Kitap Künyesi
Yazar: Bell Hooks
Yayın Evi: Nota Bene Yayınları
İSBN: 9786052601396
Sayfa Sayısı: 216
--reklam--
Hep Aşka Dair Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Her türlü iktidara ve ırkçılığa karşı duran, feminist hareketin önde gelen aktivist ve teorisyenlerinden BellHooks, aşkın/sevginin ne olduğuna odaklandığı kitabında, ErichFromm ve M. ScottPeck’i yankılayarak, sevmenin doğuştan gelen bir meziyet değil; bir irade, bir edim olduğunun altını çiziyor. Sevmeyi öğrenebilir, her an, her koşulda cesaretle, içtenlikle onu pratik edebiliriz… Kendimizi ve ilişkilerimizi yoksunluktan değil, bütünlüklü bir varoluş hâlinden kurmak… İşte Hooks’a göre gerek bireyin kendini gerçekleştirmesinin gerekse bireylerin eşitlik, adalet, özgürlük ve dayanışma temelinde bir arada olmasının, gereken toplumun tinsel, düşünsel ve edimsel gelişiminin biricik yolu budur.
Biz, sevginin, aşkın yeşerdiği bir kültürde yaşamak istiyoruz. Toplumumuzun her hücresine sinmiş sevgisizliği sona erdirmeyi arzuluyoruz. Bu kitap bize sevgiye, aşka nasıl geri döneceğimizi anlatıyor. Hep Aşka Dair: Yeni Vizyonlar, sevginin dönüştürücü gücüne dair umutlandırıcı, neşelendirici bir bakış açısı ortaya koyarak sevme hünerini kavramanın radikal ve yeni yollarını sunuyor. Bize yeniden sevmek için ne yapmamız gerektiğini gösteriyor. Yüzümüzü sevmenin sırrına ererek, onun lütfuna mazhar olmak için yapmamız gerekenlere çeviriyor.
Hep Aşka Dair Alıntıları - Sözleri
- Aşkı tanımak isterken gerçek anlamda yakınlaşmaktan korktuğumu fark etmem için uzun bir zaman geçmesi gerekti. Pek çoğumuz hiçbir zaman sevgiye dönüşmeyen yakınlık ve ilgi temelli ilişkileri tercih ederiz çünkü bunları daha güvenli buluruz. Talepler sevginin gerektirdikleri kadar çok değildir. Risk o kadar büyük değildir.
- Sevgi bir irade edimidir, yani hem bir niyettir hem de bir edim. İrade aynı zamanda seçimi işaret eder. Sevmek zorunda değiliz. Sevmeyi tercih ederiz.
- Ve aşk bir yerlerde saklanıyorduysa şayet, o yer neresi, ömür boyu bulamayabilirdim.
- Gündelik hayatın en önemsiz taraftan hakkında bile yalanlar uydurulur. "Bugün nasılsın?" gibi temel sorular karşısında bile kimi zaman yalan söyleriz. Yalan söyleyen insanların çoğu ya tartışmadan kaçınmak ya da karşısındakinin duygularını incitmemek için bunu yapar. Dolayısıyla, pek hoşlanmadığınız biri tarafından yemeğe davet edildiğinizde, doğruyu söyleyip daveti reddetmek yerine, bir bahane uydurursunuz.
- Dürüst insanları saf ve potansiyel kaybedenler olarak görmeye özendiriliyoruz. Gerçeğin iş görmediği, yalanların.daha önemli olduğu görüşünü derilerimizin altına çip gibi yerleştiren kültürel propaganda bombardımanı altında hepimiz birer potansiyel kurbanız. Tüketim kültürü özellikle yalana teşvik ediyor. Reklam, yalanı en fazla onaylayan kültürel araçlardan biridir. İnsanları sürekli yoksunluk halinde, bitmek bilmeyen bir istekler listesi içinde tutarak piyasa ekonomisini güçlendiriyor. Sevgisizlik tüketim çılgınlığı için bir lütuftur ve yalanlar yağmacı reklamcılık sektörünü tahkim eder. Kamusal yaşamda, özellikle medya aracılığıyla pohpohlanan yalanları pasif bir tutumla kabul ediyor olmamız, yalanı özel hayatlarımıza da sokmamıza yol açıyor. Hayatlarımızı açık ve dürüstlüğe adanmış bir şekilde yaşasak, kamusal yaşamda magazin gazeteciliğinin satacak bir şeyi kalmayacaktır. Sevmeyi, aşkı öğrenmeye adanmışlık gerek kamusal yaşamda gerekse özel hayatlarımızda kendimizi tamamen ve açıkça var etme hevesiyle salt gerçekten ibaret bir hayata bağlayarak bizi sakınabilir.
- Sevgi her zaman ve yalnızca iyi hisle alakalıydı.
- Sessizliğimiz, belirsizlik karşısındaki kalkanımızdır. Aşkı tanımak isteriz ama aşk hakkında çok şey bilme arzumuzun bizi sevgisizlik uçurumuna adım adım yaklaştıracak olmasından korkarız.
- İstismar eden biri asla doğrulukla sevdiğini iddia edemez.
- Pek çok insan yalan söylemeyi çocuklukta öğrenir. Genellikle cezalandırmadan kurtulmak veya bir yetişkini hayal kırıklığına uğratmamak, üzmemek için yalan söyler. Ebeveynlerimizin bizi erdemli bir davranış olduğunu öğrettikleri dürüstlüğe teşvik ederken, günün sonunda kast ettiklerinin her koşulda daima doğruyu söylemek olmadığını fark ettiğimiz pek çok çocukluk anımızı çoğumuz dün gibi hatırlarız. Yetişkin bir otorite figürü tarafından kendilerine yöneltilen soruya dürüstlükle yanıt veren bir çocuğun cezalandırıldığı sayısız durtım söz konusudur. Hal böyle olunca, doğruyu söylemenin zarar görmelerine yol açabildiği bilinci, erken yaşlarda çocukların aklında yer eder. Dolayısıyla yalan söylemeyi incinmekten ve başkalarını incitmekten kurtulmanın bir yolu olarak öğrenirler.
Hep Aşka Dair İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Eğer bu kitabı daha kısa bir sürede bitirmiş olsaydım tam puan verirdim. Kitap sadece aşkı anlatmıyor, aynı zamanda insanın aile bağları, kariyerleri, dini ve spiritüel inançları, ölüm ve yaşama olan bakış açılarını da ele alıyor. Aşkı tanımlamak için kullandığı alıntılar ile bana yeni bakış açıları kazandırmış olsa da gereksiz gördüğüm bölümleri oldu. İnançlı bir insan olmadığımdan melekler ve dini inaçlarında bulduğu huzur bana hitap etmedi. Ataerkil toplumlar üzerindeki görüşleri ile çok iyi noktalara değinmiş olsa da aşka dair katılmadığım görüşleri oldu, bir insanın başkaları tarafından sevilebilmesi için önce kendisini sevmesi gerektiği gibi. İnsan ilişkileri pek sağlıklı olmayan biri olarak beni tetikleyen noktaları oldu, bunu da göz önünde bulundurarak okumakta fayda var. bell hooks kesinlikle çok değerli bir aktivist ve feminist. Yazdıklarının insanlara çok şey katabileceğini düşünüyorum. Bundan sonra feminizm ve patriarşi hakkında yazdıklarını okuyacağım. Bir puan vermiyorum. (ceyda)
Kitabın adı HEP AŞKA DAİR olsa da bize sadece aşkı anlatmıyor. Çünkü aşkın henüz kesin bir tanımı yok. Herkes kendince bir şeyler söylüyor. Sevmek eyleminin ne kadar büyük olduğunu hayatımızda iyi kötü katlanabildiğimiz her şeyin sonunun sevgiye çıktığını anlatıyor. Sevmek aslında öğrenilmiş bir gerçek bizim için, çünkü herkesin seviş şekli farklıdır. Kısacası sevmek sanattır ve sanatta öğrenilen bir gerçekliktir. Bell Hooks'la tanıştığım kitap ve dili oldukça açık ve net. (Zéze)
Müəllifin yaradıcılığından oxuduğunuz başqa bir əsər varsa, adı ilə mövzusu arasındakı əlaqəni görə biləcəksiniz. Sevgi mövzusunun psixoloji, iqtisadi, feminist aspektlərdən işləndiyi bu kitabda insana sevməyin önəmindən danışılır, xüsusilə insanın özünə qarşı olan sevgisindən. (Gülnar B.)
Hep Aşka Dair PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Bell Hooks - Hep Aşka Dair kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hep Aşka Dair PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Bell Hooks Kimdir?
Gloria Jean Watkins, (Bell Hooks takma adıyla tanınır), Amerikalı yazar ve kadın hakları savunucusu. Yazarken ırkçılık, düzey ayrılıkları, cinsiyet güçler dengesi üzerine yoğunlaştı. Otuzun üzerinde kitabı ve sayısız makalesi yayımlandı. Toplumsal etkinliklerde yer aldı.
Gloria Jean Watkins, 25 Eylül 1952'de, Kentucky'de küçük bir kasaba olan Hopkinsville'de işçi sınıfından bir Afrikalı-Amerikalı ailede doğdu. Watkins, Rosa Bell Watkins (kızlık soyadı Oldham) ve Veodis Watkins'in altı çocuğundan biriydi. Babası kapıcı olarak çalıştı ve annesi beyaz ailelerin evlerinde hizmetçi olarak çalıştı.
Hopkinsville Lisesi'nden mezun oldu. 1973'te Stanford Üniversitesi'nden İngilizce lisansını ve 1976'da Wisconsin-Madison Üniversitesi'nden İngilizce yüksek lisansını aldı. Öğretmenlik kariyeri 1976'da Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde İngilizce profesörü ve Etnik Araştırmalar bölümünde kıdemli öğretim görevlisi olarak başladı. 1980'lerin ve 1990'ların başında, California Üniversitesi, Santa Cruz, San Francisco Eyalet Üniversitesi, Yale, Oberlin Koleji ve New York Şehir Koleji de dahil olmak üzere birçok lise sonrası kurumda ders verdi. 1983'te, yazar Toni Morrison üzerine yazdığı bir tezle, Kaliforniya Üniversitesi, Santa Cruz'da edebiyat alanında doktorasını tamamladı.
15 Aralık 2021'de Kentucky, Berea'daki evinde 69 yaşında öldü.
--reklam--
Bell Hooks Kitapları - Eserleri
- Feminizm Herkes İçindir
- Hep Aşka Dair
- Değişme İsteği
- Duygu Yoldaşlığı
- Sınırları Aşmayı Öğretmek
--reklam--
Bell Hooks Alıntıları - Sözleri
- İstismar eden biri asla doğrulukla sevdiğini iddia edemez. (Hep Aşka Dair)
- Dürüst insanları saf ve potansiyel kaybedenler olarak görmeye özendiriliyoruz. Gerçeğin iş görmediği, yalanların.daha önemli olduğu görüşünü derilerimizin altına çip gibi yerleştiren kültürel propaganda bombardımanı altında hepimiz birer potansiyel kurbanız. Tüketim kültürü özellikle yalana teşvik ediyor. Reklam, yalanı en fazla onaylayan kültürel araçlardan biridir. İnsanları sürekli yoksunluk halinde, bitmek bilmeyen bir istekler listesi içinde tutarak piyasa ekonomisini güçlendiriyor. Sevgisizlik tüketim çılgınlığı için bir lütuftur ve yalanlar yağmacı reklamcılık sektörünü tahkim eder. Kamusal yaşamda, özellikle medya aracılığıyla pohpohlanan yalanları pasif bir tutumla kabul ediyor olmamız, yalanı özel hayatlarımıza da sokmamıza yol açıyor. Hayatlarımızı açık ve dürüstlüğe adanmış bir şekilde yaşasak, kamusal yaşamda magazin gazeteciliğinin satacak bir şeyi kalmayacaktır. Sevmeyi, aşkı öğrenmeye adanmışlık gerek kamusal yaşamda gerekse özel hayatlarımızda kendimizi tamamen ve açıkça var etme hevesiyle salt gerçekten ibaret bir hayata bağlayarak bizi sakınabilir. (Hep Aşka Dair)
- Sevgi her zaman ve yalnızca iyi hisle alakalıydı. (Hep Aşka Dair)
- Ve aşk bir yerlerde saklanıyorduysa şayet, o yer neresi, ömür boyu bulamayabilirdim. (Hep Aşka Dair)
- Aşkı tanımak isterken gerçek anlamda yakınlaşmaktan korktuğumu fark etmem için uzun bir zaman geçmesi gerekti. Pek çoğumuz hiçbir zaman sevgiye dönüşmeyen yakınlık ve ilgi temelli ilişkileri tercih ederiz çünkü bunları daha güvenli buluruz. Talepler sevginin gerektirdikleri kadar çok değildir. Risk o kadar büyük değildir. (Hep Aşka Dair)
- Sevgi bir irade edimidir, yani hem bir niyettir hem de bir edim. İrade aynı zamanda seçimi işaret eder. Sevmek zorunda değiliz. Sevmeyi tercih ederiz. (Hep Aşka Dair)
- Pek çok insan yalan söylemeyi çocuklukta öğrenir. Genellikle cezalandırmadan kurtulmak veya bir yetişkini hayal kırıklığına uğratmamak, üzmemek için yalan söyler. Ebeveynlerimizin bizi erdemli bir davranış olduğunu öğrettikleri dürüstlüğe teşvik ederken, günün sonunda kast ettiklerinin her koşulda daima doğruyu söylemek olmadığını fark ettiğimiz pek çok çocukluk anımızı çoğumuz dün gibi hatırlarız. Yetişkin bir otorite figürü tarafından kendilerine yöneltilen soruya dürüstlükle yanıt veren bir çocuğun cezalandırıldığı sayısız durtım söz konusudur. Hal böyle olunca, doğruyu söylemenin zarar görmelerine yol açabildiği bilinci, erken yaşlarda çocukların aklında yer eder. Dolayısıyla yalan söylemeyi incinmekten ve başkalarını incitmekten kurtulmanın bir yolu olarak öğrenirler. (Hep Aşka Dair)
- Gündelik hayatın en önemsiz taraftan hakkında bile yalanlar uydurulur. "Bugün nasılsın?" gibi temel sorular karşısında bile kimi zaman yalan söyleriz. Yalan söyleyen insanların çoğu ya tartışmadan kaçınmak ya da karşısındakinin duygularını incitmemek için bunu yapar. Dolayısıyla, pek hoşlanmadığınız biri tarafından yemeğe davet edildiğinizde, doğruyu söyleyip daveti reddetmek yerine, bir bahane uydurursunuz. (Hep Aşka Dair)
- Sessizliğimiz, belirsizlik karşısındaki kalkanımızdır. Aşkı tanımak isteriz ama aşk hakkında çok şey bilme arzumuzun bizi sevgisizlik uçurumuna adım adım yaklaştıracak olmasından korkarız. (Hep Aşka Dair)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin