Kitap Künyesi

Yazar: Buket Uzuner

Yayın Evi: Everest Yayınları

İSBN: 9789752890602

Sayfa Sayısı: 116

--reklam--

Güneş Yiyen Çingene Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Güneş Yiyen Çingene, Türk öykü sanatına zengin düşgücü, dinamik ve şaşırtıcı üslûbuyla yepyeni bir renk katan Buket Uzuner'in dokuz öyküsünden oluşuyor.

'Genç, modern ve kentli' diye tanımlanan anlatımıyla Buket Uzuner bu kitabında 'gülmek ve düşlemek' eylemlerini ciddiye almamızı öneriyor. Güneş Yiyen çingene, "Erişilmeyecek hiçbir şey yoktur, çünkü aslında her şey insanın kafasındadır. Güneş bile erişemez değil artık!" diyor.

Ve her zamanki gibi bütün bunları özgün kara mizah ve güler yüzlü ciddiyet renkleriyle anlatıyor Buket Uzuner.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Güneş Yiyen Çingene Alıntıları - Sözleri

  • Güzel bir kadına rastlamak insanı etkiler,ama aynı güzel kadına onun en diri,hareketli ve zincirlerinden boşanmış halinde rastlarsanız,çarpılırsınız.
  • Düşmekten korkmadan yükselmek ne güzeldir!
  • Düş kırıklıkları için antibiyotik yapılamıyor..
  • “ Özgür olmak aydınlıksa sevgilim bütün karanlıklara savaş bütün özgürlüklere barış sevgilim ama iç aydınlığımızı ilan edelim. “
  • "Bu çok doğal ve güzel şey kızım,bütün kızlar böylece büyür kadın olurlar.Bu,insanın içini temizler." Peki oğlanlarda erkek olmak için kanarlar mı? "Hayır canım." Demek ki erkekler kirli kalıyor...
  • Başka dereler bulmalısın. Kuruyan her dere akan bir dereye götürmeli seni ve daima akan bir dere...
  • Değil mi ki edebiyat mitosla başlar , mitosla devam eder .”
  • Aşk günlük hayatın bayağılıklarına bulaştırılmadan ve eskitilmeden daha canlı ve uzun yaşar.
  • Sevdiği kadını görmek için bir haftalığına geldiği Paris'ten ayrılıyordu, sevdiği diğer kadına gitmek için...Hayat bir gidiş gelişmidir yoksa? Birgün bir yerlerde buluşmak üzere...
  • Birisi çıkıp durdurmalı bu deliyi, birisi yok etmeli bu manyağı! Neden pek çoğumuz sessiz kaldı bu adamın yükselişine? Yalnızca korku mu? Hepimiz bu sessizlikle desteklemedik mi onu ve faşizmi?
  • “ Çünkü ne olursa olsun her akıllı kadın ille de kendi olmak ister. “
  • “Birisi çıkıp durdurmalı bu deliyi! Birisi yok etmeli bu manyağı! Neden çoğumuz sessiz kaldı bu adamın yükselişine? Aslında hepimiz bu sessizliğimizle desteklemedik mi onu ve faşizmi? Lanet olsun sana, lanet olsun ki, kimse ilgisiz ve sessiz kalmasın bundan böyle!”
  • “ Düşmekten korkmadan yükselmek ne güzeldir. “
  • “ Hiçkimse aramıza giremeyecek kadar birbirimizle doluyuz. “
  • Tanrım, neden kendimizi aynada olduğumuz gibi değil de, olmak istediğimiz gibi görürüz?

--reklam--

Güneş Yiyen Çingene İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Güneş Yiyen Çingene, Türk öykü sanatına zengin düşgücü, dinamik ve şaşırtıcı üslubuyla yepyeni bir renk katan Buket Uzuner'in dokuz öyküsünden oluşuyor. 'Genç, modern ve kentli' diye tanımlanan anlatımıyla Buket Uzuner, bu kitabında 'gülmek ve düşlemek' eylemlerini ciddiye almamızı öneriyor. Güneş Yiyen Çingene, "Erişilmeyecek hiçbir şey yoktur, çünkü aslında her şey insanın kafasındadır. Güneş bile erişilmez değil artık!" diyor. Ve her zamanki gibi bütün bunları özgün kara mizah ve güleryüzlü ciddiyet renkleriyle anlatıyor Buket Uzuner. (Hakan Arıkan)

Her kitabı okumanın bir zamanı oldugunu dusunenlerdenim (bu kitabi tahminim 20-22 sene once okumusumdur.), ve kitaplıgimdan bana o kadar yil sonra göz kirpti. Bana gore degisik bir oyku derlemesi ve dili degisik geldi o kadar yildir Buket Uzuner okumadigimdan ama yuzume tokat gibi carpan cumleleri oldu...kisaca begendigim degisik bir tecrube oldu. (1Gezer10kur)

Kitap Küçük hikayelerden oluşuyor. Her hikayenin bıraktığı keyif farklı oluyor. Siz konusu Buket Uzuner olunca meraklısına tavsiye etmemek elde değil. Okumak isteyen okuduğu gibi keyfini de kendine göre alır (Okuyan Bulut)

--reklam--

Kitabın Yazarı Buket Uzuner Kimdir?

Biyoloji ve Çevre Bilimi eğitimi alan Uzuner, Türkiye' de Hacettepe Üniversitesi ve ODTÜ' de, ayrıca Norveç, ABD ve Finlandiya'daki üniversitelerde çalışmalarda bulundu. Kitapları 1992'den bu yana Türkiye'de Ulusal En İyi Satış listelerinde yer almaktadır ve dört ayrı dilde yayımlanmıştır. Remzi Kitabevi için yabancı edebi yayımlar konusunda editörlük yaptı ve şu anda Alfa-Everest Yayınları için yabancı edebi yayımlar konusunda edebi danışmanlık yapmaktadır.

Balık İzlerinin Sesi romanı ile 1993 yılında Yunus Nadi Roman Ödülü' ne layık görülen Uzuner, Kumral Ada Mavi Tuna romanı ile 1998 yılında İstanbul Üniversitesi Yılın Romanı ödülünü aldı. Son dönemde Kumral Ada Mavi Tuna adlı romanı, Mediterranean Waltz adı ile İtalya, Yunanistan ve İsrail'de yayımlandı. Ayrıca İngiltere'de kısa öykülerden oluşan A Cup of Turkish Coffee adlı kitabı yayımlandı.

1996 yılında University of Iowa tarafından onursal akademisyen yazar seçildi.

Kuzey Afrika, Kuzey Amerika ve Avrupa'da uzun yıllar geçiren Buket Uzuner, şimdi İstanbul'da yaşamaktadır.

--reklam--

Buket Uzuner Kitapları - Eserleri

  • Kumral Ada Mavi Tuna
  • Uzun Beyaz Bulut Gelibolu
  • İki Yeşil Susamuru
  • Su
  • Toprak
  • Hava

--reklam--

  • İstanbullular
  • Balık İzlerinin Sesi
  • Ayın En Çıplak Günü
  • Yolda
  • Güneş Yiyen Çingene
  • Benim Adım Mayıs
  • Karayel Hüznü

--reklam--

  • Şiirin Kızkardeşi Öykü
  • Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları
  • Yazın Öyküleri
  • Şairler Şehri
  • Ah Bir Kedi Olsam!
  • Şehir Romantiğinin Günlüğü
  • Selin ve Cem'le Yolculuklar

--reklam--

  • Gümüş Yaz, Gümüş Kız
  • New York Seyir Defteri
  • Bir Yılbaşı Hikayesi
  • İstanbullular
  • Benim Adım İstanbul
  • Buket Uzuner Gezi Kitaplığı (3 Kitap)
  • I Am Istanbul

--reklam--

  • Istanbul Blues
  • Earth

--reklam--

Buket Uzuner Alıntıları - Sözleri

  • "kopan bir ipe, sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. ama ipe her dokunuşunuzda, canınızı acıtan tek nokta, yine o düğümdür." (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
  • Bilirsiniz işte, insan kendinden bile sıkılır bir gün. Aslında insan en çok kendinden sıkılır. (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
  • Ruhumu baharla beraber saran çılgınca bir aylaklık etme tutkusu ve buna şehvetle teslim olma arzusuna karşı koymaya çalışmamdaki çelişki. (Selin ve Cem'le Yolculuklar)
  • ''İnsanoğlunun bencilliği ve şiddet tutkusu,bu küçük kasabada da peşimi bırakmamış,her yerde olduğu gibi yine canımı sıkmıştı.Bence dünyanın bütün çocukları birbirlerinin bayramını kutlamalı,eğlenmeli,gülmeli ve kardeş olmalıydı. '' (Bir Yılbaşı Hikayesi)
  • Roman yazmak ne öykü, ne deneme, ne de şiire benziyor. Roman yazmak bir doktora tezi yazmaya benzetilebilir ancak. O denli disiplinli, derli-toplu ve sistematik bir çalışma bekler roman kurgusu yazardan. Romanın başı sonu kurgu tekniği, karakter soyağacı ve kronolojisi ta başından belli olmak zorundadır. Yazar bu yol taşlarını bilmezse yolda kendisine gerekecek acil yardım malzemelerine hazırlık yapamaz. (Selin ve Cem'le Yolculuklar)
  • Böyledir ama İstanbul, özletir kendini bir aşk gibi yani… (İstanbullular)

--reklam--

  • Dünyada sabah uykusundan tatlı ne olabilirdi ki! (Ah Bir Kedi Olsam!)
  • "Ama unutma ! Sen yalnızca iyi bir evlilik yapmak üzere yetiştirilmiş bir kız değilsin." (İstanbullular)
  • Gülümsemesine hüzün bulaşmıştı. (Su)
  • Ah aşk, ne güzel ve ne soylusun! (Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları)
  • Kitapların hayatı değiştirdiği doğrudur. (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
  • Vaktinde verilmeyen sevgi bayatlar! (Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları)
  • İnsan belli deneyimlerden sonra hayal kırıklıklarına karşı bağışıklık sağlayamamışsa eğer, yıllar içinde yaralı ruhuna iyi gelen bazı ilaçlar keşfetmeye başlıyor. (Gümüş Yaz, Gümüş Kız)

--reklam--

  • Gençken okulda veya mahallede ya da ailede ve kitaplarda iyi bir yöndeşe rastlamak, hayattaki tek mucizedir. (Toprak)
  • Bazen durmak, güç toplamak için geri çekilmek ve beklemek gerekir. (Hava)
  • Vatan nedir, vatan neresidir? Anıların mı, akraba ve arkadaşların yaşadığı yer mi? Neresidir vatan? (İstanbullular)
  • ...hiçbir şey olmasa, hayata bir kez geldiğinize inanıyor ve içinizde ki ve/veya çevrenizde ki 'habaset'in sizi boğmasına artık izin vermek istemiyorsanız,yaşadığınız kenti,ülkeyi ve dünyayı keyif alınacak hale getirmenin yollarını arayın.Arayın.Tekrar arayın. (Şehir Romantiğinin Günlüğü)
  • Zannımca çok meşakatli durumlarda birbirlerine katlanabilen ve destek olan insanlar gelecekte de hakiki dost olurlar. (Uzun Beyaz Bulut Gelibolu)
  • İnsanın en korkunç sırları kendisinden sakladıklarıdır. (Yazın Öyküleri)
  • Onu ilk gördüğümde yaşantımda çok önemli bir yer tutacağını sezmiştim.Bu tıpkı, bir filmin daha ilk karesinden bütününü kavramak , sonunu tahmin etmek gibi bir duyguydu. (Kumral Ada Mavi Tuna)