Kitap Künyesi

Yazar: John Fante

Çevirmen: Avi Pardo

Orijinal Adı: Full of Life

Yayın Evi: Parantez Yayınları

İSBN: 9789758441297

Sayfa Sayısı: 144

--reklam--

Hayat Dolu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Ev büyüktü, çünkü planlarımız büyüktü. Birincisi yoldaydı bile, karnında bir yumru; alev gibi hareket eden, bir yılan kümesi gibi kaygan ve kıpır kıpır bir şey. Gece yarısının sessizliğinde kulağımı karnındaki pınara dayayıp su seslerini, çağlamaları ve emişleri dinlerdim"

"Taş gibi aramıza girmişti bebek. Endişeliydim. Hiçbir zaman eskisi gibi olamayacağımızdan korkuyordum. Odasına girip eşarbı, elbisesi ya da beyaz kurdelesi gibi özel eşyalarından birini elime aldığımda başımın döndüğü, sevgilime duyduğum aşkın coşkusu ile kurbağa gibi vırakladığım o eski günlerin özlemi ile dolardı içim. Tuvalet masasının önündeki iskemlesi, onun o güzel yüzünü aksettiren ana, başını yasladığı yastık, yıkanma üzere bir kenara fırlatılmış bir çift çorap, ipek pantolonunun elimi ayağımı kesen cazibesi, gecelikleri, sabunu, banyo sonrasında hala ıslak ve sıcak havluları: ihtiyacım vardı bu şeylere; onunla ola yaşantımın parçalarıydılar; ruj lekesi de hiç fark etmiyordu, çünkü kadınımın sıcak dudaklarından geliyordu."

John Fante Hayat Dolu'da her evliliğin en önemli anlarından birini, ilk bebeğinin doğum öncesini, karısının hamilelik günlerini birlike nasıl yaşadıklarını anlatıyor. Karı kocanın ilişkilerindeki değişimi, o değişimin hayatlarına getirdikleri yenilikleri, hoşlukları ve zorlukları John Fante'nin duru anlatımıyla okuyacaksınız.

--reklam--

Hayat Dolu Alıntıları - Sözleri

  • Çok yalnız yerdir rahim.
  • Sabahın dördünde ağzım sigaradan zehir gibi olmuş hâlâ yazıyordum.
  • Ulvi ve harikulade bir huzur parlıyordu yüzünde. Ondan mutlu insan yoktu şu alemde. Gözlerini yumdu ve uyudu. O an ölse ,doğru cennete giderdi.
  • Beklentim çok büyüktü belki de; tüyleri ürperten coşkulu bir idrak, yeniden doğuşun baş döndürücü ihtişamı.
  • Beklentim çok büyüktü belki de; tüyleri ürperten coşkulu bir idrak, yeniden doğuşun baş döndürücü ihtişamı.
  • Beklentim çok büyüktü belki de; tüyleri ürperten coşkulu bir idrak, yeniden doğuşun baş döndürücü ihtişamı.
  • "Pişmanlık duymadığım günahları nasıl itiraf edebilirdim ki?"
  • Ne kadar güzeldi hayat..! Düş ne kadar zengin.
  • Yaptığım hiçbir şeyde pişman değildim. İyi ya da kötü, ne yaptıysam zevk duyarak yapmıştım. Pişmanlık duygusu ile rahibe sığınmak son derece saçma geldi bana. Günah çıkartma hücresine girmeyecektim, giremezdim.
  • Yaptığım hiçbir şeyde pişman değildim. İyi ya da kötü, ne yaptıysam zevk duyarak yapmıştım. Pişmanlık duygusu ile rahibe sığınmak son derece saçma geldi bana. Günah çıkartma hücresine girmeyecektim, giremezdim.
  • Tanrı iyiliğin timsali ve her şeye muktedir ise, neden sonsuza dek acı çekmeye mahkum insanlar yaratır.
  • Sabahın dördünde ağzım sigaradan zehir gibi olmuş hâlâ yazıyordum.

--reklam--

Hayat Dolu İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Fante'nin yaşamış olduğu hayatta insanların gerçek yaşantısında yaşadıkları duygu durumları var. Kendi yaşamından esinlendiği kitabında, bu kitabını okumadan önce "gençliğin şarabı" kitabının okunmasını tavsiye ederim. Bu kitap onun devamı niteliğinde. Bu adam cidden farklı bir pencereden bakıyor. Bukowski'nin hayatıyla ilgili zorlandığı bir dönemde kitap raflarını karıştırdığı bir zamanda Fanteyle tanışmış ve Fante için"benim Tanrımdı" şeklinde bahseder. Bir Tanrım olmasaydı eğer bu komedyaya ait hissedebilirdim belki de kendimi. Gençliğin Şarabında yazarın züppelikleri, adına günah diyemediği bir dizi olay yaşarken, Fante "Hayat Dolu" kitabında ise gerçek hayatında yaşamış olduğu tedirginlikler, heyecanları ele almış, eşi Joyce'la olan evlilik ilişkisi ve eşinin hamilelik endişelerini ele alır. Hatta Joyce hakkında kitabında eşine olan minnettarlığını şu cümlelerle belirtiyor; "Ama yazarlığımı ona borçluydum. Çünkü sürekli vazgeçiyor, nefret ediyor, umutsuzluğa kapılıyor, sayfaları buruşturup fırlatıyordum. Ama o, fırlattığım sayfaları toplar, iyi olanları ayıklardı. Ben iyi yazdığımı asla bilemezdim, yazdığım her cümle sıradandı gözümde, çünkü hiçbir zaman kendimden emin olamazdım. Ama Joyce o sayfalarda iyi olan şeyleri bulur, yazmaya devam etmem için yalvarırdı. Eline makas alıp bazı bölümleri kesip yapıştırır ve bittiğinde; başı, ortası ve sonu olan bir metin olarak karşıma geldiğinde, şaşkınlıktan dilim tutulurdu, çünkü başlarda o yardım etmeseydi tek başıma yapamazdım. " Evlenmeden önce doğru insanla karşılaşana kadar evliliğin bir alegoriden ibaret olduğunu düşünür, toplumsal olarak tiyatral bir kurmacanın itkisi olarak görürüz. Bu kurmaca içerisine dahil olduğumuzda, artık hayat çok farklı açıdan bize kucak açar. Bir de çocuklu yaşama müdahil olduğumuzda sahne ışıkları yanar ve bütün hayat ona göre farklı renklerde önümüze çıkar. Aslında kitap "Doluluğun Hayatı" olması gerekirdi. Ağız dolusu gülmek deyimi vardır ya hani kusana kadar hönküre hönküre olaylar karşısında ya çaresizlikten, ya boşvermişlikten gülmek. İşte yazarın ruh dünyası "Hayat Dolusu". Bu demek oluyor ki; gülmek, ağlamak, sevmek, sevişmek, çocuk, yaşlılık, ölüm, saçmalık her şey bu pakete dahil. Hayatın en dolu, hareketli kısımları. Hiç beklenmedik olaylarla bizden beklenmeyecek hareketlerin yapıldığı toptan bir hayatının standardından sapma durumları. Kusana kadar Hayat, Dolu Dolu Hayat, dolu dizgin, acımasız, bencil, kökünden kökenine kadar bir Ömür... Ağzınızdan milyonlarca kelime, Kusana Kadar Keyifli Okumalar. (eso.okur)

Fante 'nin , kendisini anlattığı sıcacık bir roman. Eşinin hamileliğinin son dönemlerini eşi ile ve babası ile arasında geçenleri okurken sıkılmayacak aksine keyif alacaksınız. Zaten Fante 'nin kitaplarının akıcılığı üstüne söyleyecek laf yok. Tavsiye ederim. kitap/hayat-dolu--16395 (Çelebi)

--reklam--

Hayat Dolu PDF indirme linki var mı?

--reklam--

John Fante - Hayat Dolu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hayat Dolu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı John Fante Kimdir?

John Fante (d. 8 Nisan 1909 - ö. 8 Mayıs 1983) İtalyan asıllı ABD'li romancı, kısa hikâye yazarı, senarist.

Yaşamı

John Fante`nin babası duvar işçisi Nick Fante bir İtalyandı. Yüzyılın başında ABD`ye göç etti. 8 yıl sonra da oğul John dünyaya geldi. Boulder`da yetişti, Colorado Üniversitesi`ne kayıt yaptırdıysa da eğitimini tamamlayamadı, 20 yaşındayken okuldan ayrıldı. 1918`de ABD vatandaşı olan baba Nick Fante, 1929 yılında ailesini terk etti. Babanın da ayrılmasıyla aile gittikçe fakirleşti. John da Kaliforniya`ya gitti, bir balık fabrikasında çalışmaya başladı, kısa bir sonra da annesini de yanına aldırdı.

Balık fabrikasında çalışmaya başlayınca hayatı bir düzene girdi. Boş zamanlarında sürekli okuyan Fante, işçilikten arta kalan zamanlarda sürekli hikâyeler yazmaya başladı. 1933`te ilk romanıLos Angeles Yolunu bitirdi, bu kitapla birlikte aynı zamanda hep başkahraman olarak kalacak Arturo Bandini de doğuyordu. İlk kitabı yayınevlerince provokatif olduğu gerekçesiyle reddedildi. 1938yılında ilk romanı yayımlanabildi, Bahara Dek Bekle, Bandini. 1939 yılında da Charles Bukowski`nin öve öve bitiremediği Toza Sor yayımlandı.

Daha sonra Hollywood`a doğru kaymaya başlayan Bandini, ünlü yönetmenlerle (Orson Welles, Francis Ford Coppola) ahbap oldu. Yazın dünyasından yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı, evlendi. Edebiyat dünyasına Hayat Dolu`yla geri döndü fakat eski hırçın hali biraz geride kalmış gibi görünüyordu. Hayat Dolu`nun senaryosuyla Oscar`a aday oldu. 1955`te şeker hastası olduğunu öğrendi, giderek sağlığı bozuldu, kör oldu ve iki bacağı kesildi. Son romanını karısına söyledi o yazdı : Bunker Tepesi Düşleri (1982). Ertesi yıl da öldü.

Ömrünün son yıllarında Bukowski hep Fante`nin yanında oldu. Black Sparrow Press`e baskı yaparak Fante ölmeden kitaplarının tekrar basılmasını sağladı. Ona adeta tapan Bukowski, zamanında fazla ilgi gösterilmeyen Toza Sor`un en sevdiği kitap olduğunu yineleyip durdu. Arturo Bandini serisinin tekrar popüler olmasını sağladı. 2000`de John Fante biyografisi "Full of Life: The Biography of John Fante" piyasaya çıktı. 2003`de The Fante Reader takip etti, bu kitapta da bazı öyküleri ve mektupları yer alır.

--reklam--

John Fante Kitapları - Eserleri

  • Toza Sor
  • Bahara Kadar Bekle, Bandini
  • Los Angeles Yolu
  • 1933 Berbat Bir Yıldı
  • Gençliğin Şarabı
  • Bunker Tepesi Düşleri
  • Üzümün Kardeşliği
  • Büyük Açlık
  • Roma'nın Batısı
  • Hayat Dolu

--reklam--

John Fante Alıntıları - Sözleri

  • Yoksul bir adamdı, üç çocuğu vardı; ne makarnanın parası ödenmişti, ne de üç çocuğunun ve makarnanın içinde bulunduğu evin parası. Tanrı köpektir. (Bahara Kadar Bekle, Bandini)
  • Ben kavga edemiyorum,” diye hıçkırdı. “Hiçbir zaman edemedim, insanlara vurmayı sevmiyorum (Roma'nın Batısı)
  • İnancını yitirince herşeyi yitiriyordun. (Bunker Tepesi Düşleri)
  • Büyük yazar, tozlu kitapçıların müdavimi, tozlu dergileri kaldırıp o güzel öyküsünün tozunu üflerdi, satın alırdı dergiyi, kendi öyküsünü, tozlanmasın diye. (Büyük Açlık)
  • “O denli yaraladılar ki beni, kitaplara sığındım, içime kapandım, kasabamdan kaçtım,..” (Toza Sor)
  • Neydi o kitap? Bilmiyordum, ama onun gözlerinin izlediği satırları izleyebilmek için mutlaka edinmeliydim o kitabı. (Los Angeles Yolu)
  • Çünkü Nietzsche’nin kitap kapaklarındaki fotoğrafları geliyordu aklıma. O salak bıyığıyla bir bira içicisine benziyordu ve ben biracılardan nefret ederim. (Los Angeles Yolu)
  • Zayıflıkların gücün olduğunda, ağlarsın. (Üzümün Kardeşliği)
  • Tuzak bu. Yaparsam yanlış, yapmazsam yine yanlış. (1933 Berbat Bir Yıldı)
  • Dünyadaki en büyük sorun ne biliyor musun, Dino? Aile hayatı kalmadı. (Gençliğin Şarabı)
  • Cahiller, budalalar ve gerizekalılarla konuşmanın yararı yok. Zeki insan dinleyicilerinin seçimini özenle yapar.  (Los Angeles Yolu)
  • Genç değillerdi artık, geleceğe dair umutlarını tüketmişlerdi. (Üzümün Kardeşliği)
  • Beklentim çok büyüktü belki de; tüyleri ürperten coşkulu bir idrak, yeniden doğuşun baş döndürücü ihtişamı. (Hayat Dolu)
  • Ne işim var burada, diye sordum kendime. Nefret ediyorum buradan, bu yalnız kentten nefret ediyorum. Neden beni istenmeyen bir öksüz gibi kendinden uzaklaştırıyordu? Yeterince acı çekmemiş miydim? Canımı dişime takıp çalışmamış mıydım? Neydi benimle alıp veremediği? O fasılasız taşralılık duygusu, başından beri taşıdığım ait olmama inancı mı? (Bunker Tepesi Düşleri)
  • Tanrım... Bir işaret ver bana. Hayat yaşamaya değer mi? Her şey yoluna girecek mi? (1933 Berbat Bir Yıldı)
  • "Nefret ediyorum senden" dedi. Hissettim nefretini. Kokusunu aldım,duydum hatta, ama sırıttım yine de. (Toza Sor)
  • Camilla Lopez adında bir kıza âşık oldum. Bir gece çalıştığı yere gittim ve karşımdaydı ve o günden beri o kızın güzelliğini her düşündüğümde boğulacak gibi olurum, şimdi yazarken bile. (Büyük Açlık)
  • Öte hayat hipotezi varsılların yoksulları uyutmak için uydurdukları bir martavaldan ibaret. Ruhun ebediyetine itiraz ediyorum. (Los Angeles Yolu)
  • Bu kadar basitti. Her şey için teşekkürler. İzni olmadan onu dünyaya getirdiğim için. Onu savaş, nefret ve bağnazlıkla dolu bir dünyaya zorladığım için. Ona sahtekarlığı, yalanı, önyargıyı ve acımasızlığı öğreten okullara gönderdiğim için. Sırtına hiçbir zaman inanmadığı bir Tanrı yüklediğim için. Bir gün mahvına sebep olabilecek araba tutkusunu aşıladığım için. Çocuk kızla tanışır ve iyi adamlar sonunda hep kazanır türünden korkakça senaryolar yazan bir baba için. Her şey için. "Güle güle, evlat. Arada sırada ara." (Roma'nın Batısı)
  • Aşk her şey demek degildi. Kadınlar her şey demek değildi. Bir yazar enerjisini korumak zorundaydı. (Toza Sor)