Kitap Künyesi

Yazar: Esra van der Wiel

Yayın Evi: Epsilon Yayınları

İSBN: 9789944829830

Sayfa Sayısı: 448

--reklam--

Güneş Çavması 2 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Eskiden... Çok eskiden... İnsanlar kavganın varlığından habersizken... Her yerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken... Para icat olmamışken... Fakir ya da zengin yokken... Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken... Ormanlar neşeli, sular berrakken... İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken... Dünya sevgiden ibaretken...

Yani hayat basitken, doğum kadar sevilirmiş ölüm... Doğum gibi parçasıymış hayatın... Ve doğum gibi kabul edilirmiş... Gülümseyerek...

Ölüm, saklanmazmış o zamanlar...

İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren, güzel mi güzel, huzurlu mu huzurlu, çiçek kokulu bir ışıkmış... Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış... Ve herkes bu ışığı görürmüş...

İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar...

Güneş Çavması... Düşmüşken ve düşsüzken yokluğa meydan okuyanların... Dünyayı yıldızlardan dinleyenlerin... Kalbi dellenip delirirken insanlığı bütün olanların... Bir nefes fesleğene ihtiyaç duyanların... Zorluk vaktinde nazının geçtiği maziye sığınanların... Maviyle yeşili bölüşüp bahar olanların... Uzak hatıraların yakınına düşenlerin... Yağmuru anlayanların... Aynaya bakınca kendini bulabilenlerin... Aşkı kimsesiz bırakmayanların hikâyesi…

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Güneş Çavması 2 Alıntıları - Sözleri

  • İnsanın mutluluktan vazgeçtiği bir hayat, hayat mıdır?
  • Ağlamadı. Ağlamadan dağılmanın ne olduğunu anladı.
  • Bu nasıl bir ömür yangınıdır Lal? Benden önce kimdeydi bu acı? Kimi kimsesi yok mu bunun? Yuvalandı içime bir türlü gitmiyor...
  • Çünkü insan dünü düşünerek yarını iptal ederken bugünü de imha etmektedir aslında. Bugün! Şu an! Elinde! Tek gerçek zaman ama onu insan hiç yaşamaz. Ve hep böyle olur. Yalan mı?
  • Birçok şey oldu, insan değişiyor elbette. Bazı şeyler, insanın kendisiyle, hayatıyla yüzleşmesini sağlıyor. İnsanın kendisiyle yüzleşmesi de hiç kolay değilmiş.
  • mavi benden yeşil senden hadi bahar olalım
  • Portakal çiçeklerine saklanmasaydı bahar ve gittiğim her yere benden önce varmasaydı hatıralar...
  • Saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben Endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben Bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben Sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden
  • Eskiden... Çok eskiden... İİnsanlar kavganın varlığından habersizken... Heryerde mutlak barış ve huzur hüküm sürerken... Para icat olmamışken... Fakir ya da zengin yokken... Aynalar insanları çirkin veya güzel diye ayırmazken... Ormanlar neşeli, sular berrakken... İnsanlar tohuma baktığında ağacı hissederken... Dünya sevgiden ibaretken... Yani hayat basitken, doğum kadar sevilirmiş ölüm... Doğum gibiparçasıymış hayatın... Ve doğum gibi kabul edilirmiş... Gülümseyerek... Ölümi saklanmazmış o zamanlar... İnsanı bu dünyadan alıp başka yere götüren, güzel mi güzel, huzurlu mu hururlu, çiçek kokulu bir ışıkmış... Kime gitse gülümsemeyle karşılanırmış... Ve herkes bu ışığı görürmüş... İnsanların gülümseyerek öldüğü zamanlar... O zamanlar... Hırs yok... Kıskançlık yok... Her şey açık... Kapılar açık... Gönüller açıkmış... Böyle olunca... İnsanlar da mutlulukla yaşarlarmış... Tıpkı bir kelebeğin neden benim ömrüm bir kuştan daha kısa diye sormadığı gibi insanlar da neden ölüm şuna şu zamanda geliyor da buna bu zamanda geliyor diye sormazmış... Herkes ölümü görünce gülümser ve hoş geldin dermiş... Sonra... İnsanlar değişmeye başlamış... Kavga icat olmuş... para icat olmuş... İnsanlar fakir ve zengin diye ayrılmaya başlamış... Ormanların neşesi kaçmayai sulardaki berraklık yok olmaya başlamış... İnsanlar tohuma baktığında ağaç akıllarına bile gelmiyormuş artık... Dünyayı hırs bürümüş... Herkes yaşamayı bırakmış ve korkulara teslim olmuş... Ve ölüm görmüş ki çiçekli ışığı gören insanlar artık yok... Kime gitse bir endişe... Kime gitse bir telaş.. Kime gitse yüzü asık... Ölüm görmüş ki çiçekli ışığa hoş gelddin diyen insanlar yok artık... Üstelik sadece kendisinin bildiği, insanları alıp gittiği yerle ilgili birçok hikaye duymaya başlamış... Para kadar gerçek hikayeler... Bakmış ki insanlar artıkne parasız ne savaşsız ne de korkmadan yaşayabiliyorlar... Bir süre beklemiş... Heyhat! Çiçekli ışığa gülümseyen çok az insan kalmış... Tek tük senecek kadar az... Tam aksine çoğu insan, ölüm geldiğinde üzülmeye, ağlamaya başlamış... Ve ölüm demiş ki: Sevgisiz kaldım... Bir gülümsemeyi esirgediler benden... Saklanacağım... Sevgisizlik herkesi ve her şeyi saklanmaya ittiğinden, ölümün de başka çaresi kalmamış... Saklanmış... O zamandan sonra hep saklanarak gelmiş... Bir daha ölümü, gelirken gören olmamış ama gerçekten yaşayan insanlara görünmeye devam etmiş... ....Sonrası yok.....
  • ...benim sevgimin bu olanlarla ilgisi yok. O bende... O senin şekil verebileceğin bir şey değil. İki insan sadece ilişkiye şekil verebilir, duyguya değil.
  • Bana göre saygı ,sevmek yerine nefret etmeyi huy edinmiş modern insan uydurması.
  • İnsan ve istekleri... Demek ki aslında acı veren özlemenin kendisi değil! Yani şunu isterim yapamam, bunu isterim yapamam... istediğim olmadı diye de acı duyarım. Demek ki insana acı veren istekleridir.
  • Hiçbir hayvan ,insan kadar şahane ve derin uyuyamaz!
  • İnsanın kafası, içinde açan çiçeklerin kokusunu lağım kokusu gibi gösterecek binbir öğretiyle doluysa, bu mücadele kim için kolay olabilirdi ki?
  • Kolay mı? aynaya bakınca kendini bulamayınca...

--reklam--

Güneş Çavması 2 İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Güneş Çavması: Esra Van der Wiel'in @esravanderwiel kaleminden @gunescavmasi 2.kitabı ile geldim. Foça'da bıraktığımız şeker tadındaki hikayemize kaldığımız yerden devam ediyoruz bu kitapla. Yine duygu yüklü, yine bambaşka, yine sımsıcak ve yine Mecnun... Bir ara verdik Mecnun Ece'ye Ece Mecnun'a vuruldu iyi mi? . Kalemin kağıda aşkını öyle çok hissediyorsunuz ki bu kitabı okurken. İnanın kitaplar kalın olmasına rağmen hiç bitmesin istedim. . Yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve her biri bir hayat dersiydi aslında, hayata bakış açısıydı. Biliyorum ki, okuyanı çok etkileyecek bir kitap GÜNEŞ ÇAVMASI ve ben bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Bekleten arkadaşlar bence biran önce bu duygu seline kapılın isterim. . @kuzeyisigiyayinlari 'ndan okuduğum 5.kitap ve gerçekten her anlamda başarılı bir yayınevi. Yayınevinin kitaplarını okuduğunuzda siz de bu farkı fazlasıyla hissedeceksiniz. (Elif)

Kitaptaki karakterler çok güzel. Karakterlerin arasındaki bağlar, onların sohbetleri, hayata, olaylara farklı açıdan bakışları olsun çok hoştu. Sanki tüm karakterlerle teker teker tanışmış ve arkadaş olmuş gibiyim. Mecnun'a arada sinir olsam da sanırım favori karakterim o oldu. Mutlu olmayı biliyor. Handan da öyle. Handan, Güneş'ini kaybetse bile yeniden başlıyor ve hayatında daha sonrasında bana göre çok güzel şeyler oluyor. Kitapta bu güzellikleri anlatıyor, kişiler olsun, olaylar olsun. Kitaptaki her karakterin insana güzel şeyler katabileceğini düşünüyorum. Okumanızı tavsiye ederim. (Ebru)

Ne desem az.. ne desem yalın.. o son sayfada yaşadığım binbir duygu,her sayfada yaşadığım tüylerimi diken diken eden farkındalık.. Günluk hayatımda bile yaşatmaya devam ettiğim karakterler artık benimle birlikte yaşıyor.. Bu kitap hiç bitmese, ömür boyu devam etse ve bana yarenlik etse ne iyi olur diye düşündüğüm bir kitap oldu. Iyi ki de oldu. Sevgili Esra van der Wiel kaleminize sağlık.. (Hemsirebianne)

--reklam--

Güneş Çavması 2 PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Esra van der Wiel - Güneş Çavması 2 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Güneş Çavması 2 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Esra van der Wiel Kimdir?

Esra van der Wiel, Güneş Çavması 1 kitabının ilk baskılarını, Dünya varmış takma adıyla yayınlamış.

--reklam--

Esra van der Wiel Kitapları - Eserleri

  • Güneş Çavması
  • Güneş Çavması 2
  • Sonsuz Küçük
  • Yangın ve Saklambaç

--reklam--

Esra van der Wiel Alıntıları - Sözleri

  • Bir insan, bir köpek, kedi ya da çokça emek verilmiş bir bahçe, fark etmez, diye düşündü: İnsan sevgiyle yıkandığı bir ilişkiyi kaybettikten sonra, kendini tanımlamakta zorluk çekiyor ve hayatın neresine nasıl ilişeceğini şaşırıyor. (Sonsuz Küçük)
  • Ağlamadı. Ağlamadan dağılmanın ne olduğunu anladı. (Güneş Çavması 2)
  • ...benim sevgimin bu olanlarla ilgisi yok. O bende... O senin şekil verebileceğin bir şey değil. İki insan sadece ilişkiye şekil verebilir, duyguya değil. (Güneş Çavması 2)
  • Bu nasıl bir ömür yangınıdır Lal? Benden önce kimdeydi bu acı? Kimi kimsesi yok mu bunun? Yuvalandı içime bir türlü gitmiyor... (Güneş Çavması 2)
  • Hiçbir hayvan ,insan kadar şahane ve derin uyuyamaz! (Güneş Çavması 2)
  • kalbi üşüyene aşk, ömrü üşüyene dost olsun! (Güneş Çavması)
  • Kolay mı? aynaya bakınca kendini bulamayınca... (Güneş Çavması 2)
  • Kafesini kıramayan can Çıkamaz gerçeğin yoluna... (Yangın ve Saklambaç)
  • ...keder ve gerginlik hissettim çoğunlukla, haksız bir durumun içinde olduğumu hissettim.Çok üzüldüğüm zamanlar oldu. Anlaşılmayı bekledim. Sanırım en çok anlaşılmamak üzüyor insanı... (Sonsuz Küçük)
  • Kendi gibi olmayan herkes için üzülmeliyiz... Bizden bir şey alsalar da... Çalsalar da... Çünkü bunu ancak bir kere yapabilirler... (Güneş Çavması)
  • Siz... yani insanlar,stres ve kederlerinizle gökyüzünü miskinleştirip karartabilir,toprakları kurutabilirsiniz.Hayattasınız ama yasayan varlıklar değil,endişe ve hamal mallarısınız. Bizde işte tam ‘şu anı’ parlatıp ışıldamıyoruz ki oraya gelin. Orası hayat. Orada her şey mümkün,her şey güzel! (Sonsuz Küçük)
  • Birçok şey oldu, insan değişiyor elbette. Bazı şeyler, insanın kendisiyle, hayatıyla yüzleşmesini sağlıyor. İnsanın kendisiyle yüzleşmesi de hiç kolay değilmiş. (Güneş Çavması 2)
  • Goethe tavsiyesi: İnsan her gün bir parça müzik dinlemeli,iyi bir şiir okumalı,güzel bir tablo görmeli ve mümkünse birkaç mantıklı cümle söylemelidir. (Sonsuz Küçük)
  • İnsan ve istekleri... Demek ki aslında acı veren özlemenin kendisi değil! Yani şunu isterim yapamam, bunu isterim yapamam... istediğim olmadı diye de acı duyarım. Demek ki insana acı veren istekleridir. (Güneş Çavması 2)
  • Geceyi getiren ve götüren semanın aynı olmadığını öğrendiğinde, anlayacaksın yalnızlığın da kimsesizlik olmadığını... (Yangın ve Saklambaç)
  • İnsan,sevgiyle yıkandığı bir ilişkiyi kaybettikten sonra,kendini tanımlamakta zorluk çekiyor ve hayatın neresine nasıl ilişeceğini şaşırıyor (Sonsuz Küçük)
  • Bana göre saygı ,sevmek yerine nefret etmeyi huy edinmiş modern insan uydurması. (Güneş Çavması 2)
  • Hayat bu! Kimi seyreder var gücüyle, kimi yaşar var düşüyle.... (Güneş Çavması)
  • “Bir insan olduğu gibi olmalıdır, başkalarına hoş görünmek için kendimizi değiştiriyorsak bu sahtekarlığa girer, sence de öyle değil mi?” (Güneş Çavması)
  • Çünkü insan dünü düşünerek yarını iptal ederken bugünü de imha etmektedir aslında. Bugün! Şu an! Elinde! Tek gerçek zaman ama onu insan hiç yaşamaz. Ve hep böyle olur. Yalan mı? (Güneş Çavması 2)