Kitap Künyesi
Yazar: Friedrich Nietzsche
Çevirmen: Erkan Aslan
Yayın Evi: Zeplin Yayınları
İSBN: 9786059115698
Sayfa Sayısı: 80
Hayat Dediğin Nedir ki? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Hayat Dediğin Nedir ki", Nietzsche'nin tüm eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir. "Mutluluk, unutabilmektir." "Uçmayı öğretemediklerine çabuk düşmeyi öğret."
Hayat Dediğin Nedir ki? Alıntıları - Sözleri
- Bir gün şeytan, en yalnız ve savunmasız olduğunuz anda yanınıza sızıp şunları söyleseydi: “Şu an yaşadığın haliyle bu hayatı bir kez daha ve sonsuz defa tekrar yaşayacaksın”... Kendinizi yere atıp dişlerinizi gıcırdatarak sizinle konuşan şeytanı lanetler miydiniz? Yoksa, ulvi anlar yaşayıp şu şekilde mi yanıt verirdiniz: “Sen bir tanrısın ve hayatımda hiç bu kadar kutsal şeyler duymamıştım.”
- "Müzik olmasaydı, hayat bir hatadan ibaret olurdu."
- Karşılığında bana yoldaşlık sunmayan kişilerin yalnızlığımı çalmasından nefret ederim.
- "Eğer bir kuş değilseniz, bir uçurumun kenarına geldiğinizde dikkatli olmalısınız."
- "Derisini değiştirmeyen yılanlar ölmeye mahkumdur. Bu durum fikirlerini değiştiremeyen zihinler için de geçerlidir."
- Bütün büyük düşünceler, yürürken akla gelir.
- "Mutluluk, unutabilmektir."
- “Karşılığında bana yoldaşlık sunmayan kişilerin yalnızlığımı çalmasından nefret ederim.”
- . Dünyanın bir cildi vardır. Bu ciltte hastalıklar var, bu hastalıklardan biri insandır. .
- “Kim, ne zaman yeni bir cennet yaratmaya girişmişse, gücü kendi cehenneminden almıştır.”
- Uçmayı öğretemediklerine çabuk düşmeyi öğret.
Hayat Dediğin Nedir ki? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Tüm yazılmışlar arasında sevdiğim tek şey birilerinin kendi kanıyla yazdığıdır. Kanla yaz: Fark edeceksin ki kan ruhtur.' -NİETZSCHE Reis'e ait okuduğum 4. kitap oldu. Daha önce benim için şu ana kadar okuduğum en yalın kitabı olan ve içerisinde 638 aforizma bulunan kitap/insanca-pek-insanca-1-kitap--1133 kitabından ziyade kullandığınız Facebook, Twitter, Instagram vb her mecrada gördüğünüz Nietzsche sözlerinin bir arada toplandığı bir kitap oldu. Kitap içerisinde 295 aforizma bulunmaktadır. Elbette Nietzsche'nin her aforizması birkaç dakika düşünmenize neden olacak ve biraz da korkutacaktır. Okumuş olduğum 4 kitabında da kadınlar hakkında tespitleri veya bazılarının söylemi ile ağır cümleleri, nükteleri yer almakta. İnsanca Pek İnsanca kitabında uzunca değinmiştim aslında ama gonderi/35363289 Günah KEÇİSİ Salomé Sanılanın aksine kadınlar hakkında söylemleri ki bu nedenle, sırf bu yüzden kitaplarına ön yargılı yaklaşan ve okumayı reddeden kadınların hedefi haline gelen Nietzsche'nin sahiden tüm öfkesi tek bir kadın yüzünden miydi? Koca bir hayır. Nietzsche babasını genç yaşta kaybetmiştir ve bu nedenle içe dönük duygusallık yaşamış, dışarıya dönük soyutlanmıştır. Arkadaşları oyun oynarken, eve misafir gelirken kendisi hep bir köşeye çekilmeyi tercih etmiştir. Genç yaşından beri dini kitapları okur, içten bir şekilde benimserdi. Nitekim bu içtenlik çevredekileri kendisini dinlemeye yöneltti... Neyse. Babasının ölümü sonrası ailede anne, teyze, kız kardeşi gibi kadınlar daha çok söz sahibi olmaya başlamış. Ağır duygusallık altında kalmaya zorlanan Nietzsche onlardan nefret ettiğini her ne kadar söylese de, içe dönük müthiş bir keder barındırır. Kadınlar kendisini severdi, ilginç bulur, hoşlantı duyarlardı. Öyle ki kendisine teklifler... teklifler... teklifler de geldi. Peki Nietzsche ne yaptı? Hepsini geri çevirdi. Nedeni neydi? Utangaçlıkk mıydı? Ailede egemen olan kadınlar yüzünden nefret miydi? Yoksa körelmiş duyguları mı? Hayır. Nedeni korkuydu. Çünkü Nietzsche, çünkü Nietzsche zayıftı. Bu yüzden geri çekilmeyi tercih etti. İşte, bunların bir arada olduğu Nietzsche ki kendisinin deyişiyle "Aşkta her zaman bir delilik vardır" sözü Salomé ile birleşti. Ancak 35 yaşına kadar bekaretini koruyan ve cinselliğin, evliliğin dostluğu ve arkadaşlığı yok edeceğini benimseyen Salomé bu isteği geri çevirdi. (Gerisini zaten biliyorsunuz) Şimdi, İnsanca Pek İnsanca kitabında olduğu gibi Fransa'dan gelen gazeteci Riva, önceden hazırlamış olduğu soruları Nietzsche ve öğrencisi olan ED ile cevaplamak için sınıfa geçecekler. Keyifli bir sohbet olacağını düşünüyorum. :) Not: Alttaki karşılıklı diyaloglar önceden işaretlemiş olduğum Nietzsche sözlerinin sorular eşliğinde kesintisiz aktarılması ve ED'in ise kendine özgü, doğaçlama ile vereceği cevaplardan oluşmuştur. Rita: Sayın Nietzsche, sayın ED. Öncelikle geçen 7 ayın sonunda bana tekrar bu fırsatı verdiğiniz için size müteşekkirim, merci. :) Şimdi ilk sorum şu: Yeniden bir doğum nasıl gerçekleşir? Bu mümkün müdür? Nietzsche:"Bazı insanlar öldükten sonra gerçekten doğarlar." ED:"Mümkündür. Tüm ümidini, hayallerini yitirdiğin, öldüğüne gerçekten inandığın an yeni bir doğum gerçekleşecektir." Rita: Bu soruyu kişisel olarak soracağım Bay Nietzsche. Sizce en bilge insanı nasıl tanırız? Nietzsche:"En bilge insan, içinde çelişkileri bol olandır." ED:"Bu şöyle tasvir edilebilir: Kalabalık bir hafıza, yorgun bir beyin. Bir kargaşa ve dışavurumcu bir izlenim." Rita: Bu soru sadece size Bay Nietzsche. Tanrı inancınızın karamsar olduğu hatta bir dayanağı olmadığı belirtiliyor. Gerekçesini nasıl açıklarsınız? Nietzsche:"Daima övülmeyi isteyen bir Tanrı'ya inanamam." ED iç ses:(oy ben senin bıyıklarına...) :) Rita: Aile ilişkilerine gelirsek, mutsuz evlilikleri yaratan başlıca etken nedir? Nietzsche:"Mutsuz evlilikleri yaratan, aşkın yoksunluğu değil, dostluğun yoksunluğudur." ED:"Şüphesiz... Ee... Şe... Benc... Hocama katılıyorum. :) (Gülüşmeler, Rita'nın sandalyeden düşerken nietzsche'leri tarafından son anda kolundan tutulması ve kısa bakışmaların ardından tekrar bir kahkaha tufanı) Ahahah... Üzgünüm ama üstüne bir şey söylemek istemedim. (Kıkırdama)" Rita: İnanç herhangi bir argümana destek çıkabilir, kanıtlayabilir mi? Nietzsche:"Akıl hsstanesinde küçük bir gezinti, inancın hiçbir şeyi kanıtlayamadığını gösterir." ED:"Hayır. Nasıl kanıtlasın ki? Sürekli değişkenlik gösteren ve düşünceye göre farklılık gösteren bir terim sadece." Rita: Bizi hayata bağlayan umut mudur? Nietzsche:"Umut aslında bütün kötülüklerin anasıdır çünkü insanın işkencesini uzatır." ED:"Bence görecelidir. Bir şeye bir inancın varsa, inanç doğrultusunda umudun da vardır. (Nietzsche hafiften kıkırdar) Bir adada mahsur kalmış bir insanın, inançtan çok umuda ihtiyacı vardır." Rita: Gerçeklik mutlak mıdır? Nietzsche:"Mutlak olan her şey patolojiktir." ED:"Mutlak olan her şey diferansiyeldir." Rita: Pişmanlık genel bir konu biliyorum. Sadece şunu merak ediyorum, sizce pişmanlık duymalı mıyız? Nietzsche:"Pişmanlık... Asla pişmanlığa boyun eğmeyin, kendinize şunu deyin: Pişmanlık, ilk yapılan aptallığa bir ikincisini eklemektir." ED:"Evet. Murphy Kanunları'nın dediği gibi, aynı hatayı ikinci kez yaparsanız üçüncü kez de yaparsınız. Onun haricinde hatalarımız, hayat tarafından bize verilmiş birer hediyesidir, armağanıdır." Rita: Sizi özgürlük anlayışınız nedir? Nietzsche:"Özgürlük anlayışım: Bir şeyin değeri, kişinin onu elde etmesinden kaynaklanmaz. Onu elde etmek için ödediği bedelden kaynaklanır." ED:"Şüphesiz taşımış olduğumuz bir yükü ait olduğu yerde bırakır ve uğrunda yaralara, kalıcı izlere sebebiyet versekte sonunda bu bedel ile huzur ve özgür bir ruha erişmiş olacağız. Bazen çakıl taşlarının üzerinden çıplak ayaklarla koşmak gerekir, bu da karşı tarafı daha bir anlamlı kılar." (Soruların bittiğini söyleyen Rita sayesinde ED lavaboya gitmek için izin istemiş ve Rita'da çantasını toparlamak için toparlanmaya başlamış. Bu sırada Nietzsche'nin yanına sokularak şu soruyu fısıldar bir şekilde söylemiş) Rita:efendim, sizce Tanrı nerede? ona ulaşmak için neler yapmalı? Nietzsche:" Tanrı öldü. Tanrı ölü kalacak. Onu biz öldürdük. Katillerin en katili olan bizler." (Buz gibi kesilen Rita, içeriye ED'in girmesiyle yerinden kalkar ve teşekkür ederek oradan ayrılır.) Keyifli okumalar. (Eminkolnikov)
Hayatı, felsefesi, üslubu ve dahası ölümüyle, dönemini sorguladığım, beni hayranları arasına katan canım Niçenin ismiyle müsemma 295 aforizmasının bir araya toplandığı bir el kitabı.. Aslında sosyal medya, köşe yazıları gibi bir çok alanda sık kullanılıp kaynak belirtilmeyen “ vay be ne güzel sözmüş” diye görüp beğendiğimiz bir çok felsefi söz dizesinin de zatı alilerine ait olduğunu fark ediyorsunuz. Özellikle belirtmek isterim ki bir çok aforizmayı “ne demek istemiş ki acaba” diye noktasına virgülüne özenerek, üstünde düşünerek bir kaç kez okumak mecburiyetinde kaldım. Felsefeye ucundan az da olsa ilginiz yoksa kitabı usulca yerine bırakın çünkü “ya ne saçmalamış bu” diyeceğiniz satırlarda oldukça fazla :) İncelemeyi kitaba adını veren “alıntılamaya kıyamayacak güzellikte ve özellikte” ki 295. Aforizma ile sonlandırmayı uygun buluyorum; “ Sevgili Dostum ! Hayat dediğin nedir ki? Denizde yüzen bir gemi .. İnsanın mutlak olarak tek bildiği bu geminin bir gün alabora olacağıdır. İşte buradayız. Sadık komşular olmuş iki, eski gemi .. Ve bana uzattığın elin, beni “alabora olmaktan” kurtarmak için yapabileceğinin en iyisini yaptı. Öyleyse yolculuğumuza devam edelim, birbirimiz uğruna, uzun uzun zamanlar boyunca. Birbirimizi çok özleyeceğiz. Sakin denizler, iyi rüzgarlar ve tabii güneş.. Kendim için ve senin için bunu diliyorum. Minnettarlığım sadece böyle bir dilek sunabildiği için ve rüzgar ve hava üzerinde bir etkiye sahip olamadığım için üzgünüm.” Keyifli ve verimli okumalar .. (Éowyn)
Oldukça güzel aforizmalardan biriydi. Keyifle okudum. Neredeyse her bir cümlenin altı çizilesiydi. Okumanızı öneririm. Okuyacak olanlara keyifli okumalar :) (Ayşenur SEVİM)
Kitabın Yazarı Friedrich Nietzsche Kimdir?
Alman filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci. Din, ahlâk, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmıştır. Nietzsche'nin kilit fikirlerini Apollon-Dionysos ikiliği, Perspektivizm, Güç İstenci, "Tanrı'nın ölümü", Üstinsan ve bengi dönüş oluşturur. Felsefesinin merkezini oluşturan şey, kişinin coşkun enerjisini sömüren her türlü öğretinin, toplumsal olarak ne kadar geçerli olursa olsun sorgulanarak "hayatın olumlanması"dır. Hakikatin değeri ve nesnelliği üzerine yürüttüğü kökten sorgulaması, geniş çaplı yorumların odağını oluşturur ve etkisi özellikle kıta felsefesi geleneğinde varoluşçuluk, postmodernizm ve postyapısalcılık da dâhil olmak üzere devam etmektedir.
Nietzsche, kariyerine felsefeye dönmeden önce klasik filolog (Yunan ve Roma metin eleştirmeni) olarak başladı. 1869 yılında yirmi dört yaşındayken Basel Üniversitesinde klasik filoloji kürsüsüne, bu yeri alan en genç kişi olarak atandı. 1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti. 1889'da kırk dört yaşında zihinsel yetilerinin tamamının kaybıyla sonuçlanan bir çöküş yaşadı. Çöküşü sonraları, üçüncü devre sifilis hastalığının yol açtığı, nadir görülen bir genel pareziye yoruldu; fakat bu teşhiste soru işaretleri vardı. Nietzsche, kalan yıllarını 1897'de ölümüne kadar annesinin, 1900'de kendi ölümüne kadar kız kardeşi Elisabeth Förster-Nietzsche'nin bakımında geçirdi.
Bakıcısı olarak kız kardeşi, Nietzsche'nin el yazmalarının idareciliğini ve editörlüğünü üstlendi. Förster-Nietzsche, tanınmış bir Alman milliyetçisi ve antisemitist olan Bernhard Förster ile evliydi ve Nietzsche'nin yayımlanmamış yazılarını, kocasının ideolojisine uyarlamak üzere, Nietzsche'nin belirttiği, antisemitizm ile milliyetçiliğe sert ve bariz biçimde karşı çıktığı görüşlerine genellikle ters düşecek biçimde yeniden düzenledi. Förster-Nietzsche'nin yaptığı değişiklikler sebebiyle Nietzsche'nin adı, sonraları yirminci yüzyıl bilim insanları Nietzsche'nin fikirlerinin yanlış yorumlanmasına karşı harekete geçmiş olsalar da, Alman militarizmi ve Nazizm ile birlikte anılır olmuştur.
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Friedrich_Nietzsche
Friedrich Nietzsche Kitapları - Eserleri
- Böyle Söyledi Zerdüşt
- Aforizmalar
- Ahlakın Soykütüğü Üstüne
- Alacakaranlık
- Deccal
- Ecce Homo
- Eğitimci Olarak Schopenhauer
- Gezgin ve Gölgesi
- Güç İstenci
- İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap
- İyinin ve Kötünün Ötesinde
- Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe
- Wagner Olayı - Nietzsche Wagner'e Karşı
- Öğretim Kurumlarımızın Geleceği Üzerine
- Putların Alacakaranlığı
- Seçilmiş Mektuplar
- Şen Bilim
- Tan Kızıllığı
- Tarihin Yaşam İçin Yararı ve Yararsızlığı Üzerine
- Tragedyanın Doğuşu
- Yunan Tragedyası Üzerine İki Konferans
- Tanrı ve Günah
- Richard Wagner Bayreuth'ta
- Karışık Kanılar ve Özdeyişler
- Her Şey Dökülmüş Müydü Kelimelere?
- Hayat Dediğin Nedir ki?
- David Strauss, İtirafçı ve Yazar
- Sonsuzluğun Ufkunda
- Sabahın Gizeminden Doğanlar
- Gelecekteki Felsefe
- Dionysos Dithyrambosları
- Fridrix Nitsşe Külliyyatından Qızıl Seçmələr
- Kendiyle Bir Başına İnsan
- Bilim ve Felsefe
- Platon Öncesi Filozoflar
- Mektuplar 1
- Filozofun Kitabı
- Alışkanlıkların Tutsaklığı
- The Future Of Our Eucational Institutions
- Thoughts Out Of Season Part 2
- The Birth Of Tragedy Or Hellenism And Pessimism
- Otobiyografik Yazılar ve Notlar
- Edebiyat Nedir?
- İnsan Çoğul ve Tek Başına
- Bütün Şiirleri
- Homer and Classical Philology
- Ahlaki Değerlerin Soyağacı
- Yalnızların En Yalnızı
- Kahin
- Twilight of the Idols with The Antichrist and Ecce Homo
- Nietzsche Hauptwerke
- Zerdeşt Wıha Ferman Kır
- Friedrich Nietzsche (4 Cilt Takım)
- The Dionysian Vision of the World
- Greek Music Drama
- Aphorisms on Love and Hate
- Megaralı Theognis Üzerine
- Ahlakın Soyağacı
- Ecce Homo - Kişi Nasıl Kendi Olur
Friedrich Nietzsche Alıntıları - Sözleri
- Kendi yolumda ilerleyip ulaşacağım amacıma. Geride kalanların ve duraklayanların üzerlerinden atlayacağım. Böylece, benim ilerleyişim onların batışları olacak. (Böyle Söyledi Zerdüşt)
- Çocuksu merakını seviyorum. (Seçilmiş Mektuplar)
- Bir şeyi kabul etmek kimi zaman onu anlamaktan daha zordur. (Eğitimci Olarak Schopenhauer)
- (..) İlişkilerimizin ve dostluklarımızın dayandığı zemin ne kadar da kaygan, soğuk sağanaklar ya da kötü havalar ne kadar yakın, ne kadar da yalnız her insan!" (İnsan Çoğul ve Tek Başına)
- İstiyorsan gözlerinle aklın hiç ama hiç solmasın, Gölgede yürürken, düş pesine güneşin, kaybolmasın! (Şen Bilim)
- Belki karınca da ormanda, kendisinin ormanın hedefi ve ereği olduğunu kuruyordur; tıpkı bizim insanlığın sonunu hayal gücümüzde adeta istemdışı bir biçimde dünyanın sonuyla ilişkilendirişimiz gibi... (Gezgin ve Gölgesi)
- Insanın bir kez olsun içinde bulunduğu zamana fazlasıyla yabancılaşıp adeta bu zamanın kıyısından geriye, geçmiş hayat felsefelerine sürüklenmesinin büyük yararları vardır. O noktadan sahile bakarken belki de ilk kez o sahilin her yanını bütün olarak görecektir kişi. Böylece oraya yeniden yaklaştığında, etraflıca anlamak açısından, sahili hiç terk etmemiş olanlardan daha avantajlı olacaktır. (Kendiyle Bir Başına İnsan)
- Bunu bil,nə qədər ki,səni tərifləyirlər,deməli sən hələ öz yolunu tapmamısan,başqalarına sərf edən yoldasan. (Fridrix Nitsşe Külliyyatından Qızıl Seçmələr)
- "Was mich nicht umbringt macht mich stärker." "What does not kill me, makes me stronger." (Twilight of the Idols with The Antichrist and Ecce Homo)
- Burada buluşabilmek için hangi yıldızlardan düştük? (Seçilmiş Mektuplar)
- "eskiye geri dönemeyiz , gemileri yakmışızdır; cesur olmak kalır bir tek geriye.." (İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap)
- Birbirlerini en çok büyüleyenler, birbirlerini en çok tamamlayanlardır. (Eğitimci Olarak Schopenhauer)
- İnançlar hakikat düşmanları olarak yalanlardan daha tehlikelidir. (Sabahın Gizeminden Doğanlar)
- İyi kitap zaman ister. (Karışık Kanılar ve Özdeyişler)
- Ölümün yaşamın karşıtı olduğunu söylemekten sakınalım. Canlı sadece bir ölü türüdür ve çok ender bir türdür. (Şen Bilim)
- İnsanın en büyük suçu Doğurulmuş olmasıdır. (İnsanca, Pek İnsanca 1. Kitap)
- İnsan bugün kimsenin sahip olamadığı şeylere tutkulu olmalı... (Wagner Olayı - Nietzsche Wagner'e Karşı)
- Satılık olan, kapmaya çalışır kaba ellerle bütün dünyanın çin çin öten boş şöhretini! (Wagner Olayı - Nietzsche Wagner'e Karşı)
- ... Yalnızca Herakleitos (ve Parmenides) monisttir; çoğulcular, bir yanda Atomcular, öte yanda Platon. Fakat hepsinin içinde içerikten en yoksul, en az semereli olan Parmenides'in son bakış açısıdır, zira hiçbir şey açıklamaz. Aristoteles haklı olarak buna "fizik dışı" der. (Platon Öncesi Filozoflar)
- "Arada sıra görgüsüzler kendileriyle baş başa kalır." (David Strauss, İtirafçı ve Yazar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin