gök Tanrı ve gökte başta "Tengri - Ruh"ların varlığına inandıkları gibi tabiata da tapmışlardır. Bu tabiat kültünü "yer - su" terimiyle ifade etmişlerdir. Yer - su kültü büyük imparatorluklar devrinde gelişerek vatan kültü derecesine yükselmiştir.
- Türklerin asırlar boyunca türlü dinlere girip çıkmalarına rağmen eski Türk dinî gelenekleri bütün Türklerin manevî hayatlarında derin izler bırakmıştır. Tanrı, alkış, bayan, yarlığa, yakarış gibi birçok kelimelerimiz o eski dinin miras bıraktığı terimlerdir.
- X. yüzyılda, (920) Hazar Denizi'yle Aral gölü arasında yaşayan Oğuzlar arasında İdil Bulgarları'na geçen Îbn Fadlan'ın verdiği malûmata göre Oğuzlar, İslâm ülkesine yakın komşu bulundukları halde, şamanlıklarında direniyorlardı. Îbn Fadlan'ın ilk gördüğü Oğuz beyi "Küçük Yanal yahut İnal" evvelce müslüman olmuş ise de Oğuzlar'ın "müslüman olursan bizim başkanımız olamazsın" dedikleri için tekrar şamanlığa dönmüştü.
- Şaman metinlerinden öğrenildiğine göre a) Ül-gen, b) onun oğulları, c) kızları, d) vazifedar ruhlar: Yayık, Suyla, Karlık, Utkuçi semavî ruhlar zümresine girerler.
- Dede Korkut kitabında anlatılan doğum, evlenme, ölüm, kurban törenleri formülleri çok eski çağların Şamanizm devrinin hâtıra ve kalıntılarıdır. Bu Oğuzlar'da hatta Totemizm çağının hâtıralarına bile rastlanmaktadır.
- Batıdaki Gök Türklerin dini, inanma ve âdetleri doğu Gök Türklerinin din ve âdetlerinden farksızdı. Bunlarda babalarının nesiller boyunca yaşadıkları mağaraya her yıl büyük bir memur gönderip kurban kestirirlerdi. Yılın beşinci ve sekizinci aylarında ruhlara kurban sunmak için toplanırlardı. Gerek tarih kaynaklarından ve gerek bıraktıkları yazıtlardan anlaşıldığına göre Gök-Türk hakanları ve bunların idareleri altında bulunan Türk boyları, doğu ve batı Türkistandaki şehirli Türklerin bir kısmı müstesna, hep şamanist idiler.
Eski Türk Dini Tarihi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitapta islamın yayılmadan önce Türklerin inanmış olduğu din “Şamanizm” den bahsediliyor. İslam yayılmaya başladıkça dinimize karışan hurafeleri anlatıyor. Örneğin kurşun döktürme, nazar boncuğu, dilenciye para verirken parayı başımızın üzerinde çeviririz. İşte tüm bunlar islamı kabul etmiş olmalarına rağmen eski inanışlarından vazgeçmedikleri için dinimize karışmış. Kitapta harf hataları da var. Bazı cümleler Arapça ama açıklaması yok. Ama güzel bir emek var ortada. Okunmalı. (Kupa Kızı Sinek Valesi)
Abdulkadir İnan, ülkemizde Rusya üzerinden gelen aydınlar zümresinin önemli simalarından biri olarak bilinir. Esasen tıpkı büyük muverrihlerimizden Zeki Velidi Togan gibi Başkırt Türkülerinden olan İnan, Türk mitolojisi ve Türk etnografyası ile ilgili ilk eserleri kaleme almıştır. Bu eserde ayrıca İnan hoca tarafından yapılan ve Belleten'de neşredilen birkaç Rusça tercüme makale de yer almaktadır. (Furkan Gedik)
Abdülkadir İnan / Eski Türk Dini Tarihi. 29 Kasım 1888 de Başkurdistan'ın Çıgay köyünde doğan Abdulkadir İnan, 1976 yılında Türkiye'de vefat etmiştir. 1925 yılından itibaren Türkiye'de üniversitelerde ders vermiştir. Yaptığı çalışmalarla yalnızca bilim dünyasının değil, Atatürk'ün de dikkatini çekmiş bir tarihçidir. Arapça, Farsça, Rusça, Almanca ve bütün Türk Türk lehçelerini bilmektedir. İslamiyetten önceki Türk tarihi ve özellikle Türklerin o dönemde yaşamış oldukları dini hayat tarihçilerin hep dikkatini çekmiştir. Ömrünün ilk 25 yılını Başkurdistan da geçiren Abdulkadir İnan özellikle kendinin yaşayarak öğrendiklerini, bunun yanı sıra Türkistan'ın işgalinden sonra Rus bilim adamlarının, Türklerin dini hayatları ile ilgili yapmış olduğu araştırmalardan oluşan makaleleri tercüme ederek, böyle bir kitabı hazırlanmıştır. Günümüzde yapılan araştırmalarla, konu daha açıklanabilir bir hale gelmiştir, ama her şeye rağmen okunması gereken bir kitaptır. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur. (Mustafa Parlatan)
Eski Türk Dini Tarihi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Abdülkadir İnan - Eski Türk Dini Tarihi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Eski Türk Dini Tarihi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Abdülkadir İnan Kimdir?
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında kurulan dil ve tarih kurumlarında, üniversitelerin kuruluş ve teşkilatlanmalarında da çok önemli roller aldı. Atatürk’ün bir akademi gibi çalışan Çankaya toplantılarının en devamlı ilim adamlarından birisi de o idi.
Aynı zamanda büyük bir istiklâl savaşçısı, devlet adamı, Türk dili ve kültürü bilim adamıdır.
--reklam--
Abdülkadir İnan Kitapları - Eserleri
- Tarihte ve Bugün Şamanizm
- Eski Türk Dini Tarihi
- Manas Destanı
- Türkoloji Ders Notları
- Hurafeler ve Menşeleri
--reklam--
Abdülkadir İnan Alıntıları - Sözleri
- Türk gençliği, kendi tarihini ve dilini layık olduğu şerefin icaplarına göre tetkik etmek(inceleme) hakkını kazanmıştır. (Türkoloji Ders Notları)
- Dünyaya gelen bir gün ölecektir . Mademki öleceğiz şerefle ölelim. (Manas Destanı)
- Ölüm korkunç bir şey değil . Ölmesem yenerim, zafer kazanırım . (Manas Destanı)
- Eski Türkler Gök Tanrı ve gökte başta "Tengri - Ruh"ların varlığına inandıkları gibi tabiata da tapmışlardır. Bu tabiat kültünü "yer - su" terimiyle ifade etmişlerdir. Yer - su kültü büyük imparatorluklar devrinde gelişerek vatan kültü derecesine yükselmiştir. (Eski Türk Dini Tarihi)
- başımıza gelecek ne varsa görelim (Manas Destanı)
- ...biz, iyi adamları hatırlamanın yaşayanlar için faydalı olduğunu tahmin ediyoruz. Bundan dolayıdır ki ölüleri sayarız. (Tarihte ve Bugün Şamanizm)
- Mevzumuz Türk dilidir. "Türk Dili" demek yalnız Türkiye'de konuşulan dil demek değildir. Bu dil şarkta Ohotsk denizi kıyılarından, Lehistan'daki Visla Nehrine, Akdenize, Tuna havzalarına, cenüpta(güneyde) Hindüküş Dağlarına, Basra Körfezinden Şimal'de(kuzeyde) Buzdenizi kıyılarına kadar uzanan geniş bir sahaya yayılmış bir dildir. (Türkoloji Ders Notları)
- Vamberi "Türk kavimler i v adlı eserinde Şarki Türkistanlı bir Türkün İstanbullu bir Türkle dikkatli konuşursa anlaşabileceğini, söylemiştir (Türkoloji Ders Notları)
- Şüphe yok ki,Türkoloji sahasına ait bir vesikayı öğrenirken o vesikayı bırakan kavmi, sülaleyi ve o kavmini zaman ki içtimaî hayatını, komşu kavimlerle olan münasebetlerini öğrenmek gerektir. Aksi takdirde tarihi ve lisani bir vesika ile, bir efsane ve hikaye yahut bir roman sahifesi arasında fark kalmaz, kafalara yerleşemez. (Türkoloji Ders Notları)
- Hunlar bir işe teşebbüs etmek isterlerse yıldızların ve ayın durumlarına bakarlardı. Bu kayıttan anlaşılıyor ki Hun kam'ları heyet ilminden de haberdar olmuşlardır. (Tarihte ve Bugün Şamanizm)
- Ben babasından bezen bir kulum, hiçbir şeyden korkacak değilim (Manas Destanı)
- Batıdaki Gök Türklerin dini, inanma ve âdetleri doğu Gök Türklerinin din ve âdetlerinden farksızdı. Bunlarda babalarının nesiller boyunca yaşadıkları mağaraya her yıl büyük bir memur gönderip kurban kestirirlerdi. Yılın beşinci ve sekizinci aylarında ruhlara kurban sunmak için toplanırlardı. Gerek tarih kaynaklarından ve gerek bıraktıkları yazıtlardan anlaşıldığına göre Gök-Türk hakanları ve bunların idareleri altında bulunan Türk boyları, doğu ve batı Türkistandaki şehirli Türklerin bir kısmı müstesna, hep şamanist idiler. (Eski Türk Dini Tarihi)
- Toba Han bir Çinli budistin teşvikiyle Buda dinini kabul etmekle Gök Türkler arasına budizmi sokmuş oldu. (Tarihte ve Bugün Şamanizm)
- Ruhlara saçı yapma âdeti, dinî telâkkilerin muayyen bir safhasında bütün dünya kavimlerinde görülmüş cihanşümul âdetlerden biridir, dinî mahiyetini kaybettikten sonra dahi birçok kavimlerde yalnız görenek olarak son zamanlara kadar devam ettiği malumdur. Biri hakkında hayırlı haber söylenirken "darısı başımıza!" temennisi işte bu eski âdetten kalma bir hatıradır. (Tarihte ve Bugün Şamanizm)
- Hazar ordusu X. yüzyılda tamamıyla Müslümandı, her halde bunlar Oğuzlardandı.* *A. J. Yakubovskiy, IX. ve X. asırlarda İtil ve Bulgar'ın tarihi topografisi meselesine dair (Belleten, cilt XVI, 1952), s. 283, 286 (Tarihte ve Bugün Şamanizm)
- Eski Türklerin "tuğ"larında yaban sığırı ku-tuz'un boncuklarla süslenmiş kuyruğu bulunuyordu. Çok eski çağlarda tuğ ve onun boncukları büyülü sayılır, onda savaş tanrısının bulunduğuna inanılırdı. Moğollar müslüman olup, Türkleştikten sonra bile tuğu takdis âyini yapmışlardır. Dayısı Mahmut Han'ın böyle bir âyin yaptığını Bâbür Şah görmüş ve "Hatıratı'nda" tavsif etmiştir. (Eski Türk Dini Tarihi)
- Ulusun kendi içinden çıkan düşman tehlikeli düşmandır. (Manas Destanı)
- Türklerin asırlar boyunca türlü dinlere girip çıkmalarına rağmen eski Türk dinî gelenekleri bütün Türklerin manevî hayatlarında derin izler bırakmıştır. Tanrı, alkış, bayan, yarlığa, yakarış gibi birçok kelimelerimiz o eski dinin miras bıraktığı terimlerdir. (Eski Türk Dini Tarihi)
- "Ecdat mabedi makamında bir taş oyarlardı. Şimal yurtlarından cenuba göç ederlerdi, taş ev içinde göğe, yere, hakanın soyuna kurban keserlerdi. Kurbandan sonra kayın ağaçları dikerlerdi. Bunlardan tanrılık ve kutlu orman meydana gelirdi." (Tarihte ve Bugün Şamanizm)
- Gök Türkler "tanrılarının suretlerini keçeden yaparlar ve deri torba içinde muhafaza ederlerdi. Bu suretleri iç yağıyla yağlarlar ve sırıklar üzerine dikerlerdi. Yılın dört çağında (mevsiminde) bu tanrılara kurban keserlerdi. (Tarihte ve Bugün Şamanizm)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin