Kitap Künyesi
Yazar: William Landay
Çevirmen: Derya Engin
Orijinal Adı: Defendig Jacob
Yayın Evi: Martı Kitabevi
İSBN: 9786053480488
Sayfa Sayısı: 524
--reklam--
Genetik Miras Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İyi veya kötü biri olmak kendi tercihimiz midir?
Ödüllü yazar William Landay'in Amerika'da büyük yankı uyandıran romanı, insanların suçla olan ilişkisini sorgularken, yürek burkan bir aile dramını da gözler önüne seriyor. Akıllara durgunluk veren bu romanın çıkış noktası, suç işlemeye yönelik dengeleri sarsacak yeni bir teoriye dayanıyor. Son yıllarda suça eğilimi olan insanlar üzerinde yapılan bazı araştırmalar, beyinde saldırganlık hissi uyandıran bir suç genine işaret ediyor. Bu teori kanıtlanırsa insanlar korktukları bir gerçekle, yani genetik mirasla yüzleşmek zorunda kalabilir mi?
Sadakat ile adalet, yalan ile gerçek arasında sıkışıp kalan çaresiz bir babanın, oğlu için verdiği duygu yüklü mücadelesini okuduktan sonra, uzun süre etkisinden kurtulamayacaksınız!
-The New York Times-
Son ana kadar dinmeyen heyecanı, büyüleyici anlatımı ve şok edici sonuyla insanı sarsan bu roman gibisi on yılda bir karşımıza çıkar... Muhteşem ve unutulmaz bir suç hikâyesi okumaya hazır olun.
-Publishers Weekly-
Genetik Miras kesinlikle yıldızları hak eden, birinci sınıf, hassas ve insanı içine çeken türden bir roman.
-Lisa Gardner-
Büyüleyici bir anlatıma sahip bu roman, son yılların en iyileri arasında olmayı hak ediyor.
-John Lutz-
William Landay gerçekçi diyaloglar yaratmadaki büyüleyici yeteneğini, hepsinden öte bir koca, bir baba olmanın ne demek olduğunu bize unutulmaz bir hikâye içinde sunuyor. Kendinize bir iyilik yapın ve bu romanı mutlaka okuyun.
-Nicholas Sparks-
Zekice kurgulanmış, çok yönlü ve heyecan verici bu roman aile hayatının karmaşıklığını ve hayret verici kırılganlığını bir arada sunan başarılı bir kurguya sahip.
-Lee Child-
--reklam--
Genetik Miras Alıntıları - Sözleri
- “Görünen o ki insan her şeye alışıyor. Bir gün şok etkisi yaratan, dayanılmaz gibi gelen şey, zaman geçtikçe sıradan, önemsiz bir şeye dönüşebiliyor.”
- Hayat devam ediyor, hatta bu konuda dürüst davranırsak,biraz da fazla uzun sürüyor.Uzun bir hayatta yaşanacak otuz ya da otuz beş bin gün vardır ama bunların çok azı önemli şeylerin yaşandığı büyük günlerdir.Geri kalanı-çoğunluğu ,yani on binlerce gün-önemsiz,birbirini tekrar eden monoton günlerdir.Hemen yaşar unuturuz.Dönüp de hayatlarımıza baktığımızda bu aritmetiği hiç düşünmeyiz.Bir avuç büyük günü hatırlarız ve gerisini bir kenara atarız.Uzun ve şekilsiz hayatımızı,benim yaptığım gibi,küçük hikayelerin içine sığdırmaya çalışırız.Ama hayatlarımız sıradan,hatırladığımız günler çöplüğü ve "son"denen şey hiç bir zaman son değil.
- "İnsanlar cinayet için bahaneler bulmaya meyillidir."
- "Mahkeme kararlarındaki hata oranı tahmin ettiğinizden çok daha yüksek. Sadece yanlış kararlar değil,suçsuz bulunan suçlularda var. Biz bu "hataların" hepsini görüyor ve kabul ediyoruz. Bu, savunmaya iyilik olsun diye yaptığımız şeylerin sonucu. Asıl sürpriz, hatalı kararların, suçlu bulunan masumların oranıydı. Bu hata oranını hiç bilmiyoruz -hatta düşünmüyoruz bile- çünkü çok fazla sorgulama gerektiriyor. Gerçek şu ki, kanıt dediğimiz şey onu üreten tanıklar tarafından yanıltıcı hala gelebilir, hepimiz insanız çünkü. Hatıralar silinir, görgü tanıklarının ifadeleri çok güvenilir olmayabilir, en iyi polisler bile adaletin hatalarına maruz kalıp yanılabilir. İçinde insan faktörü olan her sistem hataya açıktır. Neden mahkemeler farklı olsun ki? Değiller. Bizim sisteme gözü kapalı güvenimiz, cehaletin ve büyülü düşüncelerin bir sonucudur."
- "Hayat devam ediyor, hatta bu konuda dürüst davranırsak, biraz da fazla uzun sürüyor. Uzun bir hayatta yaşanacak otuz ya da otuz beş bin gün vardır ama bunların çok azı önemli şeylerin yaşandığı büyük günlerdir. Geri kalanı -çoğunluğu, yani on binlerce gün- önemsiz, birbirini tekrar eden monoton günlerdir. Hemen yaşar ve unuturuz. Dönüp de hayatlarımıza baktığımızda bu aritmetiği hiç düşünmeyiz. Bir avuç büyük günü hatırlarız ve gerisini bir kenara atarız. Uzun ve şekilsiz hayatımızı, benim yaptığım gibi, bu küçük hikayelerin içine sığdırmaya çalışırız. Ama hayatlarımız sıradan, hatırladığımız günler çöplüğü ve “son” denen şey hiçbir zaman son değil."
- "Görünen o ki insan her şeye alışıyor. Bir gün şok etkisi yaratan, dayanılmaz gibi gelen şey, zaman geçtikçe sıradan önemsiz bir şeye dönüşebiliyor."
- "Biz insanlar, "kanıtlama zorunluluğu" ya da "suçsuz bulundu" gibi soyut kavramlar yerine hikayelere inanmaya daha meyilliyizdir."
- Mahkeme kararlarındaki hata oranı tahmin ettiğinizden çok daha yüksek. Sadece yanlış kararlar değil, suçsuz bulunan suçlular da var.
- İçinde insan faktörü olan her sistem hataya açıktır. Neden mahkemeler farklı olsun ki?
- Biz ebeveynler, söz konusu çocuklarımız olduğunda genellikle onlarla ilgili kurusıkı atarız. Onlara her şekilde tahammül edeceğimizi, tüm zorlukların üstesinden geleceğimizi söyleriz. Bundan daha iyi bir sınav yoktur. Çocuklarımız için her şeyi yaparız. Ama kimse kurşun geçirmez değildir, hele ebeveynler hiç. Çocuklarımız bizi savunmasız bırakıyor.
- Tüm bunlar, onun çocukluğuyla, etrafındaki diğer çocukların zarar görmesi ile ilgili anlattığınız hikayelerle örtüşüyor. Diğer insanları kendinden daha az önemli görmekle kalmıyor, onları insan olarak bile görmüyor. Kendini diğerlerinin gözüyle de görmüyor. Diğer insanların da kendisiyle aynı duyguları -acı üzüntü, yalnızlık- taşıdığını hayal edemiyor gibi görünüyor, ki bu o yaştaki gençlerin anlayamayacağı türden bir hassasiyet değil. Konuyu uzatmayacağım. Adli tıp bağlamında bu duyguların varlığı çok net. Empati olmadıkça her şey serbesttir. Ahlak taraflı ve esnek bir hale gelir.
- iyi arkadaşlıkların birbirinin aynısı değil, birbirini tamamlayan kişiliklere ihtiyacı vardi
--reklam--
Genetik Miras İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabı son sayfaya kadar ilgiyle takip etmek mümkün; ancak olayın çözümlendiğini düşündüğünüz anda son sayfayla gelen hissin tarifi mümkün değil. Kötülük gerçekten en yakınına yakıştıramayıp, göremeyeceğiniz bir durum mu, sizin suçunuz mu bu diye düşündürüyor. Bu dünyada en olmak istemeyeceğiniz kişiler bu anne ve baba olabilir bu kitabı bitirdikten sonra. Kesinlikle okunması gereken bir kitap, hayatta başımıza her şeyin gelebileceğine de güzel bir örnek. (Beatrice A)
Kagit ve zaman israfı: Merhaba degerli 1K'lı dostlarım. Kitabı bitirene kadar canımı çıktı. O derece berbattı. Zerre kadar edebi degeri yok. Kapağına ve arka yazısına aldanmayin. İçinin bununla alakası yok. Amerikan pembe dizisi havasında, watpadin acemi yazar üslubunda, ultra bayat saçma ve lüzumsuz kalabalik yapan argo espirilerle dolu,,, bir cinayet suc soruşturması ve mahkemesi süreci hikayesi kagit israfı, çöplük. Gerisini anlayın. Olumlu olarak sadece sunu soyleyebilirim: yuzde 10 kadar lık bir kismi evrensel, eleştirel mesajlar içeriyor. O kısımlar -toplasan birkac paragraf- iyi tespitlerdi. Bana sorarsaniz paraniza zamaniniza yazik. Fza (BİŞNEV DERGİ Fatma Zehra Akyiğit)
--reklam--
Genetik Miras PDF indirme linki var mı?
--reklam--
William Landay - Genetik Miras kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Genetik Miras PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı William Landay Kimdir?
Amerikalı roman yazarı ve avukat.1963, Massachussetts doğumlu. Liseyi Roxbory Latin lisesinde, Boston'da okudu. Ayrıca Yale Üniversitesinde ve Boston Üniversitesinde Hukuk okudu.
--reklam--
William Landay Kitapları - Eserleri
- Genetik Miras
- Her Sokakta Suç Vardı
--reklam--
William Landay Alıntıları - Sözleri
- Uzmanlar genel olarak yasal olmayan, kayıt dışı bahisçiliğin yılda milyarlarca doların döndüğü bir işkolu olduğu konusunda hemfikir. (Her Sokakta Suç Vardı)
- "Biz insanlar, "kanıtlama zorunluluğu" ya da "suçsuz bulundu" gibi soyut kavramlar yerine hikayelere inanmaya daha meyilliyizdir." (Genetik Miras)
- Biz ebeveynler, söz konusu çocuklarımız olduğunda genellikle onlarla ilgili kurusıkı atarız. Onlara her şekilde tahammül edeceğimizi, tüm zorlukların üstesinden geleceğimizi söyleriz. Bundan daha iyi bir sınav yoktur. Çocuklarımız için her şeyi yaparız. Ama kimse kurşun geçirmez değildir, hele ebeveynler hiç. Çocuklarımız bizi savunmasız bırakıyor. (Genetik Miras)
- Unutmaya programlıydık. (Her Sokakta Suç Vardı)
- “Görünen o ki insan her şeye alışıyor. Bir gün şok etkisi yaratan, dayanılmaz gibi gelen şey, zaman geçtikçe sıradan, önemsiz bir şeye dönüşebiliyor.” (Genetik Miras)
- Ölüler, savaş bitene kadar gömülmezler. (Her Sokakta Suç Vardı)
- Aura tıbbı bir terimdi ama yaşadığı deneyimi kusursuz şekilde özetliyordu. Migren aurası bir sis gibi beliriveriyor ve onu fark ettiğinizde çoktan ona hapsolmuş oluyordunuz. (Her Sokakta Suç Vardı)
- Tüm bunlar, onun çocukluğuyla, etrafındaki diğer çocukların zarar görmesi ile ilgili anlattığınız hikayelerle örtüşüyor. Diğer insanları kendinden daha az önemli görmekle kalmıyor, onları insan olarak bile görmüyor. Kendini diğerlerinin gözüyle de görmüyor. Diğer insanların da kendisiyle aynı duyguları -acı üzüntü, yalnızlık- taşıdığını hayal edemiyor gibi görünüyor, ki bu o yaştaki gençlerin anlayamayacağı türden bir hassasiyet değil. Konuyu uzatmayacağım. Adli tıp bağlamında bu duyguların varlığı çok net. Empati olmadıkça her şey serbesttir. Ahlak taraflı ve esnek bir hale gelir. (Genetik Miras)
- Onlar gelir gider, biz kalırız. (Her Sokakta Suç Vardı)
- Bazen kalplerimizle görürüz. (Her Sokakta Suç Vardı)
- Vicdan azabı olan polis en kötü polistir, çünkü en iyisini o bilir. (Her Sokakta Suç Vardı)
- "İnsanlar cinayet için bahaneler bulmaya meyillidir." (Genetik Miras)
- "Hayat devam ediyor, hatta bu konuda dürüst davranırsak, biraz da fazla uzun sürüyor. Uzun bir hayatta yaşanacak otuz ya da otuz beş bin gün vardır ama bunların çok azı önemli şeylerin yaşandığı büyük günlerdir. Geri kalanı -çoğunluğu, yani on binlerce gün- önemsiz, birbirini tekrar eden monoton günlerdir. Hemen yaşar ve unuturuz. Dönüp de hayatlarımıza baktığımızda bu aritmetiği hiç düşünmeyiz. Bir avuç büyük günü hatırlarız ve gerisini bir kenara atarız. Uzun ve şekilsiz hayatımızı, benim yaptığım gibi, bu küçük hikayelerin içine sığdırmaya çalışırız. Ama hayatlarımız sıradan, hatırladığımız günler çöplüğü ve “son” denen şey hiçbir zaman son değil." (Genetik Miras)
- "Görünen o ki insan her şeye alışıyor. Bir gün şok etkisi yaratan, dayanılmaz gibi gelen şey, zaman geçtikçe sıradan önemsiz bir şeye dönüşebiliyor." (Genetik Miras)
- Hepimiz kayıplarımıza dayanabilecek şekilde yaratıldık. (Her Sokakta Suç Vardı)
- Boston'da her hafta ortalama bir cinayet işlenirdi... (Her Sokakta Suç Vardı)
- Mahkeme kararlarındaki hata oranı tahmin ettiğinizden çok daha yüksek. Sadece yanlış kararlar değil, suçsuz bulunan suçlular da var. (Genetik Miras)
- Daley Kardeşler, kural gereği onlara bulaşılmazdı. (Her Sokakta Suç Vardı)
- Boston'u seveceksiniz. Gelin ve kendiniz görün. (Her Sokakta Suç Vardı)
- İçinde insan faktörü olan her sistem hataya açıktır. Neden mahkemeler farklı olsun ki? (Genetik Miras)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin