Kitap Künyesi
Yazar: Bernhard Schlink
Çevirmen: Gülderen Pamir
Orijinal Adı: Die Heimkehr
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9789752935624
Sayfa Sayısı: 328
--reklam--
Eve Dönüş Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Peter Debauer, küçük yaşlarda tatillerini büyükannesi ile büyükbabasının İsviçre’deki evinde geçirirdi. Ona resim yapsın diye verilen kâğıtları okuması yasaktı. Bir gün bu yasağı hiçe saydı ve sayfaların önyüzlerine baktı. Onu orada, bir askerin Sibirya’dan eve dönüş öyküsü bekliyordu. Adam, yıllar sonra döndüğü evinin kapısında karısıyla karşı karşıyaydı. Karısının yanında başka bir adam vardı. Çok etkilenmişti. Ne var ki hikâyenin sonunu öğrenemedi. Peter, yıllar sonra hayatını o hikâyenin sonunu öğrenmeye adayacak, yazarın izinde kendine ve tarihe doğru bir yolculuğa çıkacaktı.
--reklam--
Eve Dönüş Alıntıları - Sözleri
- Məhəbbətin itirilməsinə onun tapılması qədər vaxt lazım gəlir.
- Təbiət belədir: güclülər zəiflərdən çox əldə edirlər, diribaşlar isə maymaqlardan çox əldə edirlər
- Ölümle karşı karşıya olduğum yerde öldürmeye hakkım var
- O yerlərdəki mən ölümə getməyə hazıram, deməli orada öldürmək hüququm da var.
- Kişilərin hərbi formada fotoşəkilləri, bəzən də şagird yoldaşlarımın evlərində gördüyüm gümüşü çərçivəyə bərkidilmiş qara haşiyə məndə bir sıra ölkələrdəki qəbir daşlarına yerləşdirilən kiçik fotoşəkillər kimi iztirablı təəssüratlar oyadırdı. Elə bil ki,insanlar ölüləri sakit buraxmaq istəmir, hətta öldükləri zaman da onlardan hərbi salam tələb edərək, onları həyata itələyirdilər.
- "Delice bir şeyin bile cansiperane yapılması gerektiğini .. "O zaman belki de doğru sayılabileceģini"
- "Birbirlerinden aldıkları keyif..şakaları ve kahkahaları, dünya hakkında yaptıkları sohbetler hep bir sis perdesiyle örtülü gibiydi "
- "Sorduğum sorularla gevezelik yaptığımı düşünmeye başlamıştım .. "Böylece hiç ses çıkarmadan okudum ,yazdım, öğrendim. . "
- "Onu sevdim mi ? "Sevgi kavramına da kıskançlık kadar yabancıydım. .
- "Onun neşesi 'ni ve öfkesini .. ...insanı mutlandırmasını ya da kederlendirmesini ..hiç hesaplaşmaya girişmeden ..boyun eğilen hava şartları gibi .. "..kabullenmiştim"..
- Okuduğum ilk roman ,Rusların elinden kaçan ve vatana dönüş yolunda türlü tehlikeler atlatan bir Alman askerini anlatıyordu. .
- Sonuçta ben konudan materyalden değil.. ..kurması gereken sistemi kuramayan düşüncelerimden mustariptim. ..pek çok sözcükten mustariptim. ...okuduklarımdan ,düşündüklerimden,yazdıklarımdan ..
- "Hep ileriye,Moskova önlerine kadar ve Kafkasya'dan yukarı. .Stalingrad'dan sonra ondan haber alamadık ..
- Kulübeye neredeyse ulaşmıştı ki kapısı açıldı .. Bir kadın dışarı çıktı ve ona doğru yürüdü .. Karl "Bir kraliçe gibi yürüyor " diye düşündü ve korktu .. Gücünü isteklerini sonuna dek kullanıp tüketmiş ..bitkindi Üstü başı yırtık pırtıktı,pislik içindeydi ve leş gibi kokuyordu .. "Derhal erkeklerini çağıracak ve başıboş gezen bir sokak köpeğiymisim gibi beni kovalatacak"
- "Eve dönüş romanları da aşk ya da savaş romanları gibi kendine has bir türdür "
--reklam--
Eve Dönüş İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir askerin savaştan eve dönüşü hikâyesini okuyarak bir şekilde dahil olan Peter, aynı zamanda kendi hayatında da bu hikayeyle bazı tuhaf benzerlikler yaşıyor. Kitabın yaklaşık yarısından sonra öğrenmek içim peşine düştüğü olaylara yeni kahramanlar eklendiğinden epey karmaşık ve ne yazık ki sıkıcı bir hal alıyor. Hitler Almanya'sı konusunda güzel bilgiler verilmiş. Özellikle toplumların olayları algılayış biçimi ve psikolojisi hakkında oldukça ilginç şeyler okuyoruz. Daha önce düşünmediğimiz açılardan olaylara bakılmış. Bu güzel. Kitap 5 bölüme ayrılmış. İlk 2 bölüm ana karakterin çocukluğu, dedesi ve büyük annesiyle yaşadıkları, peşine düştüğü eve dönüş hikayesiyle tanışması konularını işliyor. Ayrıca hayatında önemli bir yeri olan kız arkadaşıyla da tanışıyor. Büyüyor ve hayatı sorgulayan biraz pasif bir kişiliğe bürünüyor. 3 ve 4. bölümde hikaye biraz evrimleşip yer yer Alman tarihi tadında, çoğunlukla karışık ve sıkıcı bir şekilde devam ediyor. Peter iyiden iyiye bir yabancılaşma etkisine de giriyor. Savaşın, toplumsal yıkımın etkilediği ikinci bir nesile mensup kendisi diyebiliriz. Son bölüm ise öğrenilen bir gerçeğin peşinde sürüklenen Peter'ın yaşadıkları. Biraz kopuk kopuk olsa da iyi bir hikaye. Yazar fena bir iş çıkartmamış. Puanı düşük olduğundan beklenti de düşük başlıyorsunuz okumaya, bu yüzden tatmin ediyor. Yoksa beğenmeyebilirdim. (Burak Kuşcu)
Bernhard Shilinkin "Eve dönüş" kitapında yazarın en mükemmel başardığı şey etrafda gördüklerini mükemmel şekilde tesvir ede bilmesiydi...Okudukça kendinizi anlatılan yerde hiss ediyorsunuz.Kitabta ikinci dünya savaşı dönemlerinde yaşamış bir babanın oğlunun birden bire ortadan kayıp olmuş babasını aramasından ve sonda hiç beklemediyi sonuçla karşılaşmasından bahs ediliyor.Okunulması çok kolay ama son istediğimiz gibi bitmeyince bir az sinirlene biliriz.İyi okumalar ... (Fatima Shirin 2)
Bernhard Shilinkin "Eve dönüş" kitapında yazarın en mükemmel başardığı şey etrafda gördüklerini mükemmel şekilde tesvir ede bilmesiydi...Okudukça kendinizi anlatılan yerde hiss ediyorsunuz.Kitabta ikinci dünya savaşı dönemlerinde yaşamış bir babanın oğlunun birden bire ortadan kayıp olmuş babasını aramasından ve sonda hiç beklemediyi sonuçla karşılaşmasından bahs ediliyor.Okunulması çok kolay ama son istediğimiz gibi bitmeyince bir az sinirlene biliriz.İyi okumalar ... (Fatima Shirin)
--reklam--
Eve Dönüş PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Bernhard Schlink - Eve Dönüş kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Eve Dönüş PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Bernhard Schlink Kimdir?
1944’te Almanya’nın Bielefeld kentinde doğan Bernhard Schlink, hayatını hukukçu ve yazar olarak Bonn’da ve Berlin’de sürdürüyor. İkinci romanı "Gordiyon Fiyongu"yla Glauser Ödülü’nü, "Selbs Betrug"la Alman Polisiye Roman Ödülü’nü (1992), "Okuyucu" adlı romanıyla Neumünster kentinin Hans Fallada Ödülü’nü (1997), İtalyan edebiyat ödülü Grinzane Cavour’u, çeviri eserlere verilen Fransız Laure Battalion Ödülü’nü, "Die Welt" gazetesinin ilk kez verdiği Edebiyat Ödülü’nü (1999) ve Düsseldorf’taki Heinrich Heine Derneği’nin Onur Ödülü’nü aldı. Bu romanı, "New York Times" gazetesinin en çok satan kitaplar listesinde birinci sıraya yükselen ilk Alman kitabı oldu ve 30 kadar dile çevrildi. Kitabın film hakları Hollywood’daki Miramax firması tarafından satın alındı ve filmin yönetmenliğini "İngiliz Hasta", "Yetenekli Bay Ripley" gibi filmlere imza atan Anthony Minghella üstlendi.
--reklam--
Bernhard Schlink Kitapları - Eserleri
- Okuyucu
- Merdivendeki Kadın
- Eve Dönüş
- Yaz Yalanları
- Geçmişe İlişkin Suç ve Bugünkü Hukuk
- Aşk Kaçışları
- Gordiyon Fiyongu
- Hafta Sonu
- Selb'in Yargısı
- Olga
- Selb'in Ölümü
- Selb'in Hilesi
- Abschiedsfarben
- Olga
--reklam--
Bernhard Schlink Alıntıları - Sözleri
- Təbiət belədir: güclülər zəiflərdən çox əldə edirlər, diribaşlar isə maymaqlardan çox əldə edirlər (Eve Dönüş)
- " bu is boyle, cocuk. sana verileni benimsemezsen ondan yararlanamazsin." (Olga)
- Zaten başkaları kıskanç olduğundan, insan onlara hazinelerini göstermemeli. Ya senin sahip olduğuna sahip olmadıkları için üzülür ya da gözlerini hırs bürür ve onu elinden almak isterler. (Aşk Kaçışları)
- "Sorduğum sorularla gevezelik yaptığımı düşünmeye başlamıştım .. "Böylece hiç ses çıkarmadan okudum ,yazdım, öğrendim. . " (Eve Dönüş)
- Kişilərin hərbi formada fotoşəkilləri, bəzən də şagird yoldaşlarımın evlərində gördüyüm gümüşü çərçivəyə bərkidilmiş qara haşiyə məndə bir sıra ölkələrdəki qəbir daşlarına yerləşdirilən kiçik fotoşəkillər kimi iztirablı təəssüratlar oyadırdı. Elə bil ki,insanlar ölüləri sakit buraxmaq istəmir, hətta öldükləri zaman da onlardan hərbi salam tələb edərək, onları həyata itələyirdilər. (Eve Dönüş)
- ..."İnsanları kullanmak yanlış bir şey değil, kötü olan bunu onlara hissettirmek,"... (Selb'in Yargısı)
- Ara sıra işine duyduğu özlemin, gerçekten işine mi yoksa herhangi bir toplumsal konuma ve iyi oynayabildiği bir role ilişkin mi olduğunu soruyordu. (Aşk Kaçışları)
- Okuduğum ilk roman ,Rusların elinden kaçan ve vatana dönüş yolunda türlü tehlikeler atlatan bir Alman askerini anlatıyordu. . (Eve Dönüş)
- " ah cocuk, iki kisinin birbirine uygun olmasi niteliklere degil, aska baglidir." (Olga)
- Daha ayaklarının üzerinde durur durmaz koşmak istemişti o. Adım adım ilerlemeyi yeterince hızlı bulmadığından, daha bir ayağını yere basmadan öbürünü kaldırıyor, ama yere düşüyordu. Ayağa kalkıyor, bir adım atıyordu, bir adım daha, yine çok yavaş yürüdüğünü düşünüyor, bir ayağını yere koymadan yine ötekini kaldırıyor ve yine düşüyordu. (Olga)
- Kulübeye neredeyse ulaşmıştı ki kapısı açıldı .. Bir kadın dışarı çıktı ve ona doğru yürüdü .. Karl "Bir kraliçe gibi yürüyor " diye düşündü ve korktu .. Gücünü isteklerini sonuna dek kullanıp tüketmiş ..bitkindi Üstü başı yırtık pırtıktı,pislik içindeydi ve leş gibi kokuyordu .. "Derhal erkeklerini çağıracak ve başıboş gezen bir sokak köpeğiymisim gibi beni kovalatacak" (Eve Dönüş)
- Fakirler için endişeleniyor musunuz? Televizyonu açıp masaya biranızı koyunca tehdit olmaktan çıkıyorlar. (Merdivendeki Kadın)
- O yerlərdəki mən ölümə getməyə hazıram, deməli orada öldürmək hüququm da var. (Eve Dönüş)
- - " (…) İyi şeylerin zaman istediğini herkes bilir ama gerçekte iyi olan şeyin zaman olduğunu kimse kabullenmez... Anne babamızdan, öğretmenlerimizden başarılı olmanın koşulunun alın teri olduğunu öğreniriz. Çok çalışıp, çok didinirsek sonunda başarıya kavuşacağımızı öğreniriz. Öğrenemediğimiz şey, beklemektir..." (Gordiyon Fiyongu)
- İnsan ancak acı çekerken özel ve ilginç biri olur. (Gordiyon Fiyongu)
- "Kaçış yalnızca bir uzaklaşma değil, bir varıştır aynı zamanda." (Okuyucu)
- " hic zahmet vermez, en sevdigi sey öylece durup bakmak." (Olga)
- Herbert war stolz auf Olga, eifersüchtig auf die Bedeutung, die Lernen und Wissen für sie hatten, und unzufrieden bei dem Gedanken, wie selbständig sie geworden war, unabhängig von Familie, vom Urteil anderer, von ihm. (Olga)
- "Ben de anlatmayı bıraktım böylece. Söylediklerinizin hakikati yaptıklarınız olduğuna göre konuşmanın ne gereği var?" (Okuyucu)
- "Belki de insan bir kovuğun içinde yaşayınca dışarıdaki hayat onun için bir klişeye dönüşüyordur." (Merdivendeki Kadın)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin