Kitap Künyesi
Yazar: Maksim Gorki
Çevirmen: Mehmet Harmancı
Orijinal Adı: Сказки об Италии
Yayın Evi: Oda Yayınları
İSBN: 9789753850711
Sayfa Sayısı: 128
Hainin Anası Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Gorki'nin Türçe'ye ilk kez çevrilen öykülerini sunuyoruz: İtalya Öyküleri. Gorki, bu kitapta yer alan tüm öyküleri İtalya'dan almıştır. Gorki'nin sanat gücünü bir kez daha ortaya koyan bu öykülerde, onun, insanın ve insanlığın sorunlarına yaklaşım biçimindeki özgünlüğünü bir kez daha görüyoruz. Yoksul İtalyan insanlarının yaşamından kesitlerin aktarıldığı İtalya Öykülerini severek okuyacağınıza inanıyoruz.
Büyük Sovyet yazarı Maksim Gorki, bu romanında da insanoğlunun oluşumunda dış etmenlerin, yaşanan olayların, toplumsal koşulların ne büyük rol oynadığını gösteriyor. Daha dört yaşında toplum denen bir yabanıl ormana bırakılmış bir insan yavrusunu, kendisine yer edinmek, yaşamını sürdürebilmek ya da yalnızca varolmak için ne ne zavallı, ne açması bir savaşım yürütmek zorunda kaldığını o unutulmaz anlatımıyla gözler önüne seriyor. Gorki, her zamanki inanılmaz gerçekçiliği ve soluk kesen şiirli anlatımıyla, bu romanında insanları toplum içindeki yerleriyle, savaşımlarıyla, oluşmakta olan kişilik yapılarıyla ele alıp, hem de unutulmaz bir "tip" yaratarak, bir "insanlık tragedyası" daha oluşturuyor.
Hainin Anası Alıntıları - Sözleri
- İnsan her zaman mutluluğu düşünür… Onun için her zaman budaladır ya.
- Sosyalistler mi? Her işçi doğuştan sosyalisttir, dostum. Biz pek kitap okumazsak da burnumuz gerçeğin kokusunu alır; gerçek her zaman işçi teri kokar çünkü!
- "Çok yazık! Hiç de yaşayan bir insana benzemiyorsun.."
- Çünkü acıyan bir yüreği bulmak hiç de zor bir şey değildir.
- İnsan, atalarının kemikleriyle zenginleşen toprakta bir lokma ekmek bile bulamadığı zaman, gereksinimlerin itelemesiyle yerini yurdunu terkeder ve evinden tam otuz günlük yolda Güney Amerika'ya gider. Işler bu kerteye gelince de ne beklenir ondan zaten?
- "İki katı mutlu olasın yaşamda..."
- "Hiçbir şey mutlu kılamaz beni..!"
- Evet, her iş başında güç gelir, ta insanın kemiklerine işleyinceye, onu sevmesini öğreninceye kadar.
- Her kent, insanın emeğiyle yükselmiş bir tapınaktır. Emek ise geleceğe bir yakarıştır.
- Yoksul adamların resimleri, ancak bir suç işledikleri zaman basılırlar çünkü!
- Bekle, çok geçmeden dünya namuslu ve akıllı olacak, göreceksin.
- İnsan anasının göğsünden sevdiğinin göğsüne olan yolu bir kez adımladı mı, artık başka tür bir mutluluk arar yaşamda.
- İnsan, Ana'lar üstüne sonsuza dek konuşabilir.
Hainin Anası İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Okuyuculara kıymetini nasıl anlatacağımı bir türlü bilemediğim, büyük yazar Maksim Gorki'nin, İtalya'da sürgünde iken yazdığı kısa hikayeledir, elimizde bulunan kitabın içeriği. Dolayısıyla hikayelerin mekanları İtalya kırsalları ve kasabalarıdır, alışık olmadığımız ise yazarın bu olgunluk çağı hikayelerinde pastoral tasvirlere sık sık yer vermiş olması, bu tasvirlerin bu hikayelere şiirsel bir anlatım kattığı da doğrudur. Bütün anlatılanların ana konusunun sosyalizm ideolojisinin olduğunu zaten tahmin ediyorsunuzdur. Okunası bu hikayeleri, Oda Yayınları 1991 senesinde derleyip bu tarihte ilk basımını gerçekleştirmiş ve kitaba hikayelerden birinin başlığı olan 'Hainin Anası' başlığını vermek istemiş. Yayınevinin bu emeğini kutlayarak, kitabı okumanızı tavsiye edeceğim. İyi okumalar... (Black Garden)
Kitap Gorki'nin oldukça kısa öykülerinden oluşuyor. Yalın ve akıcı bir şekilde yoksul insanların yaşamından, yokluk, sefalet, adaletsizlik, eşitsizlik ve analar üzerine kısa kısa aktarılmış öyküler okuyorsunuz. Kitap on yedi öyküden oluşuyor ve gayet sade. Hepsi anlaşılır öyküler olmakla beraber kitaba ismini veren öykü çokça anlamlı. Yazarın, diğer eserlerini okumadan önce tanışmak adına bir giriş sayılabilir bu kitap. (Yasemin)
Kitabın Yazarı Maksim Gorki Kimdir?
1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı.
Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti.
Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur.
1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.
Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar.
Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır.
1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.
Maksim Gorki Kitapları - Eserleri
- Ana
- Ekmeğimi Kazanırken
- Benim Üniversitelerim
- Arkadaş
- Çocukluğum
- Üçler
- Foma
- Özgürlük
- Soytarı
- Bozguncu
- Fırtınanın Habercisi
- Taşralı Oblomov Matvey Kojemyakin 1. Cilt
- Taşralı Oblomov Matvey Kojemyakin 2. Cilt
- Mujik
- Yol Arkadaşım
- Ayaktakımı Arasında
- Küçük Burjuvalar
- Aşk Rüyası
- Yaşanmış Hikayeler
- Yararsız Bir Adam
- Serçecik
- Bozkırda
- Ekmek İşçileri
- Günlüğümden Notlar
- Acı Günler
- İnsanlarımız
- Tolstoy'dan Anılar
- Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (1. Cilt)
- Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (2. Cilt)
- Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (3. Cilt)
- Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (4. Cilt)
- Makar Çudra - Çelkaş - Yol Arkadaşım
- Edebiyat Yaşamım
- Hainin Anası
- Zulüm
- Öyküler
- Sıkıntı
- Seçilmiş Öyküler
- Halkın İçinde
- Amerika’dan İtalya’ya
- Seyirciler
- Yirmi Altı Adam ve Bir Kız
- Matvey Kojemyakin
- Üç Uzun Öykü
- Artamonovlar
- Edebi Portreler
- Dede ile Torunu
- Güneşin Çocukları Barbarlar
- Stepte
- Endişe Verici Bir Kitap
- Gorki’nin Mektupları
- Konovalov
- Hapiste
- Varenka Olesova
- Ana - İki Şehrin Hikayesi
- Mujik ve Öyküler
- Karşılık Görmiyen Aşk
- Lenin'den Anılar
- Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi
- Danko'nun Yüreği
- Çanlar Çalınınca
- Sovyet Öyküleri 2
- Makar Çudra
- Toplu Oyunları 1
- Toplu Oyunları 3
- Toplu Oyunları 2
- Şahin Türküsü
- Buzların Çözülüşü
- Münzevi
- Güneş Çocukları
- İki Oyun: Richard Waverly Davası / Sonuncular
- Gorki - Otobiyografik Üçleme
- Unutulmuş Hayatlar
- Sürgün
- Körlerin Türküsü
- Fırıldaqçı
- Mavi Bir Yaşam
- İki Arkadaş
- Anılar&Mektuplar
- Çelkaş
- Seçilmiş əsərləri, Birinci cild
- Hayat Kadını Tereza
Maksim Gorki Alıntıları - Sözleri
- Haklısın, bizimkiler hikaye uydurmada pek ustadır... Hayatında hiçbir güzel şey bulunmayan bir insanın bir hikaye uydurup gerçekmiş gibi anlatmasında ne kötülük var? Anlatır, masalına kendi de inanır, bir parça avunur. Çok insan böyle yaşar. Engel olamazsın buna... (Konovalov)
- "... na dinya çewt vıraziya." (Ekmek İşçileri)
- Mən dünyaya razılaşmamaq üçün gəlmişəm (Seçilmiş əsərləri, Birinci cild)
- Ruslar, çalışmaya hayrandır, ama ona inanmazlar. Hareketli bir yazar, örneğin bir Jack London, Rusya'da çıkamazdı. (Edebiyat Yaşamım)
- “Sıcaktan, gürültüden ve yorgunluktan bunalmış, sırtlarındaki paçavraları sürükleyerek sağa sola koşuşan insancıklarla; kocaman gövdeleri güneş altında parıl parıl parlayan makineler arasındaki ayrım korkunçtu. Oysa bu makineleri insanlar yaratmıştı. Üstelik onları harekete geçiren şey de, motordan önce yine insan gücüydü.”.. (Çelkaş)
- --- Ne kadın be, diye mırıldandı Mişa. Nasıl çalışmış ömür boyu, nasıl sevmiş. Basit ama dokunaklı bir hikaye...!" (Sürgün)
- Gençliğin verdiği çoşkunlukla kişiliği yepyeni hislerle dolup taşıyordu... (Sürgün)
- "Tüm insanlar yeryüzünde fazlalıktır. " (Ayaktakımı Arasında)
- Hepimiz birbirimize hiç değilse görünüşte inanıyorduk. İçten inanmaya gelince, biz kendimize bile zor inanıyorduk. (Şahin Türküsü)
- “İnsan uzun yaşamaya değil de elden geldiğince çok yaşamaya bakmalıdır.Beş şişe kırmızı şarap yerine bir şişe şampanya içmek hiç kuşku yok ki, daha iyi idi.” (Aşk Rüyası)
- Bəli...İnsana inanmayın! Çünki o həmişə özündən danışdıqda, yalan danışır! Bədbəxtliyə düşəndə də yalan danışır ki, özünə qarşı çox mərhəmət hissi oyandırsın, xoşbəxt olanda da yalan danışır ki, ona daha çox həsəd aparsınlar, hər bir halda yalan danışır ki, özünə qarşı diqqəti artırsın.. (Fırıldaqçı)
- belki de düşünce,maddenin bir tür rahatsızlığıdır... (Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (4. Cilt))
- " Çok inançlısın dostum, inanıyor ve güveniyorsun. Ama insanlar çiğ süt emmiştir; onlara güvenmek, onlara inanmak akıl kârı değildir, tehlikelidir, anlayacaksın." (Ekmek İşçileri)
- Beni hayatın aşkı mahvetti... Hayatı sevdiğim için bir budalaymışım ben... (Arkadaş)
- Hepimiz birer kahramanız, diyordu, çünkü ölüme mahkûm olduğumuzu kafamızdan atmayı becerebiliyoruz. (Karşılık Görmiyen Aşk)
- Denizde yangın var! (İnsanlarımız)
- Bizi kandırmak için Tanrı'yı bile araç olarak kullanmaktan çekinmiyorlar. Ruhumuzu öldürmek istediklerinde onu, yalan ve iftira içinde bırakıyorlardı. ''Bir politikacı, dinden bahsediyorsa bil ki birilerini kandırmaya çalışıyordur.'' (Halkın İçinde)
- Yaşam kitaplarda asla gerçekte olduğu gibi tasvir edilmez... (Küçük Burjuvalar)
- "Her sabah nereye gittiğini bilmeden bir işe giden, her akşam nereden çıktığını bilmeden bir işten çıkan, sevmediği hayatı yaşayan, sevmediği işi yapan, sevmediği kişilerle yaşayan, kalabalıklar yüzünden yaşamaya karşı ne bir sevgi, ne de bir sevgisizlik işareti olmadan gelip geçen... Her akşam evinin dört duvarı arasına sanki bir mezara girermiş gibi giren, gecelerini bir sıkıntı yorganının altında yalnız ya da yanındaki yabancı gövdeyle geçiren bütün ölü kentlerin, ölü doğmuş çocukları! Size bu ölü yaşamı hazırlayan "sermaye sahibi egemen sınıftır", bu acımasız oyunun varlığı siz izin verdiğiniz sürece sürecektir." (Günlüğümden Notlar)
- Yaşam kitabının bir sayfası daha okundu. (Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (3. Cilt))
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin