Kitap Künyesi
Yazar: Gülay Atasoy
Yayın Evi: Nesil Yayınları
İSBN: 9789752690660
Sayfa Sayısı: 167
--reklam--
Gerçeği Arayan Genç Kız Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Genç kız saçlarını yoldu. Sonra feryad-ü figan eyledi. Bir çocuk gibi ümitsizce hıçkırdı. Hayatının baharı bir anda hazana döndü. O güzelim dünyasının yemyeşil ovalarında kar.. Dağlarında kış.. Sokaklarında rüzgar, fırtına ve bora.. O sokaklarda yalnız başına ölüm korkusuyla başbaşa, iç içe..Ilgıt ılgıt esen huzur yeli fırtınıya döndü. Saadet dolu günler yerini hazin bir firaka terk etti. Hasreti damla damla yudumladı. Gözyaşlarını ırmak ırmak akıttı. Elem ve kaderi yüreğinde yavaş yavaş hissetti. Ve bütün gücüyle isyan etti. "Niçin ölüyoruz? Madem ki ölecektik öyleyse dünyaya niçin geldik? Öldükten sonra acaba nereye gideceğiz? Ölüm nedir? Ölüm ötesi nasıl bir alemdir? Ah şu ölüm, ölüm. Neden, neden varsın? Nereden geldik nereye gidiyoruz? Her şeyden önemlisi bütün bu işleri kim yapıyor? Bu hayatın anlamı nedir? Çözmeliyim, çözmeliyim bu hayatın sırrını" Bu düşünceler zinciri kızı Atakent'deki Çelik apartmanının on numaralı dairesinin kapısına yöneltti. Zili çaldı. Sorular yumağı halindeki beynini adeta içeri attı. İşte bu genç kızın sorduğu sorulara verilen cevaplar elinizdeki bu kitabın oluşmasına vesile oldu.
--reklam--
Gerçeği Arayan Genç Kız Alıntıları - Sözleri
- "Haydi çevir gözünü en küçük bir kusur görüyor musun?"
- Düşünebiliyor musunuz? Gecenin bir yarısında iki genç kız!.. Yanlarında sadece erkek arkadaşları var. Hem de oldukça içkililer! Ya ana babaları, ne hayaller içindeler... Kızlarını İstanbul'a ilim tahsil etmeye göndermişler. Ya öğretmen olacaklar, ya mühendis. Memlekete yararlı hanımefendi olacaklar...
- Kadının cinsel tacize uğramasının en önemli sebebi, kadının açık saçık gezmesidir. Vücudunu serbestçe takdim ederek erkeklerin ilgisini çekmesidir... Yani kadının müstehcen kıyafeti, cinsel tacize sebep olmaktadır.
- Evet iman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül de saadeti dareyni iktiza eder. (İki dünya Saadet’ini gerektirir.)
- İşte bu özgür olmak fikri, bugün kadınların ve dolayısıyla toplumun başına dertler açtı. Feminizm sınırsız hürriyet fikriyle onları sokağa saldı. Eskiden olduğu gibi, özellikle Batı'da kadınlar, yine bir eğlence metaı değiller mi? Günübirlik yaşanılan, istenildiği an terk edilen kimseler değiller mi? Batı'da aile denilen bir müessese kaldı mı? Ana baba-çocuk ilişkisi mevcut mu? Herkes kendi hayatını yaşama çabasında. Kadın devamlı hem evde, hem işyerinde çalışıyor. Ya hiç çocuğu yok ya da kreşte.
- Mü’minlerin iman yönünden en kâmilleri, ahlâken en güzel olanlarıdır. Sizin en hayırlınız kadınlarına karşı en iyi ve nazik olanınızdır.
- Kadının cinsi serbesti içinde olmasının kadın için büyük felaket olduğunu anlatan Bediüzzaman Said Nursi güzel bir tespit yapıyor: Erkek sekiz dakika sefahate girse, ancak sekiz lira kadar bir şey zarar eder. Fakat kadın, sekiz dakika sefahattaki zevkin cezası olarak dünyada dahi sekiz ay ağır bir yükü karnında taşır. Ve sekiz sene de o hamisiz (sahipsiz) çocuğun terbiyesinin meşakkatine girdiği için sefahatte erkeğe yetişemez, yüz derece fazla cezasını çeker.
- + Bu bir yerde kadın için baskı unsuru olmuyor mu? Yani kadın, tehlikeli madde gibi erkeklerden uzak kalacak anlamına gelmiyor mu? - Öyle veya böyle... Hepimizin bildiği bir söz vardır: 'Ateşle barut yan yana durmaz.' Neden? Çünkü infilak eder.
- "Kadın kürek kemiği gibidir; onu doğrultmaya çalışırsan kırarsın, ondan faydalanmak istiyorsan o eğri haliyle faydalanabilirsin." "Kadınlar zayıf yaratılmıştır. Onların ayıplarını örtün ve sükunetle karşılayın." "Yediklerininzden yedirin, giydiklerinizden giydirin. Kusurlarını yüzlerine vurarak ayıplamayın. Onları dövmeyin. Cezalandırma düşüncesiyle evde yalnız bırakıp terk etmeyin."
- Kadının evine ve ailesine, çocuklarına bağlanmakla köle olduğunu iddia edenler, onları paranın, çalışmanın ve eğlenmenin kölesi yapmıyorlar mı? Eşinin yerine patronunun, çocukları yerine nefsinin isteklerine bağlanmak, acı bir kölelik değil mi? 'Evlilik kölelik, annelik esaret.' diyen feministler, kadını çok daha ağır ve feci bir köleliğin kurbanı etmişlerdir.
--reklam--
Gerçeği Arayan Genç Kız İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitaba inceleme yazmayacaktım fakat insanların ne ile karşılaşacağını bilmelerini istediğimden yazmaya karar verdim. Zaten incelemeden çok kısa bir yazı şeklinde kitabın neden okunmaması gerektiğinden bahsettim. "Kadının cinsel tacize uğramasının en önemli sebebi, kadının açık saçık gezmesidir. Vücudunu serbestçe takdim ederek erkeklerin ilgisini çekmesidir... Yani kadının müstehcen kıyafeti, cinsel tacize sebep olmaktadır." gonderi/47499109 Bu görüş ülkemizce ve genel olarak gelişmemiş ülkelerce benimsenen çok yaygın bir görüş. Burada ve diğer sosyal mecralarda bu görüşe şiddetle karşı çıkanları görsek de, sokağa indiğimizde bu görüşün nasıl kabuk bağladığını ve haklı bulunduğunu acı bir şekilde görürüz. Bu insanların mantığına göre tacizin ve tecavüzlerin sebebi kadınların açık saçık giyinmesi, erkek arkadaş edinmesi, geceleri içki içip sarhoş olmaları, bakire olmamaları, günlük evde kalmaları, sözde rızalarının olması, istekleri olmalarıdır. Bu çok gerici, tehlikeli, ortaçağdan ve karanlık dönemlerden kalma kalma bir görüştür. Aynı Hindistan'da on üç kişinin kadına tecavüz edip de onu cezalandırması(!) gibi, bu da özgür kadınları çekememenin bir sonucudur. Kadınlar bu kadınları çekemez, çünkü onun gibi özgür değildir, onun gibi istediği zaman istediği yerde olamaz, onun gibi giyinip onun gibi eğlenemez, onun gibi daha fazlasına cüret edemez, karşı cinsle öyle ilişkiler kuramaz ve onun erkekleri tahrik ettiğini, dolayısıyla taciz ve tecavüze davetiye çıkardığını düşünür. Erkekler de bu kadını çekemez çünkü onu çok çekici bulur ama dokunamaz. Özgüvensizliğinden, uçkurunu kontrol edemediğinden, cehennemde yanmak istemediğinden, o kadının açık saçık giyinmemesini ister. O kadına sahip olamadığından, sahibi olduğu (!) kadınları baskılayıp, bu coğrafyalarda az da olsa kalan kadınlıklarını öldürdüğünden dolayı tatminsiz olduğundan, onun da kadınlığını bastırmasını ister. Tecavüze uğramasının haklı olduğunu düşünür. Zaten bakire olmadığını, her şeye iki yüz elli gramlık bir zar odaklı baktığı için bir şey kaybetmediğini düşünür. Maalesef bizim gibi toplumlar böyledir. Tecavüzün sebebinin kadınlar olduğu düşünülür de neden çocuğa, hayvana, damacanaya, terliğe, ayakkabıya, elektrik direğine, tecavüz edildiği düşünülmez. "Onlar da mı tahrik ediciydi?" sorusu sorulmaz. Onun yerine takım elbiseyle gelene indirim verilir, o saatte orada ne işi varmış denilir, çok açık giyinmiş denilir, iki yüzlü medya tarafından tecavüz haberi bile üstüne basılarak "günlük evde kalan kız" adıyla insafsızca servis edilir. Kapalı kadınların da tecavüze uğradığı, hakkında ne fantezilerin kurulup kullanıldığı, bedenlerinin ve vücut hatlarının hayal edildiği ve pis sahnelere konu olduğu, kapalıların da çeşitli mağduriyetlere uğradığı düşünülmez. Ben Özgecan cinayetine bile o saatte orada ne işi varmış diyenleri gördüm. Şok olmuştum. Bir insan nasıl gencecik, daha yaşayacak çok güzel günleri olan birini böyle acımasızca yaftalar bilemiyorum. Bu kafada yaşayanları asla anlayamayacağım sanırım. Kitaptaki okuduğum bölümler kadınları kapanmaya sevk etmek, onları doğru yola sokmak ve özgürce hayatını yaşayan kadınların acılar içinde kıvranıp ibret almamız için onları örnek göstermekten ibaret. (İslam'ın diğer konularına da değiniyor fakat ben kitabın hepsini okumadım.) Batıdaki kadınların süründüğünü, hepsinin koruyup kollayıcı erkek istediğini, aile yapısının bozulduğunu, oradaki kadınların sık sık tacize uğradığını yazmış fakat hiçbir kaynak belirtmemiş. Doğudaki bazı kadınların sokağa bile izinsiz çıkamadıklarını yazmamış ama. Bu bakımdan yazarı bahsettiğim "özgür" kadını çekemeyen kadın olarak gördüm. Her durumda batılı kadın yerden yere vurulur, sözde sürünüyordur fakat onun malına, servetine, gece istediği saatte istediği yerde olabilmesine, yediğine içtiğine seviştiğine kimsenin karışmamasına vurgu yapılmaz, bunlardan bahsedilmez nedense. Kitabın az da olsa doğru bulduğum yeri vardı. Örneğin cinsel özgürlüğün bazen pahalıya mal olacağının farkındayım. Korunmasız ilişkilerin, çok sık eş değiştirmenin toplum için yararsız olacağının herkes farkında fakat bunun için kadınların özgürlük alanlarını sınırlandırmak gerekmiyor. İnsanları bilinçlendirmek, küçük yaştan itibaren bunun eğitimini iyi vermek gerekiyor. Kitabı dediğim gibi yarım bıraktım, okuyana bir şey katmayacağını düşündüğüm bir kitap. Sokaktan herhangi bir insanı çevirseniz aynı bilgileri (!) edinebilirsiniz. Gerçeği arayan genç kızlar kesinlikle başka kitapları okumalı. (marie sklodowska)
Bir güzel kitap daha. İçinde Allah'a karşı inancını yitirmiş bir kızın, inancını tekrar nasıl kazandığı anlatılıyor. Ayetlerden de yardım alınmış ve bildiğim kadarıyla da gerçek bir hikaye. Okurken etkilendim açıkcası. Özellikle Yüce Rabbime inanmayanlara önerebilirsiniz. Yazarın eline sağlık. Keyifli Okumalar...=)) ([Gökçe[k]ız]...ツ)
--reklam--
Gerçeği Arayan Genç Kız PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gülay Atasoy - Gerçeği Arayan Genç Kız kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gerçeği Arayan Genç Kız PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gülay Atasoy Kimdir?
1956 Kahramanmaraş Elbistan Ekinözü'nde doğdu. Yazı hayatına lise yıllarında Yeni Asya Gazetesinin aÇmış oluduğu M. Nezihi Polat hikaye yarışmasındaki aldığı ödülle atıldı. 1977 yılından itibaren aynı gazetede "İlham" adlı köşede günlük fıkralar yazdı. Çeşitli gazete ve dergilerde yazıları yayınlanan yazar evli ve üÇ Çocuk annesidir.
--reklam--
Gülay Atasoy Kitapları - Eserleri
- Liseli Kızlar
- Gerçeği Arayan Genç Kız
- Örnek Anne Nasıl Olunur?
- Nasıl Örtündüler?
- Özgür Kızlar
- Her Kadın Örtünmek İster
- Anla Beni İlk Günkü Gibi
- Ölümün Güzel Yüzü
- İdeal Bir Eş misiniz?
- Aile Huzuru
- Biz Kadınlar
- Bir Sağanak Hayat
- İki Aşk Arasında
--reklam--
Gülay Atasoy Alıntıları - Sözleri
- Fizik ve Kur'an'ı beraber araştırmaya kalkıştığım zaman Allah'ın yarattığı güzelliklerin resimlerini yapmaz oldum daha doğrusu yapamaz oldum. Çünkü ağaçların hücrelerinin, kayaların atomlarının Allah'ı zikretmesi beni etkiledi. Bu zikirleri ve hareketleri resimlemek imkansızdır. Son beş senedir soyut eserler vermeye çalışıyorum. Aslında yaptıklarım soyut değil konuları soyut. Düşüncelerimin belirli şekilleri yok. Onlara acizane şekiller verip resmediyorum. (Ressam Tülin Somuncu röportajından) (Nasıl Örtündüler?)
- Kadının evine ve ailesine, çocuklarına bağlanmakla köle olduğunu iddia edenler, onları paranın, çalışmanın ve eğlenmenin kölesi yapmıyorlar mı? Eşinin yerine patronunun, çocukları yerine nefsinin isteklerine bağlanmak, acı bir kölelik değil mi? 'Evlilik kölelik, annelik esaret.' diyen feministler, kadını çok daha ağır ve feci bir köleliğin kurbanı etmişlerdir. (Gerçeği Arayan Genç Kız)
- Evlilik kudsi bir anlaşmadır... (Aile Huzuru)
- Evlilik, her şeyi yiyip yutan bir canavarla yani alışkanlıklarla hiç durmadan savaşmak mecburiyetidir. BALZAC (Aile Huzuru)
- "Bir elin yoksa iki eli olmayanlara bak.Bir gözün yoksa iki gözü olmayanlara bak.Senden aşağıdakileri düşün!" (Örnek Anne Nasıl Olunur?)
- Mü’minlerin iman yönünden en kâmilleri, ahlâken en güzel olanlarıdır. Sizin en hayırlınız kadınlarına karşı en iyi ve nazik olanınızdır. (Gerçeği Arayan Genç Kız)
- Medeniyetin ref'i tesettürü (tesettürü kaldırması) hilaf-ı fıtrattır(yaratılışa zıttır). (Her Kadın Örtünmek İster)
- Münevver Karabulut, 18 yaşındaydı. Boğazı sevgilisi tarafından testereyle canlı canlı kesilmişti. (2009' da tüm medyada haber oldu. ) 20 yaşındaki Tuğçe Anlaş ise hunharca bıçaklanarak ardından boğazı kesilmişti. (Zaman Gazetesi, 4 Aralık 2009.) Selma Saçmalı, 16 yaşındaydı. Sevgilisinin elleriyle boğazı kesilerek diri diri mezara gömülmüştü. ( Bugün Gazetesi, 14 Şubat 2010.) Ve medyaya aksetmeyen nice Münevver Karabulut' lar, Selma Saçmalı' lar, Tuğçe Anlaş'lar aynı kaderi paylaşmıştı... (Özgür Kızlar)
- Aile saadeti, erişilmesi güç bir abidenin zirvesidir. (Aile Huzuru)
- Evet iman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül de saadeti dareyni iktiza eder. (İki dünya Saadet’ini gerektirir.) (Gerçeği Arayan Genç Kız)
- " Hayat,bir sağanak yağmur damlası kadar kısa,ama bir serap kadar da aldatıcı !..." (Bir Sağanak Hayat)
- Milletvekili seçilen Merve Kavakçı sırf başörtülü diye meclisten kovulmadı mı? Bu mu özgürlük? Demek ki bu ülkede kadının özgürlüğünü elinden alan İslam değil. Dünyanın her yanında bu işleri başörtüsü ile yapan milyonlarca kadın var. ÖYLEYSE NASIL OLUYORDA İSLAM KADININ ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ALIYOR? (Her Kadın Örtünmek İster)
- Düşünebiliyor musunuz? Gecenin bir yarısında iki genç kız!.. Yanlarında sadece erkek arkadaşları var. Hem de oldukça içkililer! Ya ana babaları, ne hayaller içindeler... Kızlarını İstanbul'a ilim tahsil etmeye göndermişler. Ya öğretmen olacaklar, ya mühendis. Memlekete yararlı hanımefendi olacaklar... (Gerçeği Arayan Genç Kız)
- Hayatın her anı güzel olmadığı gibi, evliliğin de her anının problemsiz geçmesi düşünülemez. (Aile Huzuru)
- " Bülbül gülün tomurcuk açmasını beklermiş de uykuya yenik düşüp göremezmiş...." (Bir Sağanak Hayat)
- BİR KADININ DİŞİLİĞİNE DİKKAT ÇEKMEK, ONUN KİŞİLİĞİNİ GERİDE BIRAKIR. (Her Kadın Örtünmek İster)
- Rahmetli babam şu dört şeye dikkat etmemizi tavsiye ederdi: Hayatta kendinizi Robinson Crusoe gibi yalnız hisse din. Biliyorsunuz, o bir adaya düşmüş ve yıllarca ha yatını orada tek başına sürdürmüştü. Siz de şu dünya da yalnız başınıza yaşadığınızı varsayarak, yılmadan zorlukları aşmaya çalışın. 2. Fedakar ve sabırlı olarak hep verici olun. Sürekli baş kalarına verin, ama almayı düşünmeyin. 3. Dünya rahat, ücret ve mükafat yeri değil, imtihan ye ridir. Unutmayın ki, zahmet rahattadır. "Yaşamak için yiyin, yemek için yaşamayın.” (Örnek Anne Nasıl Olunur?)
- Şahsiyetli kişiler uzaydaki yıldızlar gibi girdikleri yere kendi havalarını da getirirler. Thomas Hardy (Aile Huzuru)
- Uzun bir tartışma her iki tarafın da haksız olduğunun belirtisidir. (Aile Huzuru)
- Hiç durmadan hayat öğütür,devreden çark, Ölmek sırayladır,sıralanmakta varsa fark. (Bir Sağanak Hayat)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin