Kitap Künyesi
Yazar: Susanna Tamaro
Çevirmen: Eren Yücesan Cendey
Orijinal Adı: Ogni parola ê un seme
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750707711
Sayfa Sayısı: 112
Her Sözcük Bir Tohumdur Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Her sözcük bir tohumdur ve kendi besinini içinde barındırır.Yüreğinin Götürdüğü Yere Git ve Yüreğimin Sesini Dinle gibi romanlarıyla tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de çok geniş bir okur kitlesine ulaşan Susanna Tamaro, bu kez bize sessizliğin ve sözün yaşamımızdaki derin anlamını anlatıyor. İletişimsizliğin yaşamlarımıza egemen olduğu, sözün giderek anlamını yitirdiği günümüzde, sessizliği ve ölümü yeniden düşünürken, yaşamın pırıltısı ve gizemini yakalamanın yollarını arıyor. İnsanoğlunun her sözcüğün bir tohum olduğunu nasıl unuttuğunu, kendisini sarmalayan evrene nasıl bu denli yabancılaştığını sorgularken, bizleri birbirimizi dinlemeye ve anlamaya çağırıyor. Tamaro'ya göre, sözcüklerin birer tohum gibi serpilip boy atacağı toprak insan yüreğinden başka bir yer değil. Sözcükler ancak orada köklenebilir, umursamazlık kabuğunu kırabilir ve insanlığı bilge kılabilir.
Her Sözcük Bir Tohumdur Alıntıları - Sözleri
- Kendinden, geçmişinden, yalnızlığından kaçmak için yürüyordu belki de.
- Her günbatımı ölüme doğru atılan küçük bir adımdır.
- ve hayat, içinde danslar edilen, isterik şarkıların söylendiği bir parodi gibi sürüp giderken yürekleri kemiren boşluk görünmemeye çalışılıyor.
- Sonra, belki de ölmeden bir an önce, hayatımızı bir an için seyredeceğiz ve gerçekten bizim olan, gerçekten dolu geçen anların farkına varacağız;bunlar belki de bir çiçeğe bakarak,bir ağacın biçimini seyrederek,yanımızdan geçen bir çocuğun başını okşayarak zaman yitirdiğimiz anlar olacaklar.
- Eğer birine "yarın konuşuruz" dersem bu onu bir ay sonra arayacağım demek olur ama ben bunu ne kötülükten ne umursamazlıktan ne de kendimi beğenmişlikten yaparım; bunun tek nedeni benim de bir tür sonsuz anda yaşamamdır. Bir ay,bir hafta,bir gün benim içsel zamanımda aynı değere sahiptir.
- Ellerimizde kemikler, halka olmuş dans ediyoruz, çıkarmayı öğrendiğimiz sesleri takıntılı biçimde tekrar ederek sürümüzün içinde kalmayı başarıyoruz.
- Her gün batımı ölüme doğru atılan küçük bir adımdır.
- çünkü hayat, eğer dolu dolu yaşanırsa olağanüstü bir süreçtir.
- Sözcük yaratabilir ve yok da edebilir. Otuz yıllık bir evlilikten sonra karı koca arasında sadece şunlar söylenebilir: " Tuzluğu uzat ve cehennemin dibine git!" ;ama aynı zamanda birlikte yapılmış bu uzun yürüyüşün sonunda birbirlerine" Seni ilk günkü kadar, hatta daha çok seviyorum" da diyebilirler.
- İçinde gizem barındırmayan bir hayat son derece yoksuldur.
- Çünkü gizem gökyüzünün maviliğinde değil, benim içimin derinliklerindedir.
- Hayat, tekdüze bir zaman ve enerji tüketiş değilse, nedir ?
- Ortak hayal gücünde ruh var olmayı kesti ve bu silinişte en yakın dostu vicdanı da kendi peşinde sürükledi.
- Zamanın içindeyiz ama zamanımız yok.
- İçinde gizem barındırmayan bir hayat son derece yoksuldur.
Her Sözcük Bir Tohumdur İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Öncelikle yazarın kalemine hayranım. Bana göre kendisi insanların yüreğine dokunma konusunda bir usta... " Her Sözcük Bir Tohumdur " adı bile öyle derin ki kitabın! Kısacık (100 sayfa) bir kitap aslında ama ben özellikle hemen okuyup bitirmedim. Altı çizilip, üzerinde düşünülecek öyle derin ve içten cümleleri var ki kendime dair birçok şey bulduğum. Kesinlikle tavsiye ederim. " Her gün batımı ölüme doğru atılan küçük bir adımdır.İşte o zaman karşılaştığım her insanı farklı görmeye başladım.İnsan vardı ve bir de yanında küçük bir kuyu.Yatağının yanında duruyordu ve her akşam geçmiş günü yutuyordu. Benim ve kardeşleriminkiler gibi neredeyse boş kuyularda vardı, ninemin, dedeminkiler gibi neredeyse dolmuş olanlar da.Dolmaya yüz tutmuş kuyular beni ağlatıyorlardı." (zeynep)
Bu sitede kitapla ilgili herhangi bir yorum olmamasına pek şaşırmadım. Zira yazarın kullandığı dil ve anlatım beni pek etkilemedi, bundan mütevellit gidip bir arkadaşıma "Hey kesinlikle bu kitabı." okumalısın falan demem. Öte yandan kitap bir deneme örneği, yani bir olay kurgusu zaten yok fakat harika tespitler yer yer mevcut. Ancak çoğunluğa baktığımda zaten bilinen şeylerin, birkaç süslü kelime eşliğinde okuyucuya aktarıldığını fark ettim. Bu da ister istemez ekşi bir tat bırakıyor. Yine de okunabilir kategorisine iliştirmekten geri durmuyorum. (gamby)
İçinde Gizem barındırmayan bir hayat son derece yoksuldur. her şeyin nedenini bilince, heyecanlanma, bu heyecanları duyguya dönüştürme olanakları giderek daralır. Gizemi olmayan hayat alçak ve kurşuni bir gökyüzünün kapladığı geniş bir ovadır. Üzerinde saatlerce, günlerce yürünse bile düz ve uçsuz bucaksız bir otluktan başka bir şeyle karşılaşılmayacak, bizi yerimizden hoplatacak bir şeyle burun buruna gelinmeyecek, adına şaşkınlık denen o olağanüstü ve bedava ruh durumu yaşanmayacak. Gizemsiz hayat, şiirden yoksun, güzelliği derinden yakalanmaktan aciz bir hayattır. Bu hayatta insan aynaya bakar ve dikkatli inceledikten sonra artık kendi kendine sorular soramaz. (TUGAY KARAYEL)
Kitabın Yazarı Susanna Tamaro Kimdir?
Susanna Tamaro, İtalyan kent soylu bir ailenin kızı. Trieste'de 1957 yılında doğdu, Orvieto yakınlarında kedileri ve köpeğiyle birlikte yaşamaktadır. Zor bir çocukluk dönemi geçiren Tamaro, 18 yaşındayken, bir depreme tanık olur, 25 yaşındayken ölümcül bir hastalık geçirir ve 27 yaşında yazmaya başlar.
Her başarıya ulaşmış yazarın yaşamış olduklarını o da yaşar. İlk denemelerinde başarısız olur ama bunlara aldırmadan yoluna devam eden Tamaro “Tek Bir Ses İçin” adlı kitabıyla büyük ses getirir. ”Yüreğinin Götürdüğü Yere Git” adlı bu eser de ona daha büyük bir ün kazandırır. (Bu kitap aylarca İtalya'da liste başı olmuştur.) Genelde günlük ya da mektuplar şeklinde yazar. Olayları birinci ağızdan anlatır. Eserlerinde hep bir hüzün vardır. Kahramanları genellikle ölümün eşiğine gelmiş ama bu durumu kabullenmiş; hayatta aradığını bulamamış insanlardır.
Susanna Tamaro Kitapları - Eserleri
- Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
- Kitaplardan Korkan Çocuk
- Yüreğimin Sesini Dinle
- Kökler, Yollar ve Yitik Benler
- Anima Mundi
- Luisito: Bir Sevgi Öyküsü
- Sonsuza Kadar
- Sevgili Mathilda, İnsanın Yürümesini Dört Gözle Bekliyorum
- Tek Ses İçin
- Kaplan ve Cambaz
- Her Melek Korkunçtur
- Aklı Bir Karış Havada
- Düşünen Bir Yürek
- Büyülü Çember
- Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar
- Yanıtla Beni
- Rüzgar Ne Diyor
- Tombul Yürek
- Ulu Ağaç
- Her Sözcük Bir Tohumdur
- Bakışınla Aydınlanır Dünya
- Büyük Bir Aşk Hikâyesi
- Sessizlik Bir Erdemdir
- Var Olan Ada
- Tobia ve Melek
- Atla, Bart!
- Eve Doğru
- Rüzgar Ne Diyor
Susanna Tamaro Alıntıları - Sözleri
- Benim için gerçekten her kitap son kitaptı. Sonuncuydu çünkü ufka baktığımda hiçbir şey göremiyordum, belki de yazmanın bıraktığı yorgunluk ve halsizlik içindeydim; öte yandan- belirişi ve işlenişiyle- her kitabın çevresinde bir mucize halesi oluyordu. Bilindiği üzere mucizenin, buyrukla yaratılması mümkün değildir. (Her Melek Korkunçtur)
- O ekim ayında, bir parçam- umut etmiş, hayal kurmuş olan parçam- bütünüyle ölmüştü. O günden sonra artık onunla birlikte yaşamayı öğrenmem gerektiğini biliyordum. Belki bir süreliğine gizli tutabilirdim ama sonra güçlü çürüme kokusu gerçek durumumu başkalarına da açık edecekti. (Her Melek Korkunçtur)
- "Uyku sırları ortaya çıkartıyor." (Rüzgar Ne Diyor)
- (...) "Eh, en azından senin bir sürü kardeşin var." "O kadar çok olunca yok sayılır. Zaten artık yoklar." "Nereye gittiler?" "Derin donduruculara herhalde." O anda yeniden utanç yüklü bir sessizlik oldu. Bart, Zoe'nin akrabasını yemiş olma olasılığını düşündü. (...) (Atla, Bart!)
- Sakin, korunaklı ve ufuksuz. Kesinlikle benden, senden daha iyi yaşayacaklardır ama hayat gerçekten o mudur? Bu, arzu duyulacak bir yaşam mıdır? Ölüm döşeğinde "Bu olağanüstü bir serüven miydi?" diye sordurabilecek bir yaşam mıdır? Yoksa bir yaşam putu mudur? Gizemi olmayan —ve bununla karşılaşma hevesi taşımayan— hayat bitmek bilmeyen esnemelerden başka nedir ki? (Luisito: Bir Sevgi Öyküsü)
- Gerçekte insan hayatı nedir? İki karanlık arasındaki ışıklı bir yarılmadır... Nereden geliyoruz? Nereye gidiyoruz? (Var Olan Ada)
- Düzen ve saygı bizi hayvanlardan ayıran biricik değerlerdi. (Rüzgar Ne Diyor)
- Sözcüklerin arkasında sözcükler gizlidir, ama sessizliğin içinde "herhangi bir şey" yuvalanmış olabilir. (Rüzgar Ne Diyor)
- Büyüklerin dünyasında yasalar, sevgiden daha ağır basar.. (Luisito: Bir Sevgi Öyküsü)
- Ansızın kollarını göğe doğru kaldırdı, ellerini bir orkestra şefi gibi sallayarak şöyle dedi: " Ve sonra hayata şükrediyorum! Ağaçlara, çuha çiçeklerine, boraya, üveyiklere ve serçelere, çocuklara, otlara şükrediyorum ve tümünü kutsuyorum! Çünkü her şey kutsaldır ve bir lütuftur." (Her Melek Korkunçtur)
- ‘Eğer’ler dünyası bir girdap, bir hortum, bir kara deliktir. İnsan bir an dengesini yitirirse, içine yuvarlanmaması olanaksızdır. (Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar)
- Demekle yapmak arasında uçurumlar var. (Büyük Bir Aşk Hikâyesi)
- Sonra, belki de ölmeden bir an önce, hayatımızı bir an için seyredeceğiz ve gerçekten bizim olan, gerçekten dolu geçen anların farkına varacağız;bunlar belki de bir çiçeğe bakarak,bir ağacın biçimini seyrederek,yanımızdan geçen bir çocuğun başını okşayarak zaman yitirdiğimiz anlar olacaklar. (Her Sözcük Bir Tohumdur)
- “ Bilgelik dolu yazılara bakarsanız işin hoş yanı da sürprizlerdir ama hele bunu gerçekte yaşayın da görün. “ (Tombul Yürek)
- Bir hayvan neydi gerçekten? Günlük konuşmanın küçümseyici tavrında bu sözcüğün kökeninde yatan öz kolayca unutuluyordu. Can. Evet, hayvan can sahibi olan biriydi. İnsanların büyük bölümü için aynı şeyin söylenebileceğinden ise emin değildi. (Luisito: Bir Sevgi Öyküsü)
- "Gitmek ya da gitmemek, beslediğin ateşe bağlıdır." "Ateş beslenir mi?" "Yakıp yok eden buz gibi bir ateş vardır, bir de sıcak, yeniden yapan bir ateş. Her ikisi de bizim yüreğimizdedir. Hangisinin alevleneceğine biz karar veririz." (Kaplan ve Cambaz)
- "Gerçek yüzlerini en baştan gösterseler, büyük bir olasılıkla hiçbir zaman evlenemezler." (Anima Mundi)
- "Boşuna yaşadım, ölümümde boşuna olacak " (Tek Ses İçin)
- "Her şeye içine girmeden yukarıdan bakabilmenin ne güzel olacağını düşündü." (Rüzgar Ne Diyor)
- “Kovalayandan kaçarım, kaçanı kovalarım.” (Büyük Bir Aşk Hikâyesi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin