Kitap Künyesi
Yazar: Alain de Botton
Çevirmen: Zeynep Baransel
Orijinal Adı: The News: A User's Manual
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755707280
Sayfa Sayısı: 262
--reklam--
Haberler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Geleneksel toplumda dinin sahip olduğu o ayrıcalıklı konum modern toplumda haberlere aittir. Fakat her gün maruz kaldığımız bu haber bombardımanını o kadar kanıksamışızdır ki, bu kadar önemli bir şeyin etkileri üzerine pek durup düşünmeyiz. Alain de Botton, Haberler'de bu şaşırtıcı boşluğu doldurmaya çalışıyor. Çeşitli vakaları derinlemesine analize tabi tutarak sorular soruyor ve bunların cevabını arıyor: Felaket haberleri neden aslında moralimizi düzeltir? Ünlülere neden bu kadar meraklıyız? Yolsuzluk ve skandal haberleri neden bu kadar ilgi çekicidir? Uzak ülkelerde yaşanan trajediler neden bize bu kadar sıkıcı gelir? Haberler daha iyi bir insan olmamıza nasıl yardımcı olabilir?
Modern teknolojinin de etkisiyle kendimizi beş dakikada bir haberleri kontrol etmek zorunda hissettiğimiz, sabah haberle kalkıp akşam haberle yattığımız bu çağda, iç huzurumuzu korumanın, umutsuzluğa kapılmamanın ve gerçekten neyin önemli neyin önemsiz olduğunu anlamanın çok da zor olmadığını savunan de Botton'un bu son çalışması bir tür "haber kullanma kılavuzu" olarak düşünülebilir.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Haberler Alıntıları - Sözleri
- Sükunetimizi koruyabilme becerimiz, beklentilerimizin ne seviyede olduğuna bağlıdır...
- Dedikodu yapma dürtüsü ve şöhret arzusu tamamen aynı dertten kaynaklanır:Her ikisinin de nedeni yeteri kadar ilgi görmemiş olmaktır. Aslında ünlüler-her ne kadar çok daha büyük bir sahnede ve ölçülerde olsa da-hepimizin boğuştuğu o sorunun, yani görmezden gelinme sorununun üstesinden gelmeye çabalamaktadırlar sadece.
- Başkalarının başarısız olmasına ihtiyaç duymamızın ve attıkları yanlış adımlar hakkında dedikodu yapmaktan zevk almamızın nedeni aslında son derece hazindir. Çünkü yeterince ilgi görmediğimiz için biz de öfkeden kudururuz - ve dolayısıyla bizi bu hakkımızdan mahrum eder gibi görünen kişileri cezalandırarak teselli bulmaya çalışırız. Hayal kırıklığıyla son bulmuş emellerimiz, bizi başkalarının da başarısızlığa uğramasına ihtiyaç duyan başarısız insanlara dönüştürür.
- Doğa hepimize haddimizi bildirir. Başka birinin bize kendimizi değersiz hissettirmesi hiç hoşumuza gitmez, ama özümüzde bir hiç olduğumuzun bizden çok daha büyük bir güç tarafından bildirilmesi asla küçük düşürücü değildir. Yorucu bir şekilde kendilerine yapılan en küçük saygısızlığın farkına varan ve sahip olduğu avantajları daimi olarak başkalarınınkiyle karşılaştırmaya meyilli olan egolarımız, insanların hiçbir şekilde sahip olamayacağı cinsten güçlerin en sonunda burnumuzu sürttüğünü görerek bir tür huzura bile erebilir.
- Her ne kadar öfke herhangi bir duruma gösterilen karamsar bir tepki gibi görünse de, aslında özünde dünyanın şimdiki halinden daha iyi olabileceğine dair bir umudun varlığının göstergesidir. Ev anahtarını her kaybettiğinde yaygarayı koparan adam, anahtarların asla ortadan kaybolmadığı bir evrene duyduğu güzel ama fevri inancı açığa vurur. Bir politikacı seçim vaatlerini her yerine getirmediğinde küplere binen bir kadın, seçimlerin kandırmaca içermediğine dair tehlikeli derecede ütopik bir inanç sergiler.
- İşlenen suçlara düşkünlüğümüz, o suçları asla işlemeyeceğimizden emin olmak için sarf ettiğimiz bilinçdışı bir gayretin parçası olabilir.
- Resmi eğitimimiz bitince, haberler öğretmenimiz olur.Kamusal hayatın havasını belirleyen ve kendi duvarlarımızın ötesindeki toplumla ilgili izlenimlerimizi şekillendiren tek önemli güç odur. Devrimcilerin gayet iyi bildiği üzere, bir ülkenin kafa yapısını değiştirmek istiyorsanız, işe bir sanat galerisine, eğitim departmanına ya da tanınmış romancıların evlerine giderek başlamalısınız;tanklarınızı doğrudan sürmeniz gereken yer, politikanın sinir sistemini oluşturan haberler merkez ofisidir.
- Belki de insan özünde gerçekten yüzeyseldir ve sorumsuz bir vatandaştır.
- °•İşlenen suçlara düşkünlüğümüz, o suçları asla işlemeyeceğimizden emin olmak için sarf ettiğimiz bilinçdışı bir gayretin parçası olabilir.•°
- °•Peki insanoğlunun ıslahında kullanılabilecek en faydalı araç onu rezil etmek midir gerçekten? ︎Kötü insanların kabahatleriyle ilgili haberlerin çok büyük kısmı, suç ve sahtekarlıklarla ilgili tüm haberlerin esas dayanak noktası olması gereken tek hedeften, yani bir ulusun gelişmesine yardımcı olmak sevdasından şaşırtıcı bir biçimde yoksun görünür. Bu tip haberler, ağlarına düşürdükleri kurbanlarını dört bir yandan kuşatırken, kurumsal hayatın gelişimine herhangi bir fayda sağlamayı gözetmezler: Muhasebeciliğin, evliliklerin, üniversitelerin, göçün ya da vergi sistemlerinin daha düzgün işlemesini sağlamak gibi bir çaba içinde değildirler. Aslında tek yaptıkları bizi değişik bir tür eğlenceye davet etmektir.︎•°
- °•Dedikodu yapma dürtüsü ve şöhret arzusu tamamen aynı dertten kaynaklanır:Her ikisinin de nedeni yeteri kadar ilgi görmemiş olmaktır. Aslında ünlüler her ne kadar büyük bir sahnede ve ölçülerde olsa da hepimizin boğuştuğu o sorunun, yani görmezden gelinme sorununun üstesinden gelmeye çabalamaktadırlar sadece.°•
- Başka birinin çekmek zorunda kaldığı acının miktarının aşırlığı, kendi sorunlarımıza farklı bir bakış açısıyla yaklaşmamızı sağlar. En kıskanç ya da sinirli anlarımızda varlığını unuttuğumuz bazı temel ayrıcalıklara sahip olduğumuz için içimizi yeni bir minnet hissi kaplar. Her ne hayal kırıklığı yaşıyor olursak olalım, sonuçta bir yakınımızı araba kazasında kaybetmemişizdir veya şimdiye kadar ölümcül bir virüse yakalanmamayı başarmışızdır ve hala başımızı sokacak bir evimiz vardır.
- Artık bir dakikalık bir sükûnet ne büyük başarı sayılıyor; dikkatimiz dağılmadan uykuya dalmak ya da bir arkadaşımızla sohbet etmek nasıl da bir tür mucizeye dönüştü - ve haber girdabından bir günlüğüne olsun uzaklaşıp yağmurun ve kendi düşüncelerimizin sesi hariç hiçbir şeyi dinlememek nasıl keşişlere özgü bir disiplin gerektiriyor.
--reklam--
Haberler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Nesil fark etmeksizin haberlerden uzak kalamıyoruz. Orta yaş ve üstü, haberleri tv’den izlemeyi çokça tercih ederken; gençler sosyal medyayı haber kaynağı olarak kullanmaktalar. Peki takip edilen haberlerin günlük yaşantımızı nasıl etkilediklerini düşünüp gözlemleyebiliyor muyuz? Çoğu insan bu kadar çok habere maruz kalmasına rağmen olumlu ya da olumsuz anlamda etkileri konusunda fikir sahibi değildir. Örneğin son bir kaç günde çıkarılan KHK ve Cumhurbaşkanı kararnameleri ile ülkenin neredeyse yarısı zafer sarhoşuyken, diğer yarısı kaybetmişlik hissiyle boğuşmak zorundadır. Hegel ‘’İnsanlara yol göstermek ve en temel otorite olmak konusunda dinin yerini haberler aldığı zaman toplumlar modernleşir.’’ Demiştir. Bu düşüncenin gelişmiş ekonomilerde neredeyse gerçekleşiyor olduğunu görebiliriz. Asıl sorunsa; bu kadar gerçekle nasıl başa çıkacağımızı bilmiyor oluşumuzdur. Bu gerçekler kimi zaman şiddete yatkın, sapık, katil vb. kişlerin işlediği suçlar olmakta ve sokağa adımımızı attığımız anda vahşetin ortasına düşmüşüz gibi hissettirmekte. Haber yapılan onlarca şiddet ve kötülük yanlısı bir tarafa o kadar çok iyilik ve iyilik için çalışan insan da var ki; maalesef haberlerin büyüsüyle görünmemekte. Eğer kötülüğün hakim oalcağına, tüm politikacıların yalancı olduğuna, paranın her şeyden üstün olduğuna dair duygulara kapılırsak; masumiyetimizi ve ideale inancımızı da kaybetmiş olacağız. Özetle; kitapta yukarıda bahsettiğim gibi dikkatimi celbeden güzel bölümler vardı. Kendi gerçeklerimizi inşa etmenin, ekranlara fazlaca maruz kalmaksızın düşünebilmenin, sorgulamadan inanmamayı öğrenmenin önemine bir kez daha kani oldum. (ukulele)
Haberler - Alain de Botton: Hayatımızda “dedikodu”nun önemini ihmal ediyoruz. Böyle söyleyince çok “aykırı” bir söylem gibi geliyor fakat dedikodu, aslında hayatımızın tam merkezinde yer alıyor. Esasında o kadar da kötü bir şey de değil, hatta “hayatta kalma/survive” yöntemleri arasında, şimdiye kadar en önemli yöntemlerden bir tanesi bile diyebiliriz. Sanırım lafı nereye getireceğimi anladınız: Haberler aslında bir çeşit “kurumsal ve etik dedikodu” yöntemi. Öncelikle dedikodunun “hayatta kalma” açısından nasıl bir önemi olduğundan bahsedeyim. İnsanları diğer canlılardan ayıran en temel özelliği “konuşarak” iletişim kurması ve bu konuşmayı bir “bilgi aktarımı” ve “bilgi birikimi” yöntemi olarak kullanması. Bu sayede dünyanın sahibi ve en tehlikeli yaratıkları insanlar. Maymun toplulukları, insanlardan sonra bu yöntemleri kullanan önemli hayvanlar arasında ikinci sırada. 50 bireylik topluluklara kadar genişleyebiliyorlar. Peki bu ne demek? Mesela bir kabile mensubu, ırmağın kenarındaki büyük ağacın yanında bir arslan gördüğünde, hemen gelip bunu kabilesindeki diğer üyelerle paylaşır, o ağacın civarında dikkatli olmaları için uyarır. O esnada orada olan birisi, gider ve ailesinin diğer üyelerini, çocuklarını uyarır ve ırmak kenarındaki büyük ağacın yanındaki arslanlar hakkındaki “haber” tüm kabilede yayılır ve kabile üyeleri artık o ağacın civarında bir arslan tehlikesi olduğunu bilir. Bunu maymunlar da bir nebze yapabiliyor fakat mesela ırmak kenarındaki ceylanlar halen arslanlara yem olabiliyor, çünkü yeterince iyi dedikodu yapamıyorlar, haber yayamıyorlar. Fakat hayatımızı kurtaran “haberler” artık hayatımızı çekilmez hale de getirebilir. 24 saatlik günün 8 saati uyku ile, geri kalan 16 saatin 10 saati ise ekran başında geçiyor, bu ekran bağımlılığı artık sağlığımızı tehdit ediyor. Alain de Botton kitapları bu ve benzeri akıl yürütmelerle çok keyifli ve zihin açıcı bir okuma sunuyor, eğer bu kısa giriş ilginizi çektiyse, kitap tahmin edemeyeceğiniz kadar keyifli bir okuma olabilir. (Harun Kaban)
--reklam--
Haberler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Alain de Botton - Haberler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Haberler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alain de Botton Kimdir?
Yahudi asıllı yazar ve televizyon programları yapımcısı.
1969 yılında İsviçre’de doğdu. Eğitimini Cambridge’de tamamladı. Yapıtları on altı dile çevrildi. Hâlâ Londra’da yaşıyor. Türk okurunun Aşk Üzerine, Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir, Romantik Hareket, Öp ve Anlat, Seyahat Sanatı, Felsefenin Tesellisi, Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı, Ateistler İçin Din, Havaalanında Bir Hafta, Görmek ve Fark Etmek, Hayat Okulu Kitapları ve Statü Endişesi adlı kitaplarıyla büyük beğeni kazandı.
--reklam--
Alain de Botton Kitapları - Eserleri
- Felsefenin Tesellisi
- Aşk Üzerine
- Statü Endişesi
- Aşk Dersleri
- Mutluluğun Mimarisi
- Görmek ve Fark Etmek
- Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir
- Romantik Hareket
- Ateistler İçin Din
- Seyahat Sanatı
- Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız
- Öp ve Anlat
- Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı
- Haberler
- Havaalanında Bir Hafta
- Terapi Olarak Sanat
- Hayat Okulu Kitapları (6 Kitap Takım)
--reklam--
Alain de Botton Alıntıları - Sözleri
- İlişkilerin en can sıkıcı yanlarından biri, ilk tanıştığımız gün daha görür görmez tutulduğumuz insanlara çok çabuk alışmamızdır. Eskiden sadece bileği ya da omzuyla bizi tahrik edebilen kişi şimdi önümüzde çırılçıplak soyunsa en ufak bir heyecan kıpırtısı duymadan bakabiliriz. (Terapi Olarak Sanat)
- İyi kitaplar yalnızca duygularımızı ve çevremizdekilere benzer insanları betimlemekle kalamaz, bunların bizim betimledigimizden çok daha güzel betimlenmesini sağlayan bir becerinin varlığına işaret ederler. Bu kitapların istedikleri gerçeklerin bizim de gerçeğimiz olduğunu düşünür, ancak bu gerçekleri kitapları okumadan kendi kendimize dile getirmeyi başaramayız. (Görmek ve Fark Etmek)
- Doğuştan getirdiğiniz tek bir kusur var: hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimize inanıyoruz... (Felsefenin Tesellisi)
- ...Tatmin olamayışımızın nedeni kendi hayatlarımızın baştan beri kusurlu olmasından değil, kendi hayatlarımıza gerektiği gibi bakmamamızdan kaynaklanır. (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- Mutluluk beden için iyidir," diyor Proust, "ama zihnin gücünü artıran şey kederdir." (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- Yaşamımı paylaşacak biri olmadan yaşama hakkının, sesimi duyacak biri olmadan düşünce özgürlüğünün ne anlamı vardı ki? (Aşk Üzerine)
- Erdemli olmaya giden yolun başında burjuvalara duyulan nefret vardır. (Görmek ve Fark Etmek)
- "Yaptığımız işin kişiliğimizi tanımlamasına tarihte izin veren ilk toplum da biziz; yeni tanıştığımız birine ilk sorduğumuz nereli olduğu ya da ailesi değil, ne iş yaptığıdır, sanki bir insanı ötekilerden ayıran özelliği bilmek için işini sormak yeterlidir." (Havaalanında Bir Hafta)
- Bir kütüphane kadar sessizdi ortalık. (Seyahat Sanatı)
- Sanat, kırılgan hayallerimize destek olur. (Terapi Olarak Sanat)
- Doğamızdaki rastlantısal özellikler ve çocukluğumuzdaki tuhaflıklar nedeniyle yetişkin olduğumuzda kendimizi dengesiz bir ruh halinde buluruz, bazı alanlarda çok iyiyizdir, bazılarında ise çok eksik, ya fazlasıyla endişeli ya da fazlasıyla sakinizdir, ya fazlasıyla iddialı ya da fazlasıyla pasifizdir, ya düşünce geliştirmeye fazlasıyla eğilimli oluruz ya da pratik yaşamı fazlasıyla önemseriz, ya fazlasıyla eril ya da fazlasıyla dişil yaklaşımları benimseriz. Kendimizde olmayan özellikleri gördüğümüz kişileri ‘seksi’ olarak niteleriz, bizi zaten var olan aşırılıklarımıza daha da itecek gibi görünen kişilerden de kaçarız. (Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız)
- Özellikle de öfkenin ana sebebinin umut olduğu tezi. Kizgınız çünkü haddinden fazla iyimseriz; varoluşun içerdiği hüsran hastalığına yeterince hazırlıklı değiliz. Anahtarlarını her kaybettiğinde ya da bir havaalanında her geri çevrildiğinde bağıran bir adam anahtarların asla kendiliklerinden kaybolmadığı ya da seyahat planlarımızın daima garantili olmadığı bir dünyada dokunaklı ama düşüncesizce ortaya konan saf bir inanç sergiler (Havaalanında Bir Hafta)
- " Arkadaşlarıyla inanılmaz derecede ilgilenirdi. Bu kadar az bencil ya da bu kadar az kibirli birini hiç tanımadım ... Karşısındakini eğlendirmek isterdi. Başkalarını güldürmekten ve gülmekten çok hoşlanırdı." -Georges de Lauris (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- İyi düşünceler kitapların içinde hapsedildiği sürece gelişemezler. (Ateistler İçin Din)
- Whistler’dan önce kimsenin Londra’daki sisi fark etmemiş olması ya da Van Gogh’tan önce kimsenin Provence’taki selvilere ilgi göstermemiş olması imkânsızdı. (Seyahat Sanatı)
- Doğa manzaraları bizlere birtakım değerler aşılama gücüne sahiptir: meşeler gururu, çamlar azmi, göller de sakinliği öğretir, erdemli olma yolunda bizlere sessiz sedasız ilham verirler. (Seyahat Sanatı)
- "Yetmişimden fazla yaşadım. Aç kalmadım. Keyif aldığım pek çok şey oldu. Bir iki kere de beni iyi kötü anlayan biriyle karşılaştım. Daha ne isteyebilirim ki?" (Öp ve Anlat)
- ..Freud'un deyişiyle Rilke, “Kış gelince baharın güzelliğinden geriye hiçbir şey kalmayacağını, bu güzelliğin de insanın yarattığı her güzel şey gibi yok olup gitmeye mahkûm olduğunu” unutamıyordur. Freud bu yaklaşım hiç onaylamıyordu.Ona göre yok olmaya mahkûm olsa bile çekici, güzel bir şeyi sevebilme yetisi sağlıklı bir ruhun göstergesiydi. (Mutluluğun Mimarisi)
- Konuşacak kimse bulamadıkları için kaç kişinin yazar olduğuna ve bu yüzden kaç kitap yazılmış olduğuna şöyle bir bakarsak, kitapçıların yalnız insanlar için gidilebilecek en iyi yer olduğunu anlarız. (Felsefenin Tesellisi)
- "Yas ve günaha çağrının zamanı bu, Gözyaşları, kıskançlık ve işkencenin devri, İsteyipte elde edememenin, lanetlenmenin zamanı..." (Statü Endişesi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin