Kitap Künyesi
Yazar: Salâh Birsel
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 978-975-570-857-7
Sayfa Sayısı: 118
--reklam--
Hafiyeler Önde Gider Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Geçmiş zamanı dillendirirken günümüze kaşık çalmaktan geri durmayan Salâh Birsel’in us tasına bu kez hafiyeler düşüyor.
Külliyatının en havai eserlerinden Hafiyeler Önde Gider’de Birsel, II. Abdülhamit döneminin gedikli hafiyelerine ve jurnalcilerine bir selam çakarak, dünya yazın tarihine damga vurmuş yazarların metinlerinin peşinde hafiyelik yapıyor. Aklının çengeline takılan kavramları boylu boyunca tezgâha yatırıyor; Batı’yla Doğu’yu ayıran keskin çizgileri bulanıklaştırıyor; tarihsel anekdotlarda tüy misali salınırken, kıvrak üslubuyla dünyayı hallaç pamuğu gibi atıyor.
“Şimdi de gelsin mi Salâh Birsel’in paraşüt oturtması:
Hafiyeler önde gider. Hafiye olmayan hiç kimseyi de önde yürütmezler.”
--reklam--
Hafiyeler Önde Gider Alıntıları - Sözleri
- Doğrusu, benim merakım hangi yazar ne okumuş, hangi yazar ne okumamış üzerinedir. Günlükleri de çokluk yazarların okuma çığlıklarına rastlamak, onlarla birlikte bir dolu içmek için harmanlarım.
- Diyeceğim, bir yazar, yazdıklarıyla olduğu kadar, okuduklarıyla da ustalık gösterir. İstedikleri kitabın başını yere verirler, istediklerinin de sevecenlik ateşini yelpazeler ya da sakalına maşallah oturturlar.
- Denememizden sonraki söz de şudur ki, insanlar dozurdak (yani kendini beğenmiş), kurumsak (yani kendini beğenmiş), menemenci (yani kendini beğenmiş), kafalak (yani kendini beğenmiş), dozdoz (yani kendini beğenmiş), burnaz (yani kendini beğenmiş), hörrük (yani kendini beğenmiş) bir amanamandır.
- Sanırım biz yıllar boyu aydınları, sanatçıları hor gören bir toplumda yaşadık. (Şimdi de ölüyoruz.) O günlerde Cahit Saffet Irgat, Beyoğlu Caddesi'nde kaldırımın kenarından yürümek istemezdi. Ne olur ne olmaz, belki bir otomobil gelir sıyırır diye.
- Şiir bir sağsözler, bir süzme sözler toplamı da değildir. Abdülhak Hamit'in Sabrü Sebat adlı oyununu atasözleriyle doldurması kendisine ne denli yararlı olamadıysa, şiirini kuru ve soğuk düşüncelerle al pancar eden şair de kendisine o kadar kötülük yapar.
- Zweig geride bir de feryatname bırakmıştır: - Kendi isteğimle ve aklım başımda olarak yaşamıma son verdim. Uzun yıllardır yersiz yurtsuz sürtmekten gücümü yitirmiş bulunuyorum. İşte bu yüzden, tam zamanında ve basım yukarıda ve çalışmalarında her zaman en büyük sevinçleri yaşamış, kişi özgürlüğünü yeryüzünün en değerli mülkü saymış biri olarak, yaşamıma son vermeyi daha uygun sayıyorum.
- Goethe, “ okumayan insanlar, onun ne kadar çabaya, ne kadar zamana mal olduğunu bilemez. Ben okumayı öğrenmek için seksen yılımı verdim. Yine de öğrendim diyemem,” der.
- "Okumayan insanlar, onun ne kadar çabaya, ne kadar zamana mâl olduğunu bilemez. Ben okumayı ögrenmek için seksen yılımı verdim. Yine de öğrendim diyemem" der.
- Woolf'un günlüğü 26 cilttir. Ona da Gide(2bin sayfa), Henry David Thoreau(39 defter), Leautaud (19 cilt), julien Green (10 cilt) gibi bir günlük maratoncusu gözüyle bakılabilir. Bir maratoncu da Anais Nin'dir. Daktilo sayfasıyla 15 bin sayfa elyazısıyla da 150 defter tutarı bu anıtsal günlük için Henry Miller şöyle diyecektir: -Anais Nin'in günlüğü Ermiş Avgustinus, Petnone, Abelard, Rousseau ve Proust'un iç dökmeleri yanında yer alacaktır.
- Kimileri kendilerine sataşanları ti'ye alıyor. Kimileri yanındakiyle fiskos çalçene de.
- (..)dozurdak (yani kendini beğenmiş), kurumsak (yani kendini beğenmiş), menemenci (yani kendini beğenmiş), kafalak (yani kendini beğenmiş), dozdoz (yani kendini beğenmiş), burnaz (yani kendini begenmiş), hörrük (yani kendini beğenmiş) bir amanamandır.
- Ne ki, bir kitabı bitirdi mi, bir başkasına yelken açmak gereğini duyar.
- Guy de Maupassant'a edebiyat coşkusunu ilk duyuran yazarlar arasında da Shakespeare keratasını saymak gerekir.
- Goethe genç yaşta Alman, Fransız yazarlarını tavaya koyup kızartmıştır.
- Bir defasında Calderon'un Kahraman Prens'inde bir sahneden öylesine duygulanmıştır ki okumayı hemen orada kesmiş ve kitabı, vaaşş aman Allah, büyük bir şiddetle masanın üzerine fırlatmıştır.
--reklam--
Hafiyeler Önde Gider İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Salâh Birsel bir kere okunmaya başlayınca alışkanlık yapıyor. Daha önceki paylaşımlarımda da belirttiğim gibi, diline aşina oldukça çok daha anlaşılır ve keyif alınır oluyor. 1001 Gece denemelerinin onikinci kitabı olan "Hafiyeler Önde Gider" Salâh Birselce yazılmış, bilgi dağarcığınıza katkıda bulunan onbir denemeden oluşuyor. #salahbirsel #selyayıncılık #1001gecedenemeleri #hafiyeleröndegider #deneme #kitaptavsiyesi #okumaönerisi #eylülayındaokuduklarım #kadıköyokumalarım #külliyatokumalarım (Seda Ediz)
Hafiyeler Önde Gider, Salâh Birsel’in canlı, mizahi, kendine özgü anlatma biçimiyle yine okunası bir kitap. Papini’den, Stendhal’e, George Orwell’dan Goethe’ye, Virginia Woolf’tan, Zweig’a kadar pek çok yazar konuk oluyor denemelere. II.Abdülhamit dönemi hafiyeleri ve jurnalcileri ( Salâh Birsel deyişiyle curnalcileri) çok ilgi çekiciydi. Bazı paşaların kadın jurnalcileri de varmış.Beşiktaş İskelesi’nde görevli Hatice Hanım, evleri teftişle görevli Saniye Hanım, Hürmüz Hanım, Cemile Hanım gibi. Okumalarınızın arasına Salâh Birsel’den bir deneme kitabı ekleyin derim. (Özlem Akbaş)
Salâh Birsel yergici ve öykücü anlatımı katmerleyerek, kendince biçtiği kelimeleri kullanmış ve ustalık katarak konuşturduğu 11 denemesiyle; cellatlar, George Orwell, Henry Miller, Virginia Woolf, Goethe, Voltaire, Hersekli Arif Hikmet, III.Selim, günlükler, şiir, Belgrad Ormanı, bentler, seviler, hırsızlar, hafiyelerin uzantısı, elçiler, Avusturya veliahtı değinmeleri ile dallardan sıçrayarak başkalaştırıp tartmıştır. Keyifli ve özgün dili var. (Yeşim G.)
--reklam--
Hafiyeler Önde Gider PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Salâh Birsel - Hafiyeler Önde Gider kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hafiyeler Önde Gider PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Salâh Birsel Kimdir?
Salâh Birsel, 1919'da Balıkesir'de doğdu. İlk şiiri 1937'de Gündüz dergisinde çıktı. Günlüklerini 1950'de Beş Sanat dergisinde yayımlamaya başladı. Türk şiirinde özgün bir yer edinen Birsel daha çok aklın ve zekânın egemenliğini ön planda tutan, şairanelikten uzak, yergici şiirlere ağırlık verdi. Asıl ününü 1970'den sonra yayımladığı 1001 Gece Denemeleri ve Salâh Bey Tarihi olarak adlandırdığı dizi kitapları ve günlükleriyle elde etti. Şair ve deneme yazarı Salâh Birsel 1999'da vefat etmiştir.
--reklam--
Salâh Birsel Kitapları - Eserleri
- Dört Köşeli Üçgen
- Kurutulmuş Felsefe Bahçesi
- Boğaziçi Şıngır Mıngır
- Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu
- Paf ve Puf
- Kahveler Kitabı
- Varduman
- Nezleli Karga
- Şiir ve Cinayet
- Rüştü Onur
- Köçekçeler
- Bir Zavallı Sarı At
- Seçme Şiirler
- Şişedeki Zenci
- Amerikalı Tolstoy
- Gandhi ya da Hint Kirazının Gölgesinde
- Yaşlılık Günlüğü
- Hafiyeler Önde Gider
- Şiirin İlkeleri
- Kediler
- Yapıştırma Bıyık
- Halley Kimi Kurtarır
- Kendimle Konuşmalar
- Aynalar Günlüğü
- Yalnızlığın Fırınlanmış Kokusu
- Hacivat Günlüğü
- Asansör
- İstanbul - Paris
- Geceyarısı Mektupları
- Bay Sessizlik
- Sergüzeşt-i Nono Bey ve Elmas Boğaziçi
- Sen Beni Sev
- Günlük
- Papağanname
- Haydar Haydar
- Gece Mavisi
- Çarleston
- Yaşama Sevinci
- Sevdim Seni Ey İnsan
- Yanlış Parmak
- Goethe: Işık... Biraz Daha Işık
- Ases
- Rumba Da Rumba
- Seyirci Sahneye Çıkıyor
- Baş ve Ayak
- Beyoğlu'nda Büyülü Geceler
- Fransız Resminde İzlenimcilik
- Hacivatın Karısı
- Kuşları Örtünmek
- Nardenk
- İnce Donanma
--reklam--
Salâh Birsel Alıntıları - Sözleri
- Doğrusu, bilinçaltı denilen o zirzop bilgisayar, insana öyle oyunlar oynar ki, aklı keskinler bile işin içinden kolay kolay sıyrılamaz. (Boğaziçi Şıngır Mıngır)
- Goethe, “ okumayan insanlar, onun ne kadar çabaya, ne kadar zamana mal olduğunu bilemez. Ben okumayı öğrenmek için seksen yılımı verdim. Yine de öğrendim diyemem,” der. (Hafiyeler Önde Gider)
- Ahmet Refik, Sokullu adlı kitabında Kanuni çağında İbrahim Paşa'nın adamlarından Venedik Balyosu (elçi, temsilci) Alvario Griti'nin de Taksim'de büyük bir konağı olduğunu söyler. Balyos “Beyoğlu” adıyla anılır ki Beyoğlu adının buradan geldiği düşünülebilir. (Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu)
- Yaşasın Hürriyet! Yaşasın Vatan! (Sergüzeşt-i Nono Bey ve Elmas Boğaziçi)
- Kaçın kaçın karayelden Sıkıntıdan bulanımdan Bağlanmayın güzelliklere Mutluluğun berisinde durun (Çarleston)
- Dünyada onlardan güzel şey var mı? Kadınlara düşen şey sevilerek ve de onurlandırarak yaşamaktır. (Gece Mavisi)
- Demokrasinin hayran olunacak bir özelliği de yurttaşlara protesto hakkı tanımasıdır. (Şişedeki Zenci)
- Gülücüklerinizi çoğaltıyoruz (Köçekçeler)
- Ölümünden birkaç ay önce 15 ciltlik romanın sonuna ‘Bitti’ sözcüğünü oturttuktan sonra rahatlar ancak. O vakit hizmetçisine şöyle diyecektir: - Romanım bitti. Artık ölebilirim Celeste. (Kurutulmuş Felsefe Bahçesi)
- Şair, almadan verendir. Şairin Tanrı'ya benzetilmesi de bundan, bu almadan verme yüzündendir. (Hacivat Günlüğü)
- Çay içen limon istedi mi Hacı kendisine hakaret edilmiş sayar. (Kahveler Kitabı)
- Kötü damgası vurulan şeyleri aynen kabul etmek insanların hamurunda vardır. İnsanlar bir şeye güzel dendi mi ayaklanırlar. Kötü dendi mi ses çıkarmazlar. (Sen Beni Sev)
- ...Yağmacılık adam başı Adalet sevenler nerde Eşekleri yolda bekler Açıkgözler hazırolda Yalan üretilir yok yere Yaşa ahlaksız ahlak Herkes suçla uğraşır Suçluları soran nerde... (Seçme Şiirler)
- Uyu bir tanem uyu ... Seni şiir uyandıracaktır (Baş ve Ayak)
- Kapıyı örttükten sonra kendimi yokladım. Neşe diye bir şey kalmamıştı. (Hacivat Günlüğü)
- Bir karanlık kutudur İnsanlık bahçesi Kim kime dosttur anlaşılmaz Kim kime gölge verir (Yaşama Sevinci)
- Bir romanı elli kez okumak! Bu, birçoklarına gülünç gelebilir. Ama tekrar tekrar okumadan bir kitabın iyice anlaşılabileceği düşünülmemelidir. Jean Cocteau, bu konuda şöyle der: “Okumak başka bir iştir. Okuyorum. Okuduğumu sanıyorum. Bir kitabı yeniden okuduğum vakit de, onu daha önce okumadığımı sezinliyorum.” (Kendimle Konuşmalar)
- Bir avuç çılgınlık dönenir içimde. (Bay Sessizlik)
- ...burada 1de Anatole France’nin 1sözüne perende attıralım: — Yazı yazmadan mutlu yıllar yaşamıştım... (Yapıştırma Bıyık)
- Ne olursa olsun ikinci okumalardan alınan tad, birincisinden damıtılan tad değildir. Ondan daha başka şeyler, daha başka büyüler taşır. (Asansör)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin