Kitap Künyesi
Yazar: Antonio Skarmeta
Çevirmen: Pınar Savaş
Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınları
İSBN: 9786059908238
Sayfa Sayısı: 184
--reklam--
Gökkuşağı Günleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Şili'de, General Augusto Pinochet dönemi. Bir felsefe öğretmeninin oğlu olan lise öğrencisi Nico, babasının sınıfta ders anlatırken Pinochet'nin dikta rejimince acımasızca tutuklanmasına tanık olur. Nico'nun sevgilisinin babası olan Bettini, aynı zamanda Nico'nun babasının en yakın arkadaşıdır ve rejim tarafından işkence edilip kara listeye alınmış sol görüşlü bir reklamcıdır. Bettini son derece tuhaf bir taleple karşılaşır: İçişleri Bakanı, ülkenin kaderini belirleyecek referandumda ondan "Pinochet'ye Evet" kampanyasını yürütmesini istemektedir. Ama bu tekliften saatler sonra bu kez 16 fraksiyondan oluşan muhalefet cephesi de kendisine "Pinochet'ye Hayır" kampanyasını yürütmesi teklifiyle gelir. Maddi-manevi güç durumda olan Bettini, Pinochet diktasının sunduğu cezbedici ücretle ilkeleri arasındaki bir yol ayrımındadır.
Gökkuşağı Günleri'yle Planeta-Casamérica ödülünü 2011 yılında kazanan, Şili Ulusal Edebiyat Ödülü sahibi ünlü yazar Antonio Skármeta, bir diktatörün demir yumruğu altında inleyen Şili'nin içine düştüğü karanlığı ve bu karanlığın içinde çıkış yolu arayan gençliğin buhranlarını Latin Amerika edebiyatına özgü hayat dolu bir dille anlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden
--reklam--
Gökkuşağı Günleri Alıntıları - Sözleri
- Bir öğrencinin kafasına vuran jandarma, artık özgürlüğün vaktidir.
- ... Halkta heyecansızlık, diktatörlüğe alışmışlık, can sıkıntısıyla karıştırılan umutsuzluk, direnişin yalıtılıp rejim tarafından sıfıra indirgenen kahramanca eylemleri...
- "... adaleti uygulamak bizi adil biri yapmaz,tehlike anındaki davranışımız, cesareti ya da korkuyu hissetme alışkanlığımız bazılarımızı korkak, bazılarımızı da cesur yapar."
- "...denebilir ki, Pinochet diktatörlüğünde yaşayan biz Şilililer Platon'un mağarasındaki köleler gibiyiz. Sadece gerçeğin gölgelerine bakıyoruz, taraflı bir televizyon tarafından kandırılıyoruz, aydın insanlarsa karanlık zindanlarda çürüyorlar."
- Size "Pinochet'ye Evet" kampanyasının sloganını söyleyeyim mi? "Para zenginlerin kulaklarından fışkırınca, fazla gelen banknotları yoksullara atacaklar."
- Hangi kuş ya da melek özgürlükten daha yüksekte uçmak ister.
- Platonik idealar dünyasında yaşamıyoruz. Gerçekte İyi ve Kötü birbirine karışmış durumda.
- Tüm ülke şiddetten sinmişse neşe inanılır görünmek için gerekli krediyi nereden bulup çıkaracaktı?
- Hapishane her zaman böyleydi. Bitimsiz ve verimsiz bir zaman duygusu. Belirsizliğin bekleme odası. İşe yaramaz bir aracı. Aşağılayıcı bekleyiş. Nerede olduğunu merak ederek kaygılanan sevdiklerini hayal etme zamanı. Üniformalı gardiyan eski bir Remington daktilonun tuşlarına basıyor, bir yargıcın muhtemelen aylar sonra okuyacağı bir tutanak tutuyordu.
- Özgürlüğe kavuşmak için bu kadar kan dökmüş bir ülkede naif mizah ha!
--reklam--
Gökkuşağı Günleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Pinoşe döneminde Şili'de yaşanan ölümlerin ve zülmün anti demokratik uygulamaların çok küçük bir özelde anlatıldığı bir kitap. Şili yakın tarihinde yaşanmışlıkları anlatan bu kitabı Türkiye gençlerinin de okuyarak ders çıkarması gerekir. (Sadettin TANIK)
Özgürlüğün Kitabı: ENFES BİR KİTAP, EN-FES!!! Halkın koltuğu terk etmesini istediği sömürücü, baskıcı bir devlet başkanı ve halkın ondan kurtulmak için tek fırsatı olan yaklaşan seçim. Fakat bu öyle bir seçimdir ki yazar, okuyucuya "plebisit"in ne demek olduğunu ve plebisit ile referandumun arasında ne gibi farklar olduğunu kitabın işleyişiyle birlikte anlatır. Söz konusu seçimde ya Evet vardır ya da Hayır. Her şey Hayır'ın kazanmasına bağlıdır. Ama bu boyunduruk altına girmiş ve korkutulmuş, sindirilmiş halk nasıl Hayır demeye cesaret edecek ve oy pusulasına Hayır'ı basacaktır? Halk için tek çare şehrin en iyi reklamcısının özgün aklıdır. Birçok öğretmenin, düşünceleri yüzünden öğrencileri önünde okulda, sınıflarda tutuklanıp ortadan yok edildiği, baskı ve tehditlerin hakim olduğu Şili'de, bu reklamcı nasıl bir HAYIR propagandası hazırlamalıdır, nasıl bir Hayır sembolü seçmelidir ki halkın yüreğinden korkuyu silip atsın? Antonia Skarmeta'nın sayılı kitaplarından olan Gökkuşağı Günleri kesinlikle bir özgürlük kitabıdır. Özgürlüğün nasıl kaybedildiğini ve en umutsuz durumlarda bile nasıl tekrar kazanılacağını adım adım işleyen bu coşkulu kitapta bir de günümüzü yansıtan bir söz bulacaksınız: "Bir öğrencinin kafasına vuran jandarma, artık özgürlüğün vaktidir." (Deniz)
Şişli'de General Augusto Pinochet dönemi. Lise öğrencisi Nico babasının dikta rejimince tutuklanmasına şahit olur. Nico'nun kız arkadaşının babası Bettini de bu rejimde işkence görmüş sol görüşlü bir reklamcıdır. Bettini'ye İçişleri Bakanı "Pinochet'ye Evet" kampanyasını yürütmesini ister. Bu tekliften sonra muhalefet cephesi de "Pinochet'ye Hayır" kampanyası teklifini getirir. Bettini'nin bir karar vermesi gerekmektedir. Gayet akıcı ve yalın bir dili vardı. Ben beğendim. Bu konulara ilginiz varsa okumanızı tavsiye ederim. Dikta rejiminin halka neler yaptığını çarpıcı şekilde anlatmış. Sıkılmadan okuyabilirsiniz. Keyifli okumalar. (Kitaplar arasında yolculuk)
--reklam--
Gökkuşağı Günleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Antonio Skarmeta - Gökkuşağı Günleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gökkuşağı Günleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Antonio Skarmeta Kimdir?
7 kasım 1940’ta Şili’de doğdu. Şili Üniversitesi ve New York- Columbia Üniversitesi’nde felsefe ve edebiyat eğitimi aldı. Washington Üniversitesi tarafından "Latin Dilleri ve Edebiyatları Fahri Profesörü" unvanına layık görüldü. Roman, deneme ve öykü yazarıdır. Eserlerinin büyük bölümü 20 dile tercüme edilmiştir. Başlıca eserleri "El entusiasmo", "Desnudo en el tejado", "Tiro libre", "No pasó nada", "La insurrección", "Ateşli Sabır", "Soñé que la nieve ardía" ve "Match Ball"dur. Ayrıca edebiyat, sürgün, tiyatro ve kültürel politika üzerine birçok deneme ve makale yazmıştır. 1973’ten 1989’a kadar Avrupa’da yaşamış, birçok başarılı filmin senaryosuna imza atmıştır. Şili’de ve uluslararası platformda birçok ödül ve unvana layık görülmüştür. İtalya tarafından "Sanat Kumandanı", Fransa tarafından da "Sanat ve Edebiyat Şövalyesi" unvanlarıyla onurlandırılmıştır. Ayrıca yazarın Şili televizyonunda yayınlanan "El Show de los Libros" adlı bir TV programı vardır."Ateşli Sabır", adlı romanı Michael Radford’ın yönetmenliğinde "Postacı" ismiyle beyazperdeye aktarılmış ve Oscar almıştır. Yazar "Victoria’nın Dansı" adlı romanıyla da 2003 yılında Planeta Ödülü’nün de sahibi olmuştur.
2004 Gustav-Heinemann Ödülü (La composición)
2003 Planeta Ödülü (Victoria'nın Dansı)
2002 Elsa Morante Ödülü (La chica del trombón)
2002 José María Arguedeas Ödülü (La chica del trombón)
2001 Las Americas Yılın En İyi Romanı Ödülü (La composicón )
2001 Medicis Yılın En İyi Yabancı Roman Ödülü ((La boda del poeta)
2000 Altazor Yılın En İyi Romanı Ödülü (La boda del poeta)
2000 Barcelona Libreter Ödülü (La composicón )
2000 Grinzane Cavour Yılın En İyi Yabancı Romanı Ödülü (La boda del poeta)
1986 Fransa Kültür Bakanlığı'nca "Sanat ve Edebiyat Şövalyeliği"
1969 Casa de las Americas Ödülü (Desnudo en el tejedo)
--reklam--
Antonio Skarmeta Kitapları - Eserleri
- Gökkuşağı Günleri
- Neruda'nın Postacısı
- Ateşli Sabır
- Victoria'nın Dansı
- Neruda'nın Postacısı
- Ağzında Karanfil Taşıyan Genç Adam
--reklam--
Antonio Skarmeta Alıntıları - Sözleri
- "şiir, onu yazana değil ona ihtiyacı olana aittir" Var mı beni içinizԁe tanıуan? Уaşanmaԁan çözüImeуen sır benim. KaImasa ԁa şöhretimi ԁuуmaуan, KimIiğimi tarif etmek zor benim… BüIbüI benim IisanımIa ötüştü, Bir güI için can evinԁen tutuştu, Уüreğime TorosIar’ԁan çığ ԁüştü, Уangınımı sönԁürmeԁi kar benim… NiceIer suItanԁı, kraIԁı, şahtı, BenimIe ԁeğişti taIihi, bahtı, УerIe bir eуIeԁim tac iIe tahtı, AkıI aImaz hünerIerim var benim… Cemal safi ( Tek Hece ) (Ateşli Sabır)
- “Faşizm düştüğünde yılın ilk gecesini ağzımda bir karanfille geçireceğime dair kendi kendime bir söz vermiştim,” dedi kulağını karıştırarak. “Seninle yatabilirim, ancak bu küçük sorun yüzünden seni ne öpebilir, ne de dilimi teninde gezdirebilirim.” (Ağzında Karanfil Taşıyan Genç Adam)
- Bu dünya da herşeyin boş olduğu ve yaşamın birgün sona ereceği bilgisi vücudumun en saklı köşelerinde kalmış kemiklerime kadar sinmişti. (Ağzında Karanfil Taşıyan Genç Adam)
- "Geri dönüyorum denize, gökyüzüyle sarmalanarak İki dalga arasındaki sessizlik Tehlikeli bir gerilim yaratıyor: Hayat ölüyor, kan duruluyor, Ta ki yeni bir hareket başlayana ve sonsuzluğun sesi duyulana kadar" (Neruda'nın Postacısı)
- Bir öğrencinin kafasına vuran jandarma, artık özgürlüğün vaktidir. (Gökkuşağı Günleri)
- Yakalanacak olursa "açlık saikiyle hırsızlık" savını ileri sürebilirdi: "Açlıktan öleceğim için yiyecek çaldım." "Şili'de yoksulların lehinde olan tek husus maddesi bu, diğer maddeler onları ezip geçer" derdi Fernandez demir parmaklıklar arasında. (Victoria'nın Dansı)
- Sahip olduğum tek toprak, ayakkabılarımın tabanındaki. (Victoria'nın Dansı)
- “Boş laftan daha kötü bir uyuşturucu olamaz.” (Neruda'nın Postacısı)
- Şiir yalan söylemez... (Neruda'nın Postacısı)
- -Ölüm ya da yaşam. İkisinin arasında hiçbir şey yok. --Salaklaşma! İkisinin arası var olmanın görkemli ve rengarenk gösterisi. (Victoria'nın Dansı)
- Hapishane her zaman böyleydi. Bitimsiz ve verimsiz bir zaman duygusu. Belirsizliğin bekleme odası. İşe yaramaz bir aracı. Aşağılayıcı bekleyiş. Nerede olduğunu merak ederek kaygılanan sevdiklerini hayal etme zamanı. Üniformalı gardiyan eski bir Remington daktilonun tuşlarına basıyor, bir yargıcın muhtemelen aylar sonra okuyacağı bir tutanak tutuyordu. (Gökkuşağı Günleri)
- Arzu duyuyorum, istiyorum Ama bütün varlığımla değil. Bir şey var kalbimde, bir şey, Soğuk, sıkıcı, dilsiz durur öylece. (Ağzında Karanfil Taşıyan Genç Adam)
- Annem hukuk okumam hevesinde. Düşün bir! Babana yargısız infaz yapılan bir ülkede hukuk okuyacaksın! (Victoria'nın Dansı)
- ... Halkta heyecansızlık, diktatörlüğe alışmışlık, can sıkıntısıyla karıştırılan umutsuzluk, direnişin yalıtılıp rejim tarafından sıfıra indirgenen kahramanca eylemleri... (Gökkuşağı Günleri)
- Hangi kuş ya da melek özgürlükten daha yüksekte uçmak ister. (Gökkuşağı Günleri)
- Bırakıldığın buz tutmuş oyuktan, mütevazı ve güneşli toprağa indireceğim seni. (Victoria'nın Dansı)
- Özgürlüğe kavuşmak için bu kadar kan dökmüş bir ülkede naif mizah ha! (Gökkuşağı Günleri)
- Nehirde yüzen tahtalara, tepelere, denizde uzakta görünen gemiye ateş ettim peş peşe. İçimde ölmesini istediğim her şeye ateş ettim. (Ağzında Karanfil Taşıyan Genç Adam)
- Portakal reçeli acımtıraktır, delikanlı. Yaşam gibi. (Victoria'nın Dansı)
- "... adaleti uygulamak bizi adil biri yapmaz,tehlike anındaki davranışımız, cesareti ya da korkuyu hissetme alışkanlığımız bazılarımızı korkak, bazılarımızı da cesur yapar." (Gökkuşağı Günleri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin