Kitap Künyesi

Yazar: Sibel Eraslan

Yayın Evi: Selis Kitaplar

İSBN: 9789756307168

Sayfa Sayısı: 280

Hz. Fatıma Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Fâtıma'ya kaçtım; çünkü onda, Tevhid'i ve Allah'a rızayı bulduğum için...

Fâtıma'ya kaçtım; çünkü onda aşk bilincini seyrettiğim için...

Fâtıma'ya kaçtım; çünkü o, karşılık beklemeden sevdi, cesurdu...

Fâtıma'ya kaçtım; çünkü o, çöle hayat veren bir nehirdi...

Hayırlı bir evlat,sabırlı bir yol arkadaşı, sadık bir sevgili, merhametli bir anne olmanın yanısıra, ahdinden vazgeçmeyen, cihadından usanmayan, aşkından pes etmeyen ve çölünden dönmeyerek Firdevs'ine ulaşan kâmil bir insan olarak, her birimize örnek bir deneyim, tecrübeler anıtıdır Hz. Fâtıma...

Fâtıma, yolculuk bilincidir.

Rahmet Peygamberi'nin yirmisekiz yıllık en yakın ve kesintisiz tanığı olarak "Benden bir parçadır..." dediği Fâtıma'sını, uzun suskunluklardan sonra, yeniden okumak...

Seyyide'tun Nisa : KadınlarınEfendisi...

Binti Resulullah : Resulullah'ın Kızı...

Binti Ebiha : Babasının Kızı...

Ümmü Ebiha : Babasının Annesi...

"Can Parçası": Hz. Fâtıma!

Hz. Fatıma Alıntıları - Sözleri

  • Babasına hep çok yakından şahitlik etmiş bir evlad...
  • Biz sonraki zaman müslümanları, yüzünü rüyamızda bile görmediğimiz Bir Resul'ü (sav) her okuduğumuzda, her konuştuğumuzda... O'ndan her bahsedildiğinde... ismi her geçtiğinde... Sırtımıza gizli bir kanat değmiş gibi titreriz... Biz onu hiç görmeden ağladık ayrılığına... Sanki Fatıma'ya arkadaş olduk gamda kederde... Sanki babaya veda gününe geri dönmüş gibi olduk, onu (sav) her andığımızda, her birimiz... Gözlerimizden bulutlar geçti. Boğazımıza dizilen yumrular, yüzünü hiç görmediğimiz, sesini hiç işitmediğimiz bir Resul (sav) içindi...
  • Ölümler karşısında bu yüzden sarsılır ve ağlarız. Toprağa yatırdığımız beden, dünyadayken çok sevdiğimiz bir ruhun taşıyıcısıdır...
  • Eskiden, evlerimizin kapıları vardı... Kapardık fenalıkların ve karanlıkların üzerine kapılarımızı. .. Kötü, kirli ve vahşi olan dışarıda kalırdı.
  • Nerede Beyt? Nerede evlerimiz? Ve nerede ehiller? Nerede evlerin kimseleri? Evler yıkılmış, sahipleri dağıtılmış... Evsiz ve kimsesiz kalmışız...
  • Halbuki Peygamber'in (sav), insanlar arasından seçilmiş olması, dinin insanlar arasında yaşanabileceğine yönelik en önemli deneyimdir.
  • Günümüzde ağırbaşlı ve ciddi olmak, bazı anlam kayıplarına uğramış, can sıkıcı insanlar için kullanılır hale gelmiştir ne yazık ki...
  • Hz.Aişe rivayet ediyor: "Allah Resulü'ne (sav) evsaf ve şemail, edep ve güzel ahlak, tabiat ve davranış yönlerinden, Fatıma kadar benzeyen bir kimseyi ömrümde görmedim... Fatıma, Alemlerin Efendi -si'nin huzuruna gelse, Allah'ın Resulü (sav), onu ayağa kalkarak karşılar ve kendilerinin oturduğu mindere oturturlardı. Eğer Allah'ın Resulü (sav), Fa-tıma'nın yanına gitseler, Fatıma onu ayağa kalkarak karşılar, hürmetle ellerini öper, kendi oturduğu yere oturturdu..."
  • İslam; zalimlerden olmayı yasaklayan bir din olarak, hem insanlığı hem Müslümanları, ister savaş ister barış şartlarında olsun, bu tür onur kırıcı hareketlerden uzak durmaya çağıran, güzel ahlakı esas alan bir dindir!
  • Bilgilendirme artık politik bir propaganda aracına dönüşmüş durumda. Zihinler, küresel olarak pompalanan sanal bilgilendirmelerle bir çeşit sürüklenme ağı içinde.
  • Biz sonraki zamanların Mü'minleri, zaten yetim doğmuş gibiydik...
  • "Kadın,erkeklerin eğlence malzemesi,ticaret metaı olmamalıdır. O; içi kan ağlarken bile gülüp,kırıtıp,eğlendirmekle görevli bir soytarı da değildir... Ruhsal ve zihinsel güzellikleri hep göz ardı edilmiş kadınlar,sadece arkaik dönemlerde değil,günümüzün tüm yozlaşmış sistemlerinde de ruh ve akıl güçlerinden soyutlanarak,sadece bedenlerinin dar alanlarına hapsedildiler malesef... Kadının, kendisi ve genel olarak hayat hakkında fikir sahibi olmasını engelleyen politikalar,onu ya zevk nesnesi ya da adeta bir kuluçka makinası şeklinde telakki ederler... Oysa İslam'ın kadına bakışı,her şeyden evvel,onun akıl sahibi bir kul olduğuyla ilgilidir, iyiyi kötüden ayırt edecek,temyiz gücüne sahip,saygıya değer bir emanetler yüklenicisidir o..."

Hz. Fatıma İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabın Yazarı Sibel Eraslan Kimdir?

Sibel Eraslan (d. 1967, İstanbul) Türk gazeteci, yazar.rnrn1967’de İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğdu. Üsküdar Kız Lisesi’ni (1985), İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi (1989).rnrnİnsan hakları, kadınların eğitimi, istihdamı ve haklarıyla ilgili inisiyatiflerde görev aldı.rnrnTeklif ve İmza dergilerinde yazdı. Bir dönem Vakit gazetesinde de köşe yazıları yazan yazar, 18 Şubat 2011 tarihinden itibaren Star Gazetesiinde yazmaya başlamıştır. Öyküleri Dergah, Mostar ve Hece dergilerinde yer aldı.

Sibel Eraslan Kitapları - Eserleri

  • Canfeda
  • Çöl / Deniz
  • Siret-i Meryem
  • Nil'in Melikesi
  • Saklı Kitap
  • Hz. Aişe

  • Balık ve Tango
  • Şile
  • Kadın Sultanlar
  • Parçası Benden
  • Fil Yazıları
  • Zemzem'in Annesi - Hazreti Hacer
  • Hz. Fatıma

  • Babam İçin Beyaz Bir Kuğu
  • 4 Defter - Rumeli Rüzgarı
  • Parçası Benden
  • Ayrılık Üzüntülerin Annesidir

Sibel Eraslan Alıntıları - Sözleri

  • "İnsan bilmediğinin cahilidir efendimiz." (Canfeda)
  • “ Sevgi, selamın yaygınlaşmasıyla olur ” (Hz. Aişe)
  • Halbuki arkadaşlık kadar cennete benzeyen çok az kelime vardır dilimizde... (Ayrılık Üzüntülerin Annesidir)
  • İnsan, yüzünü hiç görmeden de sevebilir bazı şehirleri. (4 Defter - Rumeli Rüzgarı)
  • ... beğenilmemenin acı burkuntusu... (Parçası Benden)
  • " Anne kalbi her şeyi işitir,hatta söylenmeyip dile gelmemişleri bile,hiç merak etme...Sevmek,bilmekten evveldir." (Babam İçin Beyaz Bir Kuğu)

  • Bilgilendirme artık politik bir propaganda aracına dönüşmüş durumda. Zihinler, küresel olarak pompalanan sanal bilgilendirmelerle bir çeşit sürüklenme ağı içinde. (Hz. Fatıma)
  • Merakını merak ediyorum... (Babam İçin Beyaz Bir Kuğu)
  • Gurbette gariplik vardır, garip olansa zaten Allaha yakındır. (Ayrılık Üzüntülerin Annesidir)
  • Bilmiyorum, tecrübe etmişliğim yok ama çocuk, sanırım böylesi bir şey, ağırlıkları silen, yerçekimini altüst eden bir hesap edilmezlik var çocuklukta... (Babam İçin Beyaz Bir Kuğu)
  • Adliyeler hep böyle soğuk mu olmak zorunda? (Fil Yazıları)
  • Hatice’nin kalbi Resul’ün eviydi. Hatice’nin kalbi onun için giysiydi, libastı. . . Sığınaktı Hatice sevgilisi’ne, onun güvenli limanıydı. (Çöl / Deniz)
  • Terk edildikten sonra da devam ediyorsa, o sevdadır ancak. Herkes gittikten sonranın hikayesidir, benim hikayem. İşte bakın! Arkadaşlarımdır şu savrulan yapraklar. Kopmuş yerinden, dalından ayrı düşmüş... Düşen yapraklar kadar yurtsuz bir kızıyım yeryüzünün. (Zemzem'in Annesi - Hazreti Hacer)

  • Kendisini sevdası uğruna iptal etmeyen göz, boşa aşığım deyip durmasın. Sevda perdedir. Körlük sanırsın, oysa görüştür. Görüş açıklığı için,diğer şeylere körlük gerektirir aşkın yolu. (Siret-i Meryem)
  • "Sabır sadece zorluklara tahammül etmek değildir. Sabır gücümüz yettiği halde zalim olmamaktır." (Çöl / Deniz)
  • “ Allahın rahmeti gazabından çoktur... Biz müminler de merhamet sahibi olmalıyız... Bizim öfkemiz de, gazabımız da haddi aşamaz aşmamalıdır. Derdi Efendi İbrahim’in eşi hanımım Sare… (Zemzem'in Annesi - Hazreti Hacer)
  • Yüzlerce uzun boylu robocop arasında uçuşan bir kül yığını gibi süzülerek ilerliyordum. Kütlem yok, biliyorum... (Parçası Benden)
  • Sevdiklerinden vermedikçe hakiki iyilik mertebesine asla ulaşamayacaklarını bildiren vahye tabi kıldılar iradelerini.. (Canfeda)
  • Melike'yi götürdüler... Kütükler çakılmış kızgın kumsala bağladılar... "Bu sağ elimdir" dedi, sağ bileğinden bağlanırken, "bu hep elinden tutmak istediğim, ama yüzünü bile hatırlayamadığım anneme uzanan elimdir, Allah'a feda olsun..." Onu bağlayanlar da ağlıyordu... "Bu sol elimdir" dedi, sol bileğinden bağlanırken, "bu elimle yazı yazamadım hiç, şayet yazsaydım; Allah yazardım, feda olsun Allah'a..." Onu bağlayanlar da ağlıyordu... "Bu sağ ayağımdır" dedi, sağ ayak bileğinden bağlanırken, "evladım Musa'ya her yönelişimde onun üzerine bastım, Allah'a feda olsun..." Onu bağlayanlar da ağlıyordu... "Bu sol ayağımdır" dedi, sol ayak bileğinden bağlanırken, "dünyayı sevemedim, sığacak bir ev bulamadım, lakin dünyalar Allah'a feda olsun..." Onu bağlayanlar da ağlıyordu... ... O gün, onun eve dönüş günüydü... (Nil'in Melikesi)
  • "Hz. Aişe de " evlerinden çıkmasınlar" ayetini her işittiğinde ağlarmış ya.. Bir kere evinden çıkmaya görsün kadın kısmı. Gerisi tufan. Gerisi Cemel. Gerisi, "bahar eriyor gitgide, bir iki günlük ömrü var artık, mevsimler de dört değil şimdilerde, ikiye indi, yaz ve kıştan başka bir şey kalmadı elimizde..." (Babam İçin Beyaz Bir Kuğu)