Kitap Künyesi

Yazar: V. C. Andrews

Çevirmen: Füsun Doruker

Orijinal Adı: If There Be Thorns

Yayın Evi: Altın Kitaplar

İSBN: 9754055815

Sayfa Sayısı: 303

--reklam--

Gazap Tohumları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Chris ve Cathy en sonunda çocuklarıyla oturabilecekleri çok güzel bir eve sahip olmuşlardı. Küçük çocuk deliliğin eşiğinde titrerken, ebeveyni, yıllarca önce tohumları çatuda atılan, dikenlerinde hala kan ve yangın izleri taşıyan korkunç olayın, çaresizlik içinde sona ermesini bekliyordu...

(Arka Kapak)

--reklam--

Gazap Tohumları Alıntıları - Sözleri

  • Hata yapmaktan korkma.belki böyle davranırsan,bazı şeyleri iyi yapabilirsin.
  • “ışık olması için karanlığın da olması gerekir.”
  • "Garip bir şekilde seviyordum onu. Hani yaz sıcağından bunalınca kışın gelmesini ister gibi. Sonra kış gelince de bir an önce gitmesini arzulardınız..."
  • Hata yapmaktan korkma. Belki böyle davranırsan, bazı şeyleri iyi yapabilirsin.
  • "Büyümenin kötü bir yanı da bu işte; hiç kimse sizi kucağına alıp okşayarak kadar büyük değil artık."
  • Bir şeyi yüksek sesle söyleyince, gerçek olur ama yalnızca düşünmek gerçekliğini kanıtlamaz.
  • — "Niçin sen herkesi seviyorsun?" – "Sevmiyorum ama dudaklarıma bir gülüş yapıştırıp seviyor gibi görünüyorum. Sen de bazen yüzüne maske takmayı öğrenmelisin."
  • - İstediğin her şeyi verebilirim sana. +Gerçekten mi? - Elbette, paranın alabileceği her şeyi. + Yalnızca paranın alabileceği mi? - Ne yazık ki, öyle. Bir zamanlar bende her şeyin alınacağını sanırdım... Şimdi param var ve en önemli şeyleri alamıyorum.
  • Hayat bu... iki saniyelik mutluluğun ardından yirmi dakikalık üzüntü gelir hep. İki saniyelerin değerini bilmelisin.”
  • "İyi bir dinleyici olmak, cevap vermek istemediğin sorulardan kurtulmanın mükemmel bir yoludur."
  • "Hayat bu... İki saniyelik mutluluğun ardından yirmi dakikalık üzüntü gelir hep. İki saniyelerin değerini bilmelisin."
  • “hayat bu… iki saniyelik mutluluğun ardından yirmi dakikalık üzüntü gelir hep. iki saniyelerin değerini bilmelisin.”
  • Her şeyi yeni baştan yaşamak zorunda mıyız?
  • Yine de seni seviyor, istiyor ve sana güveniyorum. Aşkımı iğrenç bir şekle sokma!
  • En kötüsünü atlatabildiğimize göre, iyi günlere dayanamayacak mıyız?

--reklam--

Gazap Tohumları İncelemesi - Şahsi Yorumlar

4 kitaptan oluşan Dollanganger Ailesi serisinin 3. kitabı. Bu kitaptan önceki diğer iki kitap okunduktan sonra bu kitaba geçilmeli çünkü tüm kitaplar tam olarak birbirinin devamı. Her kitabında olduğu gibi bu kitap da çok güzel. Konusu biraz alışılmışın dışında gelebilir. (Şirin)

Ebeveynlerinin yıllar önce çatı katında yaşadıkları korkunç olayın, çaresizlik içinde sona ermesini bekliyordu Bart ... Kitap elimde çok kaldı olay o kadar çaresiz ki (Sümeyra Aytekin)

Çatı serisinin 3. romanı bunu okumadan önce Çatı ve Çatıdaki Rüzgar'ı okumanızı tavsiye ederim. Bu roman Çatıdaki Rüzgar'a göre çok daha az olaya sahip ve başı sıkıcı da olsa sonuna doğru gereken heyecan geliyor. Çatı serisini okumanızı tavsiye ediyorum. Dollanganger ailesinin başından geçenler hepininiz akıllarınıza kazınacak...... (Murat Tok)

--reklam--

Gazap Tohumları PDF indirme linki var mı?

--reklam--

V. C. Andrews - Gazap Tohumları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gazap Tohumları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı V. C. Andrews Kimdir?

İsminin uzun hali Virginia Cleo Andrews’dir. Andrews,1923 yılında Portsmouth Virginia’da doğdu. William Henry Andrews ve Lillian Lilnor Parker Andrews’un üç çocuğundan biriydi. Sıradışı bir çocukluk geçiren ve oldukça zeki olmasından dolayı, Andrews’in 3. ve 6. sınıfları okumasına gerek görülmemiştir.Virginia Cleo Andrews’un romanlarında anlattıklarının bazılarının kendi hayatından esinlenerek yazdığı söylenir. Ama bu ayrıntıların hangileri olduğu bilinmez. Kolej yıllarında merdivenden düşerek kalça kemiğini kırmış ve bu kemik gelişimini olumsuz etkilemiştir. Bu nedenle gençliği tekerlekli sandalyede geçmiştir.

15 yaşındayken yazdığı “Idylls of the King (Kralın İdilleri)” adlı müsamere ile ödül kazanmıştır. 1972 yılında “Gods of the Green Mountains(Yeşil Dağların Tanrıları)” adlı bir roman yazmış ancak bu romanı hiçbir zaman yayınlanmamıştır. İlk romanı Çatı yayınlanmadan önce dokuz roman ve yirmi kısa hikâye yazmıştır.Bugüne dek yayımlanan tüm eserleri 85 milyondan fazla satmıştır.1984 yılında Virgina eyaletinde yılın kadını seçilen Virginia Cleo Andrews 1986 yılında kansere yenik düşmüştür.”

--reklam--

V. C. Andrews Kitapları - Eserleri

  • Çatı
  • Çatıdaki Rüzgar
  • Çatıdaki Dikenler
  • Gazap Tohumları
  • Çatıdaki Nefes
  • Çatıdaki Çığlık
  • Çatının Sırları
  • Çatıdaki Fısıltılar
  • Rain
  • Öç Yuvası
  • Cennet
  • Evden Uzaklara Uçuş
  • Yabani Çiçekler
  • Geçmişteki Gölge
  • Melody

--reklam--

V. C. Andrews Alıntıları - Sözleri

  • "Neden en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, aynı zamanda birbirimize vermekte en zorlandığımız şey acaba?" (Evden Uzaklara Uçuş)
  • Ve kalpleri sevgi dolu, şefkatli insanlar dünyanızı daha parlak ve daha mutlu yapabildikleri gibi, bencil ve acımasız kimseler de yaşamınızı kurşuniye dönüştürüp, kasvetli bir hale sokabiliyordu. (Çatıdaki Fısıltılar)
  • Sözler sabun köpüğü gibidir. Gerçekten güzel görünürler ama dokunduğun zaman patlayıp kaybolurlar. (Evden Uzaklara Uçuş)
  • “Haksızlık mı? Hak kelimesini ben yıllar önce sözlüğümden çıkardım.” (Rain)
  • Başlangıç ve sonu olmayan nedenlerle seviyorum seni. Daha tanımadan önce sevmiştim. Gitmemi söylersen çekip giderim. Ama beni gönderirsen, yaşamım boyunca bizim olması gereken sevgiyi düşüneceğimi aklından çıkarma. Soğuk taşlara uzatıldığım zaman, yine seni seveceğim. (Çatıdaki Rüzgar)
  • Gözlerimi kapatıp bu saçmalığı kesmeye çalıştım. Ses falan yoktu. Çalan bir bale müziği yoktu. Çatının kuru, küflü havasının kokusunu almıyordum. Alamazdım. Şimdi ne on iki, ne on üç, ne on dört, ne de on beş yaşındaydım, elli ikisinde bir kadındım (Çatıdaki Dikenler)
  • “Julia ile Scotty’yi gömdüğünüz gün hava yağmurlu muydu?” “Ne fark eder? Sevdiğin birini toprağa verdiğin her gün yağmur yağar!” (Çatıdaki Rüzgar)
  • Benim için dünya yalanlarla doluydu. Onun için yeni bir yalanın daha önemi yoktu. (Çatıdaki Nefes)
  • “Sevgi..tüm benliğimle bağlıydım. Gerçek.. inanırım ki sevdiğimiz ve güvendiğimiz kişilerin dudaklarından dökülen budur. Sadakat.. sevgi ve gerçeğe bağlıdır. Birinin nerede bitip diğerinin nerede başladığını nasıl söyleyebilirsiniz? Üstelik bir de sevginin gözü körse?” (Çatı)
  • Erkekler kendilerinden daha fazla para kazanan kadınlardan hoşlanmazlar. (Öç Yuvası)
  • "Büyümenin kötü bir yanı da bu işte; hiç kimse sizi kucağına alıp okşayarak kadar büyük değil artık." (Gazap Tohumları)
  • Bu gerçek, hiçbir zaman hoşça kal dememek, hediyelerin en büyüğüdür. (Evden Uzaklara Uçuş)
  • "İnsanın şansı bir kere döndü mü," diyordu babam "...artık talihini değiştirmeye çalışmaktan başka yapabileceği bir şey yoktur. Eğilmeyen dal kırılır." (Çatıdaki Nefes)
  • "İyi bir dinleyici olmak, cevap vermek istemediğin sorulardan kurtulmanın mükemmel bir yoludur." (Gazap Tohumları)
  • "Paranın mutluluk ve sevgi satın alamayacağını hiç işitmedin mi?" (Yabani Çiçekler)
  • Sıkıntı ve zorluklar, saatin akrep ve yelkovanına bütün ağırlıklarıyla oturmuş, zamanı su gibi akıtıp götürüyordu. (Rain)
  • Bakın, yağmur yağarken saray yerine bir tavuk kümesi görsem, ıslanmamak için belki kümese girerim. Fakat kümes beni yağmurdan korudu diye, şükran borcumu ödemek için kümese saray gözüyle bakamam. Bana gülecek, hatta böyle bir durumda sarayla kümes arasında fark olmadığını söyleyeceksiniz. Evet, hayatta tek gayemiz ıslanmamak olsaydı, dediğiniz doğruydu diye cevap veririm ben de. (Çatıdaki Dikenler)
  • Aşıkların hep gökyüzüne bakmaları gerekir çünkü orada yıkılacak güzel düşler yoktur (Çatı)
  • “Julia ile Scotty’yi gömdüğünüz gün hava yağmurlu muydu?” “Ne fark eder? Sevdiğin birini toprağa verdiğin her gün yağmur yağar!” (Çatıdaki Rüzgar)
  • Biri için beyaz olana bir başkasının siyah dediğini unutma. Ama dünya yüzünde hiçbir şey tümüyle beyaz ya da siyah değildir. İnsanlarla ilgili her şey gerinin çeşitli tonlarına bürünmüştür. Hepimiz kusurluyuz. (Çatıdaki Rüzgar)