Kitap Künyesi
Yazar: Halil Cibran
Çevirmen: Ahmet Murat
Orijinal Adı: العواصف
Yayın Evi: Araf Yayınları
İSBN: 9786054533701
Sayfa Sayısı: 204
Fırtınalar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yirmi yaşımdayken annem bana şöyle demişti: 'Manastıra girseydim, hem kendim, hem başkaları için en iyisini yapmış olacaktım.'
'Eğer manastıra girmiş olsaydın ben dünyaya gelmezdim' dedim.'
'Dünyaya gelmen daha önce kararlaştırılmıştı oğlum' dedi.
'Evet ama, dünyaya gelmeden çok önce seni annem olarak seçmiştim ben' diye karşılık verdim.
'Dünyaya gelmeseydin cennette bir melek olarak kalacaktın.' dedi.
'Ama ben hala bir meleğim,' diye cevapladım. Gülümsedi ve dedi ki 'Kanatların nerede peki?' Elini tutup omuzuma koydum ve 'Burada,' dedim.
'Kırılmışlar,'dedi.
Bu konuşmadan dokuz ay sonra, annem dönülmez ufukta yitip gitti.
Fırtınalar Alıntıları - Sözleri
- Yalnızlığı seçtim çünkü yalnızlık bende ruhun, düşüncenin, kalbin ve bedenin hayatıdır. Soyutlayan uzak oluşu seçtim çünkü onda güneş ışığı, çiçeklerin kokusu ve derelerin nağmeleri var.
- Ve bilgi keder sebebidir.
- Ama ben, nefsine fırtınaları sevmeyi öğretmeni diliyorum, onlardan korkmayı değil.
- Yalnızlığı istedim, çünkü nezaketi zayıflığın bir parçası, hoşgörüyü ödlekliğin bir türü, yücelmeyi böbürlenmenin bir çeşidi kabul eden kabalığın terbiyesinden usandım.
- Bu hayatın aslı bir başka hayattır. Başlangıcı rahimde ve bitişi kabirde olmayan bir hayat.
- Çocukken sevdiğim ne varsa şimdi de hâlâ onu seviyorum. Ve şimdi de sevdiğim ne varsa hayatımın sonuna kadar da onu seveceğim. Sevgi, sahip olabildiğim her şeydir. Kimse bana onu kaybettiremez.
- "Çoğunluk denizmişçesine konuşur, ancak hayatı bataklıklara benzer."
- Biz sizin yollarınıza güller döşeriz. Siz bizim yataklarımızı dikenlerle örtersiniz. Gülün yapraklarıyla dikenleri arasındaysa, Hakikat derin ebedî bir uykuyla uyur.
- "Aşk babamdır, aşk annemdir. Ve aşk sadece babamla annemi bilir."
- Ben senin bir benzerinim ey gece, ve ecelim gelinceye kadar da sabahım gelmeyecek!
- "Yalnızlığı ve bir başınalığı istedim. Çünkü bir beşer elinden ancak ücretini kalbimden ödedikten sonra bir şeyler alabildim. Yalnızlığı ve bir başınalığı istedim. Çünkü medeniyet diye isimlendirilen bu büyük, iri yapıdan usandım ki hassasça inşa edilmiş ve planlanmış bu bina, insan kafataslarından bir tepe üzerine kuruludur.
- Benim kalbimde kimi zaman bulutlarla kaplı bir gökte kimi zaman da düşlerin konvoyu ile dolu bir boşlukta gezinen bir ay var.
- Çocukların felaketi babaların verdiklerindedir.
- Eğer insanların adetlerini inançlarını ve geleneklerini yok etmek imkanım olsaydı bir dakika bile tereddüt etmezdim.
Fırtınalar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yavaş ve sindirerek okuyunuz.: Yazarın deneme ve öykülerini içeren bir kitap. Bir anda okunup bitirilebilecek bir tarzı olduğunu sanmıyorum. Ancak birkaç sayfa okuyabilecek kadar dar vakitleriniz olduğunda tercih etmelisiniz. Ayrıca cümleleri tam olarak algılayabilmek için kafanızın da boş olması gerektiği görüşündeyim. Kurulan cümlelerin anlamları, üzerinde düşündükçe farklılaşıyor. Hikayenin tümüne bakıldığında daha da farklılaşıyor. Bu anlamda oldukça ilgi çekici olabilir. Ama; oturayım da iki üç saatte bir kitap bitireyim gayesiyle yola çıkıp elinize bu kitabı alma dileğindeyseniz, benim fikrimce sıkılır ve bunalırsınız. "Nefsine fırtınaları sevmeyi öğretmeni diliyorum.." (Seymaa)
Yazarın okuduğum ilk kitabı değil ancak yazarın hayatını ilk kez okudum diyebilirim. Ailesinde verdiği acı kayıplar ve tüm zorluklarla başbaşa kalan Cibran. Aşk hayatında yüzü gülmeyen, sevdiği,ilgi duyduğu kadınlarla bazı sebeplerden ötürü birlikte olamaması hayal kırıklığına ugratsa da kendini geliştirmekten, çeşitli dilleri öğrenip kendini ilerleten bir adam, yazar, ressam Cibran. Hayatının son dönemlerindeki hastalığı ise onu kötü etkilemiş hatta birkaç kitabı ölümünden sonra yayınlatılmış. Kitap da hayatı kadar etkileyici. Basit şekilde okunup geçilecek gibi değil. Düşünüp kendinden parçalar bulacağınız güzel bir eser. Herkese iyi okumalar... (Gizemm)
Halil Cibran'ın hayatı ve eserlerini anlatan ilk bölüme eklenmiş olarak gençlik ve olgunluk döneminde yazmış olduğu denemelerden oluşan bir eser. "Ailem aç olarak öldü. Onlardan açlıktan ölmeyenler de kılıçla öldürüldü. Ben de bu uzak ülkede lezzetli yiyecekler, hoş içecekler yiyip içen, yumuşak yataklarda uyuyan, günlere gülen, günlerinde kendilerine güldüğü, mutlu memnun bir toplumun ortasında esirim." Şeklinde ABD deki hayatını tanımlaması gerçekten çok dokunaklı bir bölüm olarak karşımıza çıkıyor. Keyifli okumalar. (Passenger)
Kitabın Yazarı Halil Cibran Kimdir?
Cibran, 1883 yılında Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı'nda Maruni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken Boston şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı F. Holland Day'le tanıştırdı. Gibran, Beyrut'taki Collège de la Sagesse'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.
1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez Boston'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve Arapça ilk kitabı 1905'te New York'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar Paris'te sanat okudu. Oradayken, Jön Türk Devrimi'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda antiklerikalizmi dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.
Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.
Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.
Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.
Halil Cibran Kitapları - Eserleri
- Ermiş
- Fırtınalar
- Ermişin Bahçesi
- Asi Ruhlar
- Kum ve Köpük
- Aforizmalar
- Vadinin Perileri
- Rüzgar Gülü
- Gönlün Sırları
- Bilgelik Kitabı
- Bütün Eserleri - 2
- Bütün Eserleri - 1
- İnsanlık Yalnızlığında Oturur
- Umutsuz Aşık
- Bilgelik ve Erdem
- Bir Gözyaşı ve Bir Tebessüm
- Mezarlar Ne Söyler?
- Haberci
- Aşk Mektupları
- Meczup
- Bir Ozanın Ölümü Onun Yaşamıdır
- Gezgin
- Kendimle Konuşmalar
- İnsanoğlu İsa
- Lazarus ve Sevgilisi
- Dost Mektupları
- Sevgili Ermiş
- Kabuklar ve Özler
- Yeryüzü Tanrıları
- Cibran Neden Evine Gidemedi?
- Ermiş - Gezgin
- Gece ile Sabah Arasında
- Usta'nın Sesi
- Derin Akıl ve Derin Yürek
- Bütün Eserleri
- Öz
- Kırık Kanatlar
- Musiki
- Sus Kalbim
- Ben Bir Sisim
- Kum ve Köpük - Avare
- Şeytan
- Seçme Eserleri
- Medcezir
- Cibran'ca 3: Şeytan - Deli
- Kafir Halil
- Reenkarnasyon Öyküleri
- Gavur Halil - Deli
- Felsefi Öyküler
- Halil Cibran Seti
- Bütün Şiirler ve Şiirsel Yazılar
- Şairin Ölümü Hayatıdır
- من به خوشبختی شما اهمیت می دهم
- Vadinin Perileri
Halil Cibran Alıntıları - Sözleri
- Binlerce ifadeye ev sahipliği yapan bir yüz de gördüm, kalıptan çıkmış gibi tek bir ifade barındıran yüz de. (Meczup)
- Biz çok ekeriz, biçtiğimiz ise hiçtir . (Vadinin Perileri)
- "Yalnızlığımın ötesinde başka bir yalnızlık var içimde ve orada oturan için benim tek başınalığım kalabalık bir pazar yeridir ve sessizliğim seslerin bir karmaşasıdır." (İnsanlık Yalnızlığında Oturur)
- Bunlar kelimelere dökülenlerdi. Fakat kalbindeki pek çok şey, söylenmemiş olarak kaldı. Çünkü en derin gizemini açıklayamazdı… (Ermiş - Gezgin)
- Fırtınalar ve karlar çiçekleri öldürebilir fakat çiçek tohumlarını öldüremezler. (Mezarlar Ne Söyler?)
- - Nereye ilkbaharım, nereye? (İnsanoğlu İsa)
- Dün, hayat dairesinde kararsızca dalgalanan bir zerreymişim gibi gelirdi bana. Oysa bugün, çok iyi biliyorum ki o dairenin kendisiyim. Ve düzenli zerreleriyle hayat, bütünüyle bende devinmektedir. (Ben Bir Sisim)
- Ve zaman da, tıpkı sevgi gibi bölünemez ve ölçülemez değil midir? (Derin Akıl ve Derin Yürek)
- “Bir kadını anlayabilecek veya bir dahiyi açıklayabilecek veya bilimin sırrını çözümleyebilecek biri işte o kişidir, güzel bir düşten uyanıp, bir kahvaltı sofrasına oturan.” (Kum ve Köpük)
- "Acılarınızın çoğu sizin tarafınızdan seçilmiştir." (Bilgelik Kitabı)
- Delillerimi dinleyin. Acımayın, fakat adaletli olun. Çünkü şefkat zayıf günahkarlar içindir. Adaletse masum insanların isteğidir. (Gavur Halil - Deli)
- Bu, ölümün pençeleri arasındayken hayata döndüğünü hisseden bir insanın, ümitsizliğe düştükten sonra ümitlenen kişinin bakışıydı. (Kafir Halil)
- Bizler bu dünyaya aşağılık birer sürgün olarak gelmedik. Aksine hayatın güzelliklerini, gizemlerini öğrenmek, ölümsüz evrensel ruha ibadet etmek ve bedenlerimizin sırlarını araştırmak için cahil birer çocuk olarak geldik. (Mezarlar Ne Söyler?)
- "Her birimizin bir yerlerde mutlaka dinlenecek bir yerleri olmalı, sevgili Mary. Benim ruhumun dinlenme yeri, içinde senin üzerine edindiğim bilginin yaşadığı güzel bir koruluk." (Sevgili Ermiş)
- Cehalet ise bir zencinin teninden daha siyahtır. Sizler,zulüm ve zorbalığa tamamen teslim olmuşsunuz. (Asi Ruhlar)
- Kimimiz mürekkep gibidir, kimimiz kâğıt. Bazımızın siyahlığı olmasa, beyazlık sağırlaşırdı. Ve bazımızın beyazlığı olmasa, siyahlık kör olurdu.. (Halil Cibran Seti)
- "Hatırlamada mesafeler yoktur; sadece farkında olmadan ne sesinin ne de gözlerinin daraltacağı bir uçurum vardır." (Bütün Eserleri - 1)
- Bilmez misin ki ruhun, hayalinde aşamayacağı hiçbir uzaklık yoktur? Ve bu uzaklığı aştığın zaman ruh bir uyuma kavuşur. (Ermişin Bahçesi)
- *İnsanın hayal gücü ile hedefledikleri arasında bir uçurum vardır. Ve bu uçurum ancak tutkuyla aşılabilir. (Bütün Eserleri - 1)
- " Ne kadar yaşam eder bu para! " (Rüzgar Gülü)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin