Kitap Künyesi
Yazar: Mustafa Yıldırım
Yayın Evi: Tibyan Yayıncılık
İSBN:
Sayfa Sayısı: 95
--reklam--
Hayata Dair Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dokuz Eylül Üniversitesi hocalarından Mustafa Yıldırım'ın derlediği hayata dair, kimi nükteli, kimi hüzünlü, kimi neşeli, eğlenceli alıntılardan konulardan oluşmaktadır.
--reklam--
Hayata Dair Alıntıları - Sözleri
- ‘faydalı bilgi insanlığın ortak malıdır’
- Ey insan! Sen kendinin küçük bir cisim olduğunu sanırsın. Oysa en büyük alem senin içinde gizlidir. |Hz. Ali
- Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken onlara şu olayı okur: Hasta ne konuşuyor, ne de söylenenleri anlıyor. Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor. Zaman, yer ya da kişi kavramı yok. Yalnız nasıl oluyorsa, kendi adı söylendiğinde tepki veriyor. Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü için bir çaba sarf ediyor, ne de bakım yapılırken yardımcı oluyor. Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor ve giydiriyor. Dişleri yok, yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor. Gömleği salyalarından dolayı sürekli leke içinde. Yürümüyor. Uykusu sürekli düzensiz. Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor. Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada bir sebep yokken sinirleniyor. Biri gelip onu yatıştırana kadar da feryat figan bağırıyor. Bu olayı okuduktan sonra, Dr. Ruskin öğrencilerine böyle birinin bakımını üstlenmek isteyip istemediklerini sorar. Öğrenciler bunu yapamayacaklarını söylerler. Dr. Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle yaptığını ve onların da yapması gerektiğini söyleyince öğrenciler şaşırırlar. Daha sonra Ruskin hastanın fotoğrafını dolaştırmaya başlar. Fotoğraftaki, doktorun altı aylık kızıdır. Dr. Ruskin, Amerikan Tıp Birliği Dergisi'ndeki makalesinde, (günümüzde sık sık yaşandığı gibi) gülünç bir yanlış anlamanın insana nasıl tamamen farklı bir perspektif kazandıracağını anlatmaktadır. Belki de hayatta yaşadığımız birçok şey, bize önyargılarımız ve bakış açılarımız tarafından dayanılmaz ve zor gözükmektedir. Ne dersiniz?
- Dostluk sıhhatten farksızdır. Kıymeti, ancak elden gittikten sonra anlaşılır.
- İyi kalpli ve. Sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.
- Şunu daima hatırlayınız ki; hayatın ne kadar zor olduğunu düşünürseniz, hayat bir o kadar imkansızlaşır.
- Acı, mutluluğa göre daha çok şarkı besteletmiştir.
- İnsanlar kırmızı bir güle doğru koşarken çoğu zaman ayaklarının altında ezilen kır çiçeklerinden habersizlerde.
- 'Karşınızdakini dinliyor musunuz, yoksa konuşmak için sıra mı bekliyorsunuz'
- Farabi'ye sormuşlar lafı uzatanlara ne yapmak lazım? şu cevabı vermiş: "uzun konuşanı kısa dinlemeli."
- Zil çalmadığı sürece zil değildir. Şarkı söylenmediği sürece şarkı değildir. Sevgi gönlümüzde tutsak olsun diye yaratılmamıştır. Sevgi insanlara verdiğiniz sürece sevgidir.
- Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif… Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç… Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! işte budur yaşamak Bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin Kadar Sevilirsin…
- Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur.
- Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın!
--reklam--
Hayata Dair İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Benim için önemli olan değerlerin örnek bir yansıması mıyım?": Hayata dair ne varsa bu kitapta da onu buldum. . Kitabı anlatmak yerine kitaptan en sevdiğim yerlerden birini sizlerle paylaşacağım. "Büyümek, yetişkin insanlar sınıfına dahil olmak için can atıyorduk, büyüdük ve unuttuk. Okul hayatımız başladı, sınavlarla boğuştuk, başardık ve unuttuk. Çünkü insan unutkandır. Üniversite sınavlarımız, dualarımız, başarılarımız... Kazandık ve unuttuk. Üniversitede okuduk, unutulanları öğrendik kitaplardan, hocalarımızdan ve unuttuk. Çünkü insan unutkandır. Bir iş sahibi olmaktı şimdi en önemli amacımız, işimiz oldu ve unuttuk. Aşık olduk, ona kavuşup onunla evlenmekti en büyük amacımız. Evlendik ve unuttuk. Çünkü insan unutkandır. Çocuk istiyorduk, evlat sevgimiz burnumuzda tütüyordu. Allah verdi ve unuttuk. Başımızı sokacak bir evimiz, işimizi görecek bir arabamız olsun istedik. Sahip olduk ve unuttuk. Yükselmeyi, kariyer ve makam sahibi olmayı çok istedik. Oldu ve unuttuk. Çünkü insan unutkandır. Hayat şartları malum idi. Biraz da zengin olmak gerekiyordu. Zengin olduk ve unuttuk. Yakınlarımız, dostlarımız hasta oldu. Hâllerini görüp üzüldük. Her şeyin başı sağlık, deyip durduk. Ama kendimiz sağlıklı olduğumuz için, yanlarından ayrılınca unuttuk. Çünkü insan unutkandır. Kendimiz hasta olduk. Acılar çekerken, sağlığımız dışındaki dünyevi değerlerin hiçbir anlamı olmadığını fark ettik. İyileştik ve unuttuk. Sevdiklerimizi kaybettik, üzülüp ağladık ve unuttuk. Çünkü insan unutkandır. Sıkıntılı olduğumuzda hep dua ettik. Sıkıntımızı gidince, bunu kendi bilgi ve gücümüzle başardığımızı sandık (Zümer 39/49), yani unuttuk. Kısacası acizliğimiz unuttuk, sıkıntılarımız unuttuk, parasızlığımızı unuttuk, hasretlerimizi unuttuk, üzüntülerimizi unuttuk, savaşları unuttuk, depremleri unuttuk, düşmanlarımızı unuttuk, özetle çıktığımız her basamakta önceki basamaktaki hâlimizi unuttuk. Evet böyle olunca, bulunduğumuz basamaktaki sevinçlerimizi yaşamayı da unuttuk. Çünkü insan unutkandır. Bu unutkanlık bize bir ceza verdi: doyumsuzluk. Doyumsuzluk hırsımızı artırdı. Hırsımız gözümüzü kararttı. Kararan gözümüz kalbimizi katılaştırdı. Katılaşan kalbe sevgi nüfuz edemez oldu. Sevgisiz bir hayat ise insanı hiç mutlu etmedi." . Buraya en sevdiğim alıntılardan birini bırakıyorum... gonderi/87147238 . İyi okumalar :)) (Dâreyn)
Kitap ismiyle bütünleşerek hayata dair öykü ve özlü sözlerden oluşuyor.Sizi hayata karşı bakış açınızı değiştirecek,pozitif göz ile bakmanızı sağlayacak ve bir çok kez şükür dedirtecek kısa kısa öyküler içinizi ısıtacak. Okuması kolay,hızlı okunabilen bir kitap.Eğer içinizde bir sıkıntı,yorgunluk var ise şiddetle tavsiye ederim. (EMRE YAMAN)
Kitabı Bir oturusta bitirdim. Gercekten hayata dair bir kitap. İnce ve sizi hayattan kesitlet anlatan küçük küçük hikayelerle etkiliyor. Bence okunması gereken bit kitap. Neden çok kişi okumamış anlayamadim. Okuyun, okutun (Dilan kara)
--reklam--
Hayata Dair PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mustafa Yıldırım - Hayata Dair kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hayata Dair PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mustafa Yıldırım Kimdir?
1957’de Eskişehir’de doğdu. İlkokuldan sonra hafızlığını tamamladı. 1974 yılında Kütahya İmam-Hatip Lisesinden, 1979’da İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nden mezun oldu. 1986 yılında Diyânet İşleri Başkanlığı Haseki Eğitim Merkezi Arapça ihtisas kursunu bitirdi. 1978-1992 yılları arasında Hafız Abdurrahman Gürses Hoca’dan kıraat dersi okudu ve icâzet aldı. 11 yıl imam-hatiplik, 9 yıl hizmet içi eğitim merkezi öğretmenliği olmak üzere toplam 20 yıl Diyânet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev yaptı.
İslâm Hukuku anabilim dalında 1995 yılında doktor, 2000 yılında doçent, 2006 yılında profesör unvanını aldı. Halen DEÜ İlâhiyat Fakültesi’nde İslâm Hukuku anabilim dalında öğretim üyeliği görevini sürdürmektedir.
Yayınlanmış Eserleri
Kitaplar
1.İslâm Hukuku Açısından Evlât Edinme, İzmir 2005.
2.İslâm ve Medenî Yargılama Hukukunda Tahkim, İzmir 2000.
3.Mecelle’nin Küllî Kâideleri, İzmir 2000.
4.İslâm Hukukunda Hıdâne, İzmir 2005.
5.İslâm Borçlar Hukukunda Vedîa, İzmir 2005.
6.Meslekî Değerler ve Etik - Hayata ve Din Hizmetine Dair - İzmir 2005.
7.Fıkıh Usûlü, Şâkir Hanbelî, (Çev. Mustafa Yıldırım), İzmir 2006.
8.Yüce Kur’ân ve Açıklamalı-Yorumlu Meali, (A. Şener - C. Sofuoğlu ile birlikte), Ankara 2009.
Makaleler
1.“İslâm Hukukunda Ekonomik Hak ve Ödevler”, Diyânet İlmî Dergi, c. 36 sy. 3, Temmuz-Ağustos-Eylül, Ankara 2000.
2.“İslâm Hukukunda İçki İçme Suçu ve Cezası”, DEÜ İlâhiyat Fakültesi Dergisi, c. XIII, İzmir 200l
3. “Fıkhî Bilgilerin Hayata Hayata Yansıtılması Bağlamında Din Görevlileri, DEÜ İlâhiyat Fakültesi Dergisi, c. XXII, İzmir 2005.
4. “İslâm Hukuku Öğretimine Farklı Bir Yaklaşım: Aktif Eğitim”, DEÜ İlâhiyat Fakültesi Dergisi, c. XXII, İzmir 2005.
Tebliğler
1.“Günümüz Fıkhında Gaye Sorunu”, “İslâm Fıkhını Nasıl Anlamalıyız?” Tartışmalı İlmî Toplantı, KURAV, Bursa 14-15 Aralık 2001.
2.“Fıkıhta Ahlâkîlik ve Mesnevî”, 2. Mesnevî ve Mevlevîhâneler Uluslararası Sempozyumu, CBÜ Manisa Yöresi Türk Tarih ve Kültürünü Araştırma ve Uygulama Merkezi, Manisa 18-20 Aralık 2002.
3.“İslâm Hukukunun Çağdaşlaşma Sorunu”, Din, Kültür ve Çağdaşlık Sempozyumu, Türkiye Diyânet Vakfı, İzmir 01-03 Mayıs 2004.
4.“İslâm Hukukunda Kadının Çalışması”, İslâm ve Çalışma Hayatı Ulusal Sempozyumu, DEÜ İlâhiyat Fakültesi, İzmir 25-27 Kasım 2005.
5.“Hukuk-Ahlâk İlişkisi Bağlamında Tasavvuf ve Mesnevî”, Uluslararası Mesnevî, Mevlânâ ve Mevlevîhâneler Sempozyumu, Manisa Belediyesi ve Mevlânâ Kültür ve Araştırma Derneği, Manisa 19-21 Aralık 2005.
--reklam--
Mustafa Yıldırım Kitapları - Eserleri
- Hayata Dair
- Mecelle'nin Külli Kaideleri
- Yüce Kur'an
- Yürekler Kör
- İslam Sanatı ve Estetiğinin Temelleri
- Çaka Bey’den Günümüze Kuşadası ve Çevresinde Türk Tarihi
- Hâmiş-Hayata Düşülen Notlar
- Moğolların Tarihi
- Ahmet Midhat Efendi'nin Niza-ı İlm ü Din Adlı Eseri
--reklam--
Mustafa Yıldırım Alıntıları - Sözleri
- Zil çalmadığı sürece zil değildir. Şarkı söylenmediği sürece şarkı değildir. Sevgi gönlümüzde tutsak olsun diye yaratılmamıştır. Sevgi insanlara verdiğiniz sürece sevgidir. (Hayata Dair)
- Şunu daima hatırlayınız ki; hayatın ne kadar zor olduğunu düşünürseniz, hayat bir o kadar imkansızlaşır. (Hayata Dair)
- Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın! (Hayata Dair)
- Unutma ki, her zorluğun yanında bir de kolaylık vardır. Evet , her zorluğun yanında bir de kolaylık vardır. (Yüce Kur'an)
- “Allah her darlığın arkasından bir genişlik verir.” (Yüce Kur'an)
- “Dehşetinden çocukların bile ak saçlı ihtiyarlar haline geleceği kıyamet günü, kendinizi nasıl koruyacaksınız?” (Yüce Kur'an)
- Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif… Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç… Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! işte budur yaşamak Bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin Kadar Sevilirsin… (Hayata Dair)
- “Mutlu son , takvâdadır ; Allah’ın emir ve yasakları konusunda sorumlu davranmaktadır.” (Tâhâ/132) (Yüce Kur'an)
- “Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver , içinde bulunduğumuz (şu sıkıntılı) durumdan kurtaracak bir çıkış yolu göster.” (Kehf/10) (Yüce Kur'an)
- Müminlerin Allah’ı anıp da, inen Kur’an âyetleri karşısında kalplerinin yumuşama zamanı gelmedi mi? (Yüce Kur'an)
- Acı, mutluluğa göre daha çok şarkı besteletmiştir. (Hayata Dair)
- “..oysa gerçek dost Allah’tır.” (Yüce Kur'an)
- •O gün gök, erimiş bir maden gibi olur. •Dağlar da atılmış yün gibi. •O zaman dostun dostunu soracak hâli kalmaz. (Yüce Kur'an)
- Haddini aşan her şey aksine sonuç verir (Mecelle'nin Külli Kaideleri)
- 'Karşınızdakini dinliyor musunuz, yoksa konuşmak için sıra mı bekliyorsunuz' (Hayata Dair)
- “Rabbin seni ne terk etti , ne de sana darıldı. Bil ki, hayatının sonrası, öncesinden daha iyi olacak.” (Yüce Kur'an)
- İnsanlar kırmızı bir güle doğru koşarken çoğu zaman ayaklarının altında ezilen kır çiçeklerinden habersizlerde. (Hayata Dair)
- Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur. (Hayata Dair)
- İyi kalpli ve. Sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim. (Hayata Dair)
- Ey insan! Sen kendinin küçük bir cisim olduğunu sanırsın. Oysa en büyük alem senin içinde gizlidir. |Hz. Ali (Hayata Dair)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin