Kitap Künyesi

Yazar: Cesare Pavese

Çevirmen: Eren Yücesan Cendey

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750751158

Sayfa Sayısı: 128

--reklam--

Hapishane Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Hapishane, politik görüşleri nedeniyle Calabria’ya sürgüne gönderilen Pavese’nin kendi yaşam deneyiminden izler taşır: Stefano bir süre cezaevinde kaldıktan sonra bir köye sürgüne gönderilir. Gündüzleri köy halkının arasına karışabilmekle birlikte geceleri sokağa çıkması yasaktır. Stefano bir tür araf hayatı yaşadığı köyde mevsimlerin değişimine, hayatın durağan akışına tanıklık ederken kendi yalıtılmışlığını hiçbir zaman tümüyle aşamaz; yalnızlık hem altında ezildiği yazgısı hem de sığındığı kalesi olarak kalır.

--reklam--

Hapishane Alıntıları - Sözleri

  • Aslında tüm dünyanın bir hapishane olduğunu, herkesin farklı ama gerçek nedenlerle buraya kapatıldığını imgeliyor ve bunda bir rahatlama buluyordu.
  • Beni mahveden akşamlar…
  • Kimse bir hücreyi yuvası yapmazdı ve Stefano görünmez duvarları daima çevresinde hissediyordu.
  • Hep üzülüyor insan.
  • Her tatlılık, her temas, her terk hapisteymiş gibi yüregine sırlanıyordu, bir kapris gibi disiplin altına alınıyordu ama artık dışarıya, vicdana ait hiçbir şey sergilenmemeliydi. Artık hiçbir şey dışa bağımlı olmamalıydı: ne eşyalar ne de insanlar ona dokunmalıydı bundan böyle.
  • Artık hiçbir umuda tutunmamalı, her acıyı kabullenerek önlemeli ve onu inzivada boğmalıydı. Daima hapiste olduğunu varsaymalıydı.
  • "İnsanlarla yaşıyoruz ama kendi hallerimizi yalnız kaldığımızda düşünüyoruz."
  • Artık hiçbir şey dışa bağımlı olmamalıydı. Ne eşyalar ne de insanlar ona dokunmalıydı bundan böyle.
  • Bizler dünyanın her yerinde bulduğu rahatı kendi köyünde bulamayan huzursuz insanlarız.
  • Oysa gerçek yalnızlık katlanılmaz bir hücredir.
  • Öyle anlar geliyordu ki yakıcı sessizlik Stefano’yu boğuyordu.
  • Günlerden pazardı; şimdi çok iyi biliyordu ki pazar günleri aylaklar o treni bekliyorlardı.
  • İnsanlarla yaşıyoruz ama kendi hallerimizi yalnız kaldığımızda düşünüyoruz.
  • ❝Kader yok, sadece sınırlar var. En kötü kader onlara boyun eğmek. Oysa karşı çıkmak gerekir.❞
  • "İnsan yalnızlığa yanında biri olmadığı için üzüldüğü sürece dayanabilir oysa gerçek yalnızlık katlanılmaz bir hücredir."

--reklam--

Hapishane İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Cesare Pavese bunu nasıl yapmış bilmiyorum ama sıradan ve bakıldığında basit duran bir kurgunun içinden insanın kendi hayatını sorgulayışı,gelişen olaylar dahilinde kendi hayatıyla ilgili çıkarımlarda bulunuşu,yaşadıkları,diğer insanlarla kurduğu ilişkiler fakat yine de ne olursa olsun o aşılamayan ve hatta aşılmak istenmeyen münzevi yalnızlık…Her şey şahaneydi. Baş karakterimiz olan Stefano’nun bir süre cezaevinde kaldıktan sonra bir köye sürgüne gönderilişi ve orada yaşadığı deneyimler anlatılmakta. Gündüzleri köy halkının arasına karışabilmekle birlikte geceleri sokağa çıkması yasaktır. Stefano bu köyde hayatın olağan akışında mevsimlerin değişimine,hayatın akışına tanıklık ederken hiçbir zaman da o yalıtılmışlığın dışına tam anlamıyla çıkamaz. Çıkmak istemez. Kurduğu arkadaşlıklar,aşklar orada öylece kalacak;giderken kendi yalnızlığından başka bir şeyi yanında götürmeyecektir.Yalnızlık hem ezildiği,sıkıştığı yazgısı hem de sığındığı kalesi. Şimdiden herkese keyifli okumalar dilerim. (Ebru Acar)

Bitirmekte zorlandığım bir kitaptı. Sevip sevmediğimi bile tam olarak anlayamadım. Karakterlerin arasında geçen diyalogları da, 35-40 yaşındaki abilerinin yanında oturup ne konuştuklarını dinleyen ama bir türlü anlayamayan 5-6 yaşında bir çocuk gibi okudum. Sevmedim sanırım. (Begüm Özkan)

Pavese'den okuduğum ilk kitap. Kitap konusu itibariyle ilgi çekici olsa bile anlatım için söyleyebileceğim iki şey, biraz müstehcen biraz da sıkıcı olmamakla birlikte monoton. Eserin Kahramanı hapisten sonra bir köye sürgüne gönderilen bir mühendis. Belli ki düzene aykırı fikirlerinden dolayı ceza alan bu kişi, ki siyasi denecek herhangi bir atıf yok eserde, içinde bulunduğu yalnızlığı ve köy hayatını iç içe vererek bir psikolojik tahlil oluşturulmuş. Pavesenin diğer eserlerinden her ne kadar bi haber olsam da umarım bu eser bir ön fikir verebilir bana. Eserin akışı çok güzel işlenmiş, olaylar kendi devinimi içinde verilmiş. Dönemin sosyo politik argümanları derin çizgilerle değil araya sıkıştırma çabasıyla verilmiş. Yalnızlık ve yalnızlığın gramerindeki kelimelerle çevresini ve o dönemdeki köy toplumunun yaşayış biçiminin de Ayrı bir profilini de çizmiş yazar. Ahlak yoksunluğu ve toplumun bu konudaki aykırı davranışları da ayrıca dikkat çekici bir husus. (Nedim Kardaş)

--reklam--

Hapishane PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Cesare Pavese - Hapishane kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hapishane PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Cesare Pavese Kimdir?

Cesare Pavese (d. 9 Eylül 1908 – ö. 27 Ağustos 1950) İtalyan şair, romancı, çevirmen ve eleştirmen.

Cesare Pavese, ailesinin yazlarını geçirdiği Torino'nun Santa Stefano Belbo köyünde bir memur çocuğu olarak doğdu. Torino Üniversitesi'nde edebiyat okudu. İngiliz ve Amerikan edebiyatına ilgi duydu; bitirme tezini Walt Whitman şiirleri üzerine yazdı. Öğrenimini bitirdikten sonra orta öğrenimini tamamladığı eski okulu Liceo d'Azaglio'da edebiyat ve dil dersleri verdi. Bu dönemde İngiliz ve Amerikan yazarları ile ilgili yazıları La Cultura dergisinde yayınlandı. Daha sonra bir arkadaşının kurduğu Einaudi Yayınevi'nde çalışmaya başladı. 1935'te anti-faşist çalışmaları nedeniyle tutuklandı, 1936'da serbest bırakıldı. Brancaleone Hapishanesi'ndeki bir yılından esinlenerek Carcera (Hapis) romanını yazdı. 1950'de Yalnız Kadınlar Arasında romanı ile İtalya'nın önemli edebiyat ödüllerinden Strega Ödülü'nü aldı. Edebi kariyerinin doruğunda olmasına rağmen özel hayatı karışıktı. Sonu olmayan aşk ilişkileri onu bunaltmıştı. Ödülü aldıktan sonra Torino'daki bir otel odasında bütün özel kâğıtlarını yok edip, 21 adet uyku hapı alarak intihar etti.

İntiharından önceki gün, “Artık sabahı da kaplıyor acı.” diye kısa bir not düştükten sonra 27 Mayıs'ta günlüğüne şunları yazmıştır:

" ’48-’49′daki mutluluğumun hesabı görüldü. Bu soylu mutluluğun gerisinde şu vardı: Güçsüzlüğüm ve hiçbirşeye bağlanmayışım. Şimdi, kendime göre, girdabın içine girdim; güçsüzlüğümü seyrediyor, onu iliklerimde hissediyorum, beni ezen siyasal sorumluluğu yüklenemiyorum. Bunun tek çözümü var: İntihar. " Cesare Pavese – 27 Mayıs 1950

Önemli Eserleri

Senin Köylerin - 1941 - Roman

Ağustosta Tatil - 1946 - Öykü

Yoldaş - 1947 - Roman

Leuko İle Söyleşiler - 1947 - Deneme

Tepedeki Ev - 1949 - Roman

Güzel Yaz - 1949 - Roman

Ay Ve Şenlik Ateşleri - 1950 - Roman

Yaşama Uğraşı - (1935-1950) - Günlük

Tepelerdeki Şeytan - ? - Roman

Yalnız Kadınlar Arasında - ? - Roman

Çalışmak Yorar - ? - Şiir

--reklam--

Cesare Pavese Kitapları - Eserleri

  • Yalnız Kadınlar Arasında
  • Ay ve Şenlik Ateşleri
  • Yaşama Uğraşı
  • Tepelerdeki Şeytan
  • Ağustosta Tatil
  • Senin Köylerin
  • Güzel Yaz
  • Tepedeki Ev
  • Yoldaş
  • Şiirler
  • Geceleri, Sokaklarda
  • Leuko İle Söyleşiler
  • Plaj
  • Bütün Şiirlerinden Seçmeler
  • Lavorare stanca
  • Hapishane

--reklam--

Cesare Pavese Alıntıları - Sözleri

  • Hiçbir şeyin olmacağı bir günün şafağından daha kötüsü yoktur. Yararsızlıktan daha acı bir şey yoktur. (Bütün Şiirlerinden Seçmeler)
  • Anılar gizlenmiş gölge yığınları olacak tıpkı şöminedeki eski kor gibi. Anı daha dün sönen gözlerdeki yakıcı alev olacak. (Bütün Şiirlerinden Seçmeler)
  • Olgunluk, kendine yeten yalnızlıktır. (Yaşama Uğraşı)
  • “Senin koltuk altlarındaki koku, terebentin kokusundan da güzel,” (Güzel Yaz)
  • Beni kimsenin tanıyamayacağı bir yer arıyordum, bir kahve içip düşünmek için. (Senin Köylerin)
  • Yorulur ve bir yere kök salmaya çalışır insan. Mevsimler öylece gelip gecmesin, biraz daha uzun sürsün diye ait olduğu bir yer bulmaya çalışır insan.. (Ay ve Şenlik Ateşleri)
  • Dışarıda, güneşte oturmuştuk. "Çok az şey istiyorum," dedim. "Eskisinden daha az.” (Yoldaş)
  • Hamısının damarında qırmızı qan axır, hamısı zəngin və xoşbəxt olmaq istəyir , hamısı sevgi arzulayır. (Ay ve Şenlik Ateşleri)
  • Neden bazılarının herşeyi var da, bazılarının hiçbir şeyi yok? Nesin sen, komünist mi? (Ay ve Şenlik Ateşleri)
  • En güzel geceler ise doğal olarak cumartesilerdi, [...] (Güzel Yaz)
  • Ama sanat, yaşamında tek bir saniye olmasa, sen de biliyorsun, her şey altüst olur. (Geceleri, Sokaklarda)
  • Artık hiçbir umuda tutunmamalı, her acıyı kabullenerek önlemeli ve onu inzivada boğmalıydı. Daima hapiste olduğunu varsaymalıydı. (Hapishane)
  • Kimse bir hücreyi yuvası yapmazdı ve Stefano görünmez duvarları daima çevresinde hissediyordu. (Hapishane)
  • Biliyorum : Zaman silip atacak yüreğimden burukluğu. (Şiirler)
  • O gün, basının yalnızca tehdit etmeye değil, inandırmaya yaradığını da anladım. (Yoldaş)
  • Bir yol, bir kamışlık, bunlar sıradan şeylerdir, en azından bizler için böyledir ama uzaktan, bir tepenin altından fark edildiklerinde ve onların arkasında başka tepeler, başka kamışlıklar olduğunu bilerek, bizlerin asla gidemeyeceğimiz bir noktanın her zaman var olacağını düşünürdüm; oysa oralara gidenler de vardı.. (Ağustosta Tatil)
  • Dışarıda, güneşte oturmuştuk. "Çok az şey istiyorum," dedim. "Eskisinden daha az.” (Yoldaş)
  • ‘Önemli olan yapılandır, söylenen değil.’ (Tepedeki Ev)
  • "...bir sürü budalanın arasına gir ve senden daha uyanık olduklarını gör." (Senin Köylerin)
  • Kimi şeyler onlarsız yaşamayı becerdiğinizde elde edilebiliyordu. (Yalnız Kadınlar Arasında)