Kitap Künyesi
Yazar: Ahmet Haldun Terzioğlu
Yayın Evi: Panama Yayıncılık
İSBN: 9786059127233
Sayfa Sayısı: 230
--reklam--
Fırat'a Destan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Destanlar; yiğitler, kahramanlar üzerine kurgulanır. Bu destan da Fırat için Yiğitlik, erlik her kişioğluna verilmeyecek bir üstünlük… Yiğitlik, erlik her kişioğlunun taşıyamayacağı bir orun… Yiğitlik ve erlik, onu var edip yaşatacaklar için bir ayrıcalık… Kimileri yiğit olarak, kahraman olarak doğar. Yiğidim, ah yiğidim! Fırat! Dikkatleri daha çok üzerine çektiğini de biliyordu ama aldırmıyordu. Her zaman söylediği söz vardı dilinde. “Allah var, gam yok!” 20 Şubat 2015 Cuma… Fırat gidiyor, ah! Yiğit gidiyor… Dağ gibi Fırat… Dev gibi Fırat… Bozkurt Fırat… Yiğitler yiğidi Fırat… Uzun boylu, yakışıklı, güler yüzlü, dost, arkadaş, Ülküdaş Fırat… Beyza’nın Fırat’ı, Fırat… O, anasının, babasının bir tanesi. O, davasının eri… O, Türkoğlu Türk bir çeri. “Fırat Yılmaz Çakıroğlu, Ülkücü Şehitler Kervanı’na katıldı!” Bir söz vardır ki kanıtlanmıştır. Nerede bir Türk şehit olursa… Tanrı Dağları titrermiş, yürek titremesinde… Ve o yiğidin ruhunun gelmesini beklermiş o yana doğru…
--reklam--
Fırat'a Destan Alıntıları - Sözleri
- Çayı çok severdi Fırat. Çok da güzel çay demlerdi..
- O puştluk bilmezdi ki! O kancıklık bilmezdi ki! O erdi, erkekti. Er gibi, erkek gibi dövüşürdü. Bozkurttu çünkü. Türk'tü! Türk olmak yeterince üstünlüktü.
- Türk milletinin en büyük özelliği, kendi içinde var olan ve asla sönmeyen od ile mücadele gücünü koruması, en zorlu anlarda bu güç ile yağılarına karşı koymasıdır. Bu gücü, Büyük Atatürk’ün dediği gibi “Damarlarındaki asil kandan almaktadır TÜRK.”
- Sıradan gibi görünen bir başlangıcın , ne gibi gelecekler hazırladığı hakkında kimsenin öz ya da karmaşık bir düşüncesi de olamazdı. Yazgı , böyle bir şeydi işte... Olması gerektiği gibi olduran , kalması gerektiği gibi kaldıran...
- Şehitler ölmez... Bir söz vardır ki kanıtlanmıştır. Nerede bir Türk şehit olursa... Tanrı Dağları titrermiş, yürek titremesinde... Ve o yiğidin ruhunun gelmesini beklermiş o yana doğru... Şehitler ölmez! Fırat da ölmedi... Aramızda... Yanımızda... Yüreğimizde...
- Dağ gibi Fırat... Dev gibi Fırat... Bozkurt Fırat... Yiğitler yiğidi Fırat...
- Bütün Ülkücüler, çelik iradeleri ile zorluklara karşı gelecek güçtedir. Tarih onları böyle yazmıştır, bundan sonra da böyle yazacaktır.
- Evet, öyle bir ülkeydi ki Türk'ü sevmek zaman zaman suç sayılıyor, bu sevgiyi açıkça savunmak ise siyasi korkunç damgaların gerekçesi oluyordu
- Öyle her sıradan kişi için destan düzelmez.
- Destanlar hak edenin hakkıdır.
- Bugün susarsam yarın hiç konuşamam.
- Engellenemez duygulara doğru uçar kişioğlu
- "Allah sevgisi.. Türklük sevgisi.. Yurt sevgisi.. Bayrak sevgisi.. Ana-baba sevgisi.. Özgürlük sevgisi.. Ocak sevgisi.. Ülkü sevgisi.. Ve .. Bir de sen.Beyza.. " demişti Fırat. Ad günün kutlu olsun
- "Kişioğlu ölmek için yaratılmış" Bilge Kağan
- "Allah sevgisi.. Türklük sevgisi.. Yurt sevgisi.. Bayrak sevgisi.. Ana-baba sevgisi.. Özgürlük sevgisi.. Ocak sevgisi.. Ülkü sevgisi.. Ve .. Bir de sen.Beyza.. " demişti Fırat.
--reklam--
Fırat'a Destan İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yanıbaşımda şehadete eren Fırat kardeşimin kitabını okumak nasip oldu bana da.Garip ve buruk bir his.Rahmetli Fırat'ın hayatına vakıf olan birisi olduğum için beni epey etkiledi ,herkeste aynı etkiyi yaratır mı bilmiyorum.Tavsiye edebilirim.. (OnuncuKöy Sakini)
Seni anlatmaya ne kelimeler, ne de methiyeler yeterli kalır. Gözündeki Turan Düşü, Gülüşündeki Kızılelma varlığı. En çok güç verendi bize. Bizden gücümüzü, gülüşümüzü aldılar. Dualar, Tekbirler sana Fırat Ağabeyim, Reisim. Yolunda, davanda bana en büyük emanetin. Nefesim yettiğince senin bıraktığın bayrağı yükseklere hatta olması gereken Ötükende dalgalandıracağıma canım üzerine yemin ederim. (Cengiz Baturhan)
"Vay gardaşım, vay Fırat'ım demek sen de..." Her şeyi anlatmıyor mu? Şu cümle yürekleri titretmiyor mu? "Demek sen de..." ne demek ha? Artık bitti, artık acılar yok, yürekler Ülkücü Şehit oduyla yanmayacak... Nasıl da inanıldı buna, nasıl da güvenildi? Analar-babalar gözlerinde hiç büyümeyen evlatlarını güvenle yolluyordu Ülkü Ocaklarına, o kutlu dergaha... Bilebilirler miydi ki o yiğit Fırat'larının kahbe pusuda şehit edileceğini? Vallaha bir şey söyleyeyim mi, başımızda Türk ve Türkiye düşmanı, hatta haddimi aşıyorum(!) İslam düşmanı bir iktidar olduğu müddetçe bu aileler evlatlarını camiye bile gönderemeyecek duruma gelecekler. Bu kadar aymaz, sorumsuz, haince hareket eden iktidar yüzünden. Teröristle pazarlık yapan bir iktidarın soruyorum size: Bu ülkenin menfaatine ne beklenebilir? Hiçbir şey beklenemez. Milli vicdan emretmiyor mu "Teröristle müzakere olmaz mücadele olur." diye. Bu kadar safmıydınız? Ya da siz başkasına mıydınız? Ulan sahi siz kimin adamıydınız? Bu zihniyet Türk zihniyeti değil, İslâmi tutum hiç değil. Ee... Geriye ne kaldı? Amerika mı İsrail mi? Gerçi farkeder mi, sonuçta ikisi de Türklük yağısı birer cani! Ancak bunların yapacabileceği ne kadar haince davranış varsa hepsini bu iktidar çoktan yaptı. Hiç fire vermeden. Arada ezilen Türk oldu, Müslüman oldu. İstenen de buydu zaten. Müslüman Türkü acundan silmek. En büyük yağıları, en büyük korkuları olan Müslüman Türkü... Fırat Yılmaz Çakıroğlu ihmaller sonucu şehit edildi. Hadi çözüm adı verilen haince sürecin getirdiği güçle pkklılar üniversitede azdı, eylemler yaptı, kendilerince anmalar, pkk ve apo bayrakları astı, hatta okulun içine çadır bile açtı, onu da geçtim Rektöre kadar çıkıldı, durum anlatıldı. Rektör koltuğun sıcaklığından bir şey yapamadı, Polislere müdahale izni verilmedi. E peki kardeşim şehidimuz yaralanıp ambulans aranınca tam 45 dakika sonra gelmek şerefsizliğin gangi seviyesidir? Ben bunca geçmerden sonra burada takıldım. Allah kahretsin ben burayı anlayamadım. Ya polise o anda yaralı halde bulunan Fırat'ı polis arabasına bindirilip bir an önce hastaneye ulaştırma fikri üzerine polisin bu sorumluluğu alamayacağını söylemesi. Bu hangi seviye satılmışlık? Sorarım o polise: Sen o tükürdüğüm vicdanını kaça sattın? Yatacak yeriniz yok sizin. Ben her şeyi geçtim, pkklıların organize şekilde, bilinçli olarak bu tuzağı kurduklarını biliyorum. O bıçak darbelerinin profesyonelce vurulduğundan zaten haberimiz var. Bizim derdimiz buna meydan verilmesinde, onca ikaza rağmen ehemmiyet verilmemesinde. Yoksa bu vatana nice Fırat'lar, Ömer Halis Demir'ler helal olsun. Bizler de hazırız buna, hem de milyonlarla, milyon kez. Ama kardeşim bu yanlış kararlar yüzünden, ihmal yüzünden, sorumsuzluk yüzünden olmasın. Türk yağısı gibi kararlar alan iktidarların aymazlıkları sonucu olmasın o kadar. Yoksa biz Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı'nda seve seve canını vermiş bir milletin asil torunlarıyız. Ne diyelim ki artık? Zaten bir gün daha, uğrunda canını vermiş şehidimizin Davasına onun kadar layık olamamanın utancını yaşıyoruz. O çaresizlikle perişan oluyoruz. Bir de nadir sayıda olan Davasının erleri birer birer yitip gidiyor. Hem de kim ne derse desin: Koca bir hiç uğruna! Allah şehidimize rahmetiyle muamele etsin. Makamını Cennet eylesin. Ailesine, sevenlerine sabır versin. Bunlar son artık son bulsun. Türk Milleti kendi içinde milli-manevi birliğini artık sağlasın ve dünyaya açılsın. Bütün dünyaya Müslüman Türkün gözüyle bakabilsin. Amin! "Burak BAĞRIAÇIK" * * * Ardından çaresizce dinlenebilecek türküler, ağıtlar. Tıpkı kadim Türk geleneğinde Uçmağa varan er kişilerin ardından yakılanlar gibi. 1- https://m.youtube.com/watch?v=MYC7EVmaxsU5 2- https://m.youtube.com/watch?v=9eXcMJZ2VwA 3- https://m.youtube.com/watch?v=egSFeuhY9E48 (Burak Bağrıaçık ϜϓſϞ)
--reklam--
Fırat'a Destan PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ahmet Haldun Terzioğlu - Fırat'a Destan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Fırat'a Destan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ahmet Haldun Terzioğlu Kimdir?
1960 yılında, Trabzon, Beşikdüzü İlçesi, Takazlı Köyü'nde doğdu.
Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Mezunudur. Ayrıca Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni bitirmiştir.
Devlet memuru olarak Türkiye'nin hemen her bölgesinde; doğudan batıya, kuzeyden güneye görev yapmış ve 2006 yılında hizmet süresi dolar dolmaz, kendi isteği ile emekli olmuştur. Evli ve iki çocuk babasıdır.
Edebiyat hayatı tarım konularında broşürler hazırlayarak ve makaleler yazarak başlamıştır. Bir dönem mesleki bir derginin yayın kurulunda görev almış ve köşesinde sürekli makaleler yazmıştır. Kısa bir dönem derginin editörlüğünü yürütmüştür.
Bazı kurum, kuruluş, siyasi parti ve kişiler için özel çalışmalar yapmış, yazıları, fikirleri, projeleri, hazırladığı afişler ve sloganları kullanılmıştır. Pek çok dergi ve kitapların düzenlemesinde ve çıkarılmasında katkı sağlamıştır.
Çeşitli kurum ve kuruluşlar için tanıtıcı film senaryosu yazmış, bunların hazırlanmasına katkıda bulunmuştur.
İlgi alanını Türk Tarihi ve Mitolojisi üzerine yönlendiren yazarın iki adet yayınlanmış mitolojik romanı bulunmaktadır. (Gök Tanrı'nın Çocukları ve Oğuz Han)
2006 IV. Gila Kohen Öykü Yarışmasında, "Veresiye defteri" isimli öyküsü yayınlanmaya layık bulunmuş ve hazırlanan kitapta yer almıştır.
2007 Yılı Mustafa Necati Sepetçioğlu Tarihi Roman Yarışmasında "Alp Er Tunga" İsimli Mitolojik Romanı ile Birincilik Ödülüne layık görülmüştür.
2008 Yılında Gelir İdaresi Başkalığı'nın düzenlediği, Vergi konulu Tiyatro yarışmasında, Çocuk Oyunu Dalında "Karınca Kararınca" isimli oyunu ile ikincilik ödülü almıştır. Oyunu yayınlanmış ve sahnelenmiştir.
2008 İLESAM "Esere ve Emeğe Saygı" Öykü yarışmasında "Gitti Hatıralarım" isimli öyküsü mansiyon kazanmıştır.
Daha birçok edebi yarışmada ödülleri bulunmaktadır.
--reklam--
Ahmet Haldun Terzioğlu Kitapları - Eserleri
- Mete Han
- Alp Er Tunga
- Tomris Han
- Kür Şad
- Aksaçlılar Meclisi 1 - Devletin Bekçileri
- Göktürkler
- Teoman Han
- Alparslan
- Bozkurt Destanı
- Çiçi Han
- Gök Moğolların Başbuğu: Cengiz Han
- Darağacında Bir Bozkurt
- Kiok Han
- Hun Kartal Savaşçısı
- Şaman Kız
- Alamut'un Piri Hasan Sabbah
- Tuğrul ve Çağrı Bey Devlet Yolunda
- Fırat'a Destan
- Aksaçlılar Meclisi 2 - Vurgun
- Selçuk Bey
- Reisim Çatlı
- Göktanrı'nın Çocukları
- Moğol
- Oğuz Kağan
- Aksaçlılar Meclisi 3 - Savaş
- Harem Ağası
- Hunlar da Çılgındı - Hun Türklerinin Çılgın Tarihi
- Kadim Türk Budun Kimmerler
- Komando
- Enver Paşa’nın Romanı
- Sultan Genç Osman
- İlk Türk Deniz Beyi Çaka Bey
- Aksaçlılar Meclisi 4 - Operasyon
- Oğuz Kağan Destanı
- Alp Urungu & Göktürkler Çağından Bir Türk Öyküsü
- Çete
- Türkistan'ın Ölümsüz Kahramanı Altayların Kartalı Osman Batur
- Atilla
- Aksaçlılar Meclisi 5 - Av
- Yalan Kurgusu
- Emir Sultan
- Kösem Sultan
- Güllerin Solduğu Gün
- Emir Timur
- Kahramanım Çatlı
- Provokatör
- Dördüncü Murat
- Kimmerya
- Çanakkale Savaşı
- Aziz Sancar
- Oğuz Han
- Bizi Fırtına Vurdu
- Çete 2
- Osmanlı'da İktidar Kavgaları ve Hanedan İçi Kıyımlar
- Çocuk Han
- Kürt Elhanı Alp Urungu
- Kahramanlar Çanakkale'de
- Göç
- Bozkurt Ordusu
- Sevda Üzerine Memleket Hikayeleri
- Bakan Bey'i Vurdular!
- Tarih Nedir?
- Göç Destanı
- Hüzün
- Türklerin Kökeni
- Kanuni Sultan Süleyman
- Tetikçi - Yazgı
- Göktürkler Destanı 1 - Aşina Soyu
- Göktürkler Destanı 3 - Başkaldırılar Çağı
- Göktürkler Destanı 2 - Birinci Türk Kağanlığının Sonu
- Osmanlı’da Yenilgiler ve Hezimetler
- Destanlarımız
- Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı
- Osmanlı'da Zaferler ve Fetihler
- Enver Paşa - Ulu Turan İhtilal Orduları Kumandanı
- Kurmancan Datka Destanı Alay Dağlarının Gök Hatunu
- Enver Paşa - Ben Ulu Turan İhtilal Orduları Kumandanı
- Kimmerler Seti
--reklam--
Ahmet Haldun Terzioğlu Alıntıları - Sözleri
- Acun bilmeyene, görmeyene hep çok büyüktü. Bilene,görene ise küçük gelirdi. Bir büyük Han için çok, iki büyük Han için azdı. (Oğuz Han)
- Üstte Gök çökmese, altta yer delinmese, Türk’ün ilini, töresini kimse bozamaz. Kimse Türk’ü yıkamaz. Türk budun, kendini bil. Titre ve kendine dön. ( Kültigin Bengütaşı ) (Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı)
- İnsan ne için yaşar? Namusu, şerefi, dini, imanı, vatanı, milleti ve bayrağı için. Bunlardan biri giderse, Allah korusun, bir teki yiterse, ne kalır geride? Ruhsuz bir beden! Ondan sonra yaşasan ne olacak, yaşamasan ne olacak? Ceset olursun ceset! (Darağacında Bir Bozkurt)
- Engellenemez duygulara doğru uçar kişioğlu (Fırat'a Destan)
- Destan milletin hafızasıdır. (Destanlarımız)
- Cengiz Han, Moğol'u şöyle tanımlamıştı: “Gününü yaşarken bir yavru karacadır Moğol. Toy ve şölen günlerinde genç bir taydır. Ne zaman ki savaş gelip çatar, vahşi bir doğan olur Moğol. Yağıların üzerine bir yaşın gibi atılır. Gün gelir yaşlı bir kurt benzeri pusuda gizlenir. Geceleri baykuş gibidir, uyumaz! Moğol değişkendir çünkü bozkırın ürünüdür. Onun yaşamı bozkıra denk olmalıdır” (Moğol)
- "Biz, yalnızca, tek olan Tanrı'ya secde ederiz!" (Kadim Türk Budun Kimmerler)
- Onun fiyatı yoktu. Bedeli canı, kanı bile olsa doğruluktan, dürüstlükten şaşmayacaktı. (Bakan Bey'i Vurdular!)
- Atı olmayan bir Türk diğer yarısını bulamamış gibidir. (Bozkurt Destanı)
- Kiok Tanhu, Yüeçiler üzerine yürüyordu. Yer sarsılıyordu atların ayak seslerinden. Ötüken Yış er doğuruyordu. (Kiok Han)
- Sevisi ağır basmış, bütün düşüncesini tutmuştu. Sevi başa düşünce, başka ne varsa unutulur! (Kadim Türk Budun Kimmerler)
- Özlenecek o kadar çok şey vardı ki gelecekte... (Kadim Türk Budun Kimmerler)
- İnsandan insana değişir sevda alıntısı! İnsandan insana başkalaşır! Adım adım aşılır da bütün safhalar, en sonunda en yüce anlamında doruklaşır. Bu memlekette 'SEVDA' hakkıyla yaşanır! (Sevda Üzerine Memleket Hikayeleri)
- Kahramanlık, Türkler için biçilmiş bir giysiydi. Bu giysiyi severek, isteyerek giyiyorlardı. Severek, isteyerek ölüyorlardı. (Bozkurt Destanı)
- Şehzade Bayezid, Murat Han'ın en güvendiği kişilerden ve kendinden sonra tahta oturacak veliahtıydı. Seçim böyle yapılmıştı. Ancak askerin gözünde başka bir şehzade daha öncüldü. Şehzade Yakup... Onun yeri başkaydı. Bu durum Bayezid'i düşündürüyor, gelecekte kardeşinin taht ile arasına gireceği korkusunu yaşıyordu. ... Hem kardeşini kolluyordu hem de ondan çekiniyordu. (Osmanlı'da İktidar Kavgaları ve Hanedan İçi Kıyımlar)
- Türk yok edilemez, çünkü Tanrı Türk'ü korur ve yüceltir! (Aksaçlılar Meclisi 1 - Devletin Bekçileri)
- "Doğru ve gerçek söz keskin bıçakla aynıdır!" Moğol atalar sözü, doğru söze verilen değeri böyle açıklar. (Gök Moğolların Başbuğu: Cengiz Han)
- Tanrı insanı var etmiş. Bakmış eksiği var, us vermiş. Yine yetmemiş, sol göğsünün altına yürek koymuş. (Tuğrul ve Çağrı Bey Devlet Yolunda)
- Beni iyi dinleyin Türk, Oğuz Beyleri, uluları…. Türk budun buyruklarıma uyun. Şunu unutmayın! Üstte Gök çökmese, altta yer delinmese, Türk’ün ilini, töresini kimse bozamaz. Kimse Türk’ü yıkamaz. Türk budun, kendini bil. Titre ve kendine dön. (Göktürkler Destanı 4 - Bengütaşlar Çağı)
- Bir gün Bahadır Şad'ın bir öyküsünü duydum, rahatladım. Anlattılar ki, Bahadır Şad, Çin Duvarına bakıp bakıp gülmüş. "Bu us işi değil!" demiş "Çin'i korumaktan çok, bize geçit görevi yapar bu duvar. Duvarın üzerini tutacak kadar çok sakçıyı, duvarın üzerinde savaşacak kadar çok çeriyi nerden bulacaklar? Çin, nasıl bir bela yaptığını, duvar bittiğinde anlayacak! Onca emeğe, onca cana yazık..." (Mete Han)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin