Kitap Künyesi
Yazar: Yekta Kopan
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750723520
Sayfa Sayısı: 136
--reklam--
Fildişi Karası Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Fildişi Karası, genç yazar Yekta Kopan'ın ilk öykü kitabı. Yekta Kopan, 'Hayalet Gemi' dergisi okurlarının yakından tanıdığı bir öykücü. Olaysız öyküye yönelen pek çok genç yazarın aksine, Yekta Kopan, çağdaş bir anlatım içinde, olayı dışlamadan, hatta iyice vurgulayarak, klasik öykünün izini sürüyor. İlginç konularla işlediği öyküleri, yalın, dingin ve dengeli anlatımlarıyla, ustalıkla kullanılan, duru, pırıl pırıl Türkçe'siyle, daha bu ilk kitapta, donanımlı bir yazarla, nitelikli bir öykücüyle karşı karşıya olduğumuzu kanıtlıyor. Yekta Kopan'ın öykülerinde insan ve insanlık halleri, ağırlıklı olarak yer alıyor. Günümüz toplumunda değişen değer yargılarını, birbirine yabancılaşan insanları, uyumsuz evlilikleri, yürümeyen birliktelikleri ve bütün bunları yaşayan bireylerin konumlarını son derece duyarlı bir gözlem gücüyle, son derece nesnel bir yaklaşımla verebiliyor. Bütün öykülerde hissedilen buruk, hüzünlü hava, sıcacık bir anlatımla birleşince, okurun öyküye ve öykü kişilerine doğrudan yakınlaşmasını sağlıyor. Kendine özgü bir öykü evreni oluşturmayı başaran Yekta Kopan'ın, bundan böyle çağdaş Türk öykücüleri arasında adından söz ettireceği belli oluyor.
--reklam--
Fildişi Karası Alıntıları - Sözleri
- Gerçeğin bize nasıl duygular yaşatacağını, onunla yüzleşene kadar bilemiyoruz.
- Bazı öyküleri güzel kılan belki de bitmemeleridir. Belki gerçekten de bazı şeyler hızla sonuna ilerlemeden ,yarım bırakıldığında güzeldir.
- Ama yine de yüzleşene kadar, gerçeği algılayamıyorsunuz.
- Bir aşkı giyinmekten daha zormuş,o aşktan soyunmak…
- Katil olabilmek için ölüme aşık olmak gerekli.
- “Bir insanın gölgesi kendisine benzer, peki bir insan neye benzer ? Sonra bıraktım nerede olduğunu aramayı, onu cebime koydum. Nerede olduğu değildi artık önemli olan, kurguladığım yaşamda ona verdiğim görevdi ..”
- “Dur, dur!.. Simidin hepsini bugün yersek, yarın aç kalırız. “
- "Garip, insan zamanın nasıl geçtiğini bir tek kendisinde göremiyor."
- "Aşık olmak, aşkı yaşamaktan daha kolay." "Bir aşkı giymekten daha zormuş aşkı soyunmak"
- •”Sadece iyi bir okur olmaya çalışıyorum. İyi bir okur olmak,kimilerine göre iyi bir yazar olmaktan daha önemli. Ama ben yorum yapmayacağım. Sadece okumak, iyi okumak istiyorum. “
- •”Hayal kurmak, rüya görmenin yerini tutmuyordu. Hayal kurarken her olacağa, kişi kendi karar veriyordu. Oysa rüya görmek öyle miydi ya? Ne zaman ne olacağının belli olmadığı bir bilinmezler alemi.”
- •”Yeryüzünde kapladığınız yeri ne kadar küçültürseniz, o kadar az dikkat çekersiniz. “
- ....bazı şeyler hızla sonuna ilerlemeden, yarım bırakıldığında güzeldir.
- "Hadi, öyküleme zamanı..."
--reklam--
Fildişi Karası İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yekta Kopan'ın kitaplarını garip bir kronoloji ile takip ediyorum, önüme nasıl denk geldiyse o şekilde okuyorum. Bu yüzden bir baştan bir sondan gibi gidiyor. Aradaki farkları gördükçe nasıl kendisini geliştirdiğini görüyorum. Bu kitap da daha sonraki yıllarda yazacağı kitapların habercisi niteliğinde. Güzel öyküler var. Anlatım tüm hikayelerde benzerlikler taşıyor. Bir yazma hali, öyküyü anlatma hali içerisinde dışarıdan bir gözle bakabiliyoruz. Katmanlı yazıya giriş yapmış sanki. Başlangıç kitabı olarak okunabilir. Tavsiye ederim. 1- Kızılmaske ile Diana'nın Öpüşmesini Gören Çocuk : Yaşlılık hastalığına yakalanan bir çocuğa öykü okuyan iyi niyetli bir öykücünün hikayesi. 2- Köpekbalığı : Tiyatro kulübünde yer alan oyuncuların arası bir gün bir haber ile açılacaktır. 3- Çağla Yeşili Bir Gece : Biraraya geldiklerinde öyküleşme oyunu oynayan arkadaşların ilişkileri, anlattıkları hikayelere yansır. 4- Doğum Sancısı : İnsanoğlunun manipülasyon karşısında kaldığı durumu anlatan bir hikaye. En çok beğendiklerimden biri oldu. gibi 10 tane öykü barındırıyor kitap. (Evren Erarslan)
Fildişi Karası: Romanı öyküye daha çok tercih ediyorum. Öykülerdeki karakterlere tam alışıyorsunuz, onları tanımaya başlayıp benimsiyorsunuz ki, bir bakmışsınız hikaye sona ermiş. Tıpkı kitapta bulunan " Kızıl Maske ile Diana'nın Öpüşmesini Gören Yaşlı Çocuk" hikayesinde yer alan Ozan karakteri gibi... Kitapta 10 kısa hikaye bulunmakta. En çok beğendiğim hikaye "Kızıl Maske ile Diana'nın Öpüşmesini Gören Yaşlı Çocuk" oldu. Yarım kalan hikayeleri, akılda olay örgüsü ile ilgili bir çok soru bırakan kitapları çok fazla beğenemiyorum malesef. Ama ilk kez yarım kalan bir hikaye bu kadar çok hoşuma gitti. Hikaye öyle bir yerde bitirilmiş ki... Ondan sonra yazılacak tek cümle olsaydı sanki hikayenin büyüsü bozulacaktı. "Turhan Beyin Kehaneti" ve "Öğleden Sonra, Budapeşte'de" hikayeleri beğendiğim hikayelerden. Fakat üzülerek söylüyorum ki diğer hikayeleri çok beğenemedim. Yekta Kopan'ın elimde bulunan kitaplarını kronolojik sırası ile okumaya devam edeceğim. Çünkü okuduğum tüm yorumlarda diğer kitaplarının çok daha iyi olduğundan bahsedilmiş. Bu değişimine kronolojik sıra ile şahit olmak istiyorum. (Merve Dönmez)
--reklam--
Fildişi Karası PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Yekta Kopan - Fildişi Karası kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Fildişi Karası PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Yekta Kopan Kimdir?
Yekta Kopan (d. 1968, Ankara), Türk yazar, seslendirme sanatçısı ve televizyon sunucusudur.
Sesi Jim Carrey, Michael J. Fox, çizgi film karakteri Sylvester ve Buz Devri (film) animasyon karakteri Sid ile özdeşlemiş bir seslendirmecidir.
Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri adlı öykü kitabı 2002 Sait Faik Hikaye Armağanı'na, Bir de Baktım Yoksunadlı öykü kitabi ise 2010'da hem Haldun Taner Öykü Ödülü'ne, hem de Yunus Nadi Öykü Ödülü'ne değer görülmüş bir öykücüdür.
NTV televizyon kanalında her gün yayınlanan "Gece Gündüz" adlı kültür-sanat programının sunuculuğunu yapmaktadır.
--reklam--
Yekta Kopan Kitapları - Eserleri
- Aile Çay Bahçesi
- Kediler Güzel Uyanır
- İki Şiirin Arasında
- Sakın Oraya Gitme
- Bir de Baktım Yoksun
- Sıradan Bir Gün
- Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri
- Bana Kuşlar Söyledi
- İçimde Kim Var
- Kara Kedinin Gölgesi
- Sarmaşık
- Fildişi Karası
- Karbon Kopya
- Yedi Derste Vicdan Muhasebesi
- Daha Önce Tanışmış mıydık?
- Burun
- Karbon Kopya
- Bu Dünya Hepimizin
--reklam--
Yekta Kopan Alıntıları - Sözleri
- Bildiğim her dilde kitap okurum. Bildiğim her dilde müzik dinlerim. Bildiğim her dilde mutsuzum. (İki Şiirin Arasında)
- Kahveyi karıştırırken ağlamak geldi içimden. Ağlarsam kahve taşacaktı. Tuttum kendimi. (Sakın Oraya Gitme)
- Hayat dediğin, bir cümleye yenik düşmek. Bir kelimeye. Bir heceye. (İki Şiirin Arasında)
- Kimi zaman hesap yapmamalı insan, okun yaydan nasıl çıktığının farkına bile varmamalı. (Sarmaşık)
- "Hiçbir limana yanaşmayacaksın. Hep açık denizde. Hep ufuk çizgisine doğru." (Bir de Baktım Yoksun)
- Psikolojinin temel meselelerinden biri olan "ana rahmine dönme isteği", benim için bambaşka bir anlam taşıyordu. Oraya dönmek ve bir başkası olarak yeniden doğmak istiyordum. (Bana Kuşlar Söyledi)
- Bu bunaltıcı yalnızlıktan çıkmanın tek yolunu erken yaşta keşfetmiş, kitaplardan başımı kaldırmaz olmuştum. (Daha Önce Tanışmış mıydık?)
- Mutsuz ruhlar, ancak benzerlerinde temize çekebiliyor kendilerini. (Bana Kuşlar Söyledi)
- "Ben geçip gitmek isterdim hayattan, o iz bırakmak için uğraşırdı. O tadına doyum olmaz bir şiirdi, ben taslak halinde bir roman." (Aile Çay Bahçesi)
- Şiir metafor değildir gerçeğin ta kendisidir. (Karbon Kopya)
- Babalık sonradan giyilen bir gömlek, çoğu erkeğin düğmelerini doğru ilikleyemediği. (Sakın Oraya Gitme)
- Bir huzursuzluk çöktü içime, dönüp ardıma bakmak istedim. Bir söz düşmüştü peşime. Günlerce, aylarca takip etti. Kaçmaya çalıştıkça daha çok iz bırakıyordum peşimde. (Kara Kedinin Gölgesi)
- “Doğururken öldürdüğünüz çocukların hesabını verecek kadar cesaretiniz olsun.” (Sakın Oraya Gitme)
- Sadece güneş doğduğunda aydınlık, battığında karanlık olduğunu biliyorsun. Ama alacakaranlığın aydınlığı mı karanlığı mı haber verdiğini nereden anlayacaksın? Mutlulukla mutsuzluk arasında bir alacakaranlık olup olmadığını nereden anlayacaksın? Bomboş bir bahçede oturmuş bunu düşünüyorsun. Birden ufuk çizgisinde bir ışık görüyorsun. Güneş mi yükseliyor ay mı bilemiyorsun. Tam anlayacakken birden her yer kararıyor. Karanlık, karanlık, karanlık... (Daha Önce Tanışmış mıydık?)
- Sayıları severdim, hep sayardım,geçen süreleri, yalnızlıkları, öfkeleri,bitmeyen kavgaları,bağrışları... (Sarmaşık)
- "Otuz ikilik mum boya takımım yanımda olsa, her şeyin resmini baştan yapabilirim belki. Bu hayata nasıl yazılmak istiyorsam, öyle çizerim kendimi.." (Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri)
- "Derdim kendimleydi. Üstelik bu derdi omuzlayacak cesaretim de yoktu. Her gün dertlerimin çamurundan yeni heykeller yapıyordum.." (Sıradan Bir Gün)
- Odam. Yıllardır bana ait olan tapınak (Yedi Derste Vicdan Muhasebesi)
- "Ah aşk, nasıl da zamansız çalıyorsun kapıları." (Kediler Güzel Uyanır)
- Sık sık derin acılara gömüldüğüm doğruysa da, gene de içimde saf ve sakin bir uyum, bir müzik var. En yoksul bir kulübede, en pis bir köşede bir cümle, bir hikaye görebiliyorum. Ve karşı konulmaz bir güç kafamı hiç durmadan bu gibi şeylere itiyor. Başka şeylere olan ilgim gittikçe azalıyor ve o ilgilerden kurtulduğum oranda aklım hikaye edilebilir olanları daha çabuk yakalayabiliyor. (Karbon Kopya)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin