Kitap Künyesi
Yazar: Martin Cohen
Çevirmen: Mustafa Yalçınkaya
Çevirmen: Selin Aktuyun
Orijinal Adı: Philosophical Tales
Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları
İSBN: 9786053143307
Sayfa Sayısı: 352
--reklam--
Felsefi Masallar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Felsefi masallar: Hikayeler, kurgular, uydurmalar, yanlış ifadeler, hileler, palavralar, kuyruklu yalanlar. Ya da sadece yanlış beyanlar, kaçamak cevaplar ve tamamen gerçeğe dayalı olmayan anlatılar... Elinizdeki kitap, büyük felsefi masalları derleyen, çözümleyen ve nakleden, bir tür “alternatif” felsefe tarihi çalışması. Felsefenin kendisine uygulanan felsefi bir yaklaşım. Bu yaklaşım bazı kritik soruları tetiklemekte: Büyük filozoflar nereden geliyor? Fikirlerinin kaynağı ne? Neyin önemli, neyin önemsiz olduğuna kim karar veriyor? Filozoflar içinde neredeyse hiç kadın olmaması ve çoğunun varlıklı aristokrat erkeklerden oluşması bir tesadüf mü? Çinli ve Hintli filozofların Avrupa üzerindeki etkisi çok mu azdı gerçekten? Neden Descartes'ın “modern” felsefesi Tanrı'ya ilişkin geriye dönük referanslarla dolu? Hegel (Schopenhauer'in iddia ettiği gibi) yazmayı beceremeyen bir budala mı, ya da basitçe, çoğumuz için çok mu zor? Yoksa şu devasa bilgi mabedinin Marksist tarzda bir yapısökümüne mi girişmek gerekiyor?
Bu kitap, muhteşem bir denize parmaklarının ucunu daldırmak veya belki de birkaç yeni simanın girmesine izin vermek için felsefi Pantheon'u biraz “iteleme” girişimidir. Elbette amaç “yıkmak” değil, felsefenin yeniden canlandırılması. Mesele, “filozoflar”ın geri kalanımızdan farklı olmalarının gerekip gerekmediği ya da hakiki filozoflar olup olmadıkları yahut bizzat felsefenin tümden saçmalık, zırva, palavra, boş laf ve ıvır zıvır olup olmaması değil. Mesele, daha ziyade, felsefenin çok daha müşterek bir süreç olması ve bilgiyi hiyerarşik olarak inşa etmek isteyenlerin bilinmesini istediğinden çok daha incelikli olmasıdır; herkes için felsefe ve düşüncenin, herkes için olabildiğince demokratikleşmesi...
Felsefi Masallar Alıntıları - Sözleri
- "Platon'a göre adalet, herkes kendi işini yaptığında ve kendi işini düşünüp taşındığında tesis edilecektir."
- Savaş, teklerin hayatında olduğu gibi, toplumun hayatında da kötülüklerinin kaynağı olan şeyden, başkalarından çok mal edinmek hırsından doğuyor.
- İşte keşfetiği buydu Schopenhauer'in. "İrade", "içgüdü", "arzu" artık nasıl adlandırısanız, işte o şey temel kuvvettir. Doğum ölüme götürdüğü için ve iki kişi arasındaki faliyetin tek amacı, sonrasında döngüyü tekrarlayacak yavrular üretmek olduğu için, yaşam anlamsızdır. Yaşamın arkasında hiçbir şey yoktur - ne strateji, ne neden, ne amaç. İrade sadece uzam ve zamanın dışında olmakla kalmaz, bu düzeni, bu "görünüşleri" yaratan da odur. O birincildir, kendisinden önceki algıyı önüne katar, kavramlarımızı belirler ve tüm eylemleri buyurur.
- - "Hegel’e göre bir sınıfı diğerine baskı uygulamaya iten sebep maddi ihtiyaç değildir, bu davranışın sebebi insana has bir özellik olarak bir insanın diğeri üzerinde iktidar kurma arzusudur..."
- Hiçbir şey hem var olan hem var olmayan olamaz.
- "...İlkin sayı yaratılmıştır. İnsanların bildiği evren , birbirlerinden ayırt edilebilir şeylerden, yani bu sayede sayılabilir şeylerden meydana gelir."
- Nihayetinde felsefe, pek çok sıkıcı yorumcunun inanmamızı istediğinden çok daha ilginçtir.
- "Yeryüzünde en çabuk eskiyen şey minnettarlıktır."
- "Kökeni ne olursa olsun Tao Te Ching çok güçlü fikirlerin depolandığı bir yerdir. Bunlardan sadece biri 'yin' ve 'yang' kavramıdır. Bunlar gerçeklikteki her şeyin iki görünüşüdür. Dişil yön olarak Yin, karanlık, yumuşak ve uysaldır. Eril yön olarak Yang ise parlak, sert ve inatçıdır. Dünyadaki her şey iki öğeden meydana gelir ve dünyadaki her şey daha fazla yin ya da daha fazla yang olacak şekilde değişerek sürekli akış halindedir."
- Varoluşun beyhudeliği, varoluşun sergilendiği tüm formlarda ortaya çıkar:zaman ve uzamın sınırsızlığına karşı her ikisiyle de sınırlanmış bireyin sınırlılığında; gerçekten var olmanın biricik formu olarak şimdinin kısacık bir anında; her şeyin, varlık olmaksızın var olmadaki, bu süregiden oluştaki olumsallığı ve göreliliğinde; bir türlü tatmin edilemeyen sürekli arzuda; yaşamın dayattığı sürekli didinme zorunluluğunun hüsranında. Zamanın ve zamanda var olan herşeyin olumsallığı-ki bunu bizzat zaman meydana getirir-yaşama iradesinin, yani kendinde şey olarak asla yok olmayacak bu iradenin yaşam mücadelesinin beyhudeliğini tezahür ettiği tek formdur. Zaman, kendisi sayesinde elimizdeki her şeyin yok olduğu ve gerçek kıymetini yitirdiği şeydir.
Felsefi Masallar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Filozofların yaşamlarının perde arkası: Düşünce tarihinin en önemli filozoflarının bilinmeyenlerine bir yolculuk bu kitap. Haklarında genellikle akademik bilgilere sahip olduğumuz filozofların yaşamlarındaki bilinmeyenler, bir magazin şeklinde sunuluyor. Dili ağır değil ancak bahsedilen filozofları ve düşüncelerini önceden az da olsa tanıyor olmak şart. Okumazsanız bir şey kaybetmeyeceğiniz bir kitap. Okursanız da elbette bir şeyler kazanacağınız kesin. (Selin)
Antik felsefeden günümüze uzanan sayısız filozof içinden, en ünlü ve en ilginç felsefi masallara konu olan 30 filozofun; aslının dışında anlatılanlarla yalanlandığı, entrika ve gizli sahnelerin arka planında rol almış karakterlerle felsefe sisteminin ayrıntılı bir şekilde incelendiği, 352 sayfalık, hikaye tadında felsefe kitabı. (Veysel Şahan)
Filozofların hayatlarının bilinmeyen ve değişik yönlerini öğrenmek ve onların düşüncelerine giriş şeklinde merak edenler için isteyenlere önerebiliceğim bir kitap (Halilcan Saatçioğlu)
Felsefi Masallar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Martin Cohen - Felsefi Masallar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Felsefi Masallar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Martin Cohen Kimdir?
1964 yılında doğan Cohen, felsefe, bilim felsefesi ve siyaset felsefesi alanlarında çalışmalar yapmaktadır. Aralarında yirmiden fazla dile çevrilen Mind Games (Akıl Oyunları, çev. Algan Sezgintüredi, Aylak Kitap) ve Philosophy for Dummies’in de bulunduğu kitapların yazarıdır. Saygın bir çevreci olan Cohen, Times Higher Education’da iklim değişikliği politikaları üzerine pek çok makale kaleme almış; Avrupa Parlamentosu için çevreyle ilgili konularda raporlar yazmıştır.
--reklam--
Martin Cohen Kitapları - Eserleri
- 101 Ahlak İkilemi
- 101 Felsefe Problemi
- Felsefi Masallar
- Wittgeinstein'in Böceği
- Akıl Oyunları
- Platon’dan Mao’ya Siyaset Felsefesi
- Kıyamet Makinesi
- Wittgenstein'ın Böceği
--reklam--
Martin Cohen Alıntıları - Sözleri
- felsefenin başka bir anlamı daha vardır: Değerlere ve insan hayatının anlamına dair bir arayış. (101 Felsefe Problemi)
- ...tek gerçek güzel 'güzelliğin' kendisidir... (Wittgeinstein'in Böceği)
- - "Hegel’e göre bir sınıfı diğerine baskı uygulamaya iten sebep maddi ihtiyaç değildir, bu davranışın sebebi insana has bir özellik olarak bir insanın diğeri üzerinde iktidar kurma arzusudur..." (Felsefi Masallar)
- Karikatürün en üstün sanat formu olması, en az uğraş ve en yalın malzemeyle gerçeklik duygusu vermesine ve zengin çağrışımlar uyandırabilmesine dayanıyor. (101 Felsefe Problemi)
- Paramız yoktu, mecburen düşündük! (Wittgeinstein'in Böceği)
- " İyi niyet yeterli değildir ." (101 Ahlak İkilemi)
- Tıpkı bir seferinde "Birleşik Krallığı yönetmek için yalnızca altı iyi ve dürüst insana ihtiyacı olduğunu, ama altısını aynı anda hiç bulamadığını" söylediği rivayet edilen Britanya Başbakanı Margaret Thatcher gibi, Platon da insan sermayesinin eksik olan en ciddi etken olduğunu saptamış, toplum için asıl çözümün eğitim olduğuna karar vermiştir. (Platon’dan Mao’ya Siyaset Felsefesi)
- Ortaçağ İngilteresi'nde soylular, Kralı, Magna Carta (1215) adı verilen bir belgeyi imzalamaya mecbur ettiler; asıl dertleri kendi ayrıcalık ve zenginliklerini korumaktı, ancak böyle yaparak hukuk'un tek tek yoneticiler karşısındaki üstünlüğünü tesis ettiler. Ferman, sonraki krallar tarafından da 1327 ile 1422 yılları arasında kırk dört kez onaylandı; 1690'da yönetimin doğal hukuka ve belirli bireysel özgürlüklere saygı gösteren bir toplum sözleşmesi üzerinde kurulduğunu öne süren Hükümet Üzerine İkinci İnceleme'nin taslağını hazırlayan John Locke’un zihninde belirleyici olan da büyük ölçüde buydu. (Platon’dan Mao’ya Siyaset Felsefesi)
- Buğday, Mısır'daki verimli Nil deltasından özel olarak yapılmış yük gemileriyle getiriliyor ve başkentteki devasa ambarlarda depolanıp pişirilmeye ve dağıtılmaya hazır bekletiliyordu. Sonraki yıllarda yönetim buna bedava kızartma yağını ve eti de ekledi. Ancak kadim Roma’nın en ünlü olduğu konu, bedava kitle eğlencelerinin hazırlanmasıydı. Bu da kitlesel biçimde gerçekleştiriliyordu. Kolozyum, -sıcak Roma güneşini uzak tutmak için zekice tasarlanmış kanvas bir çatı altındaki- 50.000 seyirci için hazırlanıyordu. Sonuçta, yine de bu olağanüstü mühendislik başyapıtları bile sosyal hoşnutsuzluğu ortadan kaldırmak için yeterli değildi. Bu kadar sıkışık koşulların içine yerleşmiş devasa nüfusuyla Roma, zamanının çok ilerisinde olmasına rağmen, fiziksel bakımdan iyi durumda olamayacak kadar büyük, zihinsel bakımdan iyi durumda olamayacak kadar işsiz güçsüzdü. Yavaş yavaş hem yozlaşmaya hem de huzursuzluğa yenildi. Yine de, bu özelliklerinden ötürü, burada -üzerinden çağlar geçmiş olmasına rağmen bugün bile kolaylıkla teşhis edilebilecek türden, ilk gerçek 'kozmopolit' toplum kurulmuştu. (Platon’dan Mao’ya Siyaset Felsefesi)
- ‘Doğal hukuk’ fikri eski Yunanda da bulunmasına rağmen, Avrupalı yönetimlerin kendisine dayanak yaptığı zemin Roma hukuku olmuştur. Devlet adamı ve filozof Cicero doğal hukuku, doğayla uygunluk içindeki, herkes için geçerli, değişmez ve bengi olan gerçek hukuk, yani doğru akıl' diye özetlemiştir. Gerçek hukuk aslında ahlaksal yasadır, ona boyun eğmeyen yalnızca yasaya karşı gelmiş olmaz, bir haksızlık da yapmış olur. Doğal hukuk bütün dünyevi yasakoyuculardan üstündür. (Platon’dan Mao’ya Siyaset Felsefesi)
- Yeni evliydik. Bakkala giderken bile hâlâ el ele tutuşurduk. Ona "Seni seviyorum" derdim. Ama o zamanlar onu ne çok sevdiğimin farkında değilmişim. Hiç değilmişim. (Kıyamet Makinesi)
- Asıl mesele sadece ne olduğu değil, neyin kıyısından dönülmüş olduğudur. (Kıyamet Makinesi)
- Çözümü görmemeleri değil mesele, sorunu görmemeleri . (101 Ahlak İkilemi)
- Varoluşun beyhudeliği, varoluşun sergilendiği tüm formlarda ortaya çıkar:zaman ve uzamın sınırsızlığına karşı her ikisiyle de sınırlanmış bireyin sınırlılığında; gerçekten var olmanın biricik formu olarak şimdinin kısacık bir anında; her şeyin, varlık olmaksızın var olmadaki, bu süregiden oluştaki olumsallığı ve göreliliğinde; bir türlü tatmin edilemeyen sürekli arzuda; yaşamın dayattığı sürekli didinme zorunluluğunun hüsranında. Zamanın ve zamanda var olan herşeyin olumsallığı-ki bunu bizzat zaman meydana getirir-yaşama iradesinin, yani kendinde şey olarak asla yok olmayacak bu iradenin yaşam mücadelesinin beyhudeliğini tezahür ettiği tek formdur. Zaman, kendisi sayesinde elimizdeki her şeyin yok olduğu ve gerçek kıymetini yitirdiği şeydir. (Felsefi Masallar)
- Belki de insanların kaderi yalnızca sevimsiz seçenekler arasında seçim yapmaktır. (101 Ahlak İkilemi)
- "...İlkin sayı yaratılmıştır. İnsanların bildiği evren , birbirlerinden ayırt edilebilir şeylerden, yani bu sayede sayılabilir şeylerden meydana gelir." (Felsefi Masallar)
- Tüm siyaset kitapçıklarının en ünlüsü, Mao'nun Küçük Kırmızı Kitap'ıdır. Kitap, milyonlarca insan için az ya da çok zorunlu tutularak yaşamlarının parçası olmuştur. Yalnızca satın alınması değil, okunması ve ezberlemesi de zorunludur. Aslında okuması oldukça keyiflidir; kısa, özlü ve vurucudur. (Platon’dan Mao’ya Siyaset Felsefesi)
- Korkak davranmak kötüdür çünkü sizi bir şeyler yapmaktan alıkoyar . (101 Ahlak İkilemi)
- Ortaçağ bilginleri, dogal hukuku Tanrı'yla ilişkilendirdikleri için dogal hukukun ilahi bir kökeni olduğuna inanmışlardır. Bu görüşün belirgin örneği Thomas Aquinas'ın Summa Theologica'daki şu ifadesidir: “İnsan ussal bir yaratık olarak Bengi Akıl'dan pay alır... ve ussal yaratığa bengi yasadan düşen bu hisse dogal hukuk diye adlandırılır." (Platon’dan Mao’ya Siyaset Felsefesi)
- Marx ve Engels tarafından biraz zorlamayla yeniden ortaya konmuş 'insan toplumunun, dönemin teknolojilerine ve ekonomik yapısına bağlı olduğu düşüncesi', beylik bir düşüncedir. Platon neredeyse aynısını Devleťte söyler; Çinliler ve diğer yorumcular da bunu dile getirir. Ne var ki tarih, düşüncelerin yayılması ve insan bilincindeki değişimlerle de ilgilidir. Ortaya çıkışıyla işçilerde sömürü ve yabancılaşmaya karşı duyarlılık uyandırarak kapitalizmden sosyalizme geçişi hızlandırdığı düşünülen Komünist Manifesto’nun kendisi, çelişkili görünse de, bunun örneğidir. (Platon’dan Mao’ya Siyaset Felsefesi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin