Kitap Künyesi
Yazar: Hilmi Yavuz
Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları
İSBN: 9789750826474
Sayfa Sayısı: 176
--reklam--
Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir belleğin, bir zihnin usulca kendi kendisiyle konuşması, benden-içerideki ile söyleşmesi, algıdaki anlık ve küçük saptamalarla birden başka bir düzleme sıçrıyor. Anlık olan algının yavaşça ve Proust'a özgü "memoire involanter" ya da Türkçesiyle istenç dışı bellek'in bir etkinliği olarak garip bir biçimde, bir imgenin, bir hatırlama anının tamamlayıcı parçası haline dönüşmesi, hatırlama ile algı, yazı ile bellek arasındaki yer değiştirmeler; geçişmeler ağını oluşturması ve tüm bunların bizim düz yazımızda eşi olmayan bir ustalıkla yazı'ya dönüştürülmesi... Geçmiş Yaz Defterleri işte tastamam bunu başarıyor!
-V. B. Bayrıl-
Bulanık Defterler'i tekrar okuyunca, kendi modernliğini yaratan bir adamın anlatısı olduğunu fark ettim. Modernliği derken [...] kendi bilincine sahip çıkma iradesini kast ediyorum. Varoluşsal bir yolculuk. Bilincini sorguluyor, arzularını ve özlemlerini inceliyor, fakat rastgele yapmıyor bunu, her şey özenle kurgulanmış. Modern insan, kimliğini oluştururken kendini kurgular da bir ölçüde, budur modern olmak, öte yandan dili adamakıllı zorlar, neredeyse tersyüz eder, dili zorlamaktır aynı zamanda modernlik, dolayısıyla bu süreç hem oyundur hem çiledir, hem düşüncedir hem imge, sonuçta Hilmi Yavuz diye bir kişi çıkartır önünüze.
-Nilüfer Kuyaş-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler Alıntıları - Sözleri
- Çünkü Ölüm gibi,Yaşam da ' tadilan' bir şeydir,
- Kestirmeden söyleyeyim:Mutluluk , algıdir.
- Bizim buralarda Güneşle otlar hısım akraba gibidirler.Boyle dedi.Gunesi suzerler çiçeklerle biberler,tatlısı bala gider,acısı bibere!
- - tıpkı akşamüstü yaseminlerinin su verildiğinde saliverdikleri kokunun kendini inceliklerle onaylatmasi gibi...
- Uzaktan ve ara sıra bana nedense hep curry kokusu gibi gelen,Ege' nin bu bölgesine özgü,ne olduğunu bilmediğim bir otun kokusu dolduruyor genzimi!
- Din' in deyiş yerindeyse,psikolojik kökenleri' ni irdeleyenler, örneğin Max Muller,'Sonsuzluk' duyusunu,dokunamadigimiz ,uzak ve büyük gök cisimlerinden edindiğimizi söylememiş midir?
- Akşamları hep aynı yere, Torba' da Blue Dream' e balık (çipura) yemeye gittik. Hep aynı yerde oturduk.Kamil ve Merih de Semper eadem' i( hep aynı' yı) seviyorlar,benim gibi... ... Kuşkusuz ' her şey aynı!' değil! Semper eadem'e karşı Panta rei * öylesine yıpratıyor bizi. Parmenides' e karşı Herakleitos! *'Her şey akıyor': Herakleitos' un ünlü sözü
- Düşleri bir labirente dönüştüren Doğa' nin ta kendisi!
- İnsan bir başına mutlu olabilir; ötekine bağımlı değildir mutluluk.
- Zamanın tadı var mıdır?
- Çocukluğum dönüşü olmayan yolculuklardı.
- Sanılır ki, dünyaya bir gözle bakmakla iki gözle bakmak arasında hiç fark yoktur. Bu sani, optik bir yanılgıdan kaynaklanıyor.
- Koklanan birşeydir zaman. Kokular yiter az sonra, çiçekler geceye hazırlanmak için içlerine kapanırlar. Zaman geçer, geçer zaman. -zaman'in tadı var mıdır? -vardır. Balin ve biberin tadına zamanla varılır. Zaman olmasa balin tatlısı, biberin acısı olur muydu, olmazdı.
- Rüzgâr agaclarda daha koyu sesler çıkarır, mevsim son yazdan ileriye dogru gittikce... Işte buradayım. Dünyada olmak istediğim yerde. Şimdi gidip denize girmeliyim- ve denizin sesini, guzdur, dinlemeliyim. Denizi ancak dibe, diplere dalarsanız duyabilirsiniz. Çünkü gizlidir denizin sesi. Onu duymak için denizden olmak, denizin kendisi olmak gerekir.
--reklam--
Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hilmi Yavuz' un tüm ictenligiyle tuttuğu notlar ve belki de günlüğü niteliğinde sayılabilecek bir eser.Okurken ,adeta sayın Yavuz' un zihninde seyahate çıkıyor gibiydim,örneğin okuduğu şiirler,yazılardan alıntıları ,onların dilinde ( genellikle Fransızca ,ingilizce,Latince,Almanca gibi) aktarmış.Ozellikle felsefe okumalarım şimdilik yok denecek kadar az olduğundan ,ve de yazarın notlarını araştırıp ilgili mevzuları düşünme fırsatim olmadığından,felsefe ile ilgili harika düşüncelerine sadece seyirci kaldım,beyin fırtınası olusturamadim.Ama yine de çok şey öğrendim.Yazarimiz Hilmi Yavuz, sıkmayan,bunaltmayan ,belli bir denge ile yazdığı yazılarında,çok şey anlatmış,daha müsait bir vaktimde,tekrar okuyacağım.Okuyanlarin pişman olmayacağını söyleyim . Saygılarımla... :) (Alfabe)
Edebiyat ve felsefe birleşimi olağanüstü bir derleme. Bu kitabı okurken kendi bilincinin farkına veren ve varoluşsal yaklaşımı sorgulayan bir adamın anlatılarının olduğunu fark ettim. Aynı zamanda arzularını, özlemlerine de değiniyor. Kullandığı dilde bazı bölümlerinde anlaşılması zorluğunu görüyoruz. Mutlaka olunması gereken derleme bulanık defterler. (Buğlem Öner)
Dünyaya yüzünü dönmekle, dünyaya sırtını dönmek arasında, kışkırtıcı bir ayrım var. * Ölüm gibi, yaşam da tadılan bir şeydir. * Oysa mutluluğu tadarak, görerek, işiterek, dokunarak, koklayarak edindiğimizi anlayabilmenin de mutluluk olmadığını bilmek gerekiyor. Mutluluk anlama’dan değil algı’dan gelir. * Yaşanan, yaşanmış olan elbette bir daha yaşanamaz… Yeniden kurulur olsa olsa. * Her şeyin giderek azalmakta olduğunu duyumsamak mıdır yaşlanıyor olmak? * Niçin yok-olmaktan söz ediyorum? Elbet hazır olmak gerekir, diyorum, ama bunun nasıl bir hazırlık olabileceği konusunda hiçbir şey bilmiyorum. * Yaşamın sunabilecekleri azar azar tükendikçe, ölüm bir yaz bahçesinin kuytulukları kadar müphem ve vaatkâr görünüyor. * Âh, gençlik görselliktir, yaşlılıksa dokunsallık… Rüzgâr görmek’ten dokunmak’a dönüştükçe, tanımlar da anılar da kalıyor. Dokunarak yaşıyorum artık. * Âh, aşklar ikindi güneşiyle kamaşmış yüzlerde gizlidir. * Farkındayım, çünkü her şeyin farkında olmak, Allah’ın farkında olmaktır. (…) Var olan her şeyde O’nun varlığının farkında olmak. * Özlem, uzakta olanın yakında görülmesidir. (Sait Köşk)
--reklam--
Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hilmi Yavuz - Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hilmi Yavuz Kimdir?
Hilmi Yavuz 14 Nisan 1936'da İstanbul’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ndeki eğitimini yarıda bıraktı. İngiltere'ye gitti. BBC'nin Türkçe bölümünde çalıştı. Londra Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Türkiye'ye döndükten sonra çeşitli yayınevleri ve ansiklopedilerde görev aldı. Cumhuriyet, Milliyet, Yeni Ortam gazeteleri ve çeşitli dergilerde "Ali Hikmet" imzasıyla inceleme, eleştiri ve denemeler yazdı. Mimar Sinan Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. İlk şiirleri Kabataş Erkek Lisesi'nde edebiyat öğretmeni Behçet Necatigil yönetiminde çıkan "Dönüm" dergisinde yayınlandı. Bu dönemde daha çok İkinci Yeni akımının etkisinde imgeci şiirler yazdı. Sonraki yıllarda gelenekçilikle çağdaş bir bakışı kaynaştıran, biçim ve özün dengelendiği bir düzey sergiledi. İslam mistisizmi, özellikle de tasavvuftan yararlanarak kendine özgü bir sözcük dağarcığı geliştirdi. Halen Zaman gazetesinde kültür yazılarına ve Bilkent Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya devam etmektedir. Ayrıca İpek Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Talat Halman tarafından Şairi Azam sıfatı verilmiştir. BuTalat Halman ve Hilmi Yavuz arasındaki mizahi diyaloğun bir örneğidir.
--reklam--
Hilmi Yavuz Kitapları - Eserleri
- Büyü'sün Yaz!
- Hüzün Ve Ben
- Okuma Biçimleri
- Üç Anlatı
- Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler
- Lanet Şiirleri
- İslam'ın Zihin Tarihi
- Yara Şiirleri
- Lirik Defterler
- Hurufi Şiirler
- Türkiye'nin Zihin Tarihi
- Alafrangalığın Zihin Tarihi
- Avrupa'nın Zihin Tarihi
- Talan Şiirleri
- Budalalığın Keşfi
- Okuma Notları
- Felsefe Yazıları
- Bedrettin Üzerine Şiirler
- Doğu Şiirleri
- Belleğin Kuytularından
- Erguvan Sözler
- Edebiyat Ve Sanat Üzerine Yazılar
- Edebiyat Okumaları
- Denemeler
- Yüzler ve İzler
- Behçet Hoca
- Kendime, İstanbul'a, Kadınlara Dair
- Modernleşme, Oryantalizm ve İslam
- Roman Kavramı ve Türk Romanı
- Yolculuk Şiirleri
- Ceviz Sandıktaki Anılar
- Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim
- Yazın, Dil Ve Sanat
- Bedreddin Üzerine Şiirler
- Yaz Sohbetleri
- İnsanlar, Mekanlar, Yolculuklar
- Gülün Ustası Yoktur
- Çöl Şiirleri
- Akşam şiirleri
- Osmanlılık, Kimlik, Kültür
- Kayboluş Şiirleri
- Defterler
- Kara Güneş
- Söz'ün Gücü
- Bakış Kuşu
- Söylen Şiirleri
- Türk Müslümanlığı ve İslam Üzerine
- Özel Hayat'tan Küreselleşme'ye
- Ayna Şiirleri
- Ah Kadınlar
- Memleketimin Münevverlerine Dair
- İslam ve Sivil Toplum Üzerine Yazılar
- Sanki Her Şey Daha Dün Gibi
- Şiir Henüz
- Kuyu
- Yazın Üzerine
- Felsefe Üzerine
- Kültür Üzerine
- Felsefe ve Ulusal Kültür
- Çeviri Şiirleri
- Şairin Zihin Tarihi
- Gizemli Şiirler
- Hüzün Ki En Çok Yakışandır Bize
- Batı Uygarlık Tarihine Teorik Bir Giriş
- Dilin Dili
- Zaman Şiirleri
- Taormina
- Biz Bu Dünyadan Değil miydik?
--reklam--
Hilmi Yavuz Alıntıları - Sözleri
- kendi üzerime kurdum yalnızlığımı; kalbim,kalbim bir o kadar belirsiz; bir oluştan Bir-Oluş'a gül akar; âh,gül akar yol olur... yoldur bu,görünmez olur kar.... ya da,sis,siz..... görünsem,geri dönmez miydiniz? (Yolculuk Şiirleri)
- beklerken işittiğim sesler boğuyor beni, boğuyor... (Yara Şiirleri)
- Hakk'a makbul olmak ister halka menfur olmadan. "Menfur: Nefret edilen" (Yüzler ve İzler)
- ama şimdi, nedense, her şeyde ansızın dağılan kelebek tadı (Bedreddin Üzerine Şiirler)
- ey uçurum gözlü sevgilim! ne zaman baksam aşkların büyük yarlarıyla kuşatılmış görüyorum kendimi (Yara Şiirleri)
- Rüzgâr agaclarda daha koyu sesler çıkarır, mevsim son yazdan ileriye dogru gittikce... Işte buradayım. Dünyada olmak istediğim yerde. Şimdi gidip denize girmeliyim- ve denizin sesini, guzdur, dinlemeliyim. Denizi ancak dibe, diplere dalarsanız duyabilirsiniz. Çünkü gizlidir denizin sesi. Onu duymak için denizden olmak, denizin kendisi olmak gerekir. (Geçmiş Yaz Defterleri - Bulanık Defterler)
- Orhan Kemal'in Bereketli Topraklar Üzerinde'si ise Çukurova'nın nesnel tarihsel diyakronosini, Yaşar Kemal'in Yusufçuk Yusuf'unun bıraktığı zamandan başlatır. Bu iki roman, Çukurova'nın toplumsal tarihinin 'geçmiş zaman/ şimdiki zaman/ gelecek zaman' uzanımını, maddeci tarih tipolojisinin kuramsal bağlamı içinde bütünler gibidir. (Roman Kavramı ve Türk Romanı)
- Var olmanın gücü Söner yangın birazdan Yatışır özlem. Bir gün karşılaşırız Bir gün, bir yarım akşam.. (Akşam şiirleri)
- “tek başına, ayakta, yas töreni gibiyim…” (Ayna Şiirleri)
- Sivil toplumun özerk kurumlarına özgü işlere bulaşmak sonradan, geriye dönük olarak uygulanabilecek yaptırımlarla cezalandırma rizikosunu hep taşıyan bir riskti. (Alafrangalığın Zihin Tarihi)
- hiçbir şey özlenmiyor! gül öldü... (Yara Şiirleri)
- Şeyh Galip, "Eş'arımı fehmeylememek ayb olmaz" demiş ve şiirini anlamayanlara onu açıklamak gereğini duymamıştı. (Şiir Henüz)
- bir kuşatma gibiyim şimdi kendi kendime... (Erguvan Sözler)
- Derunî ve mistik olanı annemle yaşadım. (Hüzün Ve Ben)
- En iyi satanlar edebi eserler değil, ticari eşyalardır. (Budalalığın Keşfi)
- Yaşar Kemal, Çukurova'da düzen değişikliğini anlatırken "o iyi atların, o iyi insanları' alıp gittiklerini;ama ne kadar soylu ve insani olsa da bu gidişin kaçınılmaz olduğunu, romanın sonundaki "çürümüş, yıllanmış, kokmuş ağır suyun açılmış toprağı doldurarak akması" simgesiyle ve önemle vurgular. (Roman Kavramı ve Türk Romanı)
- bir göl güle düşerse göl değil de gül bulanır gurbet sende pamuklarsa gece aya ordan doğar şiir acıya çullanır ilkyaz düşeli beridir giden ben değilim, yoldur dili söyleyen sevdaysa mektubum kalbime yollanır nehir kuşa batsa birden aksa tersine aksa batsa kül, batsa turna ve batsa... ve benim bir yanım ki ferhadsa bir yanım dağdır hasret, külüngü vurduğum yerdir ateş, kül ile dağlanır bir göl güle düşerse göl değil de gül bulanır (Doğu Şiirleri)
- Aristoteles; dolayısıyla felsefe, "ben her şeyi biliyorum" diye tafra satmamayı, tersine alçakgönüllü olmayı öğretir. (Denemeler)
- “o herhangi hüzünlerde kalan kalbim bile yok! harflerin ormanında çok çok dolaştı; ağacı,yaprağı,çiçeği aştı;-ama yok! bir karşılık bulamadı melâl’e…” (Hurufi Şiirler)
- Ayırt edici sınır çizgileri çizmek, analitik düşüncenin olmazsa olmazıdır. Sınır çizgileri çizmek ve onların gereğini yerine getirmek ve bunları karıştırmamak! (Yaz Sohbetleri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin