Kitap Künyesi
Yazar: Seneca
Çevirmen: Bedia Demiriş
Yayın Evi: Doğu Batı Yayınları
İSBN: 9786055063160
Sayfa Sayısı: 122
--reklam--
Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği Üzerine Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Birinci Kitap Hoşgörü Üzerine (De Clementia), Nero’dan günümüze tüm yöneticilere bir ithaftır. İmparatorlar hoşgörüleriyle hatırlanır ve itibar kazanırlar; zalimlikleriyle değil. Romalı hatip Lucius Annaeus Seneca’nın sözleri günümüzde yankı bulacak bir bilgeliğe ulaşır:
“Zira kimse bir maskeyi uzun süre taşıyamaz, uydurma şeyler çabucak kendi doğalarına geri döner; şöyle diyeyim, temelinde doğruluk yatan her şey zeminden boy atar, zamanı geldiğinde de daha büyük, daha iyi olarak ortaya çıkar.”
Stoacı yaşam felsefesinin öğütlediği üzere doğada nasıl bir denge ve uyum aranıyorsa, yöneticiler ile halk arasında da hoşgörü, akıl ve adalet temelinde benzer bağlar kurulmalıdır.
İkinci kitap Ruh Dinginliği Üzerine (de tranquillitate animi)’de ise gerçek mutluluğun kapısı aralanmaya çalışılır. Stoacı düşüncenin temel ilkeleri esasında her birey için kaçınılmaz ruhani alıştırmalardır, yapılması gereken günlük erdemlerdir: Bir insanın diğer insanlara karşı görevlerini bir yükümlülük olarak üstlenmesi ve böylece kendisini sınaması gerekir. Arkadaşlık ruh dinginliğine katkıda bulunur; çok büyük servet ise ona zarar verir. İnsanın kendi gereksinimlerine sınır koyması gerekir. Bilge kişi ölümü hiçe sayar ve her şeye hazırlıklı olur. Aksilikler kuruntu etmeden, anlayışla karşılanmalıdır. İnsanlara düşman olmamak, olağan kusurları gülerek karşılamak ve zihin için gerekli olan dinlenmeyi hiç unutmamak gerekir:
“Sık sık da kendi içine çekilmelidir insan; çünkü birbirine benzemeyenlerin arkadaşlığı uyumlu bağları kargaşaya sürükler ve yeni zaaflar uyandırır, ruhta bulunan ve tümüyle iyileştirilemeyen zayıf her ne varsa bunları kötüleştirir. Bununla birlikte şu iki şeyin birbiriyle harmanlanması ve sıra ile yapılması gerekir: Yalnızlık ve kalabalığa katılma. Yalnızlık bizim insanlara karşı özlem duymamıza sebep olur, kalabalık ise kendimize karşı özlem duymamıza ve biri diğeri için çare olur: Yalnızlık, kalabalığa karşı duyulan nefrete, kalabalık, yalnızlıktan duyulan bıkkınlığa çare olur.”
--reklam--
Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği Üzerine Alıntıları - Sözleri
- "Başkasını bağışlıyor göründüğünde, aslında kendini bağışlıyorsundur."
- "Kimse bir maskeyi uzun süre taşıyamaz, uydurma şeyler çabucak kendi doğalarına geri döner..."
- "Kaderinden kaçamazsın; seni ablukaya alıyor ve nereye insen, heybetli görünümüyle seni izliyor."
- "Bir ağacın en tepesine ve oradan da en aşağısına, yararsız bir biçimde hareket eden, ağaçların arasından sürünerek sokulan karıncaların sahip olduğu türden bir koşuşturma, onlar için düşüncesiz ve boşuna bir koşuşturmadır; birçokları bu karıncalara benzer yaşam sürerler, bunların tembelliğini, birisi, hiç de haksız olmayarak, tezcanlı tembellik olarak adlandırabilir "
- "Mutsuz bir tembellik kıskançlığı besler; ve kendileri ilerleyemedikleri için, herkesin mahvolmasını isterler."
- "Güvenilir ve tatlı bir dostluk kadar hiçbir şey insan ruhunu memnun etmemiştir."
- "Hoşgörü hangi eve girerse o evi mutlu ve dingin gösterir..."
- "Ne gelişigüzel ve sıradan ne de aşırı bir hoşgörüye sahip olmalı; çünkü kimseyi bağışlamamak kadar herkesi bağışlamak da zalimliktir."
- "Kimse maskeyi uzun süre taşıyamaz, uydurma şeyler çabucak kendi doğalarına geri döner; şöyle diyeyim, temelinde doğruluk yatan her şey zeminden boy atar, zamanı geldiğinde de daha büyük, daha iyi olarak ortaya çıkar. "
- "Mutlak bir zorunluluğun doğurduğu cesaret en güçlü cesarettir."
--reklam--
Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği Üzerine İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sindire sindire okumak için 120 sayfalık bir kitaba bir haftamı verdim. Olur da başlarsanız ne demek istediğimi anlayacaksanız. Cümleler devleşiyor, zihninize çakılıyor. Cümlelerin altını çizmekten bitap düştüm. O kadar kıymetli hayat dersleri var ki, dönüp dönüp başa tekrar tekrar okudum.. “Stoa felsefesini” baz alarak yazılmış bir kitap. Felsefe alt yapınız ya da ilginiz varsa çok seveceğinizden eminim. M.S başlarında yazılan bir kitap tarafından, bugün benim ruh dinginliğim ve hoşgörü algım o kadar etkilendi ki. Bu yüzden kitaplar çok kıymetli diyorum. Yüzyılların, mekanların bir önemi yok, çünkü insan duyguları evrenseldir; yüzyıllar öncesinden bugüne dokunuşlar ve rötuşlar yapmaktadır ki bunu da en iyi kitaplar ve yazarlar yapar!.. Şimdiden keyifli okumalar (Ebru)
Daha once sokrates'in savunmasinı okudugumda çok beğenmiş ve zorlanmadan kavrayabilmistim.Felsefe okumalarina biraz ağirlik vermek istedim ve bu kitabi okumaya başladım, çok begendim ancak elbette ki diger kitapları okudugumuz gibi bir okuma yapamiyoruz bu tür kitaplarda ve paragraflara tekrar tekrar donerek vermek istedigi düşünceyi almaya çalıstim ve kitabi bitirdim.Çok beğendim ancak yine yeterli kavrayiş içinde olmadığımı fark ederek daha dikkatli olarak ikinci okumamı yaptim. Düşüncelerimize ve yaşama bakışımıza çok şey katacağına inanıyor ve felsefeye ilgi duyan arkadaşlara tavsiye ediyorum. (Esma Altınel)
“Zira kimse bir maskeyi uzun süre taşıyamaz, uydurma şeyler çabucak kendi doğalarına geri döner; şöyle diyeyim, temelinde doğruluk yatan her şey zeminden boy atar, zamanı geldiğinde de daha büyük, daha iyi olarak ortaya çıkar.” (Onur t)
--reklam--
Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği Üzerine PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Seneca - Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği Üzerine kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği Üzerine PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Seneca Kimdir?
Roma’ya küçük yaşta teyzesi tarafından getirilmiş ve Mısır valisinin eşi olan bu kudretli kadının gözetiminde büyümüştür. Babası atlı sınıfına (equites) üyedir ve derlediği söylevlerle Latin edebiyatında Rhetor Seneca ve Stoacı ahlak görüşleriyle tanınan Seneka, ahlakın temeline doğaya uygun yaşama ilkesiyle, bir bilge idealini yerleştirmiştir. Zamanın toplumunu bir vahşi hayvanlar topluluğu olarak gören Seneka, bilge kişisini, kendi kendine yeten, hazza olduğu kadar eleme karşı da duygusuz, korku bilmez, evrenin gerçek efendisi, erdemi özgür iradesinin sonucu olan ve ölümden korkmayan kişi olarak tanımlamıştır.
Her ne kadar Stoacı maddeciliği benimsemiş olsa da, Tanrı'nın aşkın olduğunu öne süren Seneca, pratik felsefeyi öne çıkarmış ve gerçek erdemle değerin, dışarıda değil de, insanın içinde olduğunu belirtmiştir. Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir.
Seneca, ailesinin varlıklı olması sayesinde ünlü felsefeciler ve söylev ustalarından (rhetor) eğitim almış ve bilgelik sevgisi yüzünden genç yaşta retorikten (söylev sanatı bilgisi) sıyrılmış ve felsefe eğitimine ağırlık vermiştir. Pythagorasçı Sotion’dan dersler alarak onun gibi etyemez olmuş ve ruhun ölümsüzlüğüne inanmıştır. Daha sonra Attalus’a bağlanıp güzel kokulardan, şaraptan, istiridye ve mantar yemekten ve yumuşak bir yatakta uyumaktan vazgeçmiştir. Kynik Demetrius’u ve Papirius Fabianus’u da hararetle dinleyen Seneca’nın felsefeye olan aşırı düşkünlüğü babasını telaşlandırmıştır; çünkü İmparator Tiberius gençliği saran bu felsefe akımlarına hiç sıcak bakmıyor, garip kılıklı ve tavırlı bu kişileri Roma’dan uzaklaştırıyordu. Ayrıca Seneca’nın, yaptığı perhizlerden dolayı zaten narin olan bünyesi daha da bozulmuştu, sağlığı iyice kötüye gidiyordu. Babası, oğlunun sağlığını düzeltmek ve felsefeden uzaklaştırmak için onu ilk önce Pompei’ye, sonra Mısır’a gönderdi. Roma’ya MS 31 yılında dönen Seneca, kendini siyasete verdi ve quaestorluk (idam cezası vermeye yetkili hakim) elde ederek mahkemede avukatlık yapmaya başladı. Quaestor oldu, senato üyeliğine seçildi. Fabianus’tan öğrendiği keskin çelişkiler içeren, imalarla dolu kısa cümleli ifadeler kullanmada oldukça başarılıydı. Kıskanç İmparator Caligula’nın deyimiyle “kum taneleri” gibi akıp giden üslubu ölüm nedeniydi. Böyle başarılı bir konuşmacının kendi Roma’sında yeri yoktu. Ancak saraydaki bazı kişiler Seneca’nın hasta bir insan olduğunu ve çok az bir ömrü kaldığını söyleyerek İmparatoru zor ikna etti ve ünlü bir düşünürün yaşamını bağışlattı. İmparatoriçe Messalina, Caligula and Agrippina'nın kızkardeşi Julia Livilla ile Seneca arasında bir ilişki olduğuna ilişkin dedikodular çıkarınca, Seneca MS 41’de Korsika’ya sürgüne yollandı. Livilla ise öldürüldü. Seneca sürgündeki yaşamını felsefe yapıtları yazarak, bilim ve şiirle uğraşarak geçirdi. İlk yıllar kolay geçti, ama sonraki yıllarda Roma’ya dönme arzusu yüreğini iyice kaplayınca, Cladius’un azatlısı Polybius’a kardeşinin ölümünden dolayı yazdığı Ad Polybium De Consolatione (Polybius’a Teselli Üzerine) başlıklı yazısında hem ona hem de imparatora adeta yalvarmıştır. Ayrıca yine aynı ruh durumuyla annesine yazdığı Ad Helviam Matrem De Consolatione (Annem Helvia’ya Teselli Üzerine) yazısında da annesinden çok kendini teselli eder gibidir. Bütün bu yakarılarına karşın Seneca Roma’ya ancak Livilla’nın kardeşi Agrippina zamanında dönebilmiştir. Genç Prens Neron’un annesi Agrippina, tanınmış bir edebiyatçının, oğlunun eğitiminde önemli bir rol oynayacağını düşündüğü için Seneca’yı sürgünden çağırtmıştı. Neron’un tüm eğitimini üstlenen Seneca, ona çağının önemli kültür konularıyla ilgili dersler vermiş, ancak Agrippina’nın felsefeye pek sıcak bakmaması nedeniyle bu konulardaki derslerine bazı kısıtlamalar getirmek zorunda kalmıştır. M.S 54 yılında Claudius öldüğünde Neron on altı yaşında İmparator ilan edilince, Seneca muhafız kıtası komutanı Afranius Burrus ile birlikte idarede söz sahibi olmuştur. Ama filozoflara yakışmayacak yaşam tarzı ile savunduğu düşünceler uyuşmadığı için hakkında dedikodular çıkmasına engel olamamıştır. Bu arada Neron tümüyle anormal davranışlar içine girmiş ve annesi Agrippina’yı öldürtmüştür. Bunun ardından Burrus’un zehirlenerek öldürülmesi Seneca’yı saray yönetiminde tek başına bırakmıştır. Bunun üzerine tüm servetini imparatora bırakarak özel yaşamına çekilmeye karar veren Seneca, bu düşüncesini Neron’a açmış, ancak reddedilmiştir. İS 64’te meydana gelen büyük Roma yangınından sonra bu önerisini yinelediği halde imparator tarafından ikinci kez reddedilmiştir. Ancak Seneca bu kez kararlı davranmış, Neron’dan aldıklarının bir kısmını geri vererek siyasetten ayrılmıştır.
M.S 61-65 yılları Seneca’nın kendini tümüyle felsefeye verdiği en verimli dönemi oldu. Ancak M.S 65’te C. Calpurnius Piso’nun başı çektiği, Faenius Rufus, Plautus Lateranus ve şair Lucanus'un adının karıştığı Neron’a karşı düzenlenen bir suikast girişimine onun da adı karıştığı için, İmparator tarafından kendini öldürmesi emri verildi. Bütün yaşamı boyunca ölümün hiçe sayılması gerektiğini savunmuş olan Seneca, bu emri metanetle karşıladı ve M.S 65’te damarlarını keserek intihar etti.
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Lucius_Annaeus_Seneca
--reklam--
Seneca Kitapları - Eserleri
- Medea
- Tanrısal Öngörü
- Phaedra
- Doğa Araştırmaları
- Troialı Kadınlar
- Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği Üzerine
- Annem Helvia’ya Teselli
- Bilgenin Sarsılmazlığı Üzerine - İnziva Üzerine
- Teselliler
- Ahlak Mektupları
- Törel Mektuplar
- Seçme Epigramlar ve İmparator Claudius'un Kabaklaşması
- Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı Üzerine
- Thyestes
- Ruh Dinginliği Üzerine
- İşsizliğe Övgü
- Gladyatör Kararını Arenada Verir
- Öfke Üzerine
- Dialogues and Essays
- Dialogues and Letters
- Das Leben ist kurz!
- İnsan Olmak
--reklam--
Seneca Alıntıları - Sözleri
- “İyi mi yaşadım?” diye soran yok. “Ne kadar yaşadım?” diye bakıyor herkes. (Ahlak Mektupları)
- . Korkunun nedeni bilgisizliktir. ... (Thyestes)
- "Kimse bir maskeyi uzun süre taşıyamaz, uydurma şeyler çabucak kendi doğalarına geri döner..." (Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği Üzerine)
- "Dertler hafifse konuşur, ağırsa susup kalır.." (Phaedra)
- “ Çarpık olan şeyleri, bir cetvelin olmadan asla düzeltemezsin..! “ (Ahlak Mektupları)
- Ne sayıları kalabalık diye kötülerden ol ne de sana benzemiyor diye birçoğuna düşman ol. (Gladyatör Kararını Arenada Verir)
- Bu hayat senin sefaletini ve esaretini kendiliğinden bitirmeyecektir. Yara bere içindeki başını bu boyunduruktan kurtar. Durmadan eğileceğine bir kerede kopsun daha iyi. (İşsizliğe Övgü)
- "Mutlak bir zorunluluğun doğurduğu cesaret en güçlü cesarettir." (Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği Üzerine)
- Bütün acılar ölümle birlikte yok olup giderler. (Teselliler)
- Kötü bir örnek olmadıkça büyük örnek de ortaya çıkmaz. (Tanrısal Öngörü)
- Öfke, zaman zaman karşılaştığı şeyleri kırıp parçalara ayırsa bile çoğunlukla kendi kendini yıkar.. (Öfke Üzerine)
- İnsan hazza üstün geldiği gün, acıya da üstün gelecektir. (Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı Üzerine)
- Tutulmadıkça Güneş'in bile seyircisi yoktur, keza kimse, kararmadıkça Ay'ı seyreylemez. (Doğa Araştırmaları)
- "Kaderinden kaçamazsın; seni ablukaya alıyor ve nereye insen, heybetli görünümüyle seni izliyor." (Hoşgörü Üzerine - Ruh Dinginliği Üzerine)
- . İyi bir zihin bir krallığa sahiptir. ... (Thyestes)
- İnsanlar eskiden dostluk arardı; şimdi herkes av peşinde.. (İşsizliğe Övgü)
- Ölümden korkmak çılgınlıktır; çünkü insanlar belirli olanı beklerler, müphem olandan korkarlar. (Törel Mektuplar)
- Birisinin beyaz saçlarına ve kırışıklıklarına bakıp uzun yaşadığını düşünmenin alemi yok, o uzun yaşamadı, sadece uzun var oldu. (Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı Üzerine)
- Bizi incitecek olanlara öfke duyduğumuz doğru, ancak onların amaçları zaten bizi incitmektir, can yakmaya niyetlenmiş kişi bu eyleme çoktan başlamıştır. (Öfke Üzerine)
- Hiç umudu olmayan, hiçbir şeyden umudunu kesmez. (Medea)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin