Kitap Künyesi
Yazar: Thomas de Quincey
Çevirmen: İsmet Birkan
Orijinal Adı: Murder Considered as One of the Fine Arts
Yayın Evi: İletişim Yayıncılık
İSBN: 9789750523069
Sayfa Sayısı: 172
--reklam--
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Karanlık bir mizah duygusuyla donattığı dehşet dolu yazılarında Thomas de Quincey cinayeti estetik bir mercekten ele alıyor.
İngiliz yaşamına damgasını vurmuş suç olayları 19. yüzyılda korku ve dehşet ile karşılansa da, bu olayları resmeden hikâyeler ve anlatılar çoğunlukla aynı kişilerin oluşturduğu bir okur kitlesince iştahla tüketiliyordu. Toplumdaki ikiyüzlülüğü fark etmekle beraber, De Quincey bu olayların cazibesine karşı koyamayanlar arasındaydı. Sanatkârane bir ifade olarak kabul ettiği cinayeti adeta bir eleştirmen gibi inceleyerek egemen ahlâk değerlerini tersyüz etmekten çekinmiyordu. John Williams’ın 1811’deki bir dizi cinayeti gibi sarsıcı olayları tüm dehşetiyle kâğıda döktüğü, 19. yüzyıl toplumunun aşırılıklarına ayna tuttuğu yazıları, kendisinden sonra gelen edebiyatı, özellikle de dedektif öyküsü türünü büyük ölçüde etkiledi.
“Tüm kusurlarına rağmen, geriye kendine özgü bir mükemmeliyete sahip, modern İngilizcede emsali olmayan pek çok eser bırakmıştır.” LESLIE STEPHEN
--reklam--
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet Alıntıları - Sözleri
- Güzel sanatların bir dalı olarak değerlendirildiği vakit, cinayetin nihai amacı, "acıma ve dehşet vasıtasıyla kalbi arındırmak."
- ... felaket saydığımız olay için üzüntülerimizi ilettikten sonra, kaçınılmaz olarak, kendimizi hiç tutmaz, olanları bir sahne gösterisi olarak değerlendirmeye koyuluruz.
- Küçük tesadüflerin nasıl da yaşam boyu izi silinmeyecek ciddi sonuçları oluyor!
- “Vahşi, devasa memnuniyetten doğan taşkınlık Korkunun kanatlarında hızla uçup Kalabalık sokaklara yayıldı: -Hissettikleri tekdüze çılgınlık Yüzünden kendine geldi açlıktan perişan olanlar, ayılıp, Sonra da öldüler neşeyle: cesetlerin arasında yalın acılarıyla yatıp Kalmış ölüler, mutlu havadisleri duydular, sonra umutla kapadılar Feri sönmüş gözlerini; yaşayanlar, evden eve bağırıp çağırıp Karşılık vererek, göklerin örtüsünü sarstılar, Sonra yankıya boğdular ürkmüş dünyayı.”
- “… zira nasıl olsa kurban ölünce, canlıyken olduğundan daha fazla mumyaya benzemeyecekti.”
- “O korku verici, kanı çekilmiş yüz hatlarından, o cam gibi donuk gözlerden kim bilir nasıl bir Medusa başı fırlamıştı ki, onlara tek bir kez bakmak bile idam hükmünün ilan edilmesine yeterli olmuştu.”
- “Dünya, baylar, genel olarak son derece kan düşkünüdür.”
- Güzel sanatlara kendini vermek insanın ahlâkını yumuşatır ve azgınlığa izin vermez
- İlk adam öldürme olayını hepiniz biliyorsunuz. Bu işi icat eden kişi ve bu sanatın babası olarak, Kabil herhalde birinci sınıf bir dahiymiş.
- Gece de inceleyin gündüz de, ama özellikle gece.
- Kusurun kendisinin de ideal veya kusursuz hali -ya da derecesi- vardır.
- Özel nedenlere dayalı gizli bir cinayet fikrini, birçok insanın birbirini kırdığı bir boğuşma alanında ayraç içine alınmış küçük bir eylem gibi tasarlamak; ince fikirli Hamlet'in trajedi içinde trajedi numarasına benziyor.
- Dünya, baylar, genel olarak son derece kan düşkünüdür; insanların bir cinayet olayından bütün istedikleri, bol bol kan dökülmesidir.
- Bir insanın öldürülmesi kadar dehşet verici, iç karartıcı ve çileden çıkarıcı ne olabilir? Bu nedenledir ki, bizim için hayat en kesin yasalarla korunmuştur; bu nedenledir ki, savaşlar nefretin konusudur. Ne var ki, gelenek, yasalardan kaçarak, savaşmadan insan öldürmenin bir yolunu bulmuş; şimdi zevkin gerekçeleri kötülük ve suçunkilerle aynı olmuş.
- Güzel sanatlara kendini vermek insanın ahlakını yumuşatır ve azgınlığa izin vermez.
--reklam--
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Estetik Açıdan Cinayet: Thomas De Quincey'in bu kitabı, katilin bir sanatçı, cinayetin bir sanat eseri olarak ele alınması gerektiğine dair denemelerinden oluşmaktadır. Bu denemeler yazarın Londra'da, Ratcliffe Yolu Cinayetleri olarak adlandırılan bir seri katil vakasından etkilenmesi ile kaleme alınmıştır. 'Hastalıklı Derecesinde Erdemli Bir Adamın Uyarıları'' adlı ilk bölüm, Blackwood's Magazine dergisine bir adamın mektubu ile başlıyor ki bu dergi aynı zamanda Thomas De Quincey'in de bu denemeleri yayınladığı dergi. Cinayete ilgi duyan, polis kayıtlarından çıkan her türlü korkunç olayı bir sanat eseriymişçesine inceleyen bir derneğin konuşmalarını ifşa eden ''erdemli ve vicdanlı'' bir okurun mektubu ile başlar kitap. Dernek üyelerinden biri şöyle der:'' Baylar.... İnsanlar artık güzel bir adam öldürme olayının bileşimine; biri öldürecek öteki ölecek olan iki salakla, bir bıçak, bir kese ve bir karanlık sokaktan daha fazla bir şeyler girmesi gerektiğinin farkına varmaya başlıyorlar.'' ki Edgar Allan Poe, pek çok cinayet ve dedektif romanları işte Thomas De Quincey'in bu denemelerinden etkilenerek gelişmiştir. Lars Von Trier The House That Jack Built filminde de yine De Quincey'den ilham almıştır. Yazılar içerisinde Kabil'den, Antik Yunan'a, Roma dönemine değin pek çok efsaneye metne, filozofa gönderme mevcuttur. Günümüzde de romanlara, filmlere konu olan ''iştah kabartan'' cinayet öykülerinin, 19. yüzyılın ilk dönemlerinde etik, ahlak değerler çerçevesinde ilk defa ele alınması açısından oldukça önemli bir eser. (selen atar)
Cinayet ve bunun güzellemesi ne kadar tezat değil mi? Belki de kitabın ilgi çekici olma nedeni isminden de geliyor. Güzel sanatlar diyince aklımıza şiir, resim gibi daha ruha hitap eden şeylerin gelmesi muhtemel. Cinayet ise ruhu parçalayan bir hezeyan. Öncelikle kitap tamamen felsefik bir doktrin şeklinde kendini okutuyor. Kovuktaki Kurbağa ve kurbağa güzellemeleri de o kadar çok geçti ki. :)) Kitabı çekilir kıldı. Alay, ironi, atıf vs. John Milton, Habil ve Kabil, Canterbury Hikayeleri ve tabi ki Kant. Üç bölüm var. Giriş kısmını daha çok beğendim. Sondeyişi biraz gereksiz buldum. Yazıldığı dönemi ve etkilediği kesimi, filmleri, kitapları ve düşünürleri düşününce 'Vay ben bunu da beğenmedim." diyemiyorum. Keşke devam kitabı niteliğindeki Suspiria da çıksa. (Ged)
Cinayet gibi korkunç bir olayın sanat yerine konduğu, katilin ise sanatçı olarak adlandırıldığı bir kitap düşünün. İşte bu o... Dehşet içindeki sahneleri bile sanki bir tabloyu açıklar gibi anlatmış yazar. Tam absürd, kara mizah yada ne demeliyim bilmiyorum. Keyif aldım. Beklentilerimi tam anlamıyla karşılamasa da yazıldığı döneme bakınca, kesinlikle ilginç bir kitap. (Thekingisnakedd)
--reklam--
Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Thomas de Quincey - Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Thomas de Quincey Kimdir?
Edgar Allan Poe'dan Charles Baudelaire'e, Aldous Huxley'den William Burroughs'a pek çok yazar ve şairi etkileyen Thomas de Quincey, bir kumaş tüccarının ikinci çocuğu olarak 1785'te Manchester'da dünyaya geldi. Bath, Winkfield ve Manchester'da eğitim gördü, ancak son okuduğu okuldan kaçarak Galler ve Londra'da sokaklarda beş parasız bir hayat sürdü. Bu dönemde yaşadıkları daha sonra İtiraflar'ında da yer alacaktı. 1804'te ailesiyle barışarak Oxford'daki Worcester Koleji'ne girdi, ancak dört yıl sonra mezun olmadan ayrıldı. Lyrical Ballads'ın hayranı olan De Quincey, Wordsworth ve Coleridge'le tanışmasının ardından onlarla dostluk kurarak aralıklı olarak şairlerin yaşadığı Lake District'teki Grasmere'de yaşadı. 1817'de bir çiftlik sahibinin kızı olan Margaret Simpson'la evlendi. Bu dönemde, henüz kolejde okurken ağrı kesici olarak kullanmaya başladığı afyona bağımlı hale gelmişti.
De Quincey, 1821'de Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları'nın (Confessions of an English Opium Eater) London Magazine'de yayımlanması ve bir yıl sonra da kitabının basılmasıyla adını duyurdu. Kitap, yazarın kişisel afyon bağımlılığı dönemi yaşantısından örnekler sunan şaşırtıcı ve gündem yaratan bir yapıt olarak, bir dehanın aşırı uyuşturucu kullanımı sonucunda beynini nasıl tahrip ettiğini ortaya koyuyordu. Bu yapıtın dışında, felsefeden tarihe, ekonomiden siyasete dek pek çok konuda makaleler ve araştırma yazıları yayımladı. Sonradan yayımlanan çalışmalarının çoğu Blackwood's gibi dergilerde yayımlandı. Bunlardan en önemlileri, 1927'de yayımlanan Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet (On Murder Considered as One of the Fine Arts) ve İtiraflar'ın devamı olan Suspiria de Profindis'ti (1945). 1834-40 yılları arasında Tait's Magazine'de yayımladığı anılarıyla Wordsworth ve diğer Lake District şairlerini çokça kızdırdı.
Karısının 1837'deki ölümünün ardından afyona artan bağımlılığının etkisiyle gittikçe daha aykırı ve yalnız bir yaşam sürmeye başladı. De Quincey, 1859'da Edinburgh'da yaşama veda etti.
--reklam--
Thomas de Quincey Kitapları - Eserleri
- Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
- Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları
- Immanuel Kant'ın Son Günleri
- İngiliz Posta Arabası
- Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet
--reklam--
Thomas de Quincey Alıntıları - Sözleri
- "Düş, kendine özgü bir yasadır." (İngiliz Posta Arabası)
- Güzel sanatlara kendini vermek insanın ahlâkını yumuşatır ve azgınlığa izin vermez (Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet)
- ... felaket saydığımız olay için üzüntülerimizi ilettikten sonra, kaçınılmaz olarak, kendimizi hiç tutmaz, olanları bir sahne gösterisi olarak değerlendirmeye koyuluruz. (Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet)
- "Bir yol umuda uzanmakta; sen ötekini seç ve sonsuza kadar ağla!" (İngiliz Posta Arabası)
- Ay tutulmasının koyu gölgesine batmamışsak da, en azından onun yarı karanlığının eteklerindeydik. (İngiliz Posta Arabası)
- Hem kendi adıma hem de başkaları için mutluluğun hasretini lüzûmundan fazla çekiyorum. (Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları)
- Dünya, baylar, genel olarak son derece kan düşkünüdür; insanların bir cinayet olayından bütün istedikleri, bol bol kan dökülmesidir. (Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet)
- Ah! keşke, halinize ağlayacak zamanımız olsa! (İngiliz Posta Arabası)
- Güzel sanatların bir dalı olarak değerlendirildiği vakit, cinayetin nihai amacı, "acıma ve dehşet vasıtasıyla kalbi arındırmak." (Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet)
- “Geçmiş tüm canlılığı ve netliğiyle çok yakına gelirken şimdiki zaman sonsuz uzaklıkların bilinmezliğine doğru gitmişti.” (Immanuel Kant'ın Son Günleri)
- Dünya, baylar, genel olarak son derece kan düşkünüdür; insanların bir cinayet olayından bütün istedikleri, bol bol kan dökülmesidir. (Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet)
- Kitaplar, komşularımdan daha zengin olduğum yegâne mülkiyet türünü teşkil eder. (Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları)
- “… zira nasıl olsa kurban ölünce, canlıyken olduğundan daha fazla mumyaya benzemeyecekti.” (Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet)
- Şu hayatta kahkahaya ve gözyaşına vesîle olan durumlar öyle iç içe geçmiş, öyle bir arada örülmüştür ki.. (Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları)
- Piskoposun daha önce hiç görmediği birinin namusuna dolaylı yollarla da olsa gölge düşürebilecek sözler sarf etmesi beni hakikaten çok sinirlendirmişti. (Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları)
- Kitaplar, komşularımdan daha zengin olduğum yegâne mülkiyet türünü teşkil eder. (Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları)
- Onun sohbet tarzı daha çok kafa dağıtma üzerine olup eğiticilik meselelerinden uzaktı. Öyle ki hem onunla tanışma fırsatı bulmuş hem de çalışmalarını incelemiş bir yabancı, bu candan ahbaplığın Soyut Felsefe'nin kurucusu olan dahiye ait olduğuna inanmakta güçlük çekebilirdi. (Immanuel Kant'ın Son Günleri)
- Güzel sanatlara kendini vermek insanın ahlakını yumuşatır ve azgınlığa izin vermez. (Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet)
- İlk adam öldürme olayını hepiniz biliyorsunuz. Bu işi icat eden kişi ve bu sanatın babası olarak, Kabil herhalde birinci sınıf bir dahiymiş. (Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet)
- Afyonu ilk kez temel bir gıdâi madde gibi kullanmaya başladığımda gayem bir keyif hali yaratmak değil, çektiğim korkunç ağrıların şiddetini azaltmaktı. (Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin İtirafları)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin