Kitap Künyesi
Yazar: Tess Gerritsen
Çevirmen: Özlem Gültekin
Orijinal Adı: Call After Midnight
Yayın Evi: Martı Yayınevi
İSBN: 9786053484493
Sayfa Sayısı: 336
Gece Yarısından Sonra Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Herkes onun, o İse gerçeğİn peşindeydi.
Bir gece yarısı Sarah Fontaine, yaklaşan tehlikenin habercisiymiş gibi çalan telefonun sesiyle uyanır ve bir kadının alabileceği en kötü haberi alır: Henüz iki aydır evli olduğu Geoffrey Fontaine, Berlin`de bir otel odasında çıkan yangında ölü bulunmuştur.
Bu olayın acı olduğu kadar tuhaf bir yanı vardır;
Sarah kocasının Berlin`de değil, Londra`da olduğunu sanıyordur.
Aldığı haberle yıkılan ve kocasının öldüğüne inanmayan genç kadın, ipuçlarının peşinden gitmek üzere Amerika`dan Avrupa`ya uzanan tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Bu macerada kendisini karmaşık bir casusluk ağının ortasında bulan Sarah, kocasıyla ilgili gerçeklere ulaşabilecek midir?
"Tehlikeli bir macera, baştan çıkarıcı bir aşk hikâyesi, nefes kesen bir anlatım. Gece Yarısından Sonra elinizden bırakamayacağınız bir roman."
-The New York Times-
"Tess Gerritsen baştan sona düşmeyen bir tempoyla heyecanın sınırlarını zorluyor."
-Booklist-
"Gizemli bir serüveni romantik bir aşk hikâyesiyle harmanlayan Tess Gerritsen; hem aksiyon, hem aşk, hem de gerilim isteyenlere muhteşem bir roman sunuyor."
-Library Journel-
Gece Yarısından Sonra Alıntıları - Sözleri
- Bir insanın bilincini kaybetmesi için şahdamarına yirmi saniye baskı yapmak yeterlidir.
- Derler ki Hollandalılar perdelerini hiç kapatmazlar. Birisinin perdesini kapatması, saklayacak bir şeyinin olduğu anlamına gelir.
- Kişinin kendi cesaretini yargılamasının bir yolu yok, diye düşündü. Cesaret sadece gerektiğinde, kişi başka birinin en karanlık korkularıyla yüzleşmek zorunda bırakıldığında gün yüzüne çıkardı.
- Bir insanın bilincini kaybetmesi için şahdamarına yirmi saniye baskı yapmak yeterlidir.
- Ben ölüler için öldürmem. Yaşayanlar için öldürürüm.
- Kişinin kendi cesaretini yargılamasının bir yolu yok, diye düşündü. Cesaret sadece gerektiğinde, kişi başka birinin en karanlık korkularıyla yüzleşmek zorunda bırakıldığında gün yüzüne çıkardı.
- Derler ki Hollandalılar perdelerini hiç kapatmazlar. Birisinin perdesini kapatması, saklayacak bir şeyinin olduğu anlamına gelir.
- Bir insanın bilincini kaybetmesi için şahdamarına yirmi saniye baskı yapmak yeterlidir.
- "Kazanılan her şeyin karşılığında birkaç şey kaybediliyor."
- Başka seçeneği yoktu. Kredi kartını kullanmak zorundaydı.
- Potter güldü. “Sana bir sır vereceğim O’Hara. Bunu iki boşanmanın ardından sonunda keşfettim. Erkeklerin aşka ihtiyacı yok. Yemeklerinin pişirilmesine, gömleklerinin ütülenmesine ve belki de haftada üç kez sevişmeye ihtiyacı var. Ama kesinlikle aşka ihtiyaçları yok.”
- Bir insanın bilincini kaybetmesi için şahdamarına yirmi saniye baskı yapmak yeterlidir.
- Kazanılan her şeyin karşılığında birkaç şey kaybediliyor.
Gece Yarısından Sonra İncelemesi - Şahsi Yorumlar
#okudumbitti GECE YARISINDAN SONRA / TESS GERRİTSEN Sarah Fontaine, eşinin Londra’ya yaptığı aylık seyahatlerinde anlaştıkları üzere her çarşamba akşamı ondan telefon alırdı.Bu gece ise telefon çaldığında Sarah uyuya kalmış saat ise gece yarısını geçmişti.Beklediği aramanın geç gelmesine aldırmadan heyecanla açtığı telefonun hayatını altüst edeceğini bilemezdi.Arayan kişi kocası değil, Amerika Birleşik Devlerleri Dışişleri Bakanlığından Nicholas O’Hara’dır.Sarah, henüz iki aydır evli olduğu kocasının öldüğü haberini alırken, tamamen yanan cesetin kocasına ait olduğunun tek kanıtı parmağındaki evlilik yüzüğü olduğunu öğrenir.Adamın söylediklerine anlam veremez üstüne birde yaşanan kazanın Londra’da değil de Berlin’de olması işleri iyice karıştırır.Sarah’ın bu bilgiyi Nicholas ile paylaşması ise adamı meraklandırır ve yaptığı bir kaç araştırma ile ölen adamın bir sene öncesine kadar hiç bir kaydının olmadığını keşfeder.Bu ise sadece başlangıçtır.Asıl olay kocasını defneden Sarah’ın cenazeden sonra aldığı ve hayatını bir kez daha altüst edecek olan telefonla başlar.Öldüğü söylenen kocası onu aramış ve yanına çağırmıştır.Nerede olduğunu söylemeyen adamı aramak için ilk aklına gelen yer Londra’dır o da ilk uçakla oraya gider.Ve olayların fitilini ateşler.CIA, FBI, Mossad ve KGB’nin dahil olacağı kanlı oyunda Sarah’ın tek yardımcısı Nick O’Hara olacaktır.İkilinin çıktığı bu zorlu ve tehlikeli yolculukta peşlerinde bir katille dolaştıklarını ise sonradan anlayacaklar.Tam bir ölüm çemberinde onlar fare peşlerinde ise birden fazla kedi onları kovalıyordur. *** Kurguyu çok beğendim.Olayların çözümlenmesi sonuca bağlanmasına bayıldım.Sarah kendi halinde, sıradan ve pekte sosyal olmayan bir mikrobiyologdur ama başı sıkışınca göstermiş olduğu cesarete, zekaya ve içgüdüye hayran kaldım.Pasif, korunmaya muhtaç, savunmasız bir profil çizse de olaylara karşı verdiği tepkiler muazzamdı.En çok da birinin gelip onu kurtarmasını beklemeden kendini korumasını, kaçmak için elinden geleni yapmasını ve bu sırada önüne çıkan engelleri ustalıkla yıkmasına bayıldım.Fark edilmese de oldukça güçlü bir karakter olduğunu bu sahnelerde oldukça güzel gösterdi.Nick karakteride en az Sarah kadar hatta ondan bile şahaneydi.Dışişleri’nde 8 yıllık deneyimden sonra protokollere uyum sağlasa da iş diplomatik olmaya gelince sorunlar yaşayan Nick DC konsolosluğunda dul kalan eşlere haber verme görevine sürgün ediliyor.Giriştiği ajanlık işinde ise herkes onu hafife alıyor.Onun kolay yakalanacağını düşünürken adamın öngörüleri ve zekasıyla her şeyden sıyrılmasını bende en az rakipleri kadar şaşkınlıkla okudum.Hatta öyle ki onu kişiliğini tanımlayan karakterlerin söylediklerini okurken yahu aynı adamdan mı bahsediyor bunlar demekten alamadım kendimi.Hatta sırf bu çelişkili kişilik analizi yüzünden Nick’i casus bile sandım.Oysa bizim adam kendini şimdiye kadar hiç göstermemiş resmen gizli cevher Buraya kadar her şey çok güzeldi ama sinir olduğum sevmediğim durumlarda oldu maalesef.Mesela çok zeki olan Sarah’ın çok saçma sahneleri vardı.Onu kandırmış, yalan bir evlilik yaşatmış ve aslında ikili bir hayat yaşamış olan kocasını aramasını anlıyorum.Cevaplara ihtiyacı var ve bunları almadan yoluna devam edemiyor haklı olarak.Güven problemi yaşamasını da çok yerinde ve mantıklı buluyorum.Ama kaçmasına yardım eden, hedefi olduğu kurşunlar ile arasına giren, onun yüzünden işinden uzaklaştırılan ve vatan haini ilan edilen, açık açık ondan hoşlandığı için bu olayı kişiselleştirdiğini itiraf eden adama güvenmek yerine az önce yukarıda saymış olduğum tüm olumsuz davranışları yapan kocasına güvenmeyi tercih etmesine çok sinir oldum.Başta çok iyiydi ama sonlara doğru tanımadığı insanların lafına gelip Nick’i ardında bırakıp kocasını aramaya tek başına gitmesi ve Nick’e güvenmemesine fena ayar oldum.Kimseye güvenmese sorun yok aslında, kandırıldı sonuçta çok normal ama kocasına güveninde sorun yok.Onca şey öğrendi Nick’in bir hareketi güvenini kaybetmesine sebep oldu ama kocasının onca yaptığı şeye rağmen onu koruyacağına inanıyordu.Bu kısımlarda zekasından cidden şüphe ettim.Duygusal açıdan yaşadığı travmanın beynini etkilediğini düşünüyorum ne yalan söyleyeyim.Nick daha iyi bir davranışı ve sevgiyi hak ediyordu bence. Son olarak giriş kısımda verilen bölümün hiç yazılmamış olmasını tercih ederdim.Veya son bölümlerde verilmiş olmasını.En önemli kısımlardan biri olan bu sahne başta verilmese finalin daha etkileyici olacağını düşünüyorum.Gizemi seven biri olarak ters köşe olabilecek şahane detayların daha girişte açık edilmesinden hoşlanmıyorum.Ama tüm bu olumsuzluklara rağmen kurguyu sevdim.Ara vermeden bir günde okudum.Aksiyon ve adrenalin hız kesmeden baştan sona devam etti.Tavsiyemdir. (Reyhan Kartal)
Herkes onun, o ise gerçeğin peşindeydi... Gerçekler mutlaka ortaya çıkar. İnsanı, olay örgüsü içine alan bu kitap heyecanı hep yüksekte tutuyor. Başladığınızda olayların gelişimine olan merak ile kitabı elinizden bırakmak mümkün olmuyor. Polisiye türünü seven insanlar için 'Tess Gerritsen' mutlaka tanışılması gereken bir yazar. Yeni kitaplarını en kısa zamanda okumak üzere.. yazar/tess-gerritsen (Gökyüzüne Vurgun)
Sarah Fontaine, 32 yaşında Mikrobiyolog ve iki aydır evli bir kadın. Bir gün diplomat Nick O'Hara dan bir telefon alır. Berlin'de kaldığı otelde yangın çıkmış ve eşi Geoffrey ölmüştür. Bu telefonla Sarah'ın tekdüze olan hayatı bir anda tepetaklak olur. Eşinin ölümü ardında kalan bir çok soru işareti. Aynı soru işaretleri Nick'de de var. İkisi de ajanlığa soyunur ve Londra, Berlin, Amsterdam'da kanlı bir yolculuğa çıkarlar. Akıl oyunlarının, CIA, FBI, Mossad ve KGB'nin de işin içinde olduğu gizem, gerilim ve aksiyonun bitmediği bir kitap Gece Yarısından Sonra. Romantizm de mevcut. Aşkı da unutmamak gerek. Geoffrey Fontaine kimdi? Suçlu mu? Eski bir ajan mı? Eski bir federal tanık mı? Bu soruların cevaplarını merak ediyorsanız mutlaka okumalısınız. Soluksuz okuyacağız bir kitap. Son olarak Tess Gerritsen ne yazsa okurum. (funda özbek)
Kitabın Yazarı Tess Gerritsen Kimdir?
Cerrah, Günahkar, Diriliş, Siliniş, İkiz Bedenler, Hasat ve daha birçok polisiye-gerilim türündeki kitaplarıyla ülkemizde ve dünya çapında hatrı sayılır bir okuyucu ve hayran kitlesi edinmiş Çin asıllı Amerikalı yazar Tess Gerritsen, 12 Haziran 1953 yılında doğdu.
Küçük yaşlarda polisiye türündeki kitaplara ilgi duymaya başladı. Gerritsen’ın bu ilgisi zamanla kendi polisiye öykülerini yazma isteğine dönüştü. Lakin yazarın ailesi Tess’i yazarlıktan uzak tutmaya çalışıyordu, onlara göre yazarlık uzun vadede iyi gelir getirmiyordu ve Tess tıp okumalıydı. Öyle de oldu ve Tess Gerritsen tıp öğrenimi gördü. Stanford Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nden mezun oldu ve daha sonra California Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne gitti ve ardından Honolulu’da hekim olarak iş hayatına atıldı.
Ne var ki Tess Gerritsen, hekim kimliğine rağmen yazmaya olan tutkusunu yitirmedi ve romantik gerilim türünde çeşitli öyküler yazdı. Bu öykülerden biriyle bir ödül bile kazandı.
Bunun ardından Tess, ilk romanlarını yazmaya koyuldu. Başlangıçta romantik gerilim türünde eserler veren yazar, yazarlığını mesleğiyle birleştirmeye karar verdi ve tıbbi gerilim türünde kitaplar yazmaya başladı. Yazarın bu türdeki ilk romanı 1995 yılında yayımlanan Hasat adlı romanıydı ve roman kısa zamanda çok satanlar listelerine yerleşerek büyük bir başarı kazandı. İlk Tess Gerritsen eseri Hasat, gerçek bir olaydan esinlenmişti ve romanda Moskova’da gerçekleşen bir kayıp çocuk vakası ele alınıyordu. Roman, New York Times Çok Satanlar Listesi’nin bir parçası olmuştu.
Tess Gerritsen Hasat’ın ardından eleştirmenlerce de övgüyle bahsedilen Rizzoli & Isles Serisi’ni yazdı. Tıbbi gerilim türündeki bu serinin ilk romanı ülkemizde de çok sevilen Cerrah’tı. 2001 yılında yayımlanan Cerrah, Jane Rizzoli adında bir cinayet dedektifinin ve ortağı Thomas Moore’un kurbanlarına işkence ettikten sonra onları katleden bir seri katili yakalama uğraşlarını anlatmaktaydı. Kitabın zekice kurgusu, yazarın tıp bilgisinin getirdiği gerçekçi tıbbi tasvirler, insan psikolojisinin başarılı aktarımı, yazarın son derece akıcı ve heyecan uyandırıcı kalemiyle birleşmesiyle kitabı alanında üst seviyeye taşıyordu.
Cerrah’ın devamı niteliğindeki Çırak romanında Rizzoli’nin ortağı Thomas Moore’un yerini tıp alanında uzman olan Dr. Maura Isle aldı. Kadın baş karakterler Rizzoli ve Isles, güçlü ve etkileyici kişilikleriyle yazarın çift kariyerini de sembolize etmektedir. Dedektif Rizzoli, yazarın polisiyeye olan tutkusunun bir sembolüyken Dr. Isles ise yazarın tıbbi kimliğinin bir imgesidir. Seri, Tess Gerritsen eserleri arasında televizyon dizisine uyarlanan tek eserdir.
Özellikle ülkemizde giderek artan bir hayran kitlesine sahip olan Tess Gerritsen, Stephen King’in memleketi Maine’de yaşamaktadır ve heyecan yaratan eserlerini yazmaya devam etmektedir.
Tess Gerritsen Kitapları - Eserleri
- Gece Nöbeti
- Çırak (Midi Boy)
- Cerrah
- Günahkâr
- İkiz Bedenler
- Siliniş
- Mefisto Kulübü
- Ruh Koleksiyoncusu
- Hasat
- Asla Arkana Bakma
- Bıçak Sırtı
- Kemik Bahçesi
- Yörünge
- Masumiyetin İçin Savaş
- Kan Gölü
- Ruhundaki Zehirle Yüzleş
- Buz Gibi Soğuk
- Gölgesizlerin Tutkulu Dansı
- Aşk Ölümden Uyanıştır
- Sessiz Kız
- Proje: Ölümcül Virüs
- Sona Kalan
- Gece Yarısından Sonra
- Karanlığın Ayak İzleri
- Diriliş
- Ateşin Şarkısı
- Ucubeler
- Bir Sırrım Var
- Karanlığı Beklerken - Kupa Kızı
- İsimsiz Ceset
- Gece Gelen
Tess Gerritsen Alıntıları - Sözleri
- Bir insanın bilincini kaybetmesi için şahdamarına yirmi saniye baskı yapmak yeterlidir. (Gece Yarısından Sonra)
- Hayatlarına etten- kemikten gerçek bir erkek girene kadar film yıldızlarının hayaliyle yetinecek olan kadınlar. Tabi gelen olursa. (Gece Nöbeti)
- Beni ölüler değil, yaşayanlar huzursuz ediyor. (Buz Gibi Soğuk)
- Kazanılan her şeyin karşılığında birkaç şey kaybediliyor. (Gece Yarısından Sonra)
- İlişkimizin zamana yenik düşmesine izin vermeyecek ve beni mutlu edecek adamın o adam olduğuna inandırdığı diğer geceleri düşündüm. (Gece Gelen)
- "Sanırım bazı insanların payına düşen tek şey yalnızlık." (Aşk Ölümden Uyanıştır)
- + Konuşmayalım o zaman. Yani acıtıyorsa. - Belki konuşmamak acıtıyordur. (İkiz Bedenler)
- Başka seçeneği yoktu. Kredi kartını kullanmak zorundaydı. (Gece Yarısından Sonra)
- Sessizlik bazen, sevgimizi ispat etmemizin tek gerçek yoluydu. (Gece Gelen)
- Mucize beklemiyorsun değil mi? (Hasat)
- "Bir kadının ne yapması gerektiğini bildiğini sanan bütün erkeklere duyduğu kızgınlığı kafasından atamıyordu. " (Diriliş)
- Şimdi tek isteği eve varmaktı. (Hasat)
- İnsan ailesini kaybettiğinde her şeyini kaybediyor. (Sona Kalan)
- “Saçını beğendim,” dedi Jordan. “Teşekkür ederim,” diye cevapladı kadın. “Gerçi biraz gösterişli, öyle değil mi? Gereğinden fazla dikkat çekiyor.” “Amaç o zaten.” “Ah, anlıyorum. Guy Delancey.” Kadın başını kaldırdı. “Bazı erkeklerin davranışları kolayca tahmin edilebiliyor.” “Bu hiç adil değil. Zavallı aptal yaratıkların üzerinde büyük avantajınız var.” “Tanrı vergisi yeteneklerimden neden yararlanmayayım ki?” (Gölgesizlerin Tutkulu Dansı)
- Nereye gittiğimiz, neler bildiğimize bağlıdır; neler bildiğimiz de nereye gittiğimize. (Cerrah)
- Artık asla mutlu olamayacaksın. (Siliniş)
- "Günlerimiz sayılı, dedi içinden. Bu dünyada sevdiklerimizle geçirebileceğimiz zaman ne kadar az." (Aşk Ölümden Uyanıştır)
- "Cesetlerden çok daha korkutucu şeyler vardır dünyada." (Günahkâr)
- Ölüm, beklenmedik bir olay değildi. (Siliniş)
- Her şeyi böylesi iğrençleştiren de buydu zaten. Dindarlık kisvesine bürünmüş kötülük. (Bir Sırrım Var)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin