Kitap Künyesi

Yazar: Jodi Picoult

Çevirmen: Dilek Berilgen Cenkciler

Orijinal Adı: Sing You Home

Yayın Evi: April Yayıncılık

İSBN: 9786055162207

Sayfa Sayısı: 488

--reklam--

Eve Dönüş Şarkısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Onlarca dilde milyonlarca okurun sevgilisi.

Son 10 yılın tüm dünyada en çok okunan yazarı.

Çoğu eleştirmene göre 21. yüzyılın en etkili romancısı.

Jodi Picoult'tan çok tartışılacak bir öykü: Eve Dönüş Şarkısı Hayatınız bir film olsa, eve dönüş yolunda hangi parça çalar?

Bütün dünya size cephe almışken...

Ellen DeGeneres'in yakın zamanda filme çekeceği Eve Dönüş Şarkısı, kimlik, aşk, evlilik ve aile kavramlarını daha önce kimsenin cesaret edemediği şekilde tartışıyor. Jodi Picoult, kendi hariç herkesten kaçan bir çocuğun hikayesini ruhumuza bilim ve edebiyat eşliğinde işliyor.

"Picoult yine bir şaheserle okurlarının karşısında. Bilim, aile ve ilişkiler üzerine bir destan bu."

-People-

"Eve Dönüş Şarkısı insanların fikirlerini değiştirme gücüne sahip bir yazarın, ustalık dönemi işi."

-AfterEllen.com-

"Picoult gay ve lezbiyen haklarına dair efsane bir roman kaleme almış."

-Booklist-

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Eve Dönüş Şarkısı Alıntıları - Sözleri

  • Dilekle dua arasındaki tek fark, birincisinde evrenin insafına kalmanız, ikincisinde biraz yardım almanızdır.
  • Her hayatın bir albümü vardır.
  • Kaygı, sallanan koltuk gibidir. Sana yapacak bir şey sağlar ama ilerleme kaydetmeni sağlamaz.
  • Yüksek sesle söylemediğin zaman insanlar, boş bıraktığın sessizliği kendi aptal varsayımlarıyla doldurur.
  • Zekânın en büyük göstergesi, etrafınızı sizden daha bilgili insanlarla doldurabilmektir.
  • Dinlediğimiz müzik kim olduğumuzu tanımlamayabilir. Ama başlamak için iyi bir yerdir.
  • Sorun şu ki, kalbinizi açıp birisinin görmesini sağladığınızda, o kişi sizin için artık isimsiz biri değildir.
  • İnsanlar çığlık duyduğu zaman ters yöne koşmaya başlar.

--reklam--

Eve Dönüş Şarkısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Sanırım Jodi Picoult'a olan hayranlığım bu kitaba kötü eleştiri yapmama izin vermeyecek. Ben yine severek okudum çünkü değinmek istediği konu harici çok fazla yürek burkan detay vardı. Önyargılı bir birey değilseniz okunur mu okunur. (zahide)

Büyük bir Jodi Picoult hayranı olarak, bu yazardan okuduğum herhangi bir kitap için bunu söyleyeceğimi hiç tahmin etmezdim ama maalesef bu kitabı hiç sevmedim. Hatta okuma sürecim epey ızdıraplıydı diyebilirim. Yazar, Lgbt temalı bir kitap yazmak istemiş. Fakat bunu o kadar sığ bir şekilde yapmış ki... Yani, eşcinsel karakterler sığ, yaşadıkları aşk zerre samimi değil, onlara verilen tepkilerin anlatılış tarzı yanlış ve daha bir sürü sıkıntı mevcut kitapta. Hepsine de azar azar değinmek istiyorum bu sıkıntıların. 1- Karakterler, eşcinsel olmalarının kim olduklarını değiştirmediğini, yaşam şekillerine saygı duyulması gerektiğini anlatıp, birkaç sayfa sonra dini inancı olan biriyle dalga geçiyordu. Başkalarının yaşam şekline saygı duymamak, dini bir yolu seçen insanla ilgili olarak "Onun bu hâle gelmesini ben mi sebep oldum? Onu kurtabilir miydim?" tarzı laflarla dini yaşamı bir hastalık gibi görmek, kıyafetine bakarak bir insanla eğlenmek ne kadar da başka insanlara saygı duymakla ilgili değil mi! Saygı bekleyen fakat saygının ne olduğundan bir haber karakterlerdi bunlar. 2- (Bu madde spoiler içerir.) Vanessa'nın nasıl eşcinsel olduğunu anladığından bahsettiği kısımlar gayet başarılıydı. Fakat Zoe'nin 40 yıl sonra eşcinsel olması bana inandırıcı gelmedi. Sırf Vanessa ile çok iyi anlaştılar diye aşık olduklarını söylemeleri ve ilişki yaşamaya başlamaları samimiyetten fersah fersah uzaktı. Zoe'nin çocukluğuna gidip, bir kızla öpüştüğü bir anının, kaç yüz küsür sayfadan sonra ortaya çıkması da çok saçmaydı. Yazar, Zoe'nin eşcinsel olmasını mantıksız bulacağımızı tahmin ederek yapmıştı bunu ama olmamıştı. 3- Kitapta Hristiyanlar, eşcinsellere tepki gösteriyordu. Bu Hristiyanlar, Hristiyan görünen fakat dini yaşam maskesi altında, çarpık ilişkileri olan, ikiyüzlü bir çok insanı da barındıyordu içinde. Kötü insan her yerde vardır bana göre. Tek bir insana bakıp tüm topluluğa kötü demek mümkün mü peki? Kitapta bu Hristiyanlardan oluşan topluluğun, eşcinsellere yönelik tepkisinin yanlış olduğu anlatılmaya çalışılıyordu. Peki eşcinsel insanların bu topluluğa tepkisi? Hristiyanlar, eşcinselleri sevmediği için sığ, aptal, ezik; eşcinseller, Hristiyanları sevmediği için haklı, doğru ve dürüst gösteriliyordu. Zaten kitabın en büyük sorunu buydu. Bana saygı duyun diyen eşcinsel ikili, karşı tarafa gram saygı duymuyordu. Verilmek istenen mesaj, insanların yaşantılarına saygı duymamız gerektiğiydi fakat kimsenin kimseye saygı duyduğu yoktu. O zaman nasıl haklı bir taraf olabilirdi bu kitapta? 4- Max'ın sevdiği kişi ve onunla yaşadığı şeyler inanılmaz kötüydü. Yazar yine, biz saçma bulmayalım diye 300. sayfada Max'ın geçmişine gidip, sevdiği kişiyle ilgili bir anısını serpiştirmişti araya ama ya o kadar anlamsızdı ki bu. Ayrıca çok da çirkindi. 5- Mahkeme sahnesi kitaptaki en iyi sahneydi. Fakat mahkeminin sonu neydi öyle ya? Daha kötü olamaz dedikçe daha kötüsü oldu inanın. Mahkemenin sonucu ise kötünün kötüsüydü. Hele final sahnesi... Of, of... Gerçekten, sevdiğim tek bir yer, tek bir şey bile yoktu. Okuduğum en kötü Jodi Picoult kitabıydı. (Baştankara)

Daha önce yazarın iki kitabını severek okumuştum. Genelde ilginç konular seçiyor ancak bu kitabı sevemedim. Uzun yıllar çocuk sahibi olmak için uğraşan çiftin hayatı hiç beklenmedik şekilde değişiyor. Kitabın yarısından sonra eşcinsellik konusu devreye giriyor. Bana kalırsa bu konu daha iyi ele alınabilirdi. Kitapta sanki bir amaç yok, bir sonuç yok. Çok ayrı uçlardaki konular alakasızca bir araya getirilmiş. Sanki ısmarlama olarak yazılmış gibiydi. Bir türlü hikaye, içine alamadı. Bir şeyler yerine oturmadı. Bazı konular ise tamamen muamma olarak kaldı. (Fulya Güvengör)

--reklam--

Eve Dönüş Şarkısı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Jodi Picoult - Eve Dönüş Şarkısı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Eve Dönüş Şarkısı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Jodi Picoult Kimdir?

1966 yılında, Nesconset Long Island'da doğdu. Beş yaşındayken yazmaya başladı. Princeton Üniversitesi'nden mezun. 

--reklam--

Jodi Picoult Kitapları - Eserleri

  • Kız Kardeşim İçin
  • Cam Çocuk
  • Yapboz
  • Ayrılık Vakti
  • Hikayeci
  • Taş Kağıt Makas
  • Anlaşma
  • Abra Kadabra
  • Küçük Muazzam Şeyler
  • Eve Dönüş Şarkısı
  • Bir Daha Bak
  • Ev Kuralları
  • 19 Dakika
  • Beim Leben meiner Schwester
  • Wish You Were Here

--reklam--

Jodi Picoult Alıntıları - Sözleri

  • Zekânın en büyük göstergesi, etrafınızı sizden daha bilgili insanlarla doldurabilmektir. (Eve Dönüş Şarkısı)
  • Düşmek, uçmayı öğrenmenin ilk adımıdır. (Yapboz)
  • Bu dünyada sevgiyi bulmak, hayata getirilişinizin bir nedeni olduğunu size hissettirecek birilerine sahip olmak öyle zordu ki. (Taş Kağıt Makas)
  • Gerçek dostlarınızın kim olduğunu ancak başınıza b.ktan şeyler gelince anlıyordunuz. (Anlaşma)
  • Olmadığınız biri gibi davranmak her zaman eğlencelidir. (Kız Kardeşim İçin)
  • Belki de empati de tüm kullanılmayan kaslar gibi köreliyordu. (19 Dakika)
  • Bu dünyada o kadar fazla acı var ki; hepimiz sabahları uyanabilmeyi nasıl başarıyoruz merak ediyorum (Taş Kağıt Makas)
  • İnsanlar çığlık duyduğu zaman ters yöne koşmaya başlar. (Eve Dönüş Şarkısı)
  • Geçmişinin üstüne kaç kat boya çekersen çek, alttaki ilk fırça darbeleri her zaman gözükecekti. (Cam Çocuk)
  • Bazı günler kalktığımda yüzüme bir maske takıp başka biri gibi hayatımı sürdürmenin içimdeki her şeyi öldürdüğünü ona açıklayamam. (Bir Daha Bak)
  • Gerçeği avuçlarınızın içine alıp bunun ne kadar kıymetli bir armağan olduğunu görebilirsiniz. (Anlaşma)
  • Sen ruhundaki yarayı görmüyorsun diye ruhunun acı çekmesi beklenemez. Ruh sürekli yaralanır ama iyileşir. (Anlaşma)
  • Annelik, tıpkı mitolojik kahraman Sisifos gibi boşa kürek çekmek demek. Tam bir gediği kapatıyorsun, başka bir yerden patlak veriyor. (Ev Kuralları)
  • Her şeyin birbiriyle kusursuz uyum içinde olduğu durumlarda mutlaka bir kusur vardır. (Yapboz)
  • Mutlu olmanın iki yolu vardı: gerçekliğinizi iyileştirin ya da beklentilerinizi azaltın. (19 Dakika)
  • Sevmenin ne demek olduğunu biliyorum. Seveceğiniz insanı bulduğunuz da, kafanızda çanlar çalar ve havai fişekler patlar, söyleyecek söz bulamazsınız ve hep onu düşünürsünüz. Seveceğiniz insanı bulduğunuzu onun gözlerinin içine bakınca anlarsınız. (Ev Kuralları)
  • “Hayatın boyunca, aynaya bakıp kendi yansımanı tüm berraklığıyla gördüğünü sanmak akıl almaz bir yanılgı.” (Küçük Muazzam Şeyler)
  • Alice Metcalf, New England Fil Barınağı'nda çalışan bir doğabilimci ve araştırmacıydı.16 Haziran 2004 günü, saat 22.00 sularında, bir fil tarafından çiğnenmiş barınak görevlisi bir kadının vücudunun bulunduğu yerin yaklaşık bir buçuk kilometre güneyinde baygın halde bulunmuştur. Boone Heights, New Hampshire'daki Mercy United Hastanesi'ne yatırıldıktan sonra, Alice saat 23.00 civarı kendine gelmiştir. Kendisini son gören kişi, 23:45'te tansiyonunu ölçen Hemşire dir. (Ayrılık Vakti)
  • Farklılıklar her zaman saygıyla karşılanmaz... (19 Dakika)
  • Sen dünyanın en iyi babasısın. Ama... Ama bir anne değilsin. (Cam Çocuk)