Kitap Künyesi

Yazar: Sezai Karakoç

Yayın Evi: Diriliş

İSBN: Yok

Sayfa Sayısı: 144

Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bu kitap, 5 Ocak 1990-5 Şubat 1992 tarihleri arasında, Haftalık Diriliş Dergisi`nde Fizikötesi Açısından başlığı ve Diriliş imzasıyla yayınlanan yazılardan oluşmuştur.

Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3 Alıntıları - Sözleri

  • " Dinini kaybeden ise Allah'ı yitirmiştir. Bundan daha büyük ne mahrumiyet olabilir? "
  • " Yalanın, gerçek kılığına, beceriksizliğin, başarı kıyafetine büründüğü bir başka çağ yok çağımız kadar. Aksiyonu süslenip püslenen, abartılan kişiler, aslında, ufak bir toplu iğnenin batırılışıyla sönen balonlar şişirmekten başka bir şey yapmamışlardır. Ve, bütün bir ömür, en teorik temelden başlayarak gerçek yapıyı yükseltmeğe çalışanları, halk tanımasın ve bilmesin diye, bu ruh kalpazanları şebekesi, adeta çevrelerine demir perdeler germişlerdir. "
  • "İslâm ülkeleri içinde, en umutlu ve en umutsuz, en umut veren ve en umut vermeyen ülke Türkiye. Bir yandan ekonomik bir canlılık gösteren, askerî bir güç ifade eden ülke, öte yandan, yazısını, kültürünü yitirmiş, batılılaşmayı en sığ taklit düzeyinde deneyip duran, hep çıkmazdan çıkmaza saplanan, geçmişini ciddi bir şekilde yeniden ele almaya girişmeyen, yanaşmayan, tek hakiki varlık gücü olan islâmı, en basit ilkel bir idrakten öte bir kavrayışla, gündeme getirmeyen, basını, bürokrasisi ve aydın kitlesiyle halkından kopmuş ülke."
  • " Acem şairinin, daha doğrusu büyük islâm şairinin 'hemme âlem, âza-yı yekdigerend' (bütün dünya, biri diğerinin üyesidir) sözü, toleransın vecizesi gibi görülüp övülmüştür. Ümanizmin çok önceden ifade edilişi gibi görülmüştür. Aslında, bu düşünce, şairin kendi şahsî düşüncesi değil, doğrudan islâmın getirdiği dünya görüşünün göstergesi, uzantısı bir fikirdir. "
  • " Güne, günlüğe, gündelik ve günübirliğe bu denli kapanan çağ insanı, miras olarak geriye ne bırakacaktır? Faniliğe bu kadar angaje olan çağdan, ateş, kül ve dumandan başka ne kalacaktır? "
  • " İyiye, doğruya ve güzele yandaş olmalıdır insan. "
  • " Kanatlanan gün demek oruç ayının gündüzü. Yerçekiminin etkisinin kayboluşu sanki benliğimiz ve eşyamız üzerinde. "
  • " Sanki geçmiş ve gelecek, çevre ve bölge gerçeği yok Suudi Arabistan'ın. "
  • " Allah isterse, bir gecede çevirir gönülleri. Siyahı beyaz eder, karayı aka çevirir. "
  • " İnsan için başa gelecek en kötü hallerden biri esirliktir. Vatanın istilaya uğraması ve insanın kendi yurdunda düşmanın esiri olması ne büyük felakettir. "
  • "Dinin insana verdiği merhameti, başka hiçbir fikir ve aklî sistem sağlayamaz. Şefkat, merhamet, sevgi, kökü fıtratımızda olsa da, ancak din tarafından eğitilerek yüceliğine kavuşan ham duygulardır. İlkel duygu, ancak dinin eğitiminden geçerek medenîleşir."
  • "İnsan olmak demek, en yüksek görevde olmak demektir. Meleklerden daha yüksek bir görevde olmak demek. Görevden kaçmak insan olmaktan kaçma denli düşürücü bir eylemdir."
  • " (...) Fazla hayata bağlılığın ölüme götürdüğü, Batının deneyimiyle sabittir. Öyleyse, yeniden, ölüm gerçeğinden hayata dönmeliyiz. Bunu da, adeta, ölüme 'gömülen', ölümde 'boğulan' uzak doğu dinleriyle, Çin, Güney Doğu Asya ve Hint dinleriyle değil de, bir yüzü doğuya, bir yüzü batıya dönük islam din ve medeniyetiyle gündeme getirmek imkanı vardır. "
  • Umutsuzluk geleceği, umursamazlık geçmişi unutturur.
  • "Allah isterse, bir gecede çevirir gönülleri. Siyahı beyaz eder, karayı aka çevirir."

Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3 İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla. İnsanı manevi anlamda ufuklara çıkaracak bir kitap serisi. Serinin son kitabı, "kardeşlik" konusuyla başlıyor. Kardeşliğin sadece biyolojik olmadığı, aynı dert ve düşünceye sahip, ortak bir davaları olan insanların kardeş olduğunu ve bu kardeşliğin sadece dışta kalmadığını, onun içte -özde- olduğunu vurgulayan cümleler: gonderi/102107301 Hakikat Medeniyetinin Geleceğini inşâa etmek isteyen insanların, geçmişten -geçmişteki değerlerimizden- (Mevlana, İmam-ı Gazali, İmam-ı Rabbani, Muhyiddin-i Arabi) kopmamasını, geçmiş-gelecek-bugün üçlemesinin bu şekilde tam olacağını belirtiyor yazar. Fakat bu olayda halkın tek başına yeterli olmadığını, aydın kesiminde bir uyanış ve diriliş içerisinde olması gerektiğini söyluyor yazar. Esaret ve Mümin başlıklı yazı, Müminin geçmişte esaret dönemi yaşadığını, bugün yine yaşadığını belirtiyor. Fakat bugün aydın kesim ve halkın, Diriliş Erlerinin dirilişleri sayesinde bu esaretten Batının yaptıklarına daha üstün bir karşılık vererek üstün geleceğimizi, yapılacak olanın -tıpkı Batının bize yaptığı gibi- Batının her hareketini izleyerek adım atmamız olduğunu belirtiyor. "özgürlük, inanmış kişinin hayat şartıdır." Batı Medeniyetinin İntiharı mı başlıklı yazı, Batının elinde pek çok imkan varken, Müslüman kesimlere " sürekli şiddet" uygulamasının, kendisini intihara yönlendirdiğini belirtir. Kurtuluşun tek çaresi olarak İslam Hakikatine teslim olmasını söyler. Zaten kendi ülkesinde yavaş yavaş da olsa yayılan İslam Hakikati, Batının farkındalığına önce kendilerine bir şoke etkisi fakat daha sonra eğer teslim olurlarsa kurtuluş çaresi olarak görüldüğü yazılmıştır. Yazılan Bağdat için bir ağıt yazısı, Bağdat'ın "birkaç Islâm ülkesi gibi dünyaya eşsiz geldiğini, eşsiz yaşayacağını ve eşsiz kalacağını" hatırlatarak Bağdat'tın geçmişteki ve günümüzdeki esaretinden, Bağdat'ın değerlerinden bahseder. "Sana ağıt değil, bu korkunç şartlarda dahi, diriliş destanı, ilahisi ve marşını söylemek istiyoruz." Doğum Işığı, Peygamber Efendimizin(s.a.v.) doğumuyla, tüm insanlığın fiziken değil fakat ruhen doğduğunu ve ve her Mevlid Kandilinde bu doğumu bir diriliş olarak yaşayacağını belirtir. Serinin ilk kitabından başlayıp okumanız gereklidir diye düşünüyorum. Selametle... (Furkan AYKOL)

Bir seri nihayete ererken netice-i kelam, hulasa-i merâm, ya olmak ya ölmek davasında, ya diriliş ya ölüm makalelerinin yer aldığı üçlemenin son eseri, iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırıyor, oku ve mızrağı düşmana atıyor. Bir fikri sabit merkezinde dava şuurunun edebi ve siyasi yollarını açan ve devrine göre aşan bir üstadın (Necib Fazıl) muhitinde bulunup o yolu sürdüren ve genç nesle de bunu aşılayan Sezai Karakoç, bütün tenkitlere rağmen bu eserleriyle de başlanarak okunmayı hak eden fikir kalesinin burçlarından biridir. (Ömer Faruk Zorlu)

Kitabın Yazarı Sezai Karakoç Kimdir?

Rivayetlere göre babası Yasin Efendi'nin Muhammed Sezai adını verdiği, ancak ismi nüfus kayıtlarına yanlışlıkla Ahmet Sezai olarak geçirilen Karakoç, 1933'te Ergani'de dünyaya geldi.

İlkokul ve ortaokulu Diyarbakır ve Maraş'ta parasız yatılı okuduktan sonra, lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladı.

Ahmet Sezai Karakoç, liseyi bitirdikten sonra çok istediği felsefe bölümünde okumak üzere İstanbul'a geldi, ancak bu bölüme kayıt yaptırdığı halde, maddi zorluklar nedeniyle girdiği sınavını kazandığı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne burslu öğrenci olarak yerleşti ve 1955'te Mülkiye'den mezun oldu.

Karakoç, 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu, vatani görevini yedek subay olarak yaptı, 1973'te memurluk görevinden ayrıldı ve ayrıca 1967 yılında ''İslamın Dirilişi'' adlı kitabından dolayı yargılandı.

Sezai Karakoç Kitapları - Eserleri

  • İslam
  • Yitik Cennet
  • Gün Doğmadan
  • Monna Rosa - Şiirler 1
  • Samanyolunda Ziyafet
  • Düşünceler 1 - Kavramlar

  • Düşünceler 2 - Kurumlar
  • Diriliş Muştusu
  • Ruhun Dirilişi
  • Diriliş Neslinin Amentüsü
  • Mevlana
  • Hızırla Kırk Saat - Şiirler III
  • Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler

  • Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV
  • Ayinler / Çeşmeler - Şiirler VI
  • Leyla ile Mecnun - Şiirler VII
  • Ateş Dansı - Şiirler VIII
  • İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü
  • Edebiyat Yazıları 1
  • Edebiyat Yazıları 2

  • Edebiyat Yazıları 3
  • Çıkış Yolu 1
  • Çıkış Yolu 2
  • Çıkış Yolu 3
  • Zamana Adanmış Sözler
  • Yunus Emre
  • Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 1

  • Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 2
  • Unutuş ve Hatırlayış
  • Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj
  • Piyesler 1
  • Meydan Ortaya Çıktığında - Hikayeler 1
  • Mehmed Akif
  • Makamda

  • Kıyamet Aşısı
  • İslamın Şiir Anıtlarından
  • İnsanlığın Dirilişi
  • Portreler - Hikayeler II
  • Gündönümü
  • Dirilişin Çevresinde
  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 1

  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 2
  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3
  • Armağan
  • Batı Şiirlerinden
  • Çağ ve İlham 1
  • Çağ ve İlham 2
  • Çağ ve İlham 3

  • Çağ ve İlham 4
  • Alınyazısı Saati - Şiirler IX
  • İslamın Dirilişi
  • Çağdaş Batı Düşüncesinden
  • Günlük Yazılar 2 - Sütun
  • Ölümden Sonra Kalkış
  • Varolma Savaşı 1

  • Günlük Yazılar 1 - Farklar
  • Günlük Yazılar 3 - Sûr
  • Günlük Yazılar 4 - Gün Saati
  • Üç Kaside
  • Körfez
  • Mağara ve Işık
  • Sesler

Sezai Karakoç Alıntıları - Sözleri

  • Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara... (Monna Rosa - Şiirler 1)
  • "İnsan öldükten sonra nasıl dirilecekse, ölmeden önce de dirilebilir." (Günlük Yazılar 2 - Sütun)
  • İçimde Nuh'un en yeni tufanı Dünyaya ayak basıyorum yeniden.. (Körfez)
  • Bir gün öleceğim düşüncesi ve ondan ötesinin muamması, şuurumu alt üst ediyor, kökünden sarsıyor... (Çağdaş Batı Düşüncesinden)
  • "Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem. " (Gün Doğmadan)
  • Divan Edebiyatını tanımayan, divanları okumamış bulunan kişilerin Osmanlı tarihini de hakkiyle bildikleri söylenemez.. (Edebiyat Yazıları 3)

  • Özgürlük isteyenler, özgürlüğü yok edecek, bağımsızlık! diye bağıranlar, esaretin en koyusuna gömecek öğreti ve güçlerin fedaisi kılınıp cepheye, ölünceye kadar savaş! cephesine sürülüyorlar. (Çağ ve İlham 3)
  • Selam, gönlü gamlarla dolu olan sana. Selam, tahammül edilmez çileleri yüklenmiş olana! (Armağan)
  • Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde Bir kış güneşliğinde Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir Tabiatı aşan bir bildiriştir Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır Bu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatır Görünüşte kırmızı gerçekte yeşil Görünüşte öç hakikatte değil Faninin sonsuzla barışması Affın mağfiretle yarışması Yaprağın düşüşü değil bu toprağa (Ölümden Sonra Kalkış)
  • Namık Kemal’in, bütün batıcılığına ve tanzimatçılığına rağmen, yazılarında kimi kez İslâm birliğinden bahsetmesi ve genellikle İslama karşı saygılı görünmesi hususu oldu. (Edebiyat Yazıları 3)
  • Kaç aç varsa hepsi ben Kaç hasta varsa hepsi ben Kaç liman önlerinde dönen İşsiz hamal hepsi ben Kaç aşktan ters yüz edilmiş Aşık varsa hepsi ben Bütün çiçeklerle donanıp Bütün insanlarla ölen ... (Körfez)
  • Umutsuzluk geleceği, umursamazlık geçmişi unutturur. (Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3)
  • Bu dünya, kışların geçmesi gibi geçer. Ve öbür dünya, yazların gelmesi gibi gelir. İnsanlar, sararıp toprağa karışan,çöl otları gibi ölürler... (İslam)

  • İslam dünyası, medeniyet açısından ölüm sularında yüzüyor… (Düşünceler 1 - Kavramlar)
  • İnkar tutsaklık, inanç özgürlüktür. (Diriliş Neslinin Amentüsü)
  • “Derdim vardır inilerim.” (Yunus Emre)
  • Oku okuyabildiğin kadar ölüm dersinden (Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV)
  • Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin (Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler)
  • İdealini yitirmiş ruh, yetersiz beslenen bir vücut gibi, giderek pörsür, solar ve ölür. (Çağ ve İlham 3)
  • Ne olup ne bitiyor Gün nereye gidiyor (Alınyazısı Saati - Şiirler IX)