Kitap Künyesi
Yazar: Agatha Christie
Çevirmen: Çiğdem Öztekin
Orijinal Adı: The Labours Of Hercules
Yayın Evi: Altın Kitaplar
İSBN: 9789752110588
Sayfa Sayısı: 336
Hercule'ün On İki Görevi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dış görünümüyle Hercule Poirot'nun mitolojik Yunan kahramanı Herkül (Hercule) ile uzaktan yakından bir benzerliği yoktu. Fakat bu zeki dedektif de Herkül gibi toplum içinde meydana gelen tatsız olayların sorumlularını bulup yakalamakta ustaydı.
Emekli olmasına yakın, on iki vakanın çözümünü üstlenen Poirot, tarihte işlenmiş suçlardan çıkarımlar yapıp becerilerini kahramanca kullanarak olayları çözümleyebilecekti.
(Tanıtım Bülteninden)
Hercule'ün On İki Görevi Alıntıları - Sözleri
- Deliriyor olmak ne demek? Herkes biraz delidir...
- "Biliyorsunuz kibir bazen gerçeği görmenizi engeller "
- "İnsanlar nasıl böylesine kötü olabiliyorlar."
- "O kadar mutsuz ki, mutluluğun ne olduğunu bile unutmuş," o kadar mutsuz ki aslında mutsuz olduğunun farkında bile değil...
- Dış görünümlerine bakıp insanları yargılayamazsınız.
- Ahlaksız temeller üzerine dürüst bir yapı kurulması mümkün olabilir mi, bunu bilemiyorum.
- Okumak zamanı geriye sardırır.
- İnsan tek gereksinimi güçlü bir vicdan!
- Bir şeyi bozmak o kadar kolay düzeltmek ise o kadar zordur ki. Bilinçli olarak başkalarının felaketinden çıkar sağlayan kişi aslında onların kanına, canına göz dikmiş bir vampirden başka bir şey değildir.
- "Hiçbir zaman başkalarının senin için yapabilecekleri bir şeyi yapma!"
- "Ağlamak neye yarar ki? Ama bazen insan yaşamın dayanılmaz olduğu hissine kapılıyor işte "
- Mutlu insanlar kendilerinden şüphe etmeyen insanlardır.
- İnsanlara bu kadar kolay inanmamalısınız, genç adam...
- "Doğru yoldan sapmak bir insan için ne büyük aptallık! İnsanın tek gereksinimi güçlü bir vicdan! Böylece tüm dünyaya kafa tutabilir ve sana müdahale etmeye çalışanlara "cehenneme kadar yolun var" diyebilirsin.”
- ‘Doğru yoldan sapmak bir insan için ne büyük aptallık! İnsanın tek gereksinimi güçlü bir vicdan! Böylece tüm dünyaya kafa tutabilir ve sana müdahale etmeye çalışanlara cehenneme kadar yolun var, diyebilirsin.’
Hercule'ün On İki Görevi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Emekli olmadan önce Hercule Poirot kendisine bir söz verir. Antik Yunan' lı adaşı Hercules gibi on iki imkansız görevi tamamlayarak kariyerine veda edecektir. İşin komik tarafı bizim bıyıklının aldığı davalar bir şekilde bu mitolojik karakterin görevlerini andırır. Keyifli hikayelerdi. (Galadriel)
En iyi Hercule Poirot romanlarından birisi budur. Objektif gibi durmasa bile ben objektif olduğuma inanıyorum bu konuda. Bunun nedenlerini uzun uzun açıklayacağım, oldukça uzun bir inceleme olacak tabi kafamdakileri unutmazsam. Başlıyoruz: Konusu gerçekten oldukça ilgi çekici bir roman olmuştu bu. 350 sayfa Poirot için resmen biyografi niteliğinde bir eser, Agatha Christie’nin kitaplarını düşündüğümüzde ve 12 hikaye, bir önceki kitap İz Üzerinde kitabı gibi olsa da hikayeler çok farklı. Ben önce bu konulara değinmek istiyorum, sonra da konuların hikayeye göre ne kadar düşük seviyede kaldığını göstereceğim sizlere. Daha sonra uzunca bahsedeceğim konular ise kısaca şöyle. Hercule Poirot’un ismini aldığı gerçek Hercule’nin tam 12 görevi olduğu mitlerde anlatılır. Nemea Arslanı, Hydra Ejderi, Arkadia Geyiği, Erymanthian Yabandomuzu, Augeas’ın Ahırları, Stymphalia’nın Kuşları, Girit Boğası, Diomedes’in Kısrakları, Hippolyta’nın Kemeri, Geryoneus’un Sığırları, Hesperidlerin Elmaları ve Kerberos’un Yakalanması. İlk konu Nemea Arslanını Öldürmek ve Derisini Yüzmek üzerine. Hercule’e kuzeni Eurystheus tarafından verilmiş olan ilk görevdir. Nemea Aslanı, adından da anlaşılacağı üzerine Nemea yani Antik Yunan Kentinden adını alan bir arslan olup, dehşet saçmaktadır ve yine o dönemde bir hayvanı silahla öldürmek yasaktır. Hercule önce bir odun, sonra sırasıyla ok ve yay, bronz bir kılıç ile başarılı olamaz ve tabii hikaye bu ya saatlerce güreşirler ve güreş sonunda hayvanı boğarak öldürür. Gerisi de malumdur, Hercule tek başına postu yüzemez ve yaşlı bir kadın kılığında gelen Athena gelerek yardım edecektir. Peki, ilk hikaye nasıldı? Ah, tam bir hayal kırıklığı. Kayıp bir köpeği bulmaya çalıştık arkadaşlar. Gerçekten olayın özü bu, kayıp bir köpek. Yok Arslan gibiymiş, yok sahibi tam bir Arslanmış. Neyse dedim devam ettim, bir şey söyleyeyim iyi ki devam etmişim dostlar. İkinci hikaye Lerna Gölündeki Hydra Ejderini Öldürmektir. Nispeten çok tanınan bir varlıktır, birçok filme ve diziye konu olmuştur. Doctor Who sahnesi halen aklımdadır ama o filmde en çok beni etkileyen ve iyi olmasını dilediklerim Ağlayan Meleklerdir. Neyse, konudan uzaklaşmayalım. Hydra, 9 başlı bir ejderin adıdır. Ölümden sonraki dünya ile insanların dünyası arasında yer alır. Öldürmenin imkansızlığını ise kesilen her başının yerine yenisinin çıkması açıklar. Oldukça etkileyici varlıklar olduğunu kabul etmek gerek dostlarım. Üçüncü bölüm Artemis’in kutsal hayvanlarından Arkadia Geyiğini yakalamak üzerine. Altın boynuzları ve bronzdan toynakları bulunur. Yaydan çıkan oktan daha hızlı koştuğu anlatılır. Tahmin edildiği gibi o dönemin en kıymetli metalleri ve en hızlı teknolojisi olan ok ve yay bu efsaneye ithaf edilmiş. Dördüncü bölüm biraz daha karmaşık yapılmış, bunu da hak etmiş. Erymanthian Dağında yaşayan büyük bir yabani domuzu yakalamak üzerine bir görevdir bu. En dikkat çekici detay ise yaratığın canlı ele geçirilmek zorunda olmasıdır. Hikayede dikkat çekici detay ise Taksim Tüneli oldu sanırım benim için. Çevirmenin ekstra bilgide böyle bir örnek kullanması hoşuma da gitti tabii. Beşinci bölüm Augeas’ın ahırlarını bir gün içinde temizlemek üzerine kurulu. Aslında Ahır Temizliği olarak düşününce, ne kadar zor olabilir ki, gibi cümleler akla gelir ancak ultra temizlik multimanyakları bilir ki, bazen kendi odanızı bile temizleyip yeniden düzenlemeniz bile minimum 3-5 gün sürebilir. O yüzden küçümsememek gerek. Adı parlak anlamına gelen Augeas, Helios’un oğlu olup ülkesindeki en büyük ahırlara sahiptir ve bunları hiç temizlememekle ünlüdür. Bu görev Hercule’e verilerek aslında onun itibarı zedelenmek istenmiştir. Hercule ise Alpheus ve Peneus ırmaklarının yataklarını değiştirerek ahırları bir günde temizler. Altıncı bölüm ise Stymphalia’da yaşayan ve o bölgedeki insanların rahatını kaçıran kuşları kovmaktır. Tabii bunlar insan yiyen kuşlardır, normal olsa nasıl efsane olup günümüze kadar ulaşacak ki, değil mi? Hercule’nin görevi ise bunlardan kurtulmaktır diyebiliriz, kısaca. Yedinci bölümde Girit’e gidip Poseidon’un Minos’a verdiği azgın Girit Boğasını getirme görevi karşılıyor bizleri. 2 yerde karşımıza çıkan Girit boğasının burada Girit adasında halka zarar verdiği konu edilir. Hikaye aslında konuyla alakalı değil ama sondaki ‘zarar vermek’ kısmı kullanılmış ve gerçekten de beni çok etkileyen bir hikaye vardı bu sefer. Sekizinci bölümde Troya Kralı Diomedes’in insan eti yiyen kısraklarını yakalama görevini okuyoruz. Toplam 4 tane olan bu atlar kontrol edilmesi imkansız, vahşi ve insan yemeleriyle ünlüdürler. Büyük İskender’in atının bu atların soyundan geldiğine inanılmaktadır. Dokuzuncu görevde ise Amazonlar Kraliçesi Hippolyta’dan kemerini almaya çalışacak olan Hercule, Hera’nın ihaneti sonrası kadınların saldırısına uğrayan Hercule, kendisine ihanet ettiği Hippolyta’ı öldüre Hercule. Oldukça egzantirik bir hikaye olduğu gerçek. Onuncu bölüm Okeanos’un bir adasında bulunan üç gövdeli dev, Goryeneus’un sığırlarını çalma görevidir. Bunun için Libya çölleri aşılmalıdır ve Hercule güneşe ok atacaktır. Adanalılar gelsin. On birinci yani sondan evvelki bölüm ise Hesperidlerin (güneşin battığı yerin perileri) altın elmalarını getirme görevidir. Kitaptaki görev ise Rönesans döneminden kalma, içinde içki içenleri öldüren bir kadeh ile alakalı. On ikinci ve son görev ise Hades’in ölüler ülkesini koruyan Kerberos adlı köpeği yeryüzüne çıkarmaktır. Hikaye tabii çok daha farklı ama ben ana konuyu ve ilgimi çeken odak noktalarına değinmeyi daha uygun buldum. Hikayeler konulara göre neden zayıf kalıyor bunu da belirttim. Beklentiyi arttırmak pek olumlu geri bildirim sağlanmıyor bizlere. Hepimize mutlu geceler, keyifli okumalar dilerim.. (Sadık Kocak)
Hercule'ün On İki Görevi, İngiliz polisiye edebiyatının 'Cinayetler Kraliçesi' Agatha Christie'nin bir kitabıdır. Christie'nin ünlü dedektifi Hercule Poirot artık emeklilik yaşının geldiğini düşünmekte ve bahçesinde kendi özel kabaklarını yetiştirmeyi tasarlamaktadır. Bir arkadaşı ona mitolojideki Hercule'ün zorlu on iki görevinden bahsedince, Hercule Poirot da kendine bir hedef koyarak on iki görevi yerine getirdikten sonra emekli olmaya karar verir. Kitapta yer alan olaylar, mitolojideki olaylarla simgesel benzerlikler göstermektedir. Çok zeki bir dedektif olan Hercule Poirot, olayların görünmeyen yönlerini görerek onları çözüme kavuşturur. Ayrıca adı geçen olaylar ve karakterler İngiliz toplum yapısını büyük ölçüde yansıtmaktadır. Hercule'ün On İki Görevi, anlatımının sade ve anlaşılır olmasının yanısıra; İngiliz aristokrasisi ve taşra yaşantısının ince detaylarını aktardığından kesinlikle okunmaya değer bir eser olarak ele alınmalıdır... (Avare)
Kitabın Yazarı Agatha Christie Kimdir?
Agatha Christie dünyanın en tanınmış polisiye romanları yazarıdır. Eserleri 45 dile çevrilmiş olan yazarın kitap satışları milyarları bulmuştur. Kutsal kitaplar (Kuran ve İncil) ile Shakespeare'dan sonra en çok satan yazardır.
Agatha Miller, İngiltere'nin Torquay şehrinde 15 Eylül 1890'da doğmuştur. 1914 yılında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden Archibald Christie ile evlenmiştir. 1928 yılında boşanan çiftin Rosalind adında bir kızları vardır.
Yarım yüzyıla aşkın süren yazarlık hayatında, 79 roman ve kısa hikâyelerden oluşan kitap yazmıştır. Ayrıca 25 Kasım 1952'de Londra'da perdelerini açan ve bugüne kadarki en uzun süreyle oynanan tiyatro eseri olan Fare Kapanı'nın da yer aldığı bir düzineden fazla oyuna imza atmıştır.
Christie'nin 1920'de yayınlanan ilk kitabı "The Mysterious Affair Style (Ölüm Sessiz Geldi)", aynı zamanda meşhur kahramanı Belçikalı Dedektif Hercule Poirot'nun da yer aldığı ilk eseridir. Yazın dünyasının bilinen en ünlü karakterlerinden biri olan Hercule Poirot'yu yaratan Christie, bu kahramanını 33 romanı ve birçok kısa hikâyesinde kullanmıştır. Bir diğer kahramanı ise kadın karakter Miss Jane Marple'dır. Miss Marple'ı 1930 yılında yazdığı "The Murder at the Vicarage (Ölüm Çığlığı)" adlı romanıyla okurlarına tanıtmıştır. Her iki kahramanın da serüvenleri televizyon dizisi veya film olmuştur. 1974'de Doğu Ekspresinde Cinayet, 1957'de "Witness for the Prosecution (Beklenmeyen ?ahit)", 1978'de Nil'de Ölüm en başarılı olan filmlerindendir. Agatha Christie ayrıca Mary Westmacott takma adıyla altı adet duygusal roman da yazmıştır. Aynı zamanda ikinci eşi Sir Max Mallowanile katıldığı arkeolojik kazılarla ilgili kitaplar da yazmıştır.
1971 yılında İngiltere'nin en yüksek onur unvanı olan "Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı" nişanını almıştır. Agatha Christie 12 Ocak 1976'da ölmüştür.
Agatha Christie Kitapları - Eserleri
- Nil'de Ölüm
- Beklenmeyen Misafir
- Ölümle Randevu
- Kahverengi Elbiseli Adam
- Elmayı Yılan Isırdı
- On Küçük Zenci
- 16.50 Treni
- Sıfıra Doğru
- Mavi Trenin Esrarı
- Ölüm Diken Üstünde
- Acı Kahve
- Cinayet Alfabesi
- Cinayetler Oteli
- Dersimiz Cinayet
- Doğu Ekspresinde Cinayet
- Fare Kapanı
- Porsuk Ağacı Cinayeti
- Cinayet İlanı
- Güvercinler Arasında Bir Kedi
- Gül ve Porsukağacı
- Ve Ayna Kırıldı
- Sensiz Bir İlkbahar
- Neden Evans'a Sormadılar?
- Arka Sokaktaki Cinayet
- Hollow Malikanesi Cinayeti
- Ölüm Adası
- Sessiz Tanık
- Suç Ortakları
- Esrarengiz Sanık
- Annem ve Ben
- Köşkteki Esrar
- Üçüncü Kız
- Bayan McGinty'nin Ölümü
- Noel Kekinin Gizemi
- Kader Kapısı
- Ölüm Saatleri
- Sonuncu Kurban
- İskemlede Beş Ceset
- Cesetler Merdiveni
- Briç Masasında Cinayet
- Parker Pyne İz Üzerinde
- Şahidin Gözleri
- Bitmemiş Portre
- Hercule'ün On İki Görevi
- Işıklar Sönünce
- Çarpık Evdeki Cesetler
- Son Evdeki Tehlike
- Beş Küçük Domuz
- N veya M?
- Filler de Hatırlar
- Ölüm Sessiz Geldi
- Sittaford Malikânesi'nin Gizemi
- Miss Marple'ın Son Maceraları
- Uyuyan Ölüm
- Bilinmeyen Hedef
- Ölüm Büyüsü
- Üç Yanlış Üç Ceset
- Şampanyadaki Zehir
- Şeytan Dönemeci
- Sonunda Ölüm Geldi
- Ölüm Meleği
- Zehiri Kim Verdi
- Ölüm Çığlığı
- Noel'de Cinayet
- Roger Ackroyd Cinayeti
- Mezopotamya'da Cinayet
- Büyük Dörtler
- Cinayetler Kulübü
- Bağdat'a Geldiler
- Cenazeden Sonra
- Frankfurt Yolcusu
- Hayatım
- Kanatların Çağrısı
- Lord Edgware'i Kim Öldürdü
- Ölüm Oyunu
- Ölümün Tam Zamanı
- Şark Ekspresi'nde Cinayet - Gizli Düşman
- Üç Perdelik Cinayet
- Ve Perde İndi
- Zarif Bir Cinayet Gecesi
- Esrarengiz Parmaklar
- Sevimli Örümcek
- Hercule Poirot İz Üzerinde
- Karakolda Cinayet
- Poirot Araştırıyor
- Ölümün Sesi
- Marple Seçkisi
- Poirot Seçkisi
- Yedilerin Gizemi
- Gizli Düşman
- Sonsuz Gece
- Pembe Evdeki Ölü
- Ölüm Kapıda Bekliyordu
- Listerdale'in Gizemi
- Beklenmeyen Şahit ve Diğer Öyküler
- Tenis Kortunun Esrarı
- Sevginin Bağladıkları
- Bitmeyen Gece - Roger Ackroyd'un Katli
- Cinayet Randevusu
- Şatodaki Hayalet
- Örümcek Ağı
- Kanlı Anlaşma
- Viran Kule
- Seçilmiş Eserleri
- Poirot Seçkisi Set
- Come, Tell Me How You Live
- Le Crime Du Golf - Le Miroir Du Mort
- Star Over Bethlehem
- Düşman Dostlar
- The Complete Miss Marple
Agatha Christie Alıntıları - Sözleri
- - İnsan bazen kavgadan çekindiği, sıkıldığı için karşısındakinin sözlerine boyun eğer. Kavgalar hiç de hoş şeyler değillerdir. Fakat bence insan özgürlüğü için her zaman kavga etmeye hazır olmalıdır.- (Ölümle Randevu)
- "Yemek sipariş eder gibi cinayet sipariş edebilseydin, nasıl bir tercih yapardın?" (Cinayet Alfabesi)
- Hər kəs ən azı bir dəfə sevməlidir. Həyatı boyu heç olmasa bircə dəfə sevməyən adam, deməli, heç yaşamayıb. (Esrarengiz Sanık)
- Gerçeği yerinde kullanmak da yeri geldiğinde ustaca bir aldatma sanatı olabilir. (N veya M?)
- "Geçmişteki günahların gölgeleri uzun olur. Yaşımız ilerledikce bu sözün ne kadar doğru olduğunu anlarız." (Elmayı Yılan Isırdı)
- Onu yaxşı anladığımı deyə bilmərəm. Mənə elə gəldi ki, sözlərində tərif az idi. (Lord Edgware'i Kim Öldürdü)
- Asla hayaleti kendi gözüyle görmüş birine rastlamazsınız. Gören daima birinin teyzesinin ikinci dereceden kuzeni, bir dost ya da dostun dostudur. (Ölüm Adası)
- "Artık cesaretim de dayanacak gücüm de kalmadı. " (Son Evdeki Tehlike)
- "İçimde sanki ölsem çok daha iyi olurmuş gibi bir his var." (Miss Marple'ın Son Maceraları)
- "Sanki yorgun olan bedeni değil zihniydi, sanki yeryüzündeki her şeyi boş ve değersiz buluyordu..." (Son Evdeki Tehlike)
- “Gelenek bir ölçüye kadar iyidir ama fazlası zarardır.” (Güvercinler Arasında Bir Kedi)
- İnsanları koruma, onları vazu şeylerden uzak tutmak her zaman olası değildir. İnsan er ya da geç olaylarla yüzleşmek zorundadır (Zarif Bir Cinayet Gecesi)
- "Her şey bambaşka olabilirdi." (Sensiz Bir İlkbahar)
- İnsan eşi benzeri olmadığını bilmeli. (Acı Kahve)
- Hepimiz bir bakıma acımasız ve önyargılıyız... Fakat değişik konularda... Başka başka alanlarda... (Çarpık Evdeki Cesetler)
- İnsan neler olacağını hiç bilemez (Bağdat'a Geldiler)
- Sizden kimse kuşkulanmadığı sürece istediğinizi öldürmek o kadar kolaydır ki. (Zehiri Kim Verdi)
- İnsan bir şeyler bildiğini sanır. (Şahidin Gözleri)
- Önümde güzel bir hayat varken niçin öleyim? Önemli olan yaşama iradesidir. (Kanatların Çağrısı)
- Bütün bədbəxtliklər ya puldan, ya da pulsuzluqdan törəyir. (Roger Ackroyd Cinayeti)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin