Kitap Künyesi
Yazar: Fernando Pessoa
Çevirmen: Ümit Şenesen
Yayın Evi: Aylak Adam
İSBN: 9786054849048
Sayfa Sayısı: 215
--reklam--
Felsefi Denemeler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Ben şiirsel yetileri olan bir filozof değil, felsefeyle hayat bulan bir şairdim" der Pessoa. Felsefi Denemeler Pessoa'nın -çoğu henüz hiç bilinmeyen- İngilizce kaleme aldığı felsefi yazılarını en kapsamlı ve aslına sadık kalınarak bir araya getirmekle kalmıyor, felsefi tasarılarının ortaya koyduğu düşünce çizgisini de takip ediyor.
Bu edisyonda Pessoa en çok Aquinolu Tommaso, Kant, Schopenhauer, Hegel, Platon, Leibniz, Herakleitos, Pascal üzerinden özgür irade, yanılgı, duyum ve özgürlük meselelerini sorguluyor.
Pessoa Arşivi'ndeki 1478 sayfalık felsefe yazılarından hareketle hazırlanan Felsefi Denemeler'inde de, birçok başka eserinde olduğu gibi, iki farklı dışkimliğe rastlanır: Charles Robert Anon ve Alexander Search. Bu kitapta kendini Ömer Hayyam'la karşılaştırarak dışkimlik meselesine şöyle açıklık getiriyor:
Ömer'in tek kişiliği vardı; benim ise, neyse ki ya da ne yazık ki hiç yok. Şimdi böyleyim, bir saat sonra başka. Bir gün nasıl olduğumu ertesi gün unutmuş oluyorum. Ömer neyse o, tek bir dünyada, dış dünyada yaşıyor; bense neysem o değilim, sadece dış dünyada değil, hem ardışık hem de dağınık iç dünyada yaşıyorum. Onun felsefesi, Ömer'inki gibi olmasını istese de hiçbir zaman aynısı olamaz. Bu sayede rızam olmadan, eleştirdiğim felsefeler taşıyorum içimde ruh gibi dolaşan; Ömer onların hepsini reddederdi, çünkü hepsi ona dışsaldı; ben onları yadsıyamam, çünkü onlar bizzat ben'im.
Editör Nuno Ribeiro'nun özenli çalışması sayesinde ortaya çıkan, çağımızın en önemli dehalarından Pessoa'nın felsefi çalışmaları, bu kez Türkçe'de ilk kez okuyucuyla buluşuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Felsefi Denemeler Alıntıları - Sözleri
- Erkeğin tutkunu olduğu sevdiği ideal kadın kadar gerçektir, çünkü aşk edimsel olan tek şeydir .
- " Duyumu bastırırsan , bilgiyi de bastırırsın . "
- Düşünce sözcüklere büründüğünde mükemmelliğini kaybeder..
- • İnsan ya özgürdür ya belirlenmiştir. •
- Akıl yaratmaz, sadece sınırlar...
- İnsan ya özgürdür ya belirlenmiştir.
- Tutkularımız bizi zalim, şehvet düşkünü ya da hain yapabilir ama duygularımız yapamaz.
- “Düşünce, sözcüklere büründüğünde mükemmelliğini kaybeder.”
- . Düşüncelerin gözyaşları için değil, ama gözyaşlarının düşünce için çok derin olduğunu sık sık düşünürüm. .
- Hoşgörülü insan, sınırı başkalarının hoşgörüsüzlüğüyle çizer. Barışı savunur ama nefs-i müdafaa için öldürmelidir.
- Akılcılık, aklın ötesinde bir şey olduğu anlamına gelebilir ama akıl içsel gerçekliğin olduğundan, böyle bir gerçeklik içsel dünyanın üstündedir, dolayısıyla, varolmamış gibi denemese bile ulaşılamazdır, faydasızdır.
- Kuşkucu, inançlı biri olmadığı içindir ki kendini mahveder.
- Doğrusu, tanrıtanımazlık bir inanmama değil inanma biçimidir. Genellikle bir tanrıtanımazın, Tanrı’nın varlığına inanmayan biri olduğu varsayılır. Bu yanlıştır çünkü o kadar olumsuz biri değildir; o Tanrı-olmayan’ın varlığına inanır.
- hiçbir şeyin akla dayandırılamayacağı inancıyla birlikte akla dayandırılmadıkça hiçbir şeye inanılamayacağı inancı.
--reklam--
Felsefi Denemeler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Pessoa'nın okuduğum ikinci kitabı oldu. Fernando Pessoa gerçekten okuması zor ve muhakeme edilmesi gereken yazarlardan bir tanesi olduğunu düşünüyorum. Kitabın özeline inecek olursak, Pessoa hayattayken ölmeden 1 yıl önce sadece bir kitabı yayınlanmış. Bu kitapta daha önce yazdığı denemelerin bir araya getirilip kitap haline getirilmiş. Malesef anlaşılmak istenmeyen bir portre ile karşı karşıya kalmışız çünkü Pessoa'nın temel felsefesi 'anlaşılmamak' olarak kendini ifade eder. Kitapta birçok cümle yarıda ve eksik kalmış ve yazdığı denemelerin sonunu getirmemesi okuyucuyu zorluyor. Genel olarak kitabı beğendim. Hayat, din, felsefe ve ahlak kavramları üzerine fazlasıyla durulmuş. (Mustafa Alparslan Çetin)
Fernando Pessoa çok yönlü, çok kişilikli(gerçek anlamda), bir çok niteliği, uzmanlığı olan biri. Ve çelişik, ve karmaşık.. Ne zaman onun bir kitabını elime alsam, duygudaş oluyorum.. hatta biraz karanlık, fazladan hüzünlü biri haline geliyorum.. Elimde o kadar uzun zaman tuttum ki bu kitabı, okumadığım tek Pessoa kitabımdı. Sona kaldığı için de bazen yarım sayfa okuyup, bitecek diye korkumdan bırakıyordum. Sevgili tubiornattubi "okumak ve anlamak / edebiyatta psikanaliz" adlı kitabı önerene kadar son kitap olduğunu sanıyordum, nihayet o da elime dün geçti.. artık gönül rahatlığıyla bitirebilirim dedim. Basılmış diğer kitaplarında da kısmen gördüğümüz Felsefî düşüncelerini "Aylak Adam" bu eserde, spesifik olarak, daha kapsamlı bir şekilde basmış. Bazı yerler eksik olmasına rağmen (el yazısından derlendiği ve okunamayan kelimeler olduğundan) güzeldi yine de. Bazı Fr olan kısımlar, alt not olarak da verilmiş, ayrı bir keyif oldu hâliyle benim için. Pessoasever iseniz bu kitabı sona bırakın derim. Ama daha cok Felsefesever iseniz ilk okumak doğru tercih olur.. Canım yazar/fernando-pessoa (seni çok seviyorum :) ) İyi okumalar olsun dostlar.. (süheyla çandıroğlu)
Felsefeyle hayat bulan şair Pessoa: Esenlikler. Tasarladığım okuma listemdeki kitaplarda sona yaklaşmış oldum bu kitapla. İncelemesi de üzerimdeki miskinlik hâlinden ötürü biraz aksadı, alıntılar da biraz gecikebilir belki de hiç gelmeyebilir, kusura bakmayın. Pessoa’nın hemen hemen hepimizin bildiği kitaplarından haberdar iken bu eserinin adını listeme alana kadar hiç duymamıştım. Temmuz ayında gireceğim sınava yönelik bir öğretmen tanıdığım faydalı olabileceğini söyleyince, varlığından da haberdar oldum. Alan olarak ele alacak olursam da felsefe okumaya açıkçası bu kitaptan başlamak istemezdim. Öncelikli olarak çerçeve diye niteleyebileceğimiz kitaplardan derine inmek hem alandan soğutmaz hem de daha faydalı olurdu ama her şey planladığımız gibi olmuyor maalesef. Felsefi, farklı konulardaki metinlere alışmak için değerlendirilebilir. (Bu anlamda tavsiye edeceğiniz eserler var ise her daim açığım, şimdiden teşekkür ederim.) Felsefeyle hayat bulan bir yazarın enteresan karakterlerinin dışavurmuş eseri. Yazarın diğer kitaplarını da okuduktan sonra bu eserini okumanız onu daha yakından tanımanıza katkıda bulunacaktır. Esere gelecek olursak, giriş, ön söz, baskılar üzerine yazılar üzgünüm ki elli beş sayfa tutmuş. Bu kitaba olan ilgiyi ve hevesi maalesef azaltıyor. Tasarıları. Bu eserini vasıflandıracağımız ismin böyle olması, naçizane fikrime göre, daha uygun bir tabir olurdu. Sebebi ise Pessoa’nın 1478 sayfalık felsefe yazılarından daha doğrusu, o konu hakkındaki düşüncelerini karalamasından oluşmakta. Herkesten gizlediğiniz bir ajandanız var, her meseleye dair konuyu tartıştığınız ve bu siz öldükten sonra -sizin faydanız düşünülerek- derlenip basılıyor, ne korkunç olurdu :’) Durumların istisnasının istisnası olduğu gibi burada da sebebin sebebi var… Kitapla ilgili bir diğer eksiklik de bütünlüğün yukarıdaki sebepten ötürü olmaması, çalakalem şekilde düzensiz aktardığı fikirlerden ne kadar bir bütünlük bekleyebiliriz ayrı mesele ancak yine de bütünlük hem metin olarak hem de Pessoa’nın fikirleri açısından yok maalesef. Yanılgı, özgür irade, sorumluluk, duyum, bilinçlilik, akılcılık, özgürlük gibi kavramlarını Pascal, Kant, Platon, Schopenhauer, Leibniz, Herakleitos gibi düşünürlerin üzerinden mukayese edip inceliyor. Acaba Pessoa yaşasaydı bu metinler ne şekilde karşımızda olurdu? Bu da ayrı bir merak konusu. Şans verilebilecek bir eser, altı puan versem az yedi puan versem çok olacak gibi geldi, kararsızlığımdan ötürü puan veremedim. Esen (Zeynep K.)
--reklam--
Felsefi Denemeler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fernando Pessoa - Felsefi Denemeler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Felsefi Denemeler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fernando Pessoa Kimdir?
Lizbon'da doğdu. Beş yaşındayken, müzik eleştirmeni olan babasını kaybetti. Annesi, Portekiz'in Durban konsolosuyla yeniden evlenince yerleştikleriGüney Afrika'da (1896) tam bir İngiliz eğitimi gördü. 1905'te geri döndüğü Lizbon'da yaşamının sonuna kadar kaldı. Geçimini, İngilizce ve Fransızca iş mektupları yazarak kazandı ve yalnız yaşadı.
Portekiz modernizminin öncülerinden olan Pessoa, Milton, Shelley, Keats, Poe, Byron, Whitman, Shakespeare, Baudelaire'den etkilenmiş ve ilk şiirlerini, İngilizce olarak, 1905-1908 yılları arasında yazmıştır. 1912'de, ilk şiirlerini "Portekiz 'Rönesans' " hareketinin yayın organı A Aguia dergisinde yayımladığında, simgeci şiirin ve "saudosismo"nun (geçmişe özlem) etkisi altındaydı. Aynı yıllarda, düzyazı metinler (Fausto, Epithalamium, O Marinheiro, Na Floresta do Alheamento, vd.), eleştiri ve denemeler yazdı. 1913'te, fütürist harekette yer aldı ve Sá-Carneiro ile birlikte Portekiz öncü edebiyatını başlatarak, "paulismo" akımını yarattı. 1914 yılında, her şeyi, olabilecek bütün tarzlarda hissetmek için, kendi içinde gücül olarak bulunan farklı yazar kimliklerini aralarında diyaloğa sokarak, onlara yazı aracılığıyla kurmaca bir gerçeklik kazandırdı. Pessoa'nın farklı yazar kimliklerinin yansıması olan bu kökteş şair ve yazarlar Alberto Caeiro, Alvaro de Campos, Ricardo Reis, Bernardo Soares ve Fernando Pessoa'nın kendisidir. Pessoa'nın kendi şiirleri ve kökteş şairleri aracılığıyla yarattığı şiirler Orpheu, Portugal Futurista, Contemporanea, Atena gibi ancak birkaç sayı çıkan dergilerde yayımlandı. "Vatanım Portekiz dilidir" diyen Pessoa ölümünden bir yıl önce, Portekiz tarihinin okültist ve simgeci bir yorumu olan "Mensagem" adlı şiiri yazdı ve Ulusal Propaganda Sekreterliği'nin açtığı yarışmada ödül aldı.
Fernando Pessoa 30 Kasım 1935'te, 47 yaşında, Lizbon'da karaciğer hastalığından öldüğünde pek az tanınıyordu. Sağlığında yayımlanan dört kitabından üçü İngilizce'dir: 35 Sonnets (1918), English Poems I-II ve English Poems III (1921). Portekizce kitap olarak yayımlanan tek eseri Mensagem'dir (1934). Dergilerde kalmış birçok şiir, deneme vb. yazıları vardır. Ardında bıraktığı elyazması fragman sayısı 25-27 bin arasındadır.
Bütün eserleri 1942'de yayımlanmaya başlanmış ve 26 cilde ulaşmıştır.
--reklam--
Fernando Pessoa Kitapları - Eserleri
- Huzursuzluğun Kitabı
- Şeytanın Saati
- Uzaklıklar, Eski Denizler
- Bulmaca Meraklısı Quaresma
- Anarşist Banker
- Anarşist Banker - Şeytanın Saati
- Ophelia'ya Mektuplar
- Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor
- Başıboş Bir Yolculuktan Notlar
- Felsefi Denemeler
- Hiçbir Şey İstememenin Mutluluğu
- Düşsel ve Gerçek
- Sırların Cebri
- Anlamaktan Yoruldum
- Gizemli Bir Maske
- Teslis'in İkincisi
- Lizbon: Her Turistin Görmesi Gerekenler
- Prensin Ölümü - Şeytanın Saati
- Huzursuz Bir Aforizma
- Aklın Haysiyeti
- İnsan Bir Uçurumdur
- I Have More Souls Than One
- Denize Övgü
- Mesaj
- Kalp Düşünebilseydi Atmaktan Vazgeçerdi
- Pessoa Olmak Üzerine Düşünceler
--reklam--
Fernando Pessoa Alıntıları - Sözleri
- Henüz yazılmamış bir romanda havada süzülen bir karakterim ve içime hayatı üflemeyi tam olarak becerememiş birilerinin hayalinde var olmadan önce yok oldum. (Hiçbir Şey İstememenin Mutluluğu)
- "Dış dünyada sanki bir kapı açılır da, Hiçbir şey değişmeden Her şeyin bambaşka olduğu zaman." (Denize Övgü)
- "Bulmak için kendimi çiçeklerde, kuşlarda, tarlalarda, kentlerde; insanların davranışlarında, sözlerinde ve düşüncelerinde; güneş ışığında ve artık yok olmuş dünyaların unutulmuş harabelerinde aramalıyım." (Sırların Cebri)
- Tek bir yaşamım var, o da bu. Tüm bu propaganda ve toplumsal eşitsizlik hikayelerinden bana ne! Güzel vakit geçirebilir ve tüm bu karmakarışık şeyleri kafaya takmadan yaşamdan zevk alabilirdim. (Anarşist Banker - Şeytanın Saati)
- Asla varılamayacak yere her zaman dosdoğru gidildiği için mi, yoksa varışı olmayan yere doğru dönüp durulduğu için mi hiçbir şeyin sonunun olmadığını kimse bilmez. (Anarşist Banker - Şeytanın Saati)
- Hangi huzursuzluk yükseltir bizi derinden? (Mesaj)
- • İnsan ya özgürdür ya belirlenmiştir. • (Felsefi Denemeler)
- Zekanın olduğu yerde hayat imkansızdır (Aklın Haysiyeti)
- Kafe ve lokanta garsonlarından, berberlerden, evrak taşıyan çocuklardan, köşe başlarında doğal ve kendiliğinden oluşan ilişkilerden hoşlanıyorum. Daha iyi tanıdıklarıma karşı bu duyguyu taşıdığımı söyleyemem. (Huzursuz Bir Aforizma)
- Gösteriş köpekler içindir. (Aklın Haysiyeti)
- Onlarda benim gibi gelecekleri geçmişleridir. (Huzursuz Bir Aforizma)
- Yalnız kalabilmenin adıdır özgürlük. İnsanlardan uzaklaşıp kendi içine çekilebiliyorsun. Eğer paraya, şana, şöhrete, aşka ve çoğunluğun uyduğu o sürüyle hareket etme içgüdüsüne ihtiyacın yoksa özgür birisin. Özgürlük, yalnızlık ve sessizlikle beslenen ıssız içe çekilme halidir. Yalnız yaşamayı başaramıyorsan, o zaman doğuştan kölesin demektir. Ve hiçbir zaman da bu kölelikten kurtulamazsın. İnsan yalnız doğar ve yalnız ölür. Pekâlâ bu ikisi arasındaki süreyi de yalnız geçirebilir. Hayatın tortusu altında yok olup giden özgürlük, bir silkelenme kadar da yakındır. Kendi kendinle baş başa kalma cesaretine sahip olanlardır özgür olabilenler. (Kalp Düşünebilseydi Atmaktan Vazgeçerdi)
- I am tired, that is clear, Because, at certain stage, people have to be tired. Of what I am tired, I don't know: It would not serve me at all to know Since the tiredness stays just the same. The wound hurts as it hurts And not in function of the cause that produced it. Yes, I am tired, And ever so slightly smiling At the tiredness being only this - In the body a wish for sleep, In the soul a desire for not thinking And, to crown all, a luminous transparency Of the retrospective understanding… And the one luxury of not now having hopes? I am intelligent: that's all. I have seen much and understood much of what I have seen. And there is a certain pleasure even in tiredness this brings us, That in the end the head does still serve for something. (I Have More Souls Than One)
- Kalbim sanki yapay bir ağırlıkmış gibi hissediyorum. (Aklın Haysiyeti)
- ''İnsanlara bakmak öyle yorucu ki!..'' (Prensin Ölümü - Şeytanın Saati)
- Kimseyi yargılama, çünkü gerekçeleri değil, yalnızca fiilleri görüyorsun. (Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor)
- “Gitmenin ya da kalmanın, bir yerde olmanın ve bir şey olmanın derin dehşeti istila etti beni.” (Prensin Ölümü - Şeytanın Saati)
- Fakat ben, eğilimime uygun olarak, mizacın bir felsefe olduğunu keşfettim. (Aklın Haysiyeti)
- Bütün yanılgı cehaletten (ve acelecilikten) gelir. (İnsan Bir Uçurumdur)
- HİÇTEN hiç kalır. Hiçiz biz. Biraz güneş biraz hava ardımızda bırakır Üstümüze çöken solunmaz karanlığını Mütevazı ve kaçınılmaz toprağın, Ertelenmiş cesetlerdir yaratılan. Yapılan yasalar, seyredilen heykeller, yazılar odlar Hepsinin kendi mezarı var. Eğer biz, Bir iç güneşin kan verdiği tenler, Yaşlanıyorsak, onlar niye yaşlanmasın? Hikâyeler anlatan hikâyeleriz biz, hiç. (Sırların Cebri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin