Kitap Künyesi
Yazar: Soren Kierkegaard
Çevirmen: Zeynep Talay
Yayın Evi: Pinhan Yayıncılık
İSBN: 9786055302559
Sayfa Sayısı: 112
--reklam--
Hakikat Şaraptadır Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
In Vino Veritas'ta, olayları bize aktaran William Afham'dır. Afham, Kierkegaard'ın diğer metinlerinde rastladığımız aşina takma adlara karşılık ilk defa bu metinde tanıştığımız bir karakterdir. Kendisi bir davet düzenler, davette sınırsız şarap olacağını ve davetlilerden her birinin ancak şarap etkisini o kişide gösterdikten sonra, başka bir deyişle normalde kişinin söylemeyeceği şeyleri söyler duruma gelmesinden sonra konuşmaya başlayacağını bize söyler. Bu bağlamda konuşmalar olacaktır, sohbetler değil. Tartışmanın konusu Eros'tur ve konuşmalar erotik aşk üzerine dönecektir.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Hakikat Şaraptadır Alıntıları - Sözleri
- ...fikir noksanlığının fark edilmesinin sebebi de eleştiri yoksunluğudur.
- Ama her arzu bencildir.
- Aşkın önemi onun verdiği mutluluk olsa gerek...
- Bu durumda, sevmek, sevilebilene tekabül eder ve sevilen izah edilemeyendir.
- - karşılıksız aşktan ölüyorlar - şüphesiz aşktan ölüyorlar.
- Başka bir deyişle, eğer aşk gülünçse, saçmaysa, benim bir prenses mi yoksa hizmetçi bir kız mı bulacağım o kadar gülünçtür, yok eğer gülünç değilse, o zaman hizmetçi bir kızı sevmek de gülünç değildir, çünkü sevilebilecek olan sonuçta anlatılamayandır da.
- "Çocuğun hatırladığını, yaşlı anımsar."
- ...çünkü hatırlanan aynı zamanda unutulandır da.
- Bir kadının düşüncesini gözetmek müthiş bir düşünce gerektirir, öyle ki ancak kendisini tamamen bu işe adamış bir adam yapabilir ve ancak ona bu iş bahşedilir.
--reklam--
Hakikat Şaraptadır İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kierkegaard, bu kısa ama dolu dolu diyalogları içinde barındıran eserinde estetik konusunu şarabın verdiği açık konuşma dürtüsü üzerinden işliyor. Özellikle kadın-erkek ilişkileri ve Eros üzerinden işlenen haz olgusu karşımıza çıkıyor. Şaraba bir felsefe atfedeceksek sanırım bunun altyapısını Kierkegaard bu eserinde oluşturmuş durumda. Gerçi sohbetlerin haz, eros ve kadın-erkek ilişkisi üzerinden işlenmesine rağmen oldukça beyefendi şekilde diyalogların oluşturulmuş olması gülümsetti. Şarabın bir diğer felsefesi ise samimiyetidir esasen. Sanırım Kierkegaard bu kısmı kaçırmış estetik kavramını işlerken. Yine de okunması büyük zevk. Tavsiye ederim. Kierkegaard da bu kitapla başlanması sanırım en uygunu olur. (Uğur De Molinari)
Platon'un diyaloglarındakine benzer bir durum söz konusu kitapta. Bir şölen verilecektir. Bu şölene katılanlar iyice sarhoş olup normalde söyleyemeyecekleri şeyleri söyleyebilecek kıvama gelene kadar şarap içeceklerdir. Şarap hakikattir onlara göre. Hakikat şaraptadır. Bu sırada sarhoş olana kadar bir konuşma gerçekleşmeyecektir. Ve ortam müsait olduğunda konuşulacak konu Eros olacaktır. Erotik aşk konusunda herkes düşüncelerini dile getirecektir. Konuşmalar erotik aşk üzerinden giderken bu konuşmalarda kadın iyice küçültülür. Onun yeri, statüsü, dünyadaki var olmasının nedeni gibi düşünceler sıralanır. Konuşmacılar kadını altta görürler ama bir konuşmacı kadını yücelteceğini söyler. Una rağmen kadın yine de bir şekilde aşağılanır. Erkek egemen bir mecliste kadın üzerine konuşmalar bir hakikat gibi sergilenir. Kadının ne olduğunu bir tek kadın dile getirmemiştir. (Sîdar Ronahî)
Kierkegaard, felsefe tarihinin soyut mantıksal kurgularla geliştiğini ve bu nedenle bireyi, bireyin gerçek yaşamını gözden kaçırdığını düşünür. Ona göre varoluş, somut ve öznel insanın yaşamıdır. Bu nedenle felsefe somut düşünmeye, yani varoluşa yönelmelidir. Yukarıdaki satırları Wikipedia'dan aldım. Yine anlamadığım bir çok bölümü olmasına rağmen, arada kendimi kaptırdığım ve ilgi ile beş on sayfa soluksuz okuduğum bir kitap . Sadece erkeklerin katıldığı bir davet düşünün , daveti veren kişi herkesin şarap içerek sarhoş olmasını istemektedir ve ardından katılımcılara eros hakkında konuşmaları için söz verecektir. Kitap, bazılarının içince daha dikkatli konuşma ihtimali olması gibi konuların tartışılması ile başlar , ardından ilk konuşmayı hiç aşık olmamış biri yapar, üst üste kadınları acımasızca tenkit eden konuşmacılardan sonra kadınları yüceleten bir konuşma ile toplantı sona erer. Zaman zaman daha önce hiç aklınıza gelemeyen düşünceler tarafından esir alınıyorsunuz . Daha önce söylediğim gibi, o devirden ve Danimarka'dan spesifik örnekler biraz aklınızı karıştırsada ilgi ile okuduğum bir kitap oldu. (CEM AKDAG)
--reklam--
Hakikat Şaraptadır PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Soren Kierkegaard - Hakikat Şaraptadır kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hakikat Şaraptadır PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Soren Kierkegaard Kimdir?
Soren Aabye Kierkegaard (1813-1855), Danimarkalı filozof ve teolog.
Kierkegaard dindar babasının etkisiyle din eğitimi alarak ve katı bir dini atmosfer içinde yetişti.Tüm yaşamında bu çocukluğun etkisi görülür.Kendisi de dinsel düşünceleri olan birisi olmakla birlikte sürekli din adamlarıyla, kurumlarıyla ve düşünceleriyle çatışma halinde oldu. Mevcut Hıristiyanlığın yozlaşmış olduğunu ileri sürdü ve Hıristiyan inancinin tamamen yenilenmesine yönelik eleştiriler geliştirdi. Kierkegaard, din ve Tanrıyı tamamen bireysel bir konu olarak değerlendirdi. Bu yönde giderek sistematik felsefenin bireyi göz ardı eden bütüncüllüğünü de reddetti. Felsefesinde bireyi merkeze aldı.
Felsefesi
Kierkegaard, varoluşçuluğun öncülerinden sayılır.Varoluşçu felsefe bir bakıma her varoluşçu filozofta kendine özgü bir nitelik kazanarak ayrıca tanımlanır, ancak bilinen genel nitelikleri ve felsefi özgürlüğü açısından varoluşçuluğun kurucu isimlerinin başında Kierkegaard sayılmaktadır. Kierkegaard'ın belli bir felsefî sistematik geliştirmediği doğru olmakla birlikte (Kierkegaard bu anlamda Nietzsche gibi bağımsız ve dizgesiz filozoflardandır), kullandığı kavramlar ve felsefe yapma tarzı sonradan varoluşçu felsefelerde görülen nitelikleri barındırır. Kierkegaard'ın itiraz ettiği ve sürekli eleştirdiği filozof Hegel'dir. Hegel'in rasyonalist ve sistematik felsefesi Kierkegaard için kabul edilemezdir.Varoluşçu felsefelerde görülen kavramların çoğunluğu öncül olarak Kierkegaard'da görülür: saçma, bunaltı, korku ve kaygı.Kierkegaard'ın felsefî sorunsalı bir bakıma mevcut Hıristiyanlık içinde ve hatta karşısında nasıl iyi bir Hıristiyan olunacağı noktasına da bağlıdır. Kierkegaard, felsefe tarihinin soyut mantıksal kurgularla geliştiğini ve bu nedenle bireyi, bireyin gerçek yaşamını gözden kaçırdığını düşünür.Ona göre varoluş, somut ve öznel insanın yaşamıdır.Bu nedenle felsefe somut düşünmeye, yani varoluşa yönelmelidir.
--reklam--
Soren Kierkegaard Kitapları - Eserleri
- Baştan Çıkarıcının Günlüğü
- Korku ve Titreme
- Ölümcül Hastalık Umutsuzluk
- Kahkaha Benden Yana
- Kaygı Kavramı
- Felsefe Parçaları ya da Bir Parça Felsefe
- Kendinizi Sevmeyi Unutmayın
- Hakikat Şaraptadır
- Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş
- Hayat Çözülecek Bir Problem Değil, Yaşanacak Bir Hakikattir
- Aforizmalar
- Meseller
- Tanrı'ya İhtiyaç Duymak
- Tekerrür
- Evliliğin Estetik Geçerliliği
- Ya / Ya Da
- Etik-Estetik Dengesi
- İroni Kavramı
- Şimdiki Çağ-Başkaldırının Ölümü Üzerine
- Müzikal Erotik
- Sevginin İşleri
- Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler
- Ölüme Götüren Hastalık
- Evliliğin Estetik Geçerliği / Korku ve Titreme
- Toplu Eserler 1
- İtirazlara Cevaben Evlilik Üzerine Muhtelif Gözlemler-Bir Kocanın Kaleminden
- Dolayımsız Erotik veya Müzikal Erotik Evreler
- Kierkegaard Yazılarından Seçmeler
- Fear and Trembling and The Sickness Unto Death
- For Self-Examination
- Suçlu mu? Suçsuz mu?
- The Difference Between a Genius and an Apostle
- Aşk Eserleri
--reklam--
Soren Kierkegaard Alıntıları - Sözleri
- Benim için önemli olan, uğrunda yaşayıp uğrunda ölmek istediğim fikri bulmaktır. (Hayat Çözülecek Bir Problem Değil, Yaşanacak Bir Hakikattir)
- "Her insanda, kendisine karşı tamamen şeffaf olmaktan bir derece alıkoyan bir şeyler var. Bu şeffaflıktan uzak olma, kişinin kendi dışında yer alan yaşam şartları yumağına açıklanamaz bir şekilde dâhil olması ve bu yüzden neredeyse kendisini açıklayamaz hale gelmesi ölçüsünde gerçekleşmektedir. Kendisini açıklayamayan kişi sevemez ve sevemeyen kişi tüm insanların en mutsuzudur. Ve sen aynı serkeşlikle kendini herkese karşı bir bilmece olma sanatında eğitiyorsun. Genç dostum! Peki ya hiç kimse senin bilmeceni çözme zahmetine katlanmazsa O zaman yaptığının ne zevki kalacak? Ama her şeyden önce kendin için, kendi kurtuluşun için bu vahşi kaçışı, içinde kabaran bu imha etme hırsını durdur. Senin yapmak istediğin bu; sen her şeyi yok etmek yaşama dair kuşku açlığını doyurmak istiyorsun. Kendini bu amaca göre yetiştiriyorsun. Zihnini buna göre eğitiyorsun. Memnuniyetle kabul edeceğin gibi, başka hiçbir şeyde iyi olmasan da bunda iyisin. Sana zevk veren her şey yaşamın etrafını yedi kez dolanıyor ve borusunu üflüyor ve böylece her şeyin tepe taklak oluyor ki senin ruhun huzur bulabilsin. Evet ne üzücü ki yankı yapıyorsun ve yankı ancak boşlukta işitilebilir." (Toplu Eserler 1)
- Asıl mesele kendimi anlamak, Tanrının gerçekten benden ne yapmamı istediğini görmek; asıl mesele, benim için doğru olan bir hakikati bulmak, uğrunda yaşayıp öleceğim fikri bulmak. (Kahkaha Benden Yana)
- Evlenirsen pişman olursun; evlenmezsen yine pişman olursun. Evlen ya da evlenme, ikisinden de pişman olursun. (Hayat Çözülecek Bir Problem Değil, Yaşanacak Bir Hakikattir)
- Deliler ve gençler insan için her şeyin mümkün olduğunu düşünürler. Yanlış! (Korku ve Titreme)
- "Korkaklığın en korktuğu şey karardır, zira karar, bir anlığına olsun, sisleri daima dağıtır. Bu yüzden korkaklık en sevdiği düşüncenin ardına saklanır: Zamanın koltuk değneği. Korkaklık ve zaman acele etmemek için "Bugün değil yarın " demeye daima bir neden bulur. Oysa göklerdeki Tanrı ve ebediyet der ki : "Bugün yap. Kurtuluş günü şimdidir." (Tanrı'ya İhtiyaç Duymak)
- Kendi olmayı istememek, kendi ben 'inden kurtulmayı istemek, ve bu da şu anlama gelmektedir; kendi olmanın umutsuz istenci. (Ölümcül Hastalık Umutsuzluk)
- . Aslında artık her şey için elkitapları var, yakın zamanda eğitim, tüm dünya çapında, az ya da çok sayıda ezbere yorumun öğrenilmesinden oluşacaktır. Baskı makinesinin mektupları tek elden çıkarması gibi, insanlar da muhtelif olguların arasından uygun olanı seçip çıkarma kapasitelerine bağlı olarak başarı gösterecekler, bu arada hiçbir şeyin anlamından haberleri olmayacak. . (Şimdiki Çağ-Başkaldırının Ölümü Üzerine)
- Benim için önemli olan, uğrunda yaşayıp uğrunda ölmek istediğim fikri bulmaktır. (Hayat Çözülecek Bir Problem Değil, Yaşanacak Bir Hakikattir)
- Hayat nasıl da boş ve anlamsız. (Hayat Çözülecek Bir Problem Değil, Yaşanacak Bir Hakikattir)
- Aşk en üstün neşe olsa bile ondan vazgeçiyorum, birini gocundurmayı ya da kıskandırmayı istemeden; ve eğer aşk hayal edilebilecek en büyük faydayı bağışlama hali olsa bile bana onun için verilen fırsatı reddediyorum -fakat düşüncelerimi fahişeliğe sunmadım. (Kierkegaard Yazılarından Seçmeler)
- “Ben kendim için acı çekerken tutunacak bir şeyim olabilsin diye ızdırabın yoluna işaretler yerleştiririm, ama başkası için acı çektiğim vakit, yolumu kaybederim, zira başkasının aslında nerede olduğunu haliyle bilemem ve her an sil baştan başlamam, bir sonraki an herhangi bir şeyi es geçmemek için kabusuna dayanmak zorunda olduğum daha da korkunç bir ihtimali düşünebilmeye hazırlıklı olmam gerekir.” (Suçlu mu? Suçsuz mu?)
- “Oğul, babanın kendi yansımasını gördüğü bir ayna ve baba ise, oğulun kendisinin gelecekte ne olacağını gördüğü bir aynadır.” (Hayat Çözülecek Bir Problem Değil, Yaşanacak Bir Hakikattir)
- İnsan konuşabiliyor diye, tam da bunun içindir ki susabilmek bir hünerdir. (Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş)
- “sevgi her şeye inanır - ve yine de hiçbir zaman aldanmaz..” (Sevginin İşleri)
- Hiç kimse sahici ben olmaya cesaret edemiyor. Herkes bir tür "beraberlik" içerisinde gizleniyor. Duyarlı organların bedenden korunduğu ve nesnelerde doğrudan temas içinde olmayışı gibi biz sıradan insanlar da ebedi olana kişisel, dolaysız bir temasa girmeye korkuyoruz. Bunun yerine geleneklere ve başkalarının sesine bel bağlıyoruz. Hakikatin önünde bireysel sorumluluktan korunan bir yaşam süren bir numune ya da nüsha olmaktan memnunuz.. (Tanrı'ya İhtiyaç Duymak)
- “Hayata bakışım tek kelimeyle anlamdan yoksun. Kötü bir ruh burnumun üzerine bir gözlük yerleştirdi herhalde, gözlüğün bir camı dev gibi büyütüyor, öbür camı aynı ölçüde küçültüyor.” (Ya / Ya Da)
- . Kendini kaybetmişleri veya her anlamda bütünüyle yoldan çıkmış olanları anmayacağım bile: Onlar para için köpek rolünü oynayanlardır... . (Şimdiki Çağ-Başkaldırının Ölümü Üzerine)
- Belki de sana karşı aşırı derecede yumuşak sözlerle konuşuyorum. Belki de sana çok fazla katlanıyorum. Belki de tüm gururuna karşı üzerinde kullandığım otoriteyi artırmalıydım. Ya da belki seni bu konuya hiç katmamalıydım, zîra sen bir çok yönüyle tehlikeli bir kişisin ve bir kimse seninle ne kadar birlikte olursa, o kadar kötüleşir... (Evliliğin Estetik Geçerliği / Korku ve Titreme)
- Herkes kendisi tarafından kandırılır. (Kaygı Kavramı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin