Kitap Künyesi
Yazar: Alain de Botton
Çevirmen: Ahu Antmen
Çevirmen: Ayşe Ece
Çevirmen: Ahu Sıla Bayer
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755703312
Sayfa Sayısı: 104
--reklam--
Görmek ve Fark Etmek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Modern toplumun yalnız, hüzünlü, mutsuz insanları, hayatlarını değiştirmek için yazarlardan, ressamlardan, tarihi kişiliklerden ve felsefecilerden yardım alabilirler. Flaubert iç sıkıntısına iyi gelebilir, Peter de Hooch sıradan hayatı sevdirebilir, Louis-Philippe mizahın gücünü öğretebilir, Aristo çalışmanın sefaletini anlatabilir.
Alain de Botton Görmek ve Fark Etmek´te okurları edebiyat, resim, felsefe ve tarihin ilginç labirentlerinde bilgilendirici ve keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Sıkıcı kentlerin büyüleyiciliğinden yalnız erkeklerin ruh hallerine, hayvanat bahçesinin güzelliğinden yazma sıkıntısına uzanan bu yolculukta okurlar en gizli duygu ve düşünceleriyle karşılaşarak kendilerini buluyorlar.
--reklam--
Görmek ve Fark Etmek Alıntıları - Sözleri
- Yüksek statüye sahip olma arzusunun en güçlü olduğun yerler, sıradan olmanın saygın ve rahat bir yaşam sürmek için gerekli olan asgari koşullardan yoksun olmak anlamına geldiği ülkelerdir.
- "'Herkes' gibi olmak, bir insanın başına gelebilecek en kötü şey, tam anlamıyla kadersizlik."
- Özgün bir benlik, başkalarından etkilenmeden tutarlı olabilmekle edinilir
- Tatil günlerimizin sonunda kapıldığımız üzüntüyü hafifletmek için belki de şunu hatırlamalıyız: Çalışmanın bize mutluluk getirmesi gerektiği düşüncesinden vazgeçersek iş hayatımız daha katlanılabilir hale gelir.
- Ben bir kentten 'ilginç' olmasını beklemeyecek kadar ilginç bir ruh haline sahip birini, yaşadığı kent 'eğlenceli' değilse bunu dert etmeyecek kadar farklı tutkuları olan birini, Zürih'te geçen bir hafta sonunda buranın sakinliğinin güzelliğini görecek kadar insan ruhunun karanlık ve trajik yönleriyle tanışmış olan birini istiyordum.
- Erdemli olmaya giden yolun başında burjuvalara duyulan nefret vardır.
- Tarih boyunca saraylarda kraliyet ailelerinin üyelerine kimsenin ciddi bir ifadeyle söyleyemeyeceği kadar ciddi olan konuları bir tek soytarılar söyleyebilmişlerdir.
- Kitapları başkaları yazmış olsalar da onlarda kendimizle ilgili bir şeyler buluruz, garip bir paradokstur bu. Kitaplar bize kendi hayatımızın fark edemediğimiz yönleriyle ilgili bir şeyler anlatırlar. Başka birinin kaleme aldığı bir kitaptaki sözcükler, kim olduğumuzu ve nasıl bir dünyada yaşadığımızı tüm derinliği ile kavramamızı sağlarlar.
- İyi kitaplar yalnızca duygularımızı ve çevremizdekilere benzer insanları betimlemekle kalamaz, bunların bizim betimledigimizden çok daha güzel betimlenmesini sağlayan bir becerinin varlığına işaret ederler. Bu kitapların istedikleri gerçeklerin bizim de gerçeğimiz olduğunu düşünür, ancak bu gerçekleri kitapları okumadan kendi kendimize dile getirmeyi başaramayız.
- Tarih boyunca saraylarda kraliyet ailelerinin üyelerine kimsenin ciddi bir ifadeyle söyleyemeyeceği kadar ciddi olan konuları bir tek soytarılar söyleyebilmişlerdir.
- Modern insan ve laik toplumlardaki insanların çoğunun benimsediği bir görüşe göre 'herkes' gibi olmak, bir insanın başına gelebilecek en kotu şey, tam anlamıyla kadersizliktir.
- Kitapları başkaları yazmış olsalar da onlarda kendimizle ilgili bir şeyler buluruz, garip bir paradokstur bu. Kitaplar bize kendi hayatımızın fark edemediğimiz yönleri ile ilgili bir şeyler anlatırlar. Başka birinin kaleme aldığı bir kitaptaki sözcükler, kim olduğumuzu ve nasıl bir dünyada yaşadığımızı tüm derinliğiyle kavramamızı sağlarlar.
- Neyin zafer, neyin yenilgi olduğunu belirleyen, koyduğumuz hedeflerdir.
- “ Bizim toplumumuz, sağlıklı bir insanın maddi açıdan ihtiyacı olmasa da çalışmak istemesi gerektiği düşüncesini beyinlerine yerleştirdi. Yaptığımız işin, kimliğimizi tanımlamasına tarihte izin veren ilk toplum da biziz. “
- Kendime, sevgilimin hayali gözleriyle bakmaya zorluyordu beni aşk. Ben kimim? değil, Onun gözünde ben kimim ? Sorduğum sorular değiştikçe, kendi benliğime biraz samimiyetsizlik ve sahtekarlık etmiş oluyordum tabii.
--reklam--
Görmek ve Fark Etmek İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Merhaba; Alaein de Botton'un okuduğum diğer kitapları gibi bu eseri de oldukça etkileyiciydi. Yazarın en sevdiğim yanı karmaşık düşünceleri tane tane, yalın kelimelerle ve basit örneklerle size anlatması. Bu konuda o kadar iyi, ifade becerisi o kadar başarılı ki anlamamanıza imkan yok. İncecik bir kitap ama bir günde bitirirseniz yazık olur, bence iki gün zaman tanıyın bu esere, yavaş yavaş satırların üzerine düşünerek okuyun. Farklı başlıklarla bölümlere ayrılmış, her bölümde farklı bir yanımızı destekleyen, farkındalığınızı artıran bir kitap. Gündelik hayatta yaşayıp geçtiğiniz bir çok duygunun ve davranışın farkında olmanızı sağlıyor. Fark ettikçe mutlu ve güçlü hissediyor, daha sonra her şeye farkındalıkla bakma çabasında oluyorsunuz. Ve bitirdikten sonra da rafta unutmayın, ara ara açıp yeniden göz atın. Herkese Keyifli okumalar dilerim. İsterseniz YouTube kanalıma bakabilirsiniz, mutlu okurum. https://youtube.com/c/EL%C4%B0FBEGENM%C4%B0%C5%9EMrsenelkitap (Elif Beğenmiş)
daha derin olabilir derdim. 1 saatte rahatlıkla bitirebileceginiz kitap. Bir kaç güzel tespit beni geçmişe götürmedi değil bu yüzden tatlı geldi. alain de botton nun okuduğum ilk eseri umarim okuyacağım bir sonra ki daha zihin vıcıklayıcı olur. . "aşırı ilgi duymadığımız kişileri baştan çıkarırken daha çok özgüven duymamız ve daha kolay başarmamız aşkın ironilerinden biridir; arzu yoğunlaştıkça kayıtsız görünmek gibi oyunları oynayamaz oluruz, ne kadar çok ilgi duyuyorsak, karşımızdaki kişide bulduğumuz mükemmelliyet o denli bir aşağılık duygusuna neden olur.” . "çekici olmayan bir insanla birlikteyken sessizlik olduğunda sıkıcı olan karşınızdakidir. çekici bir insanla birlikteyken sessizlik olduğunda ise sıkıcı olanın siz olduğundan emin olabilirsiniz." . "aşık olmak ne kadar kolay. birine karşı ruh halimize göre çekim, tutku ya da yanılsama olarak adlandırılabilecek bir duygu yoğunluğu hissetmek ne kadar da kolay. tren newcastle istasyonunu geçtiğinde ben çoktan onunla evlenmiş, kiraz ağaçlarının sıralandığı bir caddedeki eve yerleşmiştim, pazar akşamları başını omzuma yaslıyordu, ellerim kestane rengi saçlarında geziniyordu, sessiz ve huzurlu bir ortamda onun pişirdiği bir ortadoğu yemeğini ya da başka bir bölgenin yemeğini yiyorduk, en sonunda ben de bu dünyada yaşadığımı ve sonsuza dek burada olacağımı, artık bir yere ait olduğumu şükran duyguları içinde hissediyordum."* (Sinan Afşar)
--reklam--
Görmek ve Fark Etmek PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Alain de Botton - Görmek ve Fark Etmek kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Görmek ve Fark Etmek PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alain de Botton Kimdir?
Yahudi asıllı yazar ve televizyon programları yapımcısı.
1969 yılında İsviçre’de doğdu. Eğitimini Cambridge’de tamamladı. Yapıtları on altı dile çevrildi. Hâlâ Londra’da yaşıyor. Türk okurunun Aşk Üzerine, Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir, Romantik Hareket, Öp ve Anlat, Seyahat Sanatı, Felsefenin Tesellisi, Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı, Ateistler İçin Din, Havaalanında Bir Hafta, Görmek ve Fark Etmek, Hayat Okulu Kitapları ve Statü Endişesi adlı kitaplarıyla büyük beğeni kazandı.
--reklam--
Alain de Botton Kitapları - Eserleri
- Felsefenin Tesellisi
- Aşk Üzerine
- Statü Endişesi
- Aşk Dersleri
- Mutluluğun Mimarisi
- Görmek ve Fark Etmek
- Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir
- Romantik Hareket
- Ateistler İçin Din
- Seyahat Sanatı
- Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız
- Öp ve Anlat
- Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı
- Haberler
- Havaalanında Bir Hafta
- Terapi Olarak Sanat
- Hayat Okulu Kitapları (6 Kitap Takım)
--reklam--
Alain de Botton Alıntıları - Sözleri
- İlişkilerin en can sıkıcı yanlarından biri, ilk tanıştığımız gün daha görür görmez tutulduğumuz insanlara çok çabuk alışmamızdır. Eskiden sadece bileği ya da omzuyla bizi tahrik edebilen kişi şimdi önümüzde çırılçıplak soyunsa en ufak bir heyecan kıpırtısı duymadan bakabiliriz. (Terapi Olarak Sanat)
- İyi kitaplar yalnızca duygularımızı ve çevremizdekilere benzer insanları betimlemekle kalamaz, bunların bizim betimledigimizden çok daha güzel betimlenmesini sağlayan bir becerinin varlığına işaret ederler. Bu kitapların istedikleri gerçeklerin bizim de gerçeğimiz olduğunu düşünür, ancak bu gerçekleri kitapları okumadan kendi kendimize dile getirmeyi başaramayız. (Görmek ve Fark Etmek)
- Doğuştan getirdiğiniz tek bir kusur var: hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimize inanıyoruz... (Felsefenin Tesellisi)
- ...Tatmin olamayışımızın nedeni kendi hayatlarımızın baştan beri kusurlu olmasından değil, kendi hayatlarımıza gerektiği gibi bakmamamızdan kaynaklanır. (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- Mutluluk beden için iyidir," diyor Proust, "ama zihnin gücünü artıran şey kederdir." (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- Yaşamımı paylaşacak biri olmadan yaşama hakkının, sesimi duyacak biri olmadan düşünce özgürlüğünün ne anlamı vardı ki? (Aşk Üzerine)
- Erdemli olmaya giden yolun başında burjuvalara duyulan nefret vardır. (Görmek ve Fark Etmek)
- "Yaptığımız işin kişiliğimizi tanımlamasına tarihte izin veren ilk toplum da biziz; yeni tanıştığımız birine ilk sorduğumuz nereli olduğu ya da ailesi değil, ne iş yaptığıdır, sanki bir insanı ötekilerden ayıran özelliği bilmek için işini sormak yeterlidir." (Havaalanında Bir Hafta)
- Bir kütüphane kadar sessizdi ortalık. (Seyahat Sanatı)
- Sanat, kırılgan hayallerimize destek olur. (Terapi Olarak Sanat)
- Doğamızdaki rastlantısal özellikler ve çocukluğumuzdaki tuhaflıklar nedeniyle yetişkin olduğumuzda kendimizi dengesiz bir ruh halinde buluruz, bazı alanlarda çok iyiyizdir, bazılarında ise çok eksik, ya fazlasıyla endişeli ya da fazlasıyla sakinizdir, ya fazlasıyla iddialı ya da fazlasıyla pasifizdir, ya düşünce geliştirmeye fazlasıyla eğilimli oluruz ya da pratik yaşamı fazlasıyla önemseriz, ya fazlasıyla eril ya da fazlasıyla dişil yaklaşımları benimseriz. Kendimizde olmayan özellikleri gördüğümüz kişileri ‘seksi’ olarak niteleriz, bizi zaten var olan aşırılıklarımıza daha da itecek gibi görünen kişilerden de kaçarız. (Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız)
- Özellikle de öfkenin ana sebebinin umut olduğu tezi. Kizgınız çünkü haddinden fazla iyimseriz; varoluşun içerdiği hüsran hastalığına yeterince hazırlıklı değiliz. Anahtarlarını her kaybettiğinde ya da bir havaalanında her geri çevrildiğinde bağıran bir adam anahtarların asla kendiliklerinden kaybolmadığı ya da seyahat planlarımızın daima garantili olmadığı bir dünyada dokunaklı ama düşüncesizce ortaya konan saf bir inanç sergiler (Havaalanında Bir Hafta)
- " Arkadaşlarıyla inanılmaz derecede ilgilenirdi. Bu kadar az bencil ya da bu kadar az kibirli birini hiç tanımadım ... Karşısındakini eğlendirmek isterdi. Başkalarını güldürmekten ve gülmekten çok hoşlanırdı." -Georges de Lauris (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- İyi düşünceler kitapların içinde hapsedildiği sürece gelişemezler. (Ateistler İçin Din)
- Whistler’dan önce kimsenin Londra’daki sisi fark etmemiş olması ya da Van Gogh’tan önce kimsenin Provence’taki selvilere ilgi göstermemiş olması imkânsızdı. (Seyahat Sanatı)
- Doğa manzaraları bizlere birtakım değerler aşılama gücüne sahiptir: meşeler gururu, çamlar azmi, göller de sakinliği öğretir, erdemli olma yolunda bizlere sessiz sedasız ilham verirler. (Seyahat Sanatı)
- "Yetmişimden fazla yaşadım. Aç kalmadım. Keyif aldığım pek çok şey oldu. Bir iki kere de beni iyi kötü anlayan biriyle karşılaştım. Daha ne isteyebilirim ki?" (Öp ve Anlat)
- ..Freud'un deyişiyle Rilke, “Kış gelince baharın güzelliğinden geriye hiçbir şey kalmayacağını, bu güzelliğin de insanın yarattığı her güzel şey gibi yok olup gitmeye mahkûm olduğunu” unutamıyordur. Freud bu yaklaşım hiç onaylamıyordu.Ona göre yok olmaya mahkûm olsa bile çekici, güzel bir şeyi sevebilme yetisi sağlıklı bir ruhun göstergesiydi. (Mutluluğun Mimarisi)
- Konuşacak kimse bulamadıkları için kaç kişinin yazar olduğuna ve bu yüzden kaç kitap yazılmış olduğuna şöyle bir bakarsak, kitapçıların yalnız insanlar için gidilebilecek en iyi yer olduğunu anlarız. (Felsefenin Tesellisi)
- "Yas ve günaha çağrının zamanı bu, Gözyaşları, kıskançlık ve işkencenin devri, İsteyipte elde edememenin, lanetlenmenin zamanı..." (Statü Endişesi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin