Kitap Künyesi

Yazar: Konstantin Simonov

Çevirmen: Nedim Önal

Yayın Evi: Cem Yayınevi

İSBN: 9789754060928

Sayfa Sayısı: 315

--reklam--

Günler ve Geceler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Konstantin Simonov (1915-1979), II. Dünya Sava-şı'nda ordu gazetesi "Kızıl Yıldız"ın savaş muhabiri olarak görev yaptı. Gerek cephede gerek cephe gerisindeki Sovyet insanının mücadelesini gazetesine gönderdiği yazılarda dile getirdi. Simonov daha sonra bu yazı ve notlarını romanlaştırdı. 1974'te Lenin Edebiyat Ödülü'nü alan' Simonov, Günler ve Geceler'de kentin II. Dünya Savaşı tarihine "Kahraman Şehir" adıyla geçmesine neden olan "Stalingrad Savunma-sı"nı (1942) anlatır. Stalingrad'ın ev ev, sokak sokak savunulmasına tanık olan Simonov; orada yaşanan olayları, savaşanlann bazen acı bazen; sevinç yüklü upuzun gündüzlerini ve gecelerini, gazeteciliğin verdiği keskin bir gözlemcilik ve gerçekçilikle romanında yeniden yaşatmıştır.

(Arka Kapak)

--reklam--

Günler ve Geceler Alıntıları - Sözleri

  • Henüz kendilerini haklı ve güçlü sayan ama yarınki ölülerden başka bir şey olmayan insanlar...
  • Ama aşkı ne kadar coşkuyla beklemişse, o ölçüde tersi oluyordu.
  • Özlem ve acıların zamanın akışını yavaşlattığı söylenir.
  • Bir insan hiçbir zaman sonsuzluğa içtenlikle inanmaz. Her şeyin muhakkak bir sonu olduğunu düşünür.
  • Ne çok düş kuran, isteyen, düşünen, yerinen insan gömülmüştür?
  • İşte bazen korkuyorum, hiçbir şey olmayacak diye korkuyorum. Öleceğim ben ve hiçbir şey, hiçbir şey olmayacak!..
  • İnsanların hiçbir şey görmeden ölmelerine sövüyordu.
  • Şu dünyada yaşadıktan sonra insana yalın gelmeyecek, alışılmayacak hiçbir şey yok herhalde!
  • Düşünmeyi ve kendi düşünceleriyle başbaşa kalmayı severdi. Eğer bir topluluk arasında bulunuyorsa , o zaman da konuşmaktansa başkalarını dinlemeyi tercih ederdi.
  • Niçin birisi birazcık düşünceye dalacak olsa hemen onun üzüldüğünü düşünüyorsun?
  • Bir gitar bulabilirsem sana bizim oranın türkülerini söylemek istiyorum.
  • "Yemeğimizi ıhlamur ağaçları altında yiyeceğiz."
  • ... duvarda asılmış otomatik tüfeğin parıltısı, oyalarla süslenmiş yünlü, ipekli divan yastıklarının üstüne düşmeseydi, içinde bulunduğu oda bir anlığına da olsa ona barışı düşündürebilirdi.
  • "Peki, sizin aşkınız var mı? diye sordu. " Ne aşkı? " " Hiç aşık olmadınız mı yoksa? " " Aşık ha? "dedi. Gözlerini kapadı. Aşk... Acaba gerçekten hiç aşık olmamış mıydı?
  • ... kızcağız, ömrü boyunca hiç aşık olmadığı için ölümden çok fazla korktuğunu söylemişti.

--reklam--

Günler ve Geceler İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Savaş gibi bir insanlık suçu taraf tutmadan ancak bu kadar yalın ve güzel anlatılabilirdi. Kitabı okurken size anlam vermeyen her sahne sürpriz sonla daha anlamlı gelecek. Özellikle kitapların nasıl bittiğini merak eden bir okur olarak beni şaşırtabildiği için minnettarım. (Deniz ATAÇ)

Savaşın ne kadar acımasız ve insani davranışlardan uzak olduğunu öğrenmek mi evet bu kitap tamda onu anlatıyor. Neden koskaca dünyada vicdanlarımıza değil de menfaatlerimize göre yaşamayı seçiyoruz bilmiyorum. Yazar 2. Dünya harbinde Rusların savunmadan saldırıya geçtiği Stalingrad'ı anlatıyor. Bir savaş filmi izlermiş gibi oluyor ve hüzünlendirdiriyor. Ne denilebilir ki savaş hiç bir zaman iyi birşey diye anılamaz ama mevzu vatan toprağı ise tek bir ev bile o vatanın bütünü kadar kıymetli ve savunulması zorunludur. Kaç cana mal olacaksa da zorunludur. Sonuç olarak okuduğuma değdi etkili bir hikayeydi ve anlatım dili akıcı bir kitaptı. Tavsiye konusunda da merakınız varsa ve kafa dağıtmak ve farklı birşeyler arıyorum diyorsanız bir bakın derim Teşekkürler... (Erkan)

Her ne kadar ilk başları çok sıkıcı gelse de bence savaş hiç bu kadar güzel anlatılmamıştı evet savaş güzel bir şey değil ama kitap gerek çeviri olsun gerekse akıcılığı olsun cezbetti . Ve yine ilk baskı idi okuduğum (Ziyattin Göztepe)

--reklam--

Günler ve Geceler PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Konstantin Simonov - Günler ve Geceler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Günler ve Geceler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Konstantin Simonov Kimdir?

Babası Kızıl Ordu'da subay olduğundan çeşitli taşra okullarında okudu. Moskova'da yükseköğrenim görürken bir yandan da tornacılık yaptı. 1934-1939 arasında Gorki Edebiyat Enstitüsü'nde okudu. 1939'da Tüm Birlik Komünist Partisi'ne girdi. II. Dünya Savaşı'nda ordu gazetesi Kızıl Yıldız'ın savaş muhabiri olarak askerlik yaptı. Gerek cephede gerek cephe gerisindeki Sovyet insanının mücadelesini gazetesine gönderdiği yazılarda dile getirdi. Bu yazılarla Stalin Ödülü'nü kazandı. Savaştan esinlenerek milliyetçi ve devrimci görüşlere yer veren lirik ve epik şiirler yazdı. Savaştan sonra, dönemin ünlü edebiyat dergilerinden Novi Mir'in yayın yönetmenliğini üstlendi (1946-50, 1954-58) ve 1974'te Lenin Edebiyat Ödülü'nü aldı.

1975'te Türkiye'yi ziyaret eden Simonov, öldüğünde Sovyet Yazarlar Birliği'nin sekreteriydi.

--reklam--

Konstantin Simonov Kitapları - Eserleri

  • Günler ve Geceler
  • Savaşsız Yirmi Gün
  • Bir Daha Görüşmeyeceğiz
  • Albayın Aşkı
  • Silah Arkadaşları
  • Anayurdun Dumanı
  • Yaşayanlar ve Ölüler 2
  • İnsan Asker Doğmaz
  • Savaş Günleri
  • Yaşayanlar ve Ölüler 1
  • Özel Yaşam Dedikleri
  • Bugün ve Yıllar Önce

--reklam--

Konstantin Simonov Alıntıları - Sözleri

  • İstesen de istemesen de savaş şimdi herkesin hayatının bir parçasıydı! Bazılarını korkutsa bile, bazılarını cesarete getiriyordu; kimileri ise hiçbir şey olmamış gibi hayatını sürdürüyordu. (Savaşsız Yirmi Gün)
  • Bir insan hiçbir zaman sonsuzluğa içtenlikle inanmaz. Her şeyin muhakkak bir sonu olduğunu düşünür. (Günler ve Geceler)
  • Tabancasını çekti ... ..derinden fakat kesik kesik bir kaç soluk aldı ..sonra soluğunu tutup ..Tabancasını göğsüne dayadı ..tam yüreğinin üstünde ateşledi (Özel Yaşam Dedikleri)
  • Ekmek hakkımı verip tütün alıyorum. . Pamuk küspesiyle bile degistiriyorum .. Pamuk küspesi ne ki ! Çigniyorsun çiģniyorsun ağzında bir tutam pamuk kalıyor .. Karım "tütün yüzünden aç kalıp kuruyorsun" diye çıkışıyor. . ..bana "önce boğazını düşünsen daha iyi edersin " diyor .. __sonunda tüttürecek birşey olmassa ne diye düşünecekmisim boğazımı ?.. (Özel Yaşam Dedikleri)
  • yaşamın,tokmağıyla,canının istediği gibi rastgele döveceği bir örs olmaktansa insanın kendi mutluluğunu ya da mutsuzluğunu yaratan bir demirci olması daha iyi (Savaşsız Yirmi Gün)
  • Kıyı topçusunun gülleleri,kurtarıcı melekler gibi,gene tepesinden uğulduyarak geçiyordu. (Savaş Günleri)
  • Bu basit gerçeği ne kadar zor görebilmişti! (Savaş Günleri)
  • "Peki, sizin aşkınız var mı? diye sordu. " Ne aşkı? " " Hiç aşık olmadınız mı yoksa? " " Aşık ha? "dedi. Gözlerini kapadı. Aşk... Acaba gerçekten hiç aşık olmamış mıydı? (Günler ve Geceler)
  • Sizin kin dolu bir aklınız ama iyi bir kalbiniz var. (Puşkin) (Savaşsız Yirmi Gün)
  • Ne çok düş kuran, isteyen, düşünen, yerinen insan gömülmüştür? (Günler ve Geceler)
  • Ve zaman zaman düşünürüm de, bir şeyler öğrenmek istediğim kişilerin aslında benden bir şey öğrenemediklerini hissederim... (Savaşsız Yirmi Gün)
  • Kadın .. 14 yaşındayken babasının onları bırakıp gittiğini anlatmıştı .. 14 yaş! Bu öyle bir yaştır ki .. .. çocuklar hiç bir şeyi bağışlamazlar . (Özel Yaşam Dedikleri)
  • Kimisinin gözüne uyku girmezken, kimisi de taş gibi uyurdu. (Bir Daha Görüşmeyeceğiz)
  • "Tertemiz nefret " (Özel Yaşam Dedikleri)
  • Fin savaşında ilk olarak farkına vardığı bu gevşeklik salgını nereden çıkmıştı böyle? Uğruna bütün ömrünü harcadığı, canından çok sevdiği Kızılordu'nun, İşçi-Köylü Ordusu'nun şanına yakışmayan bu adamlar nereden türemişti? Yenilgiden çok yenilginin sözünü etmekten korkan, kayıp vermekten çok kayıp vermenin sorumluluğundan çekinen, hastalıklarını ancak savaşın iyileştirebilreceği ya da foyaları ancak savaşta meydana çıkacak bu insanlar kimlerdi? (Savaş Günleri)
  • Eğer birinin yaşamı bizim yaşamımızın bir parçası olmuşsa böyle bir insanın ölümü de bizim ölümümüzün bir parçası olmuştur. Biz hala sağızdır, gelgelim içimizde bir şey dirilmemek üzere ölmüştür artık. (Bir Daha Görüşmeyeceğiz)
  • İnsanların hiçbir şey görmeden ölmelerine sövüyordu. (Günler ve Geceler)
  • Hatta bu mutsuzluğunu düşüne düşüne hasta bile olmuştu. (Savaşsız Yirmi Gün)
  • Ne el üstünde taşınmaktan hoşlanırım .. Ne de "getir _götür " emri almaktan .. (Özel Yaşam Dedikleri)
  • sen otururken de koşar gibisin ... (Anayurdun Dumanı)