Kitap Künyesi
Yazar: Hasan el-Benna
Çevirmen: M. Beşir Eryarsoy
Çevirmen: Osman Arpaçukuru
Yayın Evi: Beka Yayınları
İSBN: 9786054041275
Sayfa Sayısı: 463
Hatıralarım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kardeşlerim! Sizler şu ana kadar herhangi bir partiye ya da kuruluşa katılmadığınız gibi, onların herhangi birisene düşmanca davranmış da değilsiniz. Sizler, Allah'ın Rasulü'nden başka bir öndere uymuş değilsiniz, Allah'ın Kitabı'ndan başka bir yol kabul edip beğenmiş değilsiniz, İslam'dan başka bir amaç da edinmiş değilsiniz.
Kayzer'in hakkını Kayzer'e, Allah'ın hakkını Allah'a ver diye bir öğreti yoktur İslam'ın öğretileri arasında. Aksine, İslam'ın öğretileri arasında olan şudur: Kayzer'in kendisi de, Kayzer'e ait olanlarda, hepsi bir ve Kahhar olan Allah'ındır.
(Arka Kapak)
Hatıralarım Alıntıları - Sözleri
- Bizim kalplerimiz katılaşmış bulunuyor,İslam'dan oldukça uzaklaşmış, batılıları taklide sapmış ve bu taklitçilik içerisine gömülmüş bulunuyoruz..
- Toplumun düzeltilmesinin temeli, ailenin düzeltilmesidir. Ailenin düzeltilmesi ise, genç kızın, kadının düzeltilmesiyle başlar. Çünkü kadın dünyanın öğreticisidir. Çünkü kadın sağ eliyle beşiği sallarken, sol eliylede dünyayı sallamaktadır.
- “Ey ALLAH ADINA koşanlar, hızlı koşun !!!
- Doğruların ve başarının sahibi Allah'tır.
- Allah, kendi davasını büyük tanıyanları büyük bir ecirle mükafatlandıracak...
- Doğruların ve Başarının Sahibi ALLAH'tır.
- Eğer insanlar işittiklerini uygulasalar, hepimizi bir araya getirecek, isteklerimize bizleri ulaştıracak, şeref ve bağımsızlığımıza kavuşacak kapsayıcı bir uyanış dönemine mutlaka gireriz.
- ... mutluluk ve huzurları İslam'da olduğu halde, Müslümanlar'ın İslam'ı nasıl ihmal ettiklerini ortaya koydular.
- Dinini, eminliğini ve amellerinin sonuçlarını Allah'a emanet eder.
- İlim tahsil etmek zaten bir çeşit cihaddır. O hâlde, bu yolda- ne kadar değerli olsa da- bir takım şeyleri fedâ etmek bizim görevimizdir.
- İnsandan başka bir şey olacak olsaydım, On dördünde ışık saçan ay olurdum.
- “Ey ALLAH ADINA koşanlar, hızlı koşun !!!
- Davasına gerçekten inanan kimseye, akıp giden yıldız, amin diye karşılık verir. Kim Allah için halis bir niyet taşırsa, geçen zamana karşı, kesin bir zafer elde eder.
- "Artık boş kaldığın zaman (ibadetle, taatle) yorul ve yalnız Rabbine rağbet et!" *(İnşirah 7-8)
- "Bu ümmetin ilk gelenleri ne ile salâh bulmuş, düzelmişlerse, sonradan gelenleri de ancak onunla salâh bulup düzelebilir."
Hatıralarım İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Selamün aleyküm, Hakkında hayırdan başka bir şey duymadığım ve okumadığım, dava adamı sıfatıyla müsemma Şehid Hasan el-Benna üstadı ve eserini anlatmaya çalışmak gayretindeyim. Bizim bu adamları bilmeye ve okumaya ihtiyacımız var. “Davet nedir?”, “Davetçi kimdir?”, “Davet nasıl yapılır?” başta kendime seslenerek ve yakınarak; unuttuk, bocalıyoruz, bir üslupsuzluk, bir uzaklaşmaktır gidiyor. Duyuyor musun, hırpalamam lazım seni, örselenmelisin. Üstad Hasan el-Benna’yı ve İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler)’i mülâkatla girdiğim Ortadoğu derslerinde tanıdım. İlk duyduğumda o kadar merak ettim ki dersin akabinde kitapçıya girip kitap/ihvan-i-muslimin-musluman-kardesler--51349 kitabını almak iştiyakımı bastıramadım. Mezkûr kitapta da “Hatıralarım” kitabından bolca alıntı mevcuttu. Kitabı okudukça hayranlığım artmaya başladı hatta babamla birlikte kitabın kritiğini yaparken; “Bu adam 42 yaşında şehid olmuş, ömrüne sığdırdığı hayırlara bak, Allah ondan razı olsun” cümlelerini sıkça kullandığımızı hatırlıyorum. Tekrar Allah ondan ve dava arkadaşlarından razı olsun. Halifeliğin de kalkmasıyla birlikte bocalayan pek çok İslam ülkesi gibi Mısır da bundan payına düşeni almış bir ülkedir. İngiliz işgali artmış ve biliyoruz ki işgal sadece maddi kaynaklara göz dikmez özellikle manevi kaynaklara diker kenafir gözlerini. Toplumda batıya özentilik, batı taklitçiliği artmış ve bunun sonucunda dinin amaçlarından uzaklaşılmış; hakikat, kof ithamlara maruz kalmış, saptırılmış. Şaşkınlık içindeki bu toplumu yine içinde bulunan ve değerlendiren Üstad Hasan el-Benna, bir davet rotası çiziyor tabiri yerindeyse. Ve ilk davetlerine kahvehanelerden başlıyor… Bir kahvehanenin önünden geçerken kitaptan da etkilenerek, erkek olsaydım ki… diye başlayan cesur cümlelerim oldu, merak etmeyin bu fikrimi de bolca eleştirdim, bu bir örnektir ve herkesin kendi çizgisi olmalıdır, bir rota sahibi olmalıydım… Hasan el-Benna kahvehanelerde diriliş muştusunu aşılamadan önce bu fikrine yönelen itirazlara şu minvâlde cevap vermiştir: Bu onlar için görülmemiş ve yeni bir şey olacaktır. Mühim olan konunun güzel seçilmesi, onları yaralayacak şekilde konuşulmaması, seçilen konunun uygun şekilde anlatılmasıdır. Çekici bir üslup kullanılmalı ve söz fazla uzatılmamalıdır. “Salih/a kişi, gittiği her yerde iyi bir etki bırakır.” bu söz de burada kalsın. Bir yerde hayırlı bir iş yapılır da fitnesi eksik olur mu? Olmaz. Bu fitnelere karşı üstadın tavrı da yine ders olacak mahiyettedir. “Şayia ve yalanlara son vermek, onları çürütmekle ve benzerlerini yaymakla olmaz. Bunlara dikkatleri çeken, dillere dolanan olumlu ve faydalı bir iş ortaya koymakla son verilebilir. Böylelikle, doğru olan bu yeni durum, yenisinin yerini alır; çünkü doğru olmayan önceki şayianın yerini alması gereken asıl konu budur.” İncelemenin bu kısmında dikkatinizi çekmek istediğim bir konu var. Benim haddim değil belki ama üstaddan bu kadar etkilenmişken son zamanlarda denk geldiğim ve bir Müslümana asla yakışmayan yanlışlardan bahsetmek istiyorum. Yine yazacaklarım başta kendimedir. Kışkırtmak kastıyla yazılan kimi yazılara bazı kardeşlerim o kadar büyük tepki gösteriyor ki, ne üslup kalıyor ortada ne terbiyeli bir dil. Firavunla konuşmaya giden Musa(as)’ın kullandığı yumuşak dili, Efendimiz(sav)’in defalarca kovulduğu, hakaret gördüğü o kapılara yaklaşımı bizim örnek almamız gereken yegâne öğretiler olmalıyken, öfkelenip kabımıza sığamaz hale geliyoruz. Temsil ettiğimiz Müslüman kimliğe geliyor sonra da hakaretler, dilimizle zarar veriyoruz dine. Vallahi bunun hesabı olur, dikkatli olmalıyız. Muhatabımızı tanıyarak yaklaşmalıyız, ki sosyal medya zemini bozuk bir yer. İyi niyetle yaklaşımımız bile bir süzgeçten geçerken düşünün ki hayt huyt ne fayda sağlayabilir. “O vakit, Allah’tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın. Şayet sen, kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için duada bulun!”(Al-i İmran, 3/159) Kitaba tekrar dönecek olursak; üstad bir konferansında şu sözleri sarf ediyor: “Kardeşlerim! Dava hakkında konuşmaya başlamadan önce sizlere şu soruları yöneltmek istiyorum: İnsanlar rahata ersin diye gereği gibi cihad etmeye hazır mısınız? İnsanlar biçsin diye ekmeye hazır mısınız? Son olarak, ümmetiniz hayat bulsun diye ölmeye hazır mısınız?” Ömrünü sorduğu bu soruların cevaplarını yaşayarak geçirmiş üstad ve dava arkadaşlarından Allah gani gani razı olsun, rahmet eylesin. Efendimiz(sav)’e , O’nun âl ve ashabına, kıyamet gününe kadar O’nun getirdiği davaya insanları çağıranlara da Allah’ın sâlât ve selâmı olsun. Selametle… (Hatice)
Kitap genel hatları ile bütün davetçilere, bütün müslümanlara örnek teşkil edecek bir hayat nizamını ve hayat programını sunmaktadır. Yaratılış gayesinin amaçlarını, var olma sebeplerini ve Allah razı etme amellerini gün yüzüne çıkarıp topluma hatırlatmaktadır. Bütün insanların okuması gereken bir kitap olduğuna inanıyorum. (Recep İLAN)
"Ey Allah adına koşanlar, daha hızlı koşun !": İslâm yolunda canından geçen mücahidlere Selam olsun... Okuduğunuz kitap sizi Allah'a daha çok yakınlaştırmalı, manevî şuur ve bilinç bulmalısınız, içinize cihâd ve tebliğ aşkı doğmalı Tıpkı bu kitapta olduğu gibi. Şehid İmam Hasan el benna'dan "hatıralarım: müslüman kardeşler" 14 Ekim 1906'da Mısır'ın Mahmudiye kentinde dünyaya Gelen Benna, İsmâiliye’de de davet çabalarından vazgeçmedi; bir yıl boyunca yine camilerde, kahvehanelerde konuşmalar yaptı ve çok sayıda insanın etrafına toplanmasını sağladı. Nihayet Mart 1928’de evinde buluşan bir grup insanla İslâm davası için yaşamaya ve ölmeye yemin ederek İhvân-ı Müslimîn (Müslüman kardeşler) teşkilâtının temellerini attı. 7 kurşunla şehid... 12 Şubat 1949 tarihinde Mısır, kahire'de Suikaste uğradı. 42 yaşında hayatını kaybetti. Niye kalkıştı bunca işe, neden hayatından vazgeçti? Bu nasıl bir iman aşkıdır ki onu bir saniye olsun boş durdurmadı. Kötü bir gidişat vardı Türkiye'de 1924 yılında hilafetin kaldırılmasının ardından Müslümanların başsız kaldığı düşüncesiyle girdi bu yola "Müslüman kardeşler" teşkilatını kurdu ve canını ortaya koydu inançla imanla yoluna devam etti. Şehid imam el benna... Şehit olmak için şehit gibi yaşamak lazım. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) hadîs-i Şerif'inde: “Yeryüzünde yaşayan bir şehit görmek isteyen Talha b. Ubeydullah’a baksın.” Yaşayan bir şehit idi o… Demiştir. İşte şehit imam Hasan el benna da bir şehit gibi yaşamış. Ve şehitlik mertebesine nail olmuş hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cihadın, tebliğin, gerçek müslüman şuuru'nun vücut bulmuş hali İmam el benna. Benna'nın şehit edilmesi teşkilatın büyümesini yavaşlatmadı, tam tersine dünya çapında hızlı bir şekilde yayılmasının önünü açtı. Bu kitapta şehit imanın müslüman kardeşler teşkilatıyla gerçekleştirdiği, sohbetler, toplantılar, yapılan mescitler, ve akabinde her gün büyüyen bir İslâm ordusu Allah'ın ordusu... "Aranızda kardeşlik bağını koruyun; çünkü sizin silah ve mühimmatınız budur." Ömrünü islam için mücadeleye adayan, müslümanların kenetlenmesi için davasından vazgeçmeyen mısırlı şehid imam hasan el benna, Mücahid Benna'ya Rahmet olsun. Mücahid şehid imamdan son satır: "Hatıralarım, burada son buluyor. Bizi gerçekleştirmeye muvaffak kıldığı şeyler dolayısıyla Allah'a hamd ve şükürler olsun ve efendimiz Muhammed'e O'nun âl ve ashabına, kıyamet Günü'ne kadar O'nun getirdiği dâvaya insanları çağıranlara da Allah'ın salât ve selâmı olsun." - Hasan el benna (Meryem)
Kitabın Yazarı Hasan el-Benna Kimdir?
İmam Hasan b. Ahmed b. Abdurrahman el-Bennâ Mısırlı siyasi ve dinsel önder. Müslüman Kardeşler adlı örgütün kurucusudur. Genç yaşta dinsel konulara büyük ilgi duymaya başladı. 1923'te Kahire'de dinsel ve toplumsal konularda geleneksel eğitim veren Darül-Ulum adlı öğretmen okuluna kaydoldu. 1927'de Arapça öğretmeni olarak Süveyş Kanalı yakınlarında bulunan İsmailiye'de bir ilkokula atandı. İngilizlerin ülkedeki ekonomik ve askeri varlığı açısından büyük önem taşıyan bu kentte, Müslümanları derinden sarsan olaylara tanık oldu. Mart 1928'de bir İngiliz kampında çalışan altı kişiyle birlikte İslamın ilkelerine geri dönüşü amaçlayan Müslüman Kardeşleri kurdu. 1930'larda kendi isteğiyle Kahire'deki bir okula atandı. II. Dünya Savaşı başladığında çok sayıda öğrenci, devlet memuru ve işçi Müslüman Kardeşlere üyeydi ve Örgüt Mısır toplumunun hemen bütün kesimlerini temsil eden bir önemli siyasi güç olmuştu. Örgüt üyelerinin birçoğu hükümetin ulusal çıkarlara ihanet ettiği görüşündeydi; Hasan el-Benna ise bir süre daha hükümeti destekleme taktiğine bağlı kalmaya çalıştı. Ama gerek kendisi, gerekse örgüt üyeleri yönetim açısından tehlikeli olmaya başlamıştı. Savaşı izleyen kargaşa ortamında el-Benna'nın sözünü geçiremediği örgüt üyelerinin adları, başta Başbakan en-Nukraşi'nin öldürülmesi olmak üzere (Aralık 1948), bir dizi suikast olayına karıştı. Hasan el-Benna Şubat 1949'da hükümetin göz yumduğu bir suikast sonucunda Kahirede öldürüldü. Hasan el-Benna Davetuna, Nahvün-Nur, Akidetuna, el-İhvanül Müslimun tahte Rayetül-Kuran, Muskilatuna fi daval Nizamil-İslam, Müzekkiratüd-Dava ved-Dai gibi yapıtlarında emperyalizme karşı ulusal bir hareket oluşturulmasını ve Müslüman ulusların İslam ilkelerine dayanan birliğini savundu. Ona göre Müslüman ulusların geri kalmasının nedeni din yolundan uzaklaşılmış olmasıydı.Kurtuluş, İslam öğretilerine geri dönerek sağlanabilirdi. Devlet İslam dini temelinde örgütlenmeli, İslam hukuku geçerli kılınmalıydı. Toplumun ahlakı ve eğitimi İslam ilkelerine göre yönlendirilmeli, toplumsal eşitsizlik ve adaletsizliklere son verilmeliydi.Müslüman Kardeşler örgütünün amacı da bu programı gerçekleştirmekti. Mısır'ın çeşlitli, yörelerinde kurduğu okullar ve toplumsal hizmet kurumları aracılığıyla görüşlerini yaşama geçirmeye çalışan Hasan el-Benna'nın başlattığı hareket Arap dünyasını büyük ölçüde etkilemiştir.
Hasan el-Benna Kitapları - Eserleri
- Müslüman Kızlara
- Hatıralarım
- Risaleler
- Davet Esasları
- Müslüman Kadın
- Müslüman Kardeşler Teşkilatı
- Tasavvuf ve Ahlak Eğitimi
- Dualar ve Zikirler / El- Me'surat
- On İlkemiz
- Davanın Esasları
- Gençlik ve Cihad
- İslam ve Siyaset
- İnsanları Neye Davet Ediyoruz?
- Dava ve Davetçinin Hatıraları
- Risaleler 1
- İslamın Işığında Meselelerimiz ve Çözüm Yolları
- İslamı Nasıl Anlamalıyız?
- İslam’da Kadının Değeri
- Davamızın İlkeleri
- Gençlik İman ve Cihad
- Risaleler 2
- Tefsir Risalesi
- Risaleler 4
- İslam Akaidinde Tevhid
- Risaleler 5
- Risaleler 3
- Akaid Risalesi
- İslam Nedir?
- Risaleler 8
- Risaleler 7
- Risaleler 6
- Hadis Risalesi
- Risaleler 14
- Risaleler 13
- Risaleler 12
- Risaleler 11
- Risaleler 10
- Risaleler 9
- Cuma Sohbetleri
- Çağımız ve Meselelerimiz
- Fıkıh Risalesi
- Davetimiz Nura Doğru
- Kur'an'a Giriş
- İslam Işığında Problemlerimiz
- Hasan El - Benna Konuşuyor
- Cihadın Esasları
- Allah Erine Hitabeler
- Hatıralarım
- Cuma Minberinden Hutbeler
- Bir İslam Şehidinden Mektuplar 1
- Öncü Şahsiyetler
- Bir İslam Şehidinden Mektuplar Seti-4 Kitap Takım
Hasan el-Benna Alıntıları - Sözleri
- Allah yolunda bir hicret İnşallah onun yolunda davet. (Dava ve Davetçinin Hatıraları)
- Milletin görüşüne saygı, milletin mecliste temsil edilmesi ve idareye tam olarak katılmasını gerektirir. (İslam Işığında Problemlerimiz)
- “Şüphesiz ki, Allah sizlerden cahiliyet devri gururlarını, babalarla övünmeyi kaldırmıştır. Bütün insanlar Hz. Âdem'in neslindendir. Hz. Âdem de topraktan yaratılmıştır. Arabin Arab olmayana üstünlüğü ancak takva iledir.” (Tirmizî) (Davanın Esasları)
- Her hal üzere doğru Hükümle Hareket ederek ve adaletli olmaya önem vermelisin. Sinirin sana güzellikleri unutturmamalı. (Davamızın İlkeleri)
- Akıllı kişi iş olmadan önce düşünen ve tedbirini alandır. (İslamın Işığında Meselelerimiz ve Çözüm Yolları)
- Bizler, devamlı işin kolay tarafını arıyoruz. Başka bir şey düşünmüyoruz. Hürriyetin ve istiklâlin çalışmadan, gökten zembille ineceğini sanıyoruz. Halbuki gök ne altın yağdırır, ne de gümüş!.. Ne hürriyet verir, ne de, istiklâl!.. (Risaleler 2)
- "Ve Allah Musa ile gerçekten konuştu." (Nisa/164) (Akaid Risalesi)
- "İnsan nefsinin ıslahı, arzulanan her hayrın temelidir.." (Tasavvuf ve Ahlak Eğitimi)
- İslam, İslam ümmetinin egemenliğinde ve diğer milletlere yol gösterici rolünde karar kılmış, Kur'an-ı Kerim de bu hususu birçok ayette desteklemiştir. (İslam ve Siyaset)
- "(Ey Muhammed!) Yüz çevirenlere de ki : 'Allah bana yeter. O' ndan başka ilah yoktur. Ben sadece O’na güvenip dayanırım. O yüce Arş'ın sahibidir." Tevbe, 129/7 (Dualar ve Zikirler / El- Me'surat)
- Eğer bugün kendi görüşümüzü ortaya koymazsak, öteki fikirlere boyun eğmek zorunda kalacağız. Yarın onları kabul edeceğiz -yarın ise çok yakındır- onlara boyun eğeceğiz. Ben küllerin içindeki bu kıvılcımı görüyorum. Korkarım ki bu kıvılcım yarın parlayacaktır. (İslam Işığında Problemlerimiz)
- "Size ne oluyor ki Allah'ın büyüklüğünü kabul etmiyorsunuz?" (Nuh/13) (Tefsir Risalesi)
- İslâm, kadına esas olarak tabii bir vazife vermiştir. Bu da evin iç idaresi ve çocuk terbiyesidir. Kadın bir genç kız olarak aile olmak için hazırlık yapar. Bir eş olarak evine, kocasına ve çocuklarına ait olur. Bütün zamanını evine ayırır. O evin efendisi, idarecisi ve kraliçesidir. (Müslüman Kızlara)
- Mühim olan, çok söylemek değil, çok çalışmaktır. (Müslüman Kardeşler Teşkilatı)
- " Hasta dua eder, şifa bulur. Yolunu şaşıran dua eder, hidayete kavuşur. Çünkü her şey Allah'ın kudretiyle olur. Allah (c.c) arzu edilen şeyin elde edilmesi için kendine yönelmeyi, ondan yardım istemeyi bir sebep kılmıştır. Yeterki duanın kabulü için gereken şartlar bulunsun." (Risaleler 3)
- Üzerinde Allah'ın adının zikredilmediği abdest geçerli değildir. Ahmed b. Hanbel, Ebu Davud ve İbn Mace (Fıkıh Risalesi)
- "Seni ALLAH için seviyorum." diyene, "Beni kendisi için sevdiğin ALLAH'ta seni sevsin" denir. (Risaleler)
- Biz müslümanların vazifesi, ilk önce kendini düzeltmek sonra başkalarını hakikate davet etmektir. (Risaleler 2)
- "Allah Teâlâ'ya hamd olsun. Efendimiz Muhammed (s.a.v.)'e O' nun âlına ve ashabına ve davetine kıyamet gününe kadar yayanlara salât ve selâm olsun." (İslam Nedir?)
- Hz. Ömer (ra) kıtlık senesinde hırsızların elinin kesilmesini yasaklamıştır. Yeryüzünde saf İslam nizamı kadar gelişmeleri kabul eden, İslam nizamı kadar kolay, kullanılır ve geniş prensipleri ileri süren başka bir sistem var mıdır? (İslamın Işığında Meselelerimiz ve Çözüm Yolları)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin