Kitap Künyesi
Yazar: Mihail Nuayme
Çevirmen: Ahmet Murat
Orijinal Adı: Hemsü'l-Cüfun & El-Mevakib
Yayın Evi: Kaknüs Yayınları
İSBN: 9789756963982
Sayfa Sayısı: 159
--reklam--
Gözlerin Fısıltısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitap, Arap Göç Edebiyatı’nın yenilikçi şairleri arasında yer alan Mihail Nuayme’nin (1889-1988) şiirleri ile Göç Edebiyatı’nın en parlak siması olan Halil Cibran’ın (1883-1931) konusu ve üslubuyla yeni olan el-Mevakib adlı şiirinden oluşmaktadır.
Eğer göğün bir gün örtülürse bulutlarla
Kapa gözkapaklarını göresin bulutlar ardında yıldızlar
Etrafındaki topraklar karlarla kaplandığında
Kapa gözkapaklarını göresin karlar altında ovalar
Bir hastalığa duçar olur ve konursa adı amansız
Kapa gözkapaklarını göresin hastalığın bağrında nice şifa
Ve ölüm yaklaştığında ve kabir açtığında ağzını
Kapa gözkapaklarını göresin kabrin içinde yaşamın beşiği
--reklam--
Gözlerin Fısıltısı Alıntıları - Sözleri
- Keşke bilseydim ne yarar var Kalabalıklarda ve yığınlarda, Kavgada, gürültüde, Tepkide ve de tartışmada?
- Bana ney ver sen de şarkı söyle Çünkü şarkı sonsuz bir bedendir Neyin iniltisi daha kalıcıdır Hem mumyadan hem çürümüş cesetten
- Çiçek hırsızı kınanır horlanır, Tarla hırsızı kahramandır her yerde; Beden katilinin ölümdür cezası, Ruh katili yakalanmaz hiçbir yerde.
- kalbimde günler eşitlendi sabahıyla akşamıyla hayat dengelendi nimetiyle felaketiyle ha bahar gelmiş ha kış bastırmış fark etmez ümitsizlerin feryadında kaygısızların gülüşünde
- Yarın aşacağım İşitme ve görme sınırlarını Anlayacağım öykümdeki gizli başlangıcı Hiçbir yıldız yok ki patikam yer almasın Hiçbir toprak yok ki ayak izim olmasın Kaderin içinde bir kader vardır Eceller içinde bir ecel vardır Kaderlerin birleşmesinde kaderim vardır Yarın dünüm yok ki yarın diye bileyim Sildi onu "şimdi" Kelime ve düşüncelerimden.
- Çiçek hırsızı kınanır horlanır, Tarla hırsızı kahramandır her yerde; Beden katilinin ölümdür cezası, Ruh katili yakalanmaz hiçbir yerde.
- Insanlar kul köledir hep baş eğmeyene
- Bizler hepimiz Umut ekiyoruz biçmeden
- Bırak insanları insanlarla, Denizi ölçsün kaseyle Düşünceye de ki: kalp, Taşan engin bir denizdir, Vurulmaz bir ölçeğe
- Insanların adaleti kar misali erir güneşte
- “sarayları boş ver selam ver kabirlere asırlarca dünyayı dolaş dönen kabirleriyiz ya biz bu dünyanın!”
- Bana kalplerden bahset! Dün kalp idiler, bugünse toprak!
--reklam--
Gözlerin Fısıltısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Gözlerin Fısıltısı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mihail Nuayme - Gözlerin Fısıltısı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Gözlerin Fısıltısı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mihail Nuayme Kimdir?
12 Ekim 1889 yılında Lübnan'ın Biskintah köyünde dünyaya gelir. Biri kız olmak üzere altı kardeşin üçüncüsü olan Nuayme altı yaşında iken köyündeki bir okula başlar. Burada bir sene okuduktan sonra yine köyünde Ruslar'a ait bir okula girer. Gösterdiği başarı üzerini okul idaresi tarafından yine Ruslar'a ait öğretmen okuluna gönderilir. Eğitim süresi altı yıl olan bu okulda dördüncü sınıftayken okul yönetimi, öğrenimine devam etmek üzere kendisini Rusya'ya gönderir.
1912 yılında girdiği Washington Üniversitesi'nden hukuk ve edebiyat diploması alarak mezun olur. Üniversite'den sonra Lübnan'a dönmek istese de Birinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle 1918'de orduya katılır. Kısa bir süre sonra Fransa'ya gönderilir ve 1919 yılında terhis olur. Bu arada Göç Edebiyatı'nın önemli simalarından Cibran Halil Cibran, Necib Arıza, 11ya Ebu Mâzî ile bağlantı kurarak bu edebiyatın sesi olan er-Rabitatü'l-Kalemiyye'nin kuruluşuna katılır. 1931 yılma kadar bu kuruluşun danışmanlığını yapar. O sene kuruluş Cibran'ın ölümüyle kapanır ve Nuayme Lübnan'a döner. 1988 yılında hayata gözlerini yumar.
Amerika'da bulunduğu 21 yıl gibi uzun bir sürede tiyatro dilinin problemlerini çözmede büyük katkı sağlayan el-Âbâ ve'l-Benun ve el-Ğırbal eserleri dışında hiç bir eser kaleme almaz. Çocukluğundan beri varlık ve yokluk problemi üzerinde düşünen Nuayme varoluş gerçeğine ulaşabilmek için maddî duyumların ötesine geçilmesinin gerekliliğine inanır. Nuayme, düzenli, muhafazakâr, en önemlisi gerçekçi bir kişi ve edebiyatta yenilikçilik taraftarıydı. Eleştiri alanındaki başarı ve hizmetleri inkâr edilemez olan Nuayme'nin hikaye alanında Araplar'ın Maupassant'ı kabul edilmektedir.
Nuayme'nin eserlerinden bir kısmı şunlardır: el-Âbâ ve'l-Benûn (1917), el-Ğırbal (1923), el-Merahil (1932), Zadü'l-Mead (1936), el-Beyadir (1945), Müzçkkeratü'l-Arkaş (1917-1947), Ekâbir (1956), Mirdad, Kâne Ma Kâne (1960), Cibran Halil Cibran, el-Ğırbalü'l-Cedid (1978)
Kitapları:
GÖZLERİN FISILTISI VE KAFİLELER
KALK SON GÜNÜNE VEDA ET
KENDİNİ ARAYAN ADAM / ARKAŞ'IN GÜNLÜĞÜ
MİRDÂD / KUNDAKTAKİ ERMİŞ
--reklam--
Mihail Nuayme Kitapları - Eserleri
- Kendini Arayan Adam
- Mirdad
- Kalk Son Gününe Veda Et
- Gözlerin Fısıltısı
- Ey İnsanoğlu
- Geçmişten Günümüze Putlar
- Kısır ve Diğer Öyküler
- Tanrıya Dönüş Azığı
- Çağdaş Putlar
- Geçitteki Asma
--reklam--
Mihail Nuayme Alıntıları - Sözleri
- "Bir günde yüzünü defalarca yıkadığı halde kalbini yılda bir kez olsun yıkamayana hayret ediyorum." (Geçitteki Asma)
- Bırak insanları insanlarla, Denizi ölçsün kaseyle Düşünceye de ki: kalp, Taşan engin bir denizdir, Vurulmaz bir ölçeğe (Gözlerin Fısıltısı)
- Sabır ve Sessizlik herşeyi elde eder. (Kendini Arayan Adam)
- "İnsanın bilgiye olan açlığının sınırı yoktur. Dünyadaki gizemlerin de sonu yoktur..." (Kalk Son Gününe Veda Et)
- Bu dünyada takva sahibi olduklarını iddia edip başlarına bir musibet geldiği vakit, "O, Allah'ın bir sınamasıdır" diyenler de var. Oysa bütün insanlar gibi onlar da Allah'ın sınamacı değil de öğretici olduğunu unutmuşlardır. O, ancak sınamanın neticesini bilmeyenleri sınar. (Kendini Arayan Adam)
- Amaçsız ve anlamsız bir takım sözlerden öteye geçmeyen ibadet ise sadece dudakların yaptığı bir ibadettir ki böylesi ibadetlerde hiçbir fikir, duygu ve gönül bağı olmadığı gibi en ufak bir bedeni fedakarlığa da rastlanmaz. Korkarım ki son olarak bahsettiğimiz bu ibadet türü, ezeli ve ebedi, her yerde hazır ve nazır olan, her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen bir tek ilaha ibadet ettiğini iddia edenler arasında en yaygın ibadet türü haline gelmiştir. Bu kişiler en samimi ibadetlerini, sayıları çok fazla olan putlarına saklarlar... (Geçmişten Günümüze Putlar)
- Sabret! Çünkü sabır ve sessizlik her şeyi elde eder. (Kendini Arayan Adam)
- Dua ettiğiniz vakit, ilk önce anlayış ruhumu isteyin. (Mirdad)
- "Sevginin de bağışlama gibi bir sınırı yoktur." (Geçitteki Asma)
- Gözlerim açık, ama kalbim kapalıydı. Sanki bir şeyi arayan, fakat neyi ve nerede aradığını bilemeyen birisiydim. (Kendini Arayan Adam)
- Insanların adaleti kar misali erir güneşte (Gözlerin Fısıltısı)
- Çiçek hırsızı kınanır horlanır, Tarla hırsızı kahramandır her yerde; Beden katilinin ölümdür cezası, Ruh katili yakalanmaz hiçbir yerde. (Gözlerin Fısıltısı)
- "Mevsimlerin en hayırlısı, içinde bulunduğun mevsimdir. Öne veya arkaya dönmenin sana bir faydası olmaz." (Geçitteki Asma)
- "Felaketi beklemek, gerçekleşmesinden daha korkunçtur." (Geçitteki Asma)
- "Kişiliğimin senin gözünde beş para etmediğini, bedenimin ve ruhumun senin ellerinde bir ekim aleti olmaktan başka bir değeri olmadığını düşündüğümde kendim için ölümü istiyordum. Sen bunu anlamazsın, sen kadının bir insan olduğunu, çocuklarından bağımsız kendine göre değeri bulunduğunu şimdiye kadar anlamadın... ben seni yaşamımın tamamlayıcısı olarak gördüm, fakat senin yaşamın benimle tamamlanmadı aksine başka şeyler de istedi, işte bu idi bana acı veren, kalbimi yaralayan." (Kısır ve Diğer Öyküler)
- Güneş bir sihirdir; milyonlarca yıldır tutuşuyor ama hala yanmış değil. (Ey İnsanoğlu)
- "Dil yemeğin tadını alıyor, ne oluyor da sözün tadını almıyor?" (Geçitteki Asma)
- Raman di cîyekî namîne, raman wek bayekî ye..." (Kendini Arayan Adam)
- "Barış, kendini savunmak için silah taşıyan son askeri öldürmedikçe yeryüzünde barış olmayacaktır." (Geçitteki Asma)
- "Dünya, atalarımıza şunu şunu borçludur." Sanki dünya bir gün borç aldı da ödemedi. Yahut dünyanın işi onun atalarına borç vermek veya onlardan borç almak. İsa ' nın Yahudi bir kadından doğmuş olmasında, Yahudilerin hangi şeref payesi olabilir? Eğer bir şeref varsa, bu da, İsa' yı yeryüzünde ruhları hidayete susamış tüm insanlara rehber kılmak için, o ' na Yahudi bir anne seçen gücün şerefidir. (Çağdaş Putlar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin