Kitap Künyesi
Yazar: Jean-Marie Gustave Le Clezio
Çevirmen: Hülya Yılmaz
Orijinal Adı: Etoile Errante
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789755107004
Sayfa Sayısı: 262
--reklam--
Göçmen Yıldız Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Göçmen Yıldız, bir rastlantı sonucu karşılaşan, biri Yahudi, öbürü Filistinli iki genç kızın, apayrı dünyalara ait, ama özünde bir olan öykülerini anlatır. II. Dünya Savaşı sonrasında, Nazi kıyımından kurtulmuş olan Esther de, Filistin kamplarındaki yaşamın dehşetini yaşayan Nejma da, kendilerine bir anayurt arayan birer "göçmen yıldız"dır. İnsanlığın en umarsız dönemlerinden birini yaşayan iki genç kız, bu amansız var olma savaşında, sevgi ve sevecenliğin gücüne, doğanın yaraları saran güzelliğine sığınacaklardır.
2008 Nobel Edebiyat Ödülü'ne değer görülen Jean-Marie Gustave Le Clézio, Yahudilerle Filistinlilerin göğüslemek zorunda kaldıkları acıları dile getirirken, yan tutmadan, politik bir tavır takınmadan, insan ruhunun derinliklerindeki barışı keşfe çıkıyor. Göçmen Yıldız, umudun ve umutsuzluğun imgeleriyle örülmüş bir başyapıt; uygarlığın yıkıntıları arasında ışıldayan bir insanlık dersi.
--reklam--
Göçmen Yıldız Alıntıları - Sözleri
- Müzik notalarını, notaların tatlı akışını dinliyor, bu notalarda kederli bir şeyler varmış gibi bir duyguya kapılıyor, gözleri yaşarıyordu.
- Yeterince içmiş olmalıydı, ama o sarhoş olduğunda bile bilincini yitirmeyen insanlardandı.
- İlkyazda akan derelerin şırıltısı gibiydi müzik; yumuşak, hafif, uçucu, aynı anda her yerden geliyormuş izlenimini veren bir ezgi.
- Yanıt vermemek, kayanın ardına saklanmak hoşuna gidiyor, böylece kendi yaşamına tek başına egemen olduğuna ve başına gelecek her şeyi kendisi kararlaştırdığına inanıyordu. Bu bir oyundu, ancak hiç kimseye söz etmiyordu bundan. Kim anlayabilirdi ki? ... Ancak, kimi zaman, kasabaya yalnız dönüyor, evine gidip yatağına atıyordu kendisini, yüzünü yastığa gömerek ağlıyordu. Nedenini bilmeden.
- Geriye bakmanın hiçbir yararı yoktu, bütün bunlar var olmaktan çıkmıştı.
- İnsan giderken arkasında bıraktıklarını yeniden bulabilir mi ?????
- Güneş herkes için parlamıyor mu?
- Neden savaş olması gerekiyor ? Barış içinde yaşanamaz mı ?
- İnsan giderken arkasında bıraktıklarını yeniden bulabilir mi?
- Güneş herkes için parlamıyor mu ?
- Güneş herkes için parlamıyor mu?
- Bunlar arkamda bıraktığım, ... dehşet yılları. Gidiyorlar, trenin ardında kalan manzaralar gibi ters yöne doğru uzaklaşıyorlar.
- "Yaşlı Nas'ın dediği gibi:Dünya herkesin değil midir?Güneş herkes için parlamıyor mu?"
- ...giderken geride bırakılanlar, bir daha bulunabilir miydiki?...
- Uyumak, her şeyi unutmak, başka bir yerlerde olmak, başka bir isimle, bir kimlikte yazan uydurma bir isimle değil gerçek bir isimle başka biri olmak istiyordu.
--reklam--
Göçmen Yıldız İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İtalyanların işgal ettiği Fransız köyünde işler Yahudiler için iyi gitmemeye başlamıstır.Ester, öğretmen olan babasının gizlice dağlardan geçen Yahudilere yardım ettiğini aynı zamanda annesinin yüzünde hiç geçmeyen tedirginliği çocuk aklı ile hissetmektedir. İtalyan birliğinin yenilip köyü terk etmesi üzerine köydeki yahudiler hayatlarının kabusu Almanlar ile karşı karşıya kalır.Ve bu acı gerçek Ester ve diğerlerini bilinmeze sürükler. Bundan sonra İsrail'e ulaşana kadar mülteci hayatı başlar. Yurdunu terketme hikayesi Ester ile bitmez bugün de Ege'de, Meriç'te, Manş Denizi'n de, Belarus sınırında yurdunu bırakmak zorunda kalan Esterlerin hikayeleri devam etmekte maalesef. Mülteci olmak sadece bunu yaşayanların anlayabileceği bir olgudur!!!! (Elizabeth Harmon)
Konusu ilgi çekici ve derin olmasına rağmen, yazar o kadar çok doğa tasviri yapıyor ki "bitse de şu kitap, kurtulsam" dediğim anlar çok fazlaydı. Diyaloglar yetersizdi bana göre. Duygular daha derin anlatılabilirdi; ki konusu savaş olan ve iki ayrı cephede savaşın kurbanı olan insanların ortak kaderini anlatan bir kitap için de bu gayet normal olurdu. Bu yüzeysellik ve sıkıcı tasvirler kitabı sevmememe yetti. Ama konusundan mütevellit yine de okuduğuma pişman değilim. Hele hele dünyamızda savaş naralarının çokça atıldığı şu günlerde... (Ayşegül'ce)
2008 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Fransız yazar Jean-Marie Gustave Le Clezio’dan okuduğum ilk eser Göçmen Yıldız ve yazarla tanışmış olmaktan dolayı çok mutluyum. Le Clezio, Nijerya, Fransa ve İngiltere’de geçen çocukluğunun ve seyahat tutkusunun da etkisiyle farklı kültürlere oldukça aşina bir yazar. Youtube’ta bir ropörtajını izlediğimde birikimine hayran kalmıştım, kitabını okuduğumda hayranlığım daha da arttı. Göçmen Yıldız, 2. Dünya Savaşı patlak verdiği sırada Güney Fransa’da yaşayan Yahudi Esther’in hikayesini anlatıyor. Kurgu ilerleyince yazar bizi 1948 Arap-İsrail Savaşı’na da götürüyor. Oldukça tarafsız kalarak, olaylara sadece insani açıdan yaklaşan yazar, insanın duygularını sömürmeden, ders verme gayesinde olmadan, ve edebi bir eser yazdığını da unutmadan -ki bence böyle bir konuyu işleyip de tüm bunları barındıran eser enderdir- yazmış Göçmen Yıldızı’nı. Kitabın oldukça akıcı ama aynı zamanda şiirsel bir anlatımı var. Çok severek okudum. Çöl kitabı ile Le Clezio’ya devam edeceğim. (İpek Dadakçı)
--reklam--
Göçmen Yıldız PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jean-Marie Gustave Le Clezio - Göçmen Yıldız kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Göçmen Yıldız PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jean-Marie Gustave Le Clezio Kimdir?
Jean-Marie Gustave Le Clézio, (d. 13 Nisan 1940), Fransız yazar ve çevirmendir. 2008 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibidir.
Nice Üniversitesi'nde edebiyat okuyan Le Clézio, edebiyat doktorası yaptı. Çok sık seyahat etmek zorunda kalmasına rağmen yedi yaşından beri hep yazan Le Clézio'nun ilk kitabı Le Procès-verbal (Türkçe: Tutanak), 1963'te yayınlandı ve Renaudot Ödülü'nü kazandı. 1980'de Désert (Türkçe: Çöl) isimli romanı sayesinde L'Académie Française tarafından verilen Paul-Morand Ödülü'ne layık görüldü. 1994'te "Yaşayan En Büyük Fransız Yazar" seçildi.
Yeni roman akımının etkisinde kalan yazar, daha sonra, düşçülük izi taşıyan ve özellikle Amerikan yerlilerinin kültürlerinden gelen mitlerle beslendi.
--reklam--
Jean-Marie Gustave Le Clezio Kitapları - Eserleri
- Çöl
- Göçmen Yıldız
- Okyanus Kokusu ve Angoli Mala
- Açlığın Şarkısı
- Ağaçlar Ülkesine Yolculuk
- Tutanak
- Ourania
- Altın Balık
- Ayağın Hikâyesi ve Diğer Fanteziler
- Çin'de On Beş Sohbet
--reklam--
Jean-Marie Gustave Le Clezio Alıntıları - Sözleri
- Yanıt vermemek, kayanın ardına saklanmak hoşuna gidiyor, böylece kendi yaşamına tek başına egemen olduğuna ve başına gelecek her şeyi kendisi kararlaştırdığına inanıyordu. Bu bir oyundu, ancak hiç kimseye söz etmiyordu bundan. Kim anlayabilirdi ki? ... Ancak, kimi zaman, kasabaya yalnız dönüyor, evine gidip yatağına atıyordu kendisini, yüzünü yastığa gömerek ağlıyordu. Nedenini bilmeden. (Göçmen Yıldız)
- Fotoğraf çektirmek kötüdür insanın yüzünü eskitir. (Altın Balık)
- "Burası bir bakıma insan yasalarının geçersiz olduğu tek, belki de son özgür ülkeydi.Taşlar ve rüzgar için yaratılmış bir ülke,bir de akrepler ve yabani tavşanlar için; güneş yakarken,gece dondururken kaçıp gizlenmeyi bilenlerin ülkesi." (Çöl)
- Başının çaresine bakmak, korkuyu, tembelliği, uzaksılığı sevmek gerekiyordu; durmadan yuvalar kazıp buralara sığınmak, iyice kabuğuna çekilmek gerekiyordu; tıpkı çocukken eski yüklük örtüsünün iki kanadı arasından içeri girdiği günlerdeki gibi. (Tutanak)
- Güneş herkes için parlamıyor mu ? (Göçmen Yıldız)
- ''Gürültülü kıyamet sona erdiğinde, arkadan çöken sessizlik hayatta kalıp sersemleyenler için korkunç oluyor.'' (Tutanak)
- Bizden önce başlamış düşü, biz düşledikten sonra sona ermesi gereken düşü sürdürüp sürdürmediğimizi de asla bilmiyoruz. (Ayağın Hikâyesi ve Diğer Fanteziler)
- İnsanların kötülüğü sıradan bir olaydır, ama bu, onun hafife alınmasını gerektirmez. (Okyanus Kokusu ve Angoli Mala)
- Mösyö Soliman suratını buruşturarak şöyle dedi: "Ölmek o kadar zor ki... çok uzun, çook." (Açlığın Şarkısı)
- Kuşkusuz hala bir yerlerde var ama yasak, artık kimse onu kullanmıyor. (Ayağın Hikâyesi ve Diğer Fanteziler)
- Önemli olan, her zaman yazılabilecek şeyleri söylemektir; böylece özgür olmadığını hissedersin. İnsan, kendisiymiş gibi konuşmakta özgür değildir. Böyle daha iyi kaynaşır insanlar. Artık insan yalnız değildir. İnsan; 2,3 ya da 4 faktöriyeliyle, dahası şu şeytansı 1 faktöriyeliyle varlığını sürdürür. Anlıyor musun? (Tutanak)
- Hayat geçiyor, insan maceralar yaşıyor, unutuyor.Ama koku kalıyor, bazen hiç beklenmedik bir anda ortaya çıkıveriyor ve onunla birlikte de hatıralar, çocukluktaki uzun zamanlar,savaş zamanı geri geliyor. (Ourania)
- Bravito ormanda, jaguarın izinden giderken alt tarafı güçlü dişler tarafından kemirilmiş bir ağaç gövdesi bulmuştu. Bravito da acı kabuğu kemirmiş ve hummadan kurtulmuştu. Ona ağacı jaguar göstermiş ve Bravito buna hiç şaşırmamıştı. Burası başka bir dünyaydı, hayvanların henüz konuşmayı bildiği, kötülükten önceki dünya.... (Okyanus Kokusu ve Angoli Mala)
- "Fotoğraf çektirmek kötüdür, insanın yüzünü eskitir." (Altın Balık)
- Sabunlu gözleriyle o pis perdeye dolanıp kendini duştan dışarı atmasına, bağırmaya başlamasına Moguer değil, duş bölmesinin duvarının dibinde kıvrılarak ilerleyen ölmüş yaprak rengindeki o uzun kalın kordon neden olmuştu. (Okyanus Kokusu ve Angoli Mala)
- “ Kitap sadık bir dosttur.” (Çin'de On Beş Sohbet)
- "Ben düşüncenin içinde yaşıyorum, senin gibi şu anın içinde değil." (Ayağın Hikâyesi ve Diğer Fanteziler)
- İnsan yalnız doğar, yalnız ölür, yalnız uyur. Kesin olan tek şey bu. (Ayağın Hikâyesi ve Diğer Fanteziler)
- Gerçekliğin bir sır olduğunu ve insanın ancak hayal kurarak dünyaya daha yakın olacağını ondan öğrendim. (Ourania)
- ...giderken geride bırakılanlar, bir daha bulunabilir miydiki?... (Göçmen Yıldız)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin