Kitap Künyesi
Yazar: Yusuf Güldür
Editör: Erol Şahnacı
Yayın Evi: Hayat Yayıncılık
İSBN: 9786055365738
Sayfa Sayısı: 281
--reklam--
Esrar-ı Beka Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İsraili’i dize getiren tarihi sır…
Bizden sandığımız, oysa koynunda hançer taşıyan hainlere mi kalacaktı meydan?
Nizamülmülk’ten Abdülhamid’e, oradan Özal’a ve günümüze uzanan, insanın hayal dahi edemeyeceği müthiş bir sır yumağı. Ney nağmelerinden dökülen gözyaşlarını, Ceylan Gözlü Hayal olup içimize akan aşkın en katıksız hâlini bu kitapta bulacaksınız.
Esrar-ı Beka Alıntıları - Sözleri
- "Bize cennet vaat ettin, Cennet meyhane mi? Bize hurileri vaat ettin, Cennet kerhane mi? " Alamut'tan kaçarken kale duvarına Ömer Hayyam 'ın yazdığı dörtlük
- Filistin... Hz. İsa'nın doğduğu, Hz. Musa'nın sıcak nefeslerini solumuş, Kâinat Sultanı'nın (sav) miracıyla şereflenen mukaddes belde... İhanet ve zulmün hedef tahtasına oturtulan şehir; Selahaddin' in göz nuru Filistin... 21. Yüzyılda parçalanmış bebek bedenlerinin dayanılmaz manzarasına ev sahipliği yapacak olan, insanlığın bitip, Siyonizm'in başladığı, talihsiz mazlumlar diyarı...
- Esrar-ı Beka, Sultan Hamit'te pinhandı ve Sultan Hamit de aşkta pinhan... İsimsiz kahramanlara ruh olacak mirası Nizamülmük'ten devralan Sultan Abdülhamit Han...
- Rusya'nın panslavist politikaları, Bulgar ve Sırp ayrılıkçılığı, Fransız yayılmacılığı, Arap milliyetçiliği ve daha pek çok sorun karanlık eller tarafından bir satranç taşı gibi oynanıyordu. Lakin Devlet-i Âliye çoktan şer şebekesine şah çekmişti bile. Bu hamlenin adı II.Abdulhamit'ti. Kim bilir belki de bu hamle çok kısa bir süre içinde hainleri mat edecekti. Bir deha vardı bu kez rakip olarak.
- Evet, bir Yavuz geçmişti tahta, bir cülus yaşanmıştı en ihtişamlı bereketiyle. Ama bu Yavuz sakin, ama bu Yavuz temkinli, ama bu Yavuz, yılan deliğinden Osmanlı mülkünü salimen geçirmek zorunda olan bir Yavuz... İhanetin kanattığı coğrafyayı tekrar fethe girişecek, hasta adamın en güçsüz döneminde düvel-i muazzamayla kıta kapma oyunu oynayacak, her gün bin yıldırımın kasırgalarla yağdığı Devlet- Âliye'ye paratoner olacak bir Yavuz.
- Bu nasıl mümkün olabilirdi? Bu kadar istihbarata rağmen 63 Mehmetçik nasıl olur da eşkıyanın kucağında buluverirdi kendini?
- Neden bir türlü vazgeçmiyorlardı bu Türkler? Ne zaman büyük bir plan yapılsa hep muhteşem bir Türk ortaya çıkıyor, tüm planın köküne benzin döküp ateşe veriyordu.
- 1892'de Avusturyalı Yahudi gazeteci Teodor Herlz tarafından, İsviçre'nin Basel şehrinde düzenlenen 1.Siyonist Kongresi, dünyanın başına açılacak en büyük belanın da ilk kıvılcımıydı.
- Bu millet, en zor zamanlarında, en büyük kahramanları yetiştirmeyi nasıl başarıyordu?
- "Sabır kuvveti geçmişe ya da geleceğe dağıtılmaz ve sadece şu ana yoğunlaştırılırsa, insanın başına hangi bela gelirse gelsin dayanabilir. Geçmiş zamanın elemlerini ve gelecek zamanın korkularını düşünmemek, sabır kuveetini sadece şimdiki zamana yönlendirmek gerekir." - Bediüzzaman Said Nursî
Esrar-ı Beka İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Benim çok hoşuma giden, severek okuduğum bir kitap oldu Esrar-ı Beka. Bi söz var ya "Türk olmak zordur çünkü dünya ile savaşırsın; Tük olmamak daha da zordur çünkü Türk ile savaşırsın!". Bu sözün gerçekçiliğini asırlardır okur ve dinleriz. Sadece kendi kaynaklarımızdan değil, dünyanın tarih sayfalarına da geçmiştir bu. Kitap Selçuklu döneminden günümüze kadar uzanan zaman dilimindeki kırılma noktası olan ihanetleri roman olarak anlatmakta okurlarına. Hasan Sabbah'ın Nizamülmülk'ü öldürtmesi ile başlayıp siyonistlerin Sultan II. Abdulhamit'e karşı düzenledikleri komploları ve günümüzde yaşanan Ergenekon olaylarını içeren kitap insanı sıkmadan akıcılıkla insanı içine çekiyor adeta. 100 yıl öncesinden geleceği gören ve yapılması gerekeni söyleyen bir lider ve dünyanın her yerine yayılmış bir istihbarat ağı.. Kızıl Elma.. 3 vatan fedaisinin sırrı ifşa etmek ve görevi yerine getirmek için verdikleri uğraş sırasında yaşadıklarını güzel bir dille anlatmış bizlere yazar. (Kod adı : Kabadayı)
Severek okudum. Anltımlarda abartıya gidilmeden olaylar gerçeğe yakın hikaye edilmiş. Özellikle yakın tarihi ve geleceğimiz üzerine oynayan oyunlar, entrikaları merak eden okuyucuların okuması gerekir. (Cengiz ALTIOK)
kitap ortalama bir kitap konusu guzel fakat eksik gibi ikinci sırrın ne olduğunu çözen var mi ben cozemedim.. birazda sona dogru gelen abartilari bir kenara birakirsak fena değil (a.BOSS)
Esrar-ı Beka PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Yusuf Güldür - Esrar-ı Beka kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Esrar-ı Beka PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Yusuf Güldür Kimdir?
1984 yılında, kastamonu-Çatalzeytin'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünü 2006 yılında bitirdi.
Çeşitli özel eğitim kurumlarında çalıştı. Üniversite yıllarından başlayan yazma merakı, beraberinde pek çok çalışmayı getirdi. Kendi imkanlarıyla çıkardığı birkaç kitaptan sonra profesyonel anlamda yazarlığa başladı. Bu arada çeşitli edebi dergilerin yazı heyetlerinde, hem yazar hem de yazı seçim üyesi oalrak görev aldı. Özellükle tarih alanında çalışmaları bulunan yazar, tarihteki abide şahsiyetlerin taşıdığı ulvi ruhu, önemli bir okur kitlesine özümsetme ilkesini benimsedi.
Tarih sevgisiyle ççalışmalarına büyük bir gayretle devam eden yazar, evli ve bir çocuk babasıdır.
--reklam--
Yusuf Güldür Kitapları - Eserleri
- Mankurt
- Esrar-ı Beka
- Selahaddin Eyyubi
- Projeler Sultanı Abdülhamid Han
- Cahit Zarifoğlu
--reklam--
Yusuf Güldür Alıntıları - Sözleri
- Bu nasıl mümkün olabilirdi? Bu kadar istihbarata rağmen 63 Mehmetçik nasıl olur da eşkıyanın kucağında buluverirdi kendini? (Esrar-ı Beka)
- Neden bir türlü vazgeçmiyorlardı bu Türkler? Ne zaman büyük bir plan yapılsa hep muhteşem bir Türk ortaya çıkıyor, tüm planın köküne benzin döküp ateşe veriyordu. (Esrar-ı Beka)
- Hazreti Süleyman, bir karıncanın bir yılda kaç buğday tükettiğini merak edip sorar. Bir buğday tanesi cevabını alınca da bunu denemeye karar verir ve bir karıncayı bir buğday tanesiyle birlikte bir kutuya hapseder. Aradan geçen koca bir yıldan sonra kutuyu araladığında karıncanın hâlâ yaşadığını ve buğdayın sadece yarısının yenmiş olduğunu görür. Hak vergisi olan lisan kabiliyetiyle ve taacüple sorar karıncaya: "Sen ki bir yılda bir buğday tanesi yemez miydin? Neden sadece yarısını yedin? " Karınca Hak Teala'nın izniyle dile gelip, o ibretlik dersi salıklar kudretli Nebiye: "Rızkımı Allah verirken elbet bir buğday yerim. Ama sen verince, beni bir yıl içinde unutabileceğin endişesiyle, iktisat ettim ve sadece buğdayın yarısıyla iktifa ettim. Sen beni unutursun ey Süleyman ama Allah unutmaz. Yaratıcı. Yarattığı hiçbir şeyi unutmaz. " (Selahaddin Eyyubi)
- 1892'de Avusturyalı Yahudi gazeteci Teodor Herlz tarafından, İsviçre'nin Basel şehrinde düzenlenen 1.Siyonist Kongresi, dünyanın başına açılacak en büyük belanın da ilk kıvılcımıydı. (Esrar-ı Beka)
- Esrar-ı Beka, Sultan Hamit'te pinhandı ve Sultan Hamit de aşkta pinhan... İsimsiz kahramanlara ruh olacak mirası Nizamülmük'ten devralan Sultan Abdülhamit Han... (Esrar-ı Beka)
- Unutmayın ki, zahmet ile rahmet arasında, sadece bir nokta farkı vardır. (Selahaddin Eyyubi)
- Bu millet, en zor zamanlarında, en büyük kahramanları yetiştirmeyi nasıl başarıyordu? (Esrar-ı Beka)
- Kimseyi tanıyamazsın ; Kıyafetinden , yüz çizgisinden .... (Cahit Zarifoğlu)
- "Bir incelik gösterin, incinmesin gönlüm. (Cahit Zarifoğlu)
- İdeolojo, toplumun farklı kesimlerinden insanları kullanabilmek için ortaya atılan bir oyuncaktan başka birşey değildir Sevda Hanım. Bu şekilde farklı ideolojiler imal edip, çok gemiş bir katil portföyüne sahip oluyorlar. Dahası toplumu birbirine düşürüp kaos çıkarmak için de bu idelojik çeşitliliğe muhtaclar. (Mankurt)
- Her şey zamanında guzel... Bizler yaşlanınca, elden ayaktan düşünce buluyoruz nedense caminin yolunu.Sanki çöplük de hayatla işi bitenler geliyor buraya. Oysa hic, gençle bir yaslinin ibadeti aynı olur mu? (Mankurt)
- Belayla savaşmanın ilk şartı, belaya meydan okumaktı... (Mankurt)
- Evet, bir Yavuz geçmişti tahta, bir cülus yaşanmıştı en ihtişamlı bereketiyle. Ama bu Yavuz sakin, ama bu Yavuz temkinli, ama bu Yavuz, yılan deliğinden Osmanlı mülkünü salimen geçirmek zorunda olan bir Yavuz... İhanetin kanattığı coğrafyayı tekrar fethe girişecek, hasta adamın en güçsüz döneminde düvel-i muazzamayla kıta kapma oyunu oynayacak, her gün bin yıldırımın kasırgalarla yağdığı Devlet- Âliye'ye paratoner olacak bir Yavuz. (Esrar-ı Beka)
- Daracık mezar çukurunu görünce âdeta sendeledi Selehaddin. "Ey cihat meydanlarına sığmayan koca yiğit! Şimdi şu daracık makbere mi sığacaksın?" (Selahaddin Eyyubi)
- Ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim. (Cahit Zarifoğlu)
- Bize sözlerimizden çok, yüreğimizden anlayan gerek. Cahit Zarifoğlu (Cahit Zarifoğlu)
- "insan ne garip varliktir, kimisi idealleri uğruna herseyi feda ederken, kimisi de nefsi ugruna ideallerini feda ediyor" (Mankurt)
- Vatan bize evlattan da eşten de daha kutsaldır. (Mankurt)
- "Gülü sevip dikenine katlanacağına papatyayı sev." (Cahit Zarifoğlu)
- Biz sadece vatan için varız. Yaşarsak da vatan için, ölürsek de. (Mankurt)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin