Kitap Künyesi
Yazar: Ted Dekker
Çevirmen: Özlem Gültekin
Orijinal Adı: The Bride Collector
Yayın Evi: Martı Kitabevi
İSBN: 9786053480280
Sayfa Sayısı: 568
Gelin Koleksiyoncusu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Kutsa Beni Tanrım, İşlediğim Ve İşleyeceğim Günahlar İçin..."
FBI özel ajanı Brad Raines kariyerinin en karmaşık davasıyla karşı karşıyadır. Davanın ucunda dört genç kadını öldürmüş, sapık ruhlu ve bir o kadar da zeki bir seri katil vardır.
Her şey, terk edilmiş bir ahırda bulunan genç bir kadın cesediyle başlar. Ölü beden çırılçıplak soyulmuş, başına bir gelin duvağı konulmuş ve koltuk altlarından desteklenerek duvara sırtından yapıştırılmıştır. Topukları matkapla delinen cesedin en büyük özelliği ise, hâlâ çok güzel görünüyor olmasıdır.
FBI'ın Gelin Koleksiyoncusu olarak adlandırdığı katilin hedefi, mükemmelliğin sayısına yani Tanrı'nın rakamı olan "yedi"ye ulaşmaktır. Bunun için sırada ölümü bekleyen üç masum ve güzel kadın daha vardır. Katili bulmak artık tam bir zaman yarışına dönüşmüştür. Davayı çözmekte zorlanan Brad'in son umudu ise, yardım almak için başvurduğu sıra dışı kişi, şizofren tanısı konulan Paradise'tır. Cesede dokunduğunda, o kişinin ölmeden önceki son dakikalarını yaşama yeteneğine sahip Paradise, korkunç katil Gelin Koleksiyoncusu'nun yakalanmasına yardımcı olabilecek midir?
"Bu kitabı okuduktan sonra ruh halinizi sorgulayacak,
Ted Dekker'ın heyecan dolu romanıyla gerilimin iliklerinize kadar işlediğini hissedeceksiniz."
- Publishers Weekly
"Muhteşem kurgusu, sürükleyici dili ve insanı hem kendini hem de çevresini sorgulamaya iten tarzıyla, Ted Dekker hayranlarının kaçırmaması gereken bir kitap."
- Library Journal
"Muhteşem bir roman, kesinlikle meraklanacağınız bir kurgusu var. Şizofren hastası bir kız ve gizemli, garip bir katil sizi beklemediğiniz sürprizlerle karşılaştıracak."
- Douglas Preston
Gelin Koleksiyoncusu Alıntıları - Sözleri
- ... birinin çocukluk yıllarında tacize uğradığını herkes tahmin edebilirdi, dünyanın yarısı bu dertten mustarip değil miydi? ...
- “Bence sen onun neler çektiğini anlıyorsun ve onu incitmekten korkuyorsun. Büyük olasılıkla yeni bir ilişkiye girmeme sebebin de bu. Suçluluk duygusu adındaki bir canavar tarafından yaralandın ve oraya hissettiğin acıdan dolayı bir daha gidemiyorsun.”
- İkiyüzlülük bir tür akıl hastalığıydı. Tıpkı akıl hastaları gibi , ikiyüzlülerde kendi hastalıklarını göremezlerdi.
- Güzellik, bakanın gözündedir.
- ... İnsanların çoğu yanıltıcı bir görünüm takınıyorlardı, bu onların kendi noksanlıklarını ve zaafiyetlerini telafi etme biçimleriydi...
- Yaşayacağı en büyük zorluk, olduğu kişi olmaktı. Toplumun istediği kişi olmak, ama buna cesareti yoktu. Şu anda kendini doğru yoldan saptırmaya çalışan saygı ve şerefe direnmek ve kendini lanetleyen şeytanı kucaklamak.
- “Yapmayacak mısın? Çünkü bana yalan söyledin Yağmur adam. Çığlık atmayacaksın çünkü o duyabilir ve sen onun çığlıklarını duyması durumunda buraya geleceğinden korkuyorsun. Çünkü güzel insanlar bunu yaparlar Yağmur adam, ikimiz de bunu biliyoruz. Başı beladaki zavallı aptalları kurtarmak için koşturarak gelirler.”
- .... Ne yazık ki dünya, Tanrı'nın bize verdiği en büyük zekalardan bazılarını alıp kafeslere kilitledi...
- İkiyüzlülük bir tür akıl hastalığıydı. Tıpkı akıl hastaları gibi, ikiyüzlüler de kendi hastalıklarını göremezlerdi.
- "Cennet Bahcesi'nin güzelliği kayboldu Zekanın merkezlendiği yerde Ben ona geldim ve o şeytanın kafasını ezdi Araştırdım ve yedinciyi ve güzeli buldum O benim şeytan deliğimde dinlenecek Ve ben tekrar yaşayacağım. "
- Bu tam bir delilikti. Quinton uzun bir süre önce bir adamın deliliğinin diğerinin aklıselimliği olduğunu öğrenmişti. Dünyadaki çoğu kişinin çarpık olarak nitelendirdiği şey herkes açısından çarpık olmayabilir, büyük bir gerçek olarak adlandırılabilirdi. Ya da tam aksi.
- "Tıpkı akıl hastaları gibi , ikiyüzlüler de kendi hastalıklarını göremezler."
- Hepimizin kendimize göre birtakım sırları var, öyle değil mi? Hayatlarımızı, diğer insanların sadece görmelerini istediğimiz kadarına şahit olmalarına izin vererek yaşıyoruz. Birini tanımak, evlilikte bile yıllar alıyor.
- Çoğu seri katili yaratan psikoz değil , ortamdır.
- "Hayat içinde barındırdığı risklerden dolayı yaşamaya değer. "
Gelin Koleksiyoncusu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Anlatılmaz ancak okunur bir kitap. Tadı damakta kalan bir daha mı okusam dedirten nefes kesen bir polisiye. Tanrı'nın yedi gözdesini onlar için alıp kanlarını boşalttıktan sonra bir melek gibi duvara asan seri katilin peşinde yarı çatlak FBI ajanı Brad in verdiği mücadeleyi anlatıyor. Katilin arkasında bıraktığı notlar Brad'i akıl hastalarının kaldığı Sağlık ve Zeka merkezine yönlendirir. Brad burada hepsi birbirinden zeki ancak bir o kdr da psikozlu kafası karışık dört hastayla cinayetleri çözmek için kolları sıvar. Dört akıl hastası ve onlardan daha az kaçık olmayan FBI ajanı, kendisini Tanrının ulağı zanneden katili durdurabilecek midir? Yazarın kalemi için birşey söylemeye gerek yok, her zmn ki gibi mükemmel. Siyah beyaz yeşil serisinin sadece siyah kitabını okumuş ancak fazla fantastik geldiği için devam edememiştim seriye. Bu kitaptan sonra seriye bir şans daha vermeye karar verdim. (Eda OKÇU)
Ahabajsirmdjdndjdksksmsjmsjsmjssksmjsnsjdnsjndjdnndjdndjsmsmksmsksmsksmsmndnjdndndnndnjdndmdmkdmdkskskdkdmkdmsmlekrjurorkdnnfnfkdmddm dm :D şaka şaka. Tabii ki de incelemem siteyi kullanmayı bilmeyen acemi tarzı olmayacak:) Eveet ne diyordum? İnceleme... Yeni bir incelemeye hazırsanız başlayalım... Kitap, siteye geldiğim günden beridir radarımdaydı. Ama maalesef kaç kitapçı gezmeme rağmen bir türlü bulamamıştım. Beni mutlu etmek için bana bu kitabı hediye eden bir tanecik arkadaşım (kendisi sitede pek aktif değildir) Hayalperestcik e teşekkür ediyor ve incelememi ona ithaf etmekten gurur duyuyorum. Artık kitapla ilgili konuşabiliriz... Sadece zekilerin girebildiği, özel bir deliler hastanesinde (evet efenim, yanlış okumadınız:)) bir deli olduğunuzu düşünün. Hemen çekimser yaklaşmayın canım, deli dediğimiz bu kişi öyle toplum içinde, pantolonunu indiren, cenaze vb. topluluklarda yüksek sesle gülen bir deli değil tabii ki. Bu delimiz (!!!) sadece değişik fobileri olan biri. Ha gayet aklı başında tabii. Aksi halde ileri zekalı deliler hastanesine giremezdi zaten:) Evet efenim ne diyorduk? Deli olmayan bir delisiniz ve FBI ın size ihtiyacı (evet yanlış duymadınız koskocaman FBI) var. Emin olun buna siz bile inanamazdınız. Peki neden bu polis teşkilatı size ihtiyaç duyar ki? Tabii ki de cinayeti çözmek için:) Spoiler Gelin Koleksiyoncusu... Güzel kadınları (6 tane) ayaklarından matkapla delip tüm vücudundaki kanı boşaltan, onları duvara yapıştırıp makyaj yapan ve gelin duvağı takıp cesedi polislerin bulmasını bekleyen bir seri katil. Aslında deli olan bu seri katil, bir deli doktoru:) Nasıl olur bu derseniz cevaplayayım; bu dünyada her şey mümkün hacı:) Spoiler sonu İnsan neden "Katil" olur sorusuna verilebilecek birçok cevap var. Birincisi; düzenli olarak gördüğü şiddet bunda en büyük etmen. Anneler babalar, lütfen bu konuda biraz duyarlı olalım. Onlara öfkemizi değil, sevgimizi verelim. İkinci olarak Tanrı korkusuzluğu, yahut yanlış Tanrı sevgisi. Kendini Tanrının elçisi olarak tanıtıp cinayet işleme düşüncesine giren kişi sayısı azımsanamaz. Ben Allahla konuşup görüşüyorum tarzı biriyle tanışırsanız, mutlaka doktora götürmenizi tavsiye ederim:) Son olarak üçüncüsü ise; ahlak, verilen eğitim. Adam doktor ama her haltı yiyen biriyse kusura bakmayın aldığı eğitim onu kötü biri yapmaya yeter de artar bile. Keşke her anlamda mükemmel olabilseydik:\ ama galiba bu mümkün değil? Kitap hakkında düşüncelerim ise tam belirgin değil. İlk başlarda heyecanlı başlayıp ortalarda aksiyonun azalması pek de iyi olmadı. Ha son 100 sayfası muhteşemdi ama bu da pek yeterli değil benim için. Bir puanı durağanlıktan, bir puanı ilk 4. cinayetten başladığı için (keşke ilk cinayetten başlasaydı daha iyiydi. Bir puanı da katilin dilinden de yazdığı için (katilin belli olması bence aksiyonu düşürür) kırdım. Onun dışında iyiydi. Ama ben yine de Agatha Christie yi öneririm size. Ted beni bu kitabınla kendine hayran bırakamadın, üzgünüm:) Herkese Keyifli Cinayetler Okumalaar:) (Sherlock Holmes)
kitap yorumu: Tess Gerritsen, Harlan Coben, Mario Mazzanti gibi yazarlar terazinin bir kefesinde Ted Dekker bir kefesinde. Ted Dekker kesinlikle birçok yazara oranla tek başına ağır gelir. Farklı bir şeyler denemek istiyorsanız kesinlikle bu adamın yazdığını okumalısınız. Polisiye kitaplarında şu olur, bir ya da birkaç kurban vardır, polisler, dedektifler katilin ya da seri katilin peşindedir ve ipuçlarıyla katil yakalanır falan. Bu kitapta yazar 4. bölümde katilin kim olduğunu söylüyor aslında. "Katil kim ?" sorusu "Sıradaki kurban kim ? Şimdi ne olacak ? Neden bunu yapıyor ?" sorularına evriliyor. Gerçekten gerim gerim gerilerek okumuştum. Karakterler, olaylar harikaydı. Muhteşem bir kitaptı. Kesinlikle okumalısınız. Akıcı bir kitap. Soluksuz bir günde bitirmiştim. Bence ülkemizde değeri bilinmemiş bir yazar. (Meraklı Okur)
Kitabın Yazarı Ted Dekker Kimdir?
Ted Dekker, 40'tan fazla ödüllü romanın yazarı, New York Times ve uluslararası çok satan yazarlardan biridir.
Çalışmaları dünya çapında on milyonlara ulaştı ve birçok dile tercüme edildi. Ayrıca önemli filmlere uyarlandı. (Thr3e, House)
2013 yılında NPR okuyucuları, onu bütün zamanların en üst düzey gerilim yazarlarından biri olarak ilan ettiler.
Ted'ın tutkusu basittir: Zihin yoluyla gerçekleri keşfetmek için - okuyucuları dünyayı farklı bir mercekle görmeye davet eden hikayeleri bükmek.
Hikaye onun için, insan kalbi ve gerçek arasındaki en kısa mesafedir ve hayatına adamıştır.
Dekker, Endonezya'nın av kökenli kavimler arasında yaşayan misyonerler içinde doğdu.
Ebeveynlerinin çalışmaları genellikle çocuklarının uzağında uzun süre kaldığı için Dekker, erken yaşantısını hem yabancı hem de yalnız olduğu yabancı bir kültürde anlatıyor.
Kendisinin ait olduğu bir dünya yaratmak için, kendi hayal gücüne güvenmesini sağlayan bu eşsiz yetiştirme tarzının bir parçası oldu.
Endonezya'dan ayrıldıktan sonra Dekker, çok kültürlü bir liseden mezun oldu, Felsefe ve Din dersleri için Amerika Birleşik Devletleri'nde daimi ikametgah aldı.
İki yıl boyunca sıfırdan başlamadan ve her ikisini yeniden yazmadan önce iki tam uzunlukta roman yazdı.
Süreç ve öyküler onu tamamen şaşkına çevirmişti, hikaye anlatmanın kanında olduğunu fark etti ve hikayeyle gerçeği keşfetmek için yeni bir takıntı onu ele geçirdi.
Diğer işlerini bıraktı, ailesini Batı Colorado dağlarına götürdü ve üçüncü romanı üzerine tam zamanlı olarak yazmaya başladı.
İki yıl süren üç romanın yazımından sonra ilk romanı yayınlandı.
Dekker, eşi Lee Ann ile birlikte Nashville bölgesinde yaşıyor.
Ted Dekker Kitapları - Eserleri
- Oyun (Cep Boy)
- Siyah
- Gelin Koleksiyoncusu
- Yeşil
- Kırmızı
- Kutsal Meclis
- Beyaz
- Kemik Adamın Kızları
- Adaletin Gizli Mezarlığı
- Ten
- Havva
- Çalınmış Hafızalar
- House
Ted Dekker Alıntıları - Sözleri
- “Yapmayacak mısın? Çünkü bana yalan söyledin Yağmur adam. Çığlık atmayacaksın çünkü o duyabilir ve sen onun çığlıklarını duyması durumunda buraya geleceğinden korkuyorsun. Çünkü güzel insanlar bunu yaparlar Yağmur adam, ikimiz de bunu biliyoruz. Başı beladaki zavallı aptalları kurtarmak için koşturarak gelirler.” (Gelin Koleksiyoncusu)
- Ve unutma, şüpheye düşersen uyumlu davran. (Siyah)
- ''Yağmur bardaktan boşanırcasına yağmasa bile, arabanızın üstüne taş büyüklüğünde dolu taneleri gibi düşmeye başladığında, kenara çekmenizin vakti gelmiş demektir.'' (Ten)
- Bir ülkenin bir orduya sahip olması ona dünyanın kontrolünü vermez. (Kırmızı)
- Bunun yerine ruhları kara başka grupların peşine düşebilirdi. Politikacılar belki. Ya da şu rol yapan vaizler. (Ten)
- Ne zaman birini öldürmeyi düşünse karnı acıkırdı. (Ten)
- Yeşil gözleri kıvılcım saçıyordu. (Yeşil)
- Üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi. Çocukluğunu hiç yaşamadı. (Ten)
- "İnsanların canını sırf seni incittikleri için yakamazsın. Herkes öyle yapsaydı dünya nasıl bir yer olurdu?" (Oyun (Cep Boy))
- insanların canını sırf seni incittikleri için yakamazsın. Herkes öyle yapsaydı dünya nasıl bir yer olurdu? (Oyun (Cep Boy))
- Bu gezegende yaşayanlar bir zamanlar dünyanın düz olduğuna inanıyorlardı. Fakat gerçeği anlayamamalarının sebebi zekâ eksikliği değil, tecrübe eksikliğiydi. -Peder Robert Seymour (Kutsal Meclis)
- "Ve eğer bu amansız darbeler bir bebek yengeci öldürdüyse, Allah' ı böylesine şiddetli dalgaları yarattı diye suçlayan olmuş muydu?" (Adaletin Gizli Mezarlığı)
- Ama sen bir an bile bizim şu anda bir rüyada olduğumuza inanmıyorsun. (Siyah)
- Thomas, "Seninle kütüphanede ilk karşılaşmamızdan bu yana seni seviyorum,"dedi. Chelise,nin dudaklarına parmaklarıyla dokundu. "Seni sevmeme bir izin versen." (Beyaz)
- Kötülükle ilk yüz yüze geldiğimizde, onunla bir daha karşılaşma riskindense, kendi boğazımı kesmemek için bütün gücümü seferber ettim. - Peder Robert Seymour (Kutsal Meclis)
- Hiçbir şey filmlerde ya da kitaplarda olduğu kadar kolay değildi. (Adaletin Gizli Mezarlığı)
- “Evet, bir ucube olduğumu biliyorum." (Yeşil)
- "Hayat içinde barındırdığı risklerden dolayı yaşamaya değer. " (Gelin Koleksiyoncusu)
- Kendini tanıdığını sanan insanlar, kendini tanımayanların burnu havada versiyonlarıdır. (Kutsal Meclis)
- . (Ten)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin