Kitap Künyesi

Yazar: Münib Engin Noyan

Yayın Evi: Profil Yayıncılık

İSBN: 9759963569

Sayfa Sayısı: 104

Hadis Günlüğü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Yıllar süren, uzun ve yorucu bir arayıştan sonra nihâyet Hak ve Hakîkat’i bulabilmiş olmanın büyük heyecanı içinde, bana mutlaka ve bir ân evvel Hadîs-i Şerîf’ler ve siyer ile de tanışıp onlarla iyice hemhâl olmam gerektiğini hatırlatan Mü’min ve de Mü’mine Müslüman kardeşlerime, Hz. Ömer’e (r.a.) atıfta bulunarak “Kefânâ Kitâbullâh!” – “Allah’ın, azze ve celle, kitâbı bize yeter!” diyordum. Büyük bir nezâket göstererek fazla ses çıkartmıyorlardı bu ukalâlığıma – besbelli Hz. Ömer’e (r.a.) hürmeten ve henüz hidâyet bulmuş bir kardeşlerini fazla zorlamamak, hatta kırmamak için. Doğrusu ben de o günlerde bu tavrımın, tâbir câizse, “câhiliye entelektüelliği” dönemimin henüz kurtulamadığım bir tortusundan kaynaklandığını farkedemiyordum bir türlü; öylesine kapılmıştım, kendimi haklı görmenin tatlı sarhoşluğuna! Tâ ki, günlerden bir gün, içlerinden biri, cân dostum, azîz ve muhterem kardeşim İsmet Uçma –Hakk Te’âlâ, azze ve celle, ondan ebediyyen râzı olsun- ben “çiçeği burnunda tâze Müslüman”ı şöyle adamakıllı bir sarsıp silkeleyip, yine tâbir câizse, “nefs-i entellektüelliye”mi kırmanın artık kaçınılmaz hâle geldiğine karar verip de: “İyi söylüyorsun, doğru söylüyorsun ama, Hz. Ömer (r.a.) bu sözü söylediğinde, Hz. Peygamber (s.a.v.) sağdı henüz! Kitâbullâh’ın hayata en doğru şekilde aktarılabilmesi için sözleriyle, davranışlarıyla ortaya koyduğu rehberlik, canlıydı, gündelik hayatın tabiî, olmazsa olmaz bir parçasıydı! Hz. Ömer’in (r.a.) bu çıkışışını, bu çerçeve içinde değerlendirmezsen eğer, yarın, Allah muhafaza, çok pişman olabileceğin vahim hatalara düşersin! Gel, sen akıllı adamsın, sen sen ol ve bir ân evvel Hz. Peygamber’in örnek hayatı ve hadîsleriyle tanış. Göreceksin, yepyeni bir ufuk açılacak sana o zaman. İnan, Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın, azze ve celle, dîni İslâm’ı en doğru, yâni Murâd-ı İlâhî’ye en uygun şeklide yaşamanın başka yolu yok!”

Hadis Günlüğü Alıntıları - Sözleri

  • Hiçbir hayrı küçümsemeyin. Hangisinin sizi Cennete götüreceğini bilemezsiniz..
  • .........Yıllar süren, uzun ve yorucu bir işten sonra nihayet Hak ve Hakikat i bulabilmiş olmanın en büyük heyecanı içinde, bana mutlaka ve bir an evvel Hadis i Şerif ler ve siyer ile de tanışıp onlarla iyice hemhal olmam gerektiğini hatırlatan Mümin ve de Mümine Müslüman kardeşlerime, Hz Ömer e atıfta bulunarak "Kefana Kitabullah" - "Allah ın kitabı bize yeter!" diyordum. Büyük bir nezaket göstererek fazla ses çıkartmıyorlardı bu ukalalığıma - besbelli Hz Ömer e hürmeten ve henüz hidayet bulmuş bir kardeşlerini fazla zorlamamak, hatta kırmamak için. Doğrusu ben de o günlerde o tavrımın, tabiri caizse, " cahiliye entelektüelliği" dönemimin henüz kurtulamadığım bir tortusundan kaynaklandığını fark edemiyordum bir türlü ;öylesine kapılmıştım, kendimi haklı görmenin tatlı sarhoşluğuna! Ta ki günlerden bir gün, içlerinden biri, can dostum İsmet ben 'çiçeği burnunda taze Müslüman ı' şöyle adamakıllı bir sarsıp silkələyir, yine tabiri caizse 'nefs i entelektüelliye' mi kırmanın artık kaçınılmaz hale geldiğine karar verip de :"İyi söylüyorsun, doğru söylüyorsun ama Hz Ömer bu sözü söylediğinde, Hz Peygamber sağdı henüz! Kitabullahın hayata en doğru şekilde aktarılabilmesi için sözleriyle, davranışlarıyla ortaya koyduğu rehberlik canlıydı, gündelik hayatın olmazsa olmaz bir parçasıydı.............
  • Bana mutlaka ve bir ân evvel Hadis-i Şerif'ler ve siyer ile de tanışmam gerektiğini hatırlatan Mü'min kardeşlerime, Hz. Ömer'e atıfta bulunarak "Kefenâ Kitâbullah!" Allah'ın kitabı bize yeter!" diyordum.
  • Kime ilmi fayda vermiyorsa, ona cehaleti zarar verir. (Kuzai, Musned-i Şihab Hadis-i Şerif N. 285)
  • Gençlerinizin en hayırlısı, yaşlılarınıza benzemeye çalışanınızdır;yaşlılarınızın en şerlisi ise gençlerinize benzemeye çalışanınızdır. Kuzai :Musned-i Şihab
  • Şu cep telefonlarının en sevmediğim taraflarından biri de mahremiyeti ortadan kaldırmaları!
  • Ey sıkıntı, şiddetlen! Nasıl olsa biteceksin Kuzai:Musned-i Şihab
  • 'Tapma' kelimesi bende her nedense hep bir 'şuursuzluk' çağrışımı uyandırdığı içindir ki bu kelimenin hem Mümin hem de Mümine Müslümanlar için kullanılmasından hiç hoşlanmıyorum.
  • Dinin afeti hevadır İbadetin/Kulluğun afeti ara vermektir Sözün afeti yalandır Güzelliğin afeti kendini beğenmişliktir Cömertliğin afeti israftır Asaletin afeti övünmedir Yumuşak huylu olmanın afeti horlanmadır Cesaretin afeti azgınlıktır Cömertliğin afeti başa kakmaktır Zarafetin afeti aşırı hoş görünme çabasıdır İlmin afeti unutmaktır
  • Bilin ki zaruri olmayan her bina sahibine vebaldir. Her ümmetin bir fitnesi vardır. Benim ümmetimin ise maldır . Oturmayacağınız yerleri inşa ediyorsunuz, yemeyeceğiniz şeyleri topluyorsunuz ve ulaşamayacağınız şeyleri ümit ediyorsunuz.

Hadis Günlüğü İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kur'an Günlüğü'nden sonra keşke yazsa deyip de beklediğim ve yine hayretle, bin bir teşekkürle okuduğum bir Engin Noyan kitabı.Hadis okumanın inceliğini ve elbette Müslüman olmanın izzet ve şerefini her satırıyla hissettiren bir kitap.Kıymet bileni çok olsun inşaallah. (Lütfiye SOYLU)

İlk defa Münib Engin Noyan okudum. Tarzı ve üslubu hoşuma gitti. Kitapta aralıklarla güncel veya olmayan konulara değinmiş ve bunlarla ilgili çarpıcı hadisi şerifler sunulmuş. Bence hoş bir kitap. Yalnız tek sorun hadis kaynağı olarak sadece "Kuzai" yi kullanmış yazar. Kendisi çok sevdiğini zaten dile getirmiş fakat bir sürü hadis kaynağını harmanlamasını tercih ederdim. Birde ara ara bazı kelimeleri alıp lügat sözlüğünden alıntılayarak açıklama yapmış. En sevdiğim kısım buralar oldu. Çünkü birşeyi anlatmak için onun ne manaya geldiğini bilmenin önemli olduğunu belirtmiş, bu açıdan çok faydalandım kendisinden. (AraF)

Kuran Günlüğü kitabi kadar olmasa da okuması güzeldi. Bir kaç hadis üzerinden güncel meseleleri yorumlamış. Geçen kelimelerin köklerine inerek sözlükteki yerlerinden bahsetmiş. (ICLAL)

Kitabın Yazarı Münib Engin Noyan Kimdir?

Münib Engin Noyan (d. 14.111953, İstanbul) Türk tiyatrocu.

İstanbul Alman Lisesi ve Viyana Üniversitesi Felsefe Fakültesi Tiyatrobilimi Enstitüsünde eğitim gördü. Türkiye'ye döndükten sonra bir müddet İstanbul Şehir Tiyatroları'nda yönetmen ve dramaturg olarak çalıştı. Bir dönem Avrupa'nın çeşitli yörelerinde, örneğin Fransa'nın güneydoğu şehir ve kasabalarında eşi ile birlikte çok başarılı yahudi tiplemeleri yapmaktaydı.Halk deyimi ile bir vakit önce "hidayete erdi" ve şimdilerde yurtiçinde ve yurtdışında konferanslar veriyor, dini sohbetlere katılıyor, ilahiler seslendiriyor.

Hilal TV'de uzun süre Kapılar ve Köprüler isimli programı hazırlayıp sunmuş, ayrıca yine aynı kanalda Mustafa İslamoğlu ile birlikte Vahyin Penceresinden isimli programı yapmıştır.

Münib Engin Noyan Kitapları - Eserleri

  • Aşk Düşünce Yollara I
  • Oma
  • Aşk Düşünce Yollara II – Hikâye-i Râbîa
  • Kur'an Günlüğü
  • Şapka
  • Sucuklu Yumurta

  • Hadis Günlüğü
  • Kur'an Günlüğü 2
  • Sohbetler
  • Kur’an Günlüğü 1
  • Müslüman Kardeşimle Sohbetler
  • Teyakkuz Yazıları
  • Vahyin 1. Yılı

  • Ben Müslümana Müslüman Demem
  • Herkes İçin Kur'an Okuma Rehberi
  • Müslümanım Elhamdulillah
  • Dikkat Münafık Var
  • Dikkat Misyoner Var
  • Ehl-i Qur'an Olmak
  • Yeni Başlayanlar İçin Namaz Rehberi

  • Mein Qur'an Tagebuch
  • Vahyin 2. Yılı

Münib Engin Noyan Alıntıları - Sözleri

  • Dinin afeti hevadır İbadetin/Kulluğun afeti ara vermektir Sözün afeti yalandır Güzelliğin afeti kendini beğenmişliktir Cömertliğin afeti israftır Asaletin afeti övünmedir Yumuşak huylu olmanın afeti horlanmadır Cesaretin afeti azgınlıktır Cömertliğin afeti başa kakmaktır Zarafetin afeti aşırı hoş görünme çabasıdır İlmin afeti unutmaktır (Hadis Günlüğü)
  • "Ve aka aka bütün o yüce dağları, sarp kayalıkları, derin vadileri, geniş ovaları aştıktan sonra kavuşmuşlar nihayet Dicle ile Fırat birbirlerine... O kadar büyük, o kadar büyükmüş ki sevdaları, koskocaman bir nehir olup dünyanın en verimli, en güzel, en bereketli topraklarından biri haline getirmişler içinden akıp geçtikleri her yeri....ve 'Şattul-Arab' adını vermişler orada yaşayan insanlar bu ölümsüz aşkın adına... (Aşk Düşünce Yollara II – Hikâye-i Râbîa)
  • Batı dünyasının hiçbir ülkesinde,üniversite bitirmiş olmakla övünmez ve de övülmez hiç kimse...! (Müslüman Kardeşimle Sohbetler)
  • "Esas ve de mühim olan akmaktır, dedi. Ummâna kavuşmak için biteviye akmak, karşısına çıkan her engeli bıkmadan usanmadan aşmak! Aşmak için ne gerekiyorsa onu yapmak! Ama asla hedefinden ve yolundan sapmamak! Sabrın bu olduğunu bilmek ve sabrı cihâd edinmek hatta yâtiyek'el-yakîn! " (Aşk Düşünce Yollara II – Hikâye-i Râbîa)
  • Haşr 13: “Şu bir gerçek ki, yüreklerinde size karşı duydukları korku Allah’a karşı duyduklarından daha şiddetlidir. Çünkü onlar anlayışı kıt bir topluluktur!” Bu ayetle ilgili olarak Muhammed Esed şu yorumda bulunur: “Onlar Allah’a inanmadıklarından veya en azından inanç konusunda yarım-gönüllü olduklarından, bu dünyada karşılaşacakları maddî/somut tehlikeler onları Allah’ın nihaî yargısı düşüncesinden daha fazla korkutur. (Kur'an Günlüğü)
  • Kur’an’ın gölgesinde yaşamak, ancak tadanların bilebileceği bir nimettir. İnsanın hayatını yücelten, temizleyen ve onurlandıran bir nimet… (Kur'an Günlüğü)

  • Kıyafet sahip olunan dünya görüşünün aynasıdır. (Müslüman Kardeşimle Sohbetler)
  • Gavur gibi davranacak olduktan sonra millete, ne gerek vardı ki onca gayret sarf etmeye , onca şehit vermeye kurtarmak için vatanı gavurdan? (Şapka)
  • O gün boynumu büktüm, bir daha asla dikleştirmemecesine… O gün secdeyi gördüm, bir daha asla unutmamacasına… O gün, onca geceden, onca yıldan, onca çabadan, onca emekten sonra vardığım noktadan, sıfırdan, yeniden başlamaya karar verdim. Ve o günü hep bugün bildim. (Kur’an Günlüğü 1)
  • Bütün Kur'an Aşıklarına duyrulur; Oku ,Düşün , Anla, Yaşa! Fazla söze ne hacet? (Kur'an Günlüğü)
  • “Moda” adı altında uyguladıkları “gözbağcılık”la, insanları iyice aptallaştırıp, dibine kadar sömürüyorlar, dahası köleleştiriyorlar. (Ben Müslümana Müslüman Demem)
  • Takdir ve tevfik hiç kuşku yok ki yalnızca âciz bir kulu olmakla şereflendiğimiz Âlemlerin Rabbi Yüce Allah'tan dir, celle şânuhu. (Sohbetler)
  • -Arkadaşlar, kararımı açıklıyor ve oylarınıza sunuyorum! -Ne oylaması, sayın başkan! Oylama da nerden çıktı! Kararını açıkla yeter! Hepimiz uyarız! (Sucuklu Yumurta)

  • Timsah yaklaşık on sekiz milyon yıldır, yani dinazorların yaşadığı dönemden beri varlığını sürdüren, nesli hiç tükenmemiş, yok olmamış, üstelik de yok sayılacak kadar az değişime uğramış ilginç bir hayvan. (Ben Müslümana Müslüman Demem)
  • Hiç kelimelere dökülmedi bu aşk, hiç dillenmedi ama alemlerin rabbi olan Allah'ın ve Rasûl-i Ekrem efendimizin dışında kim daha beliğ konuşabilir ki gözlerden başka! (Şapka)
  • Ölüler mi tiksindirici? Ya dirilere ne demeli, ha? (Sucuklu Yumurta)
  • " Ey insan! Ne mağrur etti seni o Kerim Rabbine?" (Kur’an Günlüğü 1)
  • -Neden bu kadar öfkeli bu? -Neden olacak, açlıktan! -Hepimiz açız, ama onun gibi davranmıyoruz! (Sucuklu Yumurta)
  • “Önce kendi içimizde kapalı duran kapıların farkına varmalıyız; önce onları açmaya çalışmalıyız. Kapılar bi kere açıldı mı sıra köprüler kurmaya; o köprülerden geçerek kendimizi ve birbirimizi tanımaya, hayatı daha geniş ve derin soluklarla algılamaya, yanaşmaya, zenginleşmeye, zenginleştirmeye!” (Oma)
  • ''Müslümanlar değildi İslam'ı yücelten,büyük kılan;tersine, İslam'dı Müslümanları yücelten.'' (Kur'an Günlüğü)